(navigation image)
Home American Libraries | Canadian Libraries | Universal Library | Community Texts | Project Gutenberg | Biodiversity Heritage Library | Children's Library | Additional Collections
Search: Advanced Search
Anonymous User (login or join us)
Upload
See other formats

Full text of "Mesnevi Serhi Cild 1 - Tahir ul Mevlevi"

Sahife 1 - 165 



tglNDEKiLER 



TEBRIK VE TE$EKKCIR 



Sab; Ft 



Tebrtt ve Ts$ekkur . . 
Tasawxifun merhaleleri ve Muvllna 
TShir-Ll] Mevjcvi, hayati vc eseriari 
Hazret-i Meviini kinuLi „ . , 
Mcsnevi'de tshkiys usilii . . . 
Mesnevrttlxi dibiccni 

(NeyVde-n mund ,.,.,, 

Cariyenin tediviiinden hektmieriii aci2 fcaldjkiarifltn padi^hd zabir oimasi, dejgah 
ilahfyc tevecciih edertfc ru'yasmtfa gay be mensub hii rnlijdect g&rtneti M tabib 
ilihiyi bu]ifb miiruttinm huiLile gelmSii . . . - 

Ku Manna tevfik-i hid ii yet vcren Allahdan her halde ctfebo riayet husitsLirtJa mwvaf. 
faidyel tllcbi \c cdcbsiiligin veharnelinin beyifil . , . , , . , L L 

Haslanin bilmi gurm«k iqin padijahiii rabib-i ilahiyi on.jr. baij ucana aoitirmesi 

Cariyenin tSc-rdini anbyabitrnck i^tn a tabib-i veli'nin, p/iJi$ahtaii ha!vet i-vmesi 

ve!t fa;kiiiiL;i, haslahgs te;his ve padijaba arzetmtsi 

Kujrumcunun rchirknsick ofduriilnrcsinin, ifaht ifareflc n|rtu£unun beyar.i . . 
Bakka] lie luiWnin ve lutTnln bakkai (JUklaiunda yag dtikmesmiij hiklycsi . . 
X«ndi fliilitt ve rueshebine- taassubu dotayisiylc birisEiyanlari dlduren yatmJi pidi- 

i.ihiiii;i hlkaycs ,,...,,,,.,,,......,. 

HuisUyanUnn kaldcnlinasi iijin vtslrin padisaha hiyic '^retraesi 

Hirtstiyaxilara kasd if in, o ;tfit veztrin ^cyianhjii ve cmUrm ir. 'ii hlikuradlnn hu 

cUrunda arzElmesi , 

Vezjria hali gtzli ve kcnrfilerinio idraki zayif oJdufcunJati, hirisriyanlanr. i -n fcabiii 

cimeieri ve rehbur bilaicltri , . , 

KiristJyanlnnu v«ire tlbl olmalan , -....,. 

1 J-ilEf emu I.0> l:Vy i gtiraiesi bikayesi . . , . , ' ........ . . . . 

YfihJdi vczirin hurdini beyan 

HiriMiyaoiar arannda akli ba^inda otanlaitn, voliriu htloifti Wamalari , _ . _ 

ITIJku.iiJii'jii vezlre gizlice htbsr gijndettnesi _ . . . . , 

Hiristiyanlardaji cm iki firkanin beyaoi ..,.,- ,,».»,.. 

Vcztiin birisui'smlara karjL. Jiii'lin hiiklhnleHni k*rt*tirpnasi 

Bu ibiiltflarjn aijrilniijiiaua jurctife oiup, bakikatdt oipiidifm.n beyim , . . . 






i>7 49 



23? 


119 


244 


123 


246 


124 



250 126 

254 128 

2T0 136 

282 142 

2B7 144 

290 146 

jg j 146 

in 147 

317 159 



Prof. Dr, All N'lhad TARLAW 



Konvali p.Utiewer Wr gen ?T merhum ^TahiT OlgunVun Mcsnevi tercume vc ?er- 
hlni tab'a bastatSiWJirua bana mtijdeledigi zaman nc kadar sevmdim.. Bu^unun 

edK^etl P^ hakikaten mubarek bif tessbbustti. S«ielerd#nbcri Kwyada Mcvla- 

na ' i«in U>rtip edflesi ihtifaller, en jvayldar ve en otgun semeteslm afmdl ver«-ordu. 

KaiiaMmee 5 ark h MevSani'yi kaft deride UnWWlti^ir, Vt buuda "i^tudur 
ClUikl M*V«*S, beferl^ g dra 5 hudutJarmi a 5 art bir irtifidir. VataO, itiraf etmeh W 
K arb F Me*Wtt6'a hakikatan anlamaya C ab S iyor. Ve buna ihtayac hissediyor. Ve 
ena yakiasaniar, hldayete eriyor. 

Hidiyete eriyor, diyorum. Bu hidSyet, ya hem s^kil ve hen, rub. vey* sade^ 
nib tobmrnd.!! olur- Yaln 1? . ^klen v e L,m,n MusHman, eter emm J^ H.n, 
dine ataifewfak*, hakiki ^rilslumaniila C ok tjzaktir. tman, belkl kendikendismi 
aldatir, fakat Allah ve FLesCilunU aldatmak kabil mldir? 

Mevlina'da hakikt MiisIilmanHk belagatin en ytiksek derecesi m ilftde «dJl- 
mi§tlr. Ve bu MilslUmaiiliii seklln <Jefill, man&nin mUslUmanbgldir. 

liajsar. basireti agik olanJar, sadece yaradiL^m basliba^ma bir twlcizc olduSu- 
nu ayan bevrn iiorUflcr. O wpheden W)r oianlar, bu niwm leindeki Insscami lift 
iklnci bir m^cize' oian yaradili Sl i^inde a flizaim tftMffl; ed*n mucizele^ srayacak 
derecede idfakaitdirJer. lstfe bilkat bir Mevlana yaratai^t.r kl lustinu kamata ba- 
te] Eolmeden zuhiir ^den bu Hl6«h» karfiainda, o kdrlcr ve Jdraksiiier dahl Imana 
gelmelidirler Ar^in ve daglarm yukle«iumcdi|i buyUk irfan emanetmi parmagi- 
™ ucun da ovnatan bahtiyarlai'dan biri de t 5 :e bu Nfevlana'dir. On^n azamet ve 
kudrstini ve fcudretinEn azameLini »Srt&WK m ineWyetini, ofitrn nasil bir mucahede 
ve tef&kkui ile elde edilebilece#ini bir parga aeienler *nlar. 

.Mesnevi- ye -maYi Kui'aii. jtffii Kur'amn fyi ve eiii dcrler. Iger btfyle bir 
tesbih« ctvaa veritirse Kur'an, bir B$l bahsesi, Mesnevl ise gut j-aiidir. Gul yagm- 
da Euliin sckU, zerMeti, harikulade tenasup ve Sben^fi yoktui. Fakat oiiua rubu 
vatdir Biriflciai tanri, ikinclsl kui is^if. GiU, gakil ile ruhtur. Gulyajb valmz 
ruhtur. Birkag danua giilyaiinda bir guilstan- muclmbil ijbrebSlecek gozler, ottan 
uaertne egilebilirler, 

Deniek kl bu gCriise dogru bbr harektt baglamt^tir. Kttr ve idr&ksis? madde me- 
deniyeti, butun tahribatmi yaptiktan sonra, artik asil insan ruhlarinda if!asa dog- 
ru gldiyor Kawanl sehvet ve ihUraslan hlflbir httdut tammadan alabildigine ko 9 - 
turan ve medtniyet kisvesine btirUnen bu vabfet, beperiyeti ueurumun kenarina 
getiimLjUr tnsandaki bayvani s ehvet ve ihtiraalai. Snsan denen harikulade sail at 

















i"-nmn fir piyvnr> n in nnyvjani Knnrn, liupn qcrifn ICrt'TU mnmtiiiu nm* 

k«dd<r Mn'iiAilin- in "i i ■ i binck aliiln, liu tuni^ar vr hiuiulnuK k'iidrci. gem! 

n.'ihik njrli iii.i, Mini htnln i.Ul'Hl hLivi'iin vc bluindur. Hu (ii/RLnlt-Ti; hakim olan sii- 

iiiM, bu h ftK km i >-t- HtjI ancuk iHJi'RLmk'ki miri'i kudrelliic boi'sludiir. 

iHiiii'k ki Tiirk genetic, mensup buluridugu camianin bu hakikS insam idrak 
l^'lnrlr yfljUiiLUMni (fllytii". Bu idruis, cemiyeti huzura kavusturan bir ohlsk ntza- 
iiinni. Vb uLuiiiti lek rncyYesi. ileri bir mtdenLycttir. D!n r her seyden ewel bir ab- 
iNk hii.'Liiuthr, EQtiin uivjyyetlnfll iaadetine matuf olan bu ahlsk biisinin luvi ve 
fin! acvklerin tok tisiiinde oldugunu dusunen ve bu hissin netieeiinde kendini Sa- 
nm keyidlann engin saadctini duyan insaiij hakikateti hUr ins&ndii. 

Dlnin metafizLgi tasavvuftur. Hakiiil tasavvuf, bir tarflftan idrakin biitun in- 
tlyaclsnm karfifer, di£'*r larafiar. cemiyet hayatme idea] bir nizain verir. 

Mesne vi, bu yoluu en its-tijn eseridir, 

Turbcsine agiklar ka'.efi adi vcrileii Mevlina. peygamber dcgildir, fakal ki- 
ll 1 1 - ■ vfl rd i r . 

I|te azii Konyali gentler, boy Is? bit insamn, biiyle degerde bir eseritii kardeg- 
!■ i 1 1 l- sunuyorlar. Bu eser. bvigUniin geneJ^tnin anlayabilecegi sade ve melin bii 
Turkic ftn yazilirujtir. Tereeme ve §erh eck:n Tahir-iiL Mcvltvi (Ta hir Cilgu.ii} 
kaieraine iiiiiatiaiie tasarrtir KdL'n yok deiertl bir edeblyat botasi idi. tJimutid men- 
sup oldufiu tarikatin pirme bAglttnuft ruhen Mesaevf^s cok nufuz etmig, sela- 
ini'f.ti 1 bir zatin, bir bmur mabsulii olan bityuk estxini ihya eden gen^lerin ba- 
■,-,-jrdiklari bii hizfnel, biitur, bir yurcJa, bisLim bir Turkliik alanine .jamil, mUba- 
ruk bir hijiinettir, 

Konya'nin aydin, ge{i£li£lni bUUin kslbimle t<?brik eder ve bir TQrk Site.ii lie 
kcjidQerin* sonsuz liikranlaiimi orsttmeyi aevkii bir vazife bilirim. 

Az\z Tahir Olgun, Tiirk Ben^IiSint bediye ettigi pariak istikbaljn nurlsn liin- 
de ebediyyen yasasin. 

Prof. Dr. AJi Nihad TARLAN 












TASAVVUFUN MERHALELERl VE MEVLA NA 



Nureddin TQFg U 

Mevlara Celakddinln, bir r^oklarmm meftun Didufu sanatk&r tara- 
(i, onun K £hiridir. Ahenk Ue kafiyenin, guzel soz ile gbi ya^r.in muMe- 
sern terkibi olan sariat, kabuk^ki panltLdan ibarettir. Ancak halk kUles! 
sebl« diisktin cldugundan, ^f^fe dc sanat tRa^ubu hakim fltaM*, V«i- 
d€t dervasmin butiinuntten aynlmaz damla 31 olan Hazreti Mevlanaya 
buyiife sair diye ovmek adet olmtlgtur. Gune ? i guzel bir ? amdan gibi, vi.- 
dizlan birer inci tanesi halinde Usavvur etmekten ho^nan &&™& l *> 
her buvuklukte bir sanat iinyor. Sonsuzlugu bile sanat oHden lie du^u- 
nebiliyoruz. T^avvufta sanat, olsa olsa dervi^In deyncgidir, biz onun 
dervislifiini bu degnekle ar.liyorua. 

Mevlanantn dinS tecrubevi biitun derinligi ik yapnuj bir mutasav- 
vif Qldulunu du^nmek, onu ger ? ek cehresi ile tamma]; olacaktir. Tasav- 
vui esaamda bit ahlaki termdenmc yoludur. Bu terrizlcnme i ? i r insan 
olan v&rl®m<iW hareket ederek Allah ! a kadar gotuien bir yolculugun 
somicudur. Bu yokuluk, &onu olan varhgin daha ya ? arnen sonsuzluga at- 
lavisid-r; fenadari bekaya si^rayisidir, 

Ruh dunya&inda tarn manasiyle bii atletizm denebile^ek gfen ou sic- 
ravis gelMgu^el vapilan bir hamle He obnuyor, Onun adabi, erkam, nsu- 
3u\-a^dir Tasavvufun, insan olan varhgrniizdan gikanp, Allah'a yakla 5 *]- 
ran, baziJa^nin tabiri ile Allabla birle 5 tiren hareketler, u ? safbadanget;- 
mek auretiyle yapilui^ktadir. , 

Birincisi, hazirhk safha 5 idir. Bu h ta S avvufun riyazat ve feragat dev- 
residir Allah yokusu, bu hazirlanmada terk veya inkar basamaklanni 
atlavacaktir- Kcr.dinde diinya yuku diye ne varsa hepsini birer birer ve 
suuria' bir tcslimivetk terk edecektir, Terk hali. onun ruhunda once bir 
jstek bir istiyak, bir irade halinde parlar. Ilk nyazatlerle i 5 e ba^ayan 
dervis bu volun bitimindo sonsyrfugun tema 5 ast ile kar^lagir. Manza- 
ra yok sckil ve sdret yok. Lakin deruni bir ihti^m, mantra imi 5 gibi 
etrafa vayilan bir mana, ddnyarrxizi kararuda biraksn ksd bir aydui- 
hk butUniin fertlerine avnlmaz muhcegeni ve sarsici iiadesi, ruh atletim 
kendinden F^irir. Onda inkar sevgisi ba S lar, dunya yiikunu inkar sevglsi. 






, 



Uu a$kin ilk Immlusj, Mrvetten ve davhtttn Jt^tno ^vkl Ne knnal- 
lanacaktir. II u taka* uor alma?, Bilakis dervbjta bir ncsvedir, Mai tie 
mevkJ hirsJarmi ve bu varhklann agir yiikunu, kfrterden temizlenfc gibi 
kendinden atar, uzaklastinr. Artik Allah yolculuguna <;ikanm geri ddn- 
mesi yoktur. Bu yoida ilerledikce gucliik artar, sevk de beraber cogahr. 
Temasa edilen mana alemi, basamak basamak ilerledikce, daha geni 5 - 
ler, enginlesir, sonsuzlasir. sarhos, edici olur. 

Dervis olgunlashkca, daha cetln inkarlar, ewelkini takip eder. ikin- 
ei baaamakta cvladdan ve irsaddan ge^me hali gerceklegir. Evladdan gec,- 
me bir gb'niil yakisidir, irsaddan gecme ise akil yakist. Onlan yaralanna 
yapisfcrir ^eker, kopanr. Boylelikfe sifa bulur. Evlad, AlJahindir, Ir^ad 
|se, biVtun kibirlerin ham mall olan zavalli akjm herzeleri. Butun alem. 
biitijn akil, bijtun hikmet, dervisin ba grinds parlay an ask gune^inde, ate- 
se du§en bir kar damlasi gibi eriyecektir. Sevkindeki lezzet hie, bir seyde 
bulunmaz. Lezzet, hikmete degi$tirilmez. Tasawuf, hikmet degildir; i la- 
bs i hazdir, Onun yanmda, felsefe ile beraber biitiin ilimler ve biitiin kai- 
deler bakikatin posasi hukmiindedirler. ister tath, ister aci, hepsi de de- 
gersizdir. Dervi$ bunlara itibar etmez. 

Mevlana evini, ailesini bir zaman ihmal etmis,. Bundan ne ^lkar! 
Terk Lib asm i o coktan giyinmis. ve ben im semi gtir. A skin ummamnda ak- 
lin irjadi da liizumsuz bir kiilfet sayilir. Sadece ajkin bit nevi tortusu, 
dumam veya ondan fiskiran bjr alev kakr ki, o da disanya cikmca vol- 
kan ates,i gibi donup kabnaktadir: Bu snrdir, neydir, sema'dir, her ? e 5 it 
i faded ir. A skin kendi si degildir. Belki de ona yabanci bir unsurdur; zira 
donmu^ ve diinyevf hiiviyet kazanmijtir. Bu basamakta duran dervijin 
goziinde evladin, camurun icine atilan allmdan, ilmin de r sahte brr nian- 
b&ti andiran gohretle devietten farki kalmamiftir. 

Terk yoiculugu burada da nihayetlenmes. ilim denen kendindeki bu- 
lanik ve. tatsiz suyu bir bata|a bo§alttiktan sonra, hayalierle, hatiralar- 
dan siynlmaya ba^layacaktjr. Dervi?, kendi ruh diinyasmi dolduran yiiz- 
le.-c(j hayali benliginde b\flacaktir r veya onlan kendi nde eritip yok ede- 
cektir. Onlan unutacak, degerlerini inkar edecek, ?uurunda bu ^okluk 
reanHnln miitemadlyen raksetmesini boytece onleyecektir. Onda bizirn 
diinyami^ kar^i bir nevi yabanci hk, hahrlama iradesini yok edici san- 
ki ycniden bir dogu§ hali peydah olacaktir. Bu icsel dogu^, bir nevi istig- 
fardir; tovbe He temizlenniediiv 

Daha sonra, duygulardan tenmlenme kendini gosterir. Bu hal, bir ne- 
vi mahiyet degistirmedir, Dervis, dinl denemenin bu basarnaginda, bizim 
cok VS rengarenk duygulanmi^a yabanci la sir. Diinyamizi dolduran bunca 
duyfiu verici hadiselerin karsismda duygusuz kalir; adeta kaskati bir var- 
Ilk ki'Silir. Bizim sevindigimize sevlnmez; Uzi yakan acilarla yanmaz 
olur. Onu bizim duygularimizm tenenniimcusu zannederek sairler arasi- 



r.;t koymfik gaftettir, anl*yiq*izliktir, Taiawuf, sanat degildir. Hazrcti 
M-vl/uui'yi ve Yumi.i Emre'yl {iirleriridrki ahcnkte atayanlar, kabugu b'z 
zjinnftdenlefdir, 

Nihjiyut irarlcden siynlma, duygusu^luk Ixilgesine varan dervi^i var- 
iik kiibuiiuhdiirj kurlanr; yelaniet denizing siiriikler. Bur ad a benlik gay- 
>ayu ^omiilLir, filumle dirim bir otur. Bedene baghhk iradesi de kalmaz. 
tstckler sahibine iade edilir, 

Bu zirveye tirmanan dervi^, zaferi kazanmi§tir. Cile bitmi§, kulun i§i 
uimam nlrau^tur. Tcrk mmtikasimn bu zirvesinde u;mak iq'm, hidayet- 
tcn Lia^jka bir ^cy ulmayan, kanat bekiemr. 

Terk bolgesi son una kadar bdylece a^ildiktan sonra , tasavvufun ikin- 
ii iafbasi olan vecd h istigrak ba^lar. Bu safhada h varhga ait bdtiin ve- 
il fmlerle gileletden, soyledigitaia sir a ile birer birer bosalan mha, haki- 
kaL dei.Traktir. Bo|almadikga do I ma yok. Diinyasindan bo=ialmayan kaba 
ukba doiniuyor, Dunya heveslerinden ve varhk vebimlerinden tama- 
inlyle siynlan bu kab ve kalip, ancak boylelikle tarn ma nasi ile Alia- 
hi j . rmrine gireb'.lir. Tasidigi safrayi biitLm biitiin atan variik s diinyevi 
muvuzeneJerden halas olarak bir ba§donmesine tutulur. Vecd, ruhta 
bn^ ddnn.esi hrnini andinr, Vecd denen bu bag don mesa, ruhu mutiak 
i'ilemine yiikseltir; onunla birlegtirir, Bu birle^me iki kurenin carpisma- 
:ii gibi bir sarsmti ile ba^Iar. Uluhiyetle temasa gegen ruh, tahammuiu 
j;iii; olan sonsuz bir z.evkin kucagmda sarho? olur. Burada ebedilik ve 
bionauzluk mekansiz bir Sn icinde .geryekle^ir, tstigrak denilen a§in vecd 
hali, dervi^in miracidir, Igerisinde biiyuk huzura dogru yukseli^in his- 
iK'dildigi bu hal, firtinahdir, kendir.den tarn gecme halidir. Varhgin bQs- 
biitun ortadan kalkarak, sadece haizm kaldagi haldlr. OnHa, Ailahla te- 
mas hazzi dile gelir. Temasin .^iddetli oldugu anlar, dervi^e *Enelhak» 
dedirtir. Bu anin sarho^lugunu butun hayatlanna yayarak vecd zevkini 
aklin anahtan yapanlar, bu diisturu hakikat diye kabul ettiler, Damla, 
ijenizden kendi sini nasi I ayusin? 

Ancak dini deneme vecd ite dv. bitrniyor. Vecd, kendiktndlnin gaye- 
si degildir. O sadece gay eye gtiture.-. geciftir, Onun gayesi, huzura ula§- 
tirmaktir. Tasavvufun ii^uncii ve son mei-haltsi, huzur safhasidir. Vecd 
ve istigrak kemal haline geldi mi; dervis huzur denizine yukseliyor; var- 
li|i, mutiak huzur kaphyor. 

Vecd icinde bajlayan firtmanm foryatlari ile terennumleri, huzurda 
tarn stikuna kavujur, Zira. huzur r giddeth ftrtluajl takip eden ruhtaki tarn 
ve mutiak siikundur. Huzurda firtina di.irur, a^k devam eder. Ancak du- 
marlara siner. Fei-yad iken bfyat olur. G""rcegin tcmasas: ile yas,annrasi 
birle^ir. Euh butun e^yaya ve varhklara dagT.lir; hepsi ile bir den birlegir. 
Engel olan cokluk ortadan kalkar, Mui:id olan vuslat hasil olur. Vecdden 
huzura ge^niekle, a§ki ihzar eden vecdin yok oldugu zannedilmesin. Ba- 









n anhrds yJtfftnaia vecd, buzur hsilinji- dtrvi:- 1 jj voj'ligindfl ciiy?rek he- 
ya;jmn bi'itun an Ian mi va varhginm biJiun zerrelennt' yayilmistnv Fer- 
yad ve sarhosk.k yerine, v&rhgin di linden anhyan ve varbkU hembezm 
olan bir ahenk mevdana gelmi^tir. Huzur halinde vecd, dervHji varh- 
gindan tagarak, biitiin varliklar: isba etmi^tir; sonra da her $eyden aym 
,abenkle tasmaktadir. Huzur, doyulmeyan bir sevdadir. Cols muhtac. ol- 
madan gormedir; uzuvbrdan muslagni bir ya^ayistir, Huzur, Allah'm hu- 
zurudur. Ondaki varhklan ve manzaralan anlatmak, disandan imkansiz- 
dir, O, jc 5 el kestfler yapma halidir; biiyuk dost ile sohbct haiidir, Onda. 
var^gina esir insanm hig bilmedigi luluflar. alemler ve muradlar sakh- 
d_:\ Bu hale uia^an dervi§in iradesi ve dilckieri biz^mkinden busbutiin 
ba§ka olur, Onda bizimkinden baska mahiyotte olan dilek ve hayat, bir 
ve aym seydir. Ge ruckle teraasasi birbirinden aynlmaz. 

Eevanih hasret olan vecd ile, nihai vuslat hah yasatan huzur, acaba 
fcirbirinin addi haller midir? Gorunuijte ^te olmskla beraber, hakikst- 
te vecd ile huzur, birbirine zid ve ay km davram$lar degildir, Tasavvu- 
fun gayesi olan huzura, vecd yolu sie ulasmak zaruridir. Ancak, huzura 
ula^tiktan sour a, dervlste vecd yok olmuyor. Aym huzur mertebesinirt. 
hayatimn her amnda bozulmadan. zayiflamadan devarni mtimkun olma- 
dig:na gore, dervis huzura yuk&elmek icin her defasmda vecdin kanat- 
laritis acmaya muhtac. oluyor. Vecd, onu tekrar huzura yiikseltiyor. Hu- 
zur zamania gev§eyince, yine vecdin kuvvetjy-Ie havalanma^ zorundadir. 
§u halde. vecd ile huzur mutemadiyen birbirlerini kovahyorlar. Ancak. 
bazslannda vecdin siddetine nishetle huzur zayiftir, Bazilarmda ise vec- 
din siddetinden ziyade, huzurun engmligine sahit oluyor ux Yunus Emre 
ile Mevlans gibi vecd V: istigrakin en. taskin kahramanlan, bize en kuv- 
vetli feryadlanm ula§trrmj5 r olanlardir, Bunlarda dile gelen Allah sevgi- 
si, jiiy* halinde bize nijfuz edecek yoiubulmu^tur. Mutasavviilarin veca 
derecesini, terentiurnlen ile Sl^erek az 50k bilmekteyiK, Ancak, huzur 
mertebelerini bibnemize imkan yok. O rnahrem mintakaya, yabanci nti- 
fuz cdemedigi gibi, iki dositan ba§kasi h cmda olup bitenleri bilemez. Ta- 
savvufu bir cevize benzetir^ ?, Distaki soyulup atilan aci kabuklar. ba- 
zirhk devresirjln riyazetleri ile ferfi^atleridir, tcteki kati kabuk vecdi dii- 
Sundimir,. Asil meyve olan buzur, en icte bannan r cevizin kendisidir, Bu 
I^abuklan kmp attiktan 'EOnra meyveyi yiy'ebiSenler, bahtiyar^ardir. 

Mevlana Celaleddin'in. biz, vecdinin feryadlarmi dinledik. Daldjgi 
huzur denizinin derinliklerim gormemize imkau yok. Denizin ta dibin- 
den siyr.hp da $uyun yuzi'me ne vurdu ise, onu goriiycruz. Biz, Hazreti 
Mevlana'nm ask mi degil, sadece ask mm dile gelen ifade«ini elde ettik. 
Peltek dihmizle anlatmaya ^ah^tigimiz biitun bundan ibaret. Huzur de- 
nizine yalmz daldi, bize vecdinin firtmasmdan Cikan sesler kaldi. Hey- 
hat! Onu Mevlana zannedivoruz. 



8 



■ 




Pi *».' J*"! 



■ 



TAHiR-UL-MEVlEV l HAYAT1 V E ESERLER f 

Sadi Ay tan 

Devrimizin buyi'ik ^ahi Aziz t?3ta- 
dimiz merhum Taldr-ui Mevlevi, 20 
Ha2iran 195L de bayatc go'zkrini yum- 
mustu, 

Tahir-ul Mevlevi, 1294 Ramazam- 
nin be^inci ve 1177 EyliilUnun 13 uncii 
Fer^embe giinu, tstanbul'da dogmu?tur. 
Pederv ElhSc ilustafa Safvet bey de Is- 
tanbul'iudur, Valided Emine Emsal ha- 
mmdir. 

Ta^kasab'da, Molla Giirani mahal- 
lesinde kiiin Hekimba^i Oracr Efendi 
Mekteb-1 ibtidai$mde, bilahare Giilhane 
Askeri Ru^ttyesinde ve riaha sonra 
(Menge' kitab-i Askeriye) de okumus, 
Bab-i Ser Askeri piyade da ire sine Hh- 
ziran 1303 de tayin edilmistir. Vazifesi- 
no devamla beriber, Fatih Camii ba.jimami Filibeli ATehmed Tasini efen- 
.il do Mesneviban Mehmed Esad dedenin deTs Serine devam. etmi? ve Es'- 
iLtl dede'den mesnevi icazetnamesi almi^tir. Biiyuk validesinin pederi 
fhittat Tahir efendinin Mevlevi olmasi ve mumailcyhamn Yersikapi Mev- 
levihanesi ^eyhi Osman Salahaddin efendinin siit hemsiresi bulunmasi, 
biihassa HazreM Mevlana'ya ve Mevleviiige ^argt bir cazibe iljymasi 
dolayisiyle, §eyh Salahaddin'in mahdumu ^eyh Mehmed Celaleddin efen- 
di'den sikke giymij ve Mevleviiige inti&ab etmijtir. 

1310/1312 de (henuz 18 yasinda iken), bocasi Ei h ad dedenin delulet 
ve refakatiyle lakenderiye, Kahire, Siiveyg, Yanbu tarikiyle Medine-i 
Mii newer e, Ravza-i Mutahhara ve Hticre-i Muattara ziyaretiyle muser- 
ref olmu5; yine Yanbu, Cidde yoliyle Mekke-i Mukerreme'ye giderek, 
Ramazan-i §erifi orada qikaTmis, Hac : dan fonra, Siiveyj - fskenderiye 
larikiyle donmujtii. 







^k^ige ba,]ami 5 ve Hied llTl ™J*' Y ^ pl M*****-**? 
B U *Uni«beU. J tarihi^y^ " IU ™ U hit3 ™ ««**«■ 

Mutbahinda fjlfcfcg bi r casket, 
Krld, sahib-hiicre MevWnfi bcnil. 



Bununla beraber 



(1316) 



dWtedak^^diki (M«d^tS]S21rr^ kI ^pte r ,nj BSb-i gj ca- 
rina getoJo. yin/™^i ha ^ h ^^ n ^ mrn^ *. 

K«pHdi. ^aniar W^JS?* J?/**" ?lkaf ™ k ***W 

ret-, Mevlana hakkmda *&£««■ SJS 5 ^tndar, tcplamp, Has- 
bMtoim^-. Fakat bu flfe o IvjM t ' , r mCVlevI SJkke3i «smmi 

aaasasfirSfisa ass a 



70 






M-|iii Ahiui'>] KffTuii), kiii ibhfttwtln tjuntntifuftfl n« J|ln , tl - 7 •'' , 

hyc Masun $p£tk Ptt|* Urufmdan *.-**lfi vt Ktrguyu ypkileu T&hlriil M-". 
luvi, ttihmeU mucib bir harekati gflrlllmtdltlndflfi. Brrbtst btrakilmifti 

Mania kaldijji bu tazyikliT kar^uumdu kllalu ilittljui rrkildi, Viv mertiOrJ 
-"I hayatma atilmitya mocbur kultli 

1310/1903 da Onaan-Mftden 1 vb ZtrAnl N«Aretl muhasebeaind* a^i- 
Ijui bir imiUianda rauvaffak oldu vi' (370 kunij maa^la Defter-! kebir ka- 
li'tidne katip tayin edildL Derece derive icrnkki ederek, 1334/ 101 H di", 
M Aiicn mudiiriyyet-i umumiyesi rubsAtnanieU mikfen bagkatibi, tevhid-i 
iii'tbiyeat komisyonu tahrirat mumeyyiL;-i evveli oldu. Bu knmfsyurmn 
I iQivwa kadar orada kaldj; birahare Ticaret vb Ziraat Nez&reti iktlaftd 
I) v't?ti ba^kitabeUne 1336/1920 tayin oltindu, IJhdesiiie Kakm-i mih \t ■ 
[1b k4tlbli|i de iljve edilmi? ise de, Kuvay-i Milliye taraftari otmasmdhin 
ilnliiyi azkdildi. 133T/1921 tie All satif komisyonu baskatibL, bil'aheui »*- 
ki kaieml Dlan Ma den muduriyyel-i umumiyesinin fermanli middi m»t« 
HNuviKligine naklolundu. 

II! 10/19(13 de muallimlige intisab etfci, EvvelS fBurhin-l ternkki V» 
Ultra (Rehnijmay-i fuyuaat) mekteplerinde iarisi okutdu; ikincisinde tl* 
111 in Tarihi tedrisine ba^ladi. Tarih tedrssine ba^lamasi, u dersi okuiau 
mnktep muduruniin (Amr-ibn-il-As) ismini (Amiru) diye dkurnasi vp 
(ikiUmfisi iiierine olmujtu. 

1323/1909 da DaTuj^afaka Edebiyat ve usul-ii tahrir derslerine rnu- 
ullim tlyitl edildi. 15/8/1929 da Maltepe Askeri Lis&si edebiyat mualiim- 
llftlne ve bu vas^fede gdaterdigi liyakat dolayisiyle bir tene aonra, A&u»- 
1 - > - 1 I Ml de terfian Kuleli Askeri Lisesine naklolundu ve yaq liaddine ti- 
hi tuUikmcaya kadar orada vazife gordii. Son raemuriyeli, Mtili' Egitim 
Hi'ikanliyi Kiitiiphaneler Mudiirliigu TasniM Kiitiib Komisyonu azab^i 
Nil 



tlmt hayatma gelince : Merhum, bizdeki erbab-i kaJemln ekseriai gl- 
14, Uudfiy-i Nabit olarak yetigmij ve malumatim iati rnesaisiyle elde et- 
mi^tlr. Arabi ve Fansiyi iyi bilirdi, bilhassa Fadsinin bytijn incelihlori- 
rm vakifti. Fransizcayi da kendi kendine 6g renin i§, birgogumuiun yapa- 
BHy»0*|l kuvvette terciimeler yapmi^tir. Fransiz edibi TelflmaqUG'jn 
*i'Ytiion» ibmindeki rrie|fcut eaerinin (Mahfel) mecmuasinda ne^tolunan 
I r.iinl.'ii:. bunu pek guasRl isbat etmektecir, Or.ceSerj mutekelliffint! yu 
Kut-di; ftikat sonralari heTkesin arvlayabilmesi i^in, ^ok sade yazmayi llti- 
/ain etmi^tir- Makalelerini, ^imdiki tabir ile akicj bir iislufa ile yaiordi. 
Ilniiliir, bug iin da hi merakla, zevkle okunmaktadir. Yaptigi tercumder 
i;i>k Kiiveldir. Kendi sinin dedigi gibi: ^Tercume edilmi^ bir eaerde, tct;ru- 
mo kokuau bulurtmamahdir^ Gerek nazitumn, gerek nesrinin miimeyyiK 

11 



-., 



tJn h §ifa na umid miibte lasayim Bu hasta ri^ns „ i.- ■ ■ 

ve esbabin taavikivle inler hattl i J I "" D]rta ^ ^m 

Merhum eok ii.ce ruhlu bi r sair olmafcla bereber, e?siz bir mualli™ 



Eserlerine ge ]j nce : Bimlar m , mUtecavizdir 



BASILftllS VE BAStLMAMIg KlTAPLARl 



tlnsilmi^Inri : 

I ■ - M&at-i Hz. Mevlani 

.' - Divancc-i Tahir 

:i — Nazim ve Eskali Nazim 

■I — Edebiyat Lugati 

Ti - Ti^ebbiis-i §ahsi 

Pi -■ Speyh Cciileddin Efendi Merhum 

7 - Cangtz ve Huliigu Mezalimi 

H — §eyh Samilin Gazevati 

II - - Islam Medreseleri Talebelerine Tarih *UUasr,lart 
]t) . $*yh Sa'dimn Bir Serguzesti 

1 1 - Amuzgari Farisi 

11! — Destaviz Farisi Hanan 

13 — Efgan Emifi Abdurrahman Han 

1 1 - Hindi n Mogol Hukumdarlan 

13 - Hind thtilali 

10 — Suktife-i Baharhtan 

17 — HazreM Peygamter ve 2 a mam 

1H — Hind Masallari 

ID — Fuzuliye Dair 

20 — Nev'i ve Surly e Kasidesi 

21 — Bakiye Dair 

23 — Mudumanlikda ibadet Tariht 

;3 _ Islam Askerine 

34 — Manzum Bir Muhtira 

iS — Mesne vi'nin Eflki ve Yeni Mu'terizleri 

26 _ Mesne vr run En Son Mu'terizine 

21 _ XIT - XVI. A sir Sairlerinin Divanlan Katalogu 

M — Aylik (Mahfel) Mecmuasi 

29 — Tarih-i Islam Sahifelerinden 






13 



VI 



warn 



BtuiInuMmjiar 



3D 
31 
32 
33 
34 

35 . 

36 - 

37 - 

38 - 

39 - 

40 - 

41 - 

42 - 

43 - 

44 - 

45 - 

46 - 

47 - 

48 - 

49 - 

50 _ 

51 - 
53 - 

53 — 

54 — 

55 — 



- Tef & k-j Huseynl Tertbmesj (Hitemsm) 

: &5£ft SSSag 1 ***"■ "— 

- Kamcri Ayfera Dair Maluiuat 

- Buyuklerimizden Bazi Zevat 

- Tercii meler im 

- Matizum Bir .Muhtiranm Zeyli 

- Matbuat Alemindeki Hayatim 

- Nedimin Kojk Ka sides! ve Serhi 

- SOnbmiUz.de Vehbinin frfa&H) Kasidesi ^ Serhi 

- Ibm Kemalln Yavuz Mersiyesi ve Serhi 

- Bursali Ga*ali 

" iki Mektup vo SururJ il e GuMri 

- Bakirdn Kaanuni Mersiyesi ve S,erhi 

- Bakinin Sijnbj] Kasidesi ve $erhi 

Vahya Bey'Jn Sehzade Mustafa Mersiyesi ve Serhi 

Nef mm (Hotin) Kasidesi ve Serb; 

Serif Sabrinin Ebu Said Kasidesi ve ^erhi 

Fmulinin Bagdad Kasidesi ve §erhi 

Fuzulinm Sikayetnamesi ve §erhi 

Kudemay-i Mev3eviyy e 

VeliyMdin Oglu Ahmet Pa sa Divanmm Nesre Cevrilisi 

Divan-, Tahirulmevlevl (Ikinci Divan> V * 

DWai-.ge.-i Farisi Tabir. 



Bu eserlerden maadS a>bk Mahfel Mecmfias, (\ aa\ ^ 

Kl k X^ en ""* Wu Mi,li * sB^STSfi; 



If 



•Ojrftmol, ii'Jiin .i k"iii,!,i ' .- i i i.ii Mil i<iii i. ,n', ii,,»j, ..'■ ii.'i.i' 
hki oabir ill' mcydami goltn evertarl mvyltHndft, btlhui i ikhl iigerlncta 
ilm rnnk ihtiyuriLZ. 

KutupluiiL'tur m'.idurbigiine bagti IumiIT i Kiiliip kutnisyomma aza 
1 1 1 j, lii edildiginden itib&ren, Istanbul kUtUphAnvturiiHlu bulunao Tlirkje 
ywitina dtvcalsri tetklke baslayan murhum, 20 urn asm kadar divan sa- 
il il.i y&rtedn yasma divanlan katslogunu, vetttindail kssa bir zaman ev- 

i'i>l Ikmale muvaffak ulmus ve bu katalogun 12/18 nci asra aid birinci 
iiLii, liHY de Mi Hi Egitim Bakanhguica nenjredilmi^tir. tkLnd cildin de 
rrijttbaays venidi^ini ve yakinda yayirtlana^agiru memnuniyetle biren- 
ini'^ik. Edebiyat tarihimizde arajtir malar yapacaklar i^in ^ok buyi'ik de* 
|ni ve ehcmmiyeti haiz olacak bu eser, ustadin ilim ve fazhm isbata ka- 
flilir, Fakat bizce en olgun ve rrtiihim eseri (Mesnevi Dersleri) rLarai al- 
hud.i (Mesnevi) ye ya^di^i serhtir, Tefsir, Had is, islam Tarihi, tasavvui 

mlhihiniida butun miiktesebatinin muhassalasi olan bu serh, (Mesnevi-i 
Min'niivt) yi bugunkii nesJe kah edecek bir bilgi hazinesidir. Merhumun 
hiicuin Mehmet Es'ad efendi, yanm asra yakin Fatih camiinde Mesnevi 
nliiiiiiuia, onun vefatmdan sonra Karahisarb Ahmet efendi oraya Mesne- 
Vlhaz\ oimuatu. Onun vefatmda bu ders Tahiriil-Mcvlevi'ya verilmig vp 
liafUda bir gun 20 Aguatos 1339/1923 den 7 Arahk 1341/1925 tarihine ka- 

i ii Mutinevi takrir etmi§tir. Derste soyliyeceklerini hatirlamak iijii. ha- 
-'ii la 1 1 i^i notlarmi tcvsi ederek Mesncvi'nin birinci cildinin dtirdde ucii- 
DU LiTcume ve ^erh etmi§, bilihere ehibba ve talebesinin ricasi iizerine 
Wrllici cildini tamamlami§tir. Siileymaniye eamiinde (Kubab Cavu^) na- 
tTiindiiki bir zatin vakfetmis oldugu Mesnevihanbk cihetinin 194B yibn- 
ilu us lii da tevcih ediJmesi uierine 29 Mayis 1948 den itibaren bu camide. 
itiiik'j'ikiben Ra.gip Paja kutiiphanesinde tasnif-i kiitiip komisycnundaki 
vii/ifi'Hitie yak in olmasi dolayisiyle Cumartesi gunleri Laleli camiinde 
Mr'i-.ru-vi takririne ba^lami? ve muntazaman derslerlne devarn ederek bir 
tninfiiiri Tiirkce yazma divan katalogunu hazirlamak, diger taraftan Mes- 
ui'vinin tercume ve ^erhini temamlamak ifln, yasi 70 i mijtecaviz oldu- 
|n vt? ini'de iilserinden muztarip bulundugu haide geceli giiiidiiiiii ^a- 

Mulumdur ki d Haareti Mevlana : mn .mubarek ve oJmez eseri, Ismail 
Aiikoravi merhum tarafmdan §eih edilmi§ ise de, ustadimizsn dedigi gi- 
lii. bu serh bugiin anlasilamiyacak bir hale gelmis, olan bir iislub ile ya- 
ilnii;tii'. Son senelerde nesrolunan tercumeler ise ekuyucuian tatmin 
Mild mahiyetde de|ildir, Igte bu vaziyeti goz bniinde bulunduran iner* 
turn i, (Mesnevi Dersleri) ni yazmak istemi^tir. 

(Meanevi) yi okuyup anlamak, ancak (Mesnevi Dersleri) nin muta- 
In tii i Hu mumkiin olacaktir. 



IS 






Tuhirid-Mcvlevrnin vefuli, m em 1 eke I i^in qak bilyuk bir kayibdir, 
Eiraktigi bo$iugun kolay kolay dolduruUcRjiQi tahmin ctmiyoruz. Bel- 

ki gun ge^tik^e degerinin biiyukliigii anla^ilaeaktir. 

(T&hir Hoca) yalmi ilmen degil, ahlakan da yuksekti, Merhum, da- 
ima fakirlerin, kimsegizlerin yardimina ko§mus ve hi^bir zaman rnaddj- 
yat icin gaL^maira^tir. Qimki ehl-i diinya degiJdi. hakiki bir miislumati, 
asil ruhlu, uluvvicenab sahibi ve tain manasiyle kamil bir insandi. 

'RabmetiilJahi aleyhi rahineten vasia.^ 



: 



. 




Mcrhum L'stad Tahir-iil Mevlevi, pek scvdigi 
kitaplari arasmda, Mevlevi kjj afeti ile 



































■ 










































Hi 








1 














l_ 


























Tu megu mar a Lcdan §eh bar mst, 
Ba keriman kar ha dii^var ntst. 



Cenab-i flak, Kur'an-i Kenminde ve (Nahl) suresinde, Habib-i Hid 
bin*? hitfiben : 






Van! : « (Jnsanlan) Kabbmin vol una hikmetle, glutei iSgtitle da' vet tt ' » 

RasQI-i Ekrem (.S.A.V.) Efendimiz de Ailah'in bu emriril kemaltla v» 
temamUe if a ey]emi§dir. 

MKigrikleri boyle bikmet ve mev'iza ile mi ana da vet eyledigi gibi, 
mii'minlere de aym suretde nasihatlerde bulunurdu, Hatta haftada bir 
gun kadinlara -mahsus almak uiere, bir va 1 z tertib etmigti. Bu emr-i thJhi, 
ITazreti Peygambexe (farz-i ayn) idL Ummet-i Ivlu hammed 1 in aiimlerJ VI 
iirifkri de li&lnla olsun, kalemle olsun, halki bu §ekilde uyarmakdan fie- 
ri durmadilar, (^iinki (Al-i imran) suresindeki : 







OK 



L#^ 



Yani : *Ey musliimanlar; sizden bir cemaat olsun ki, halki iiayrn da- 
vet etsinler; hayirla ve lyilikle emredip kbtUliikden ve giiiiahdan nehyuy 
lesimler *.* ayet-i kcrimeaiyle, va'iu nasihat ve hayirb. i§lere davet, )(#&• 
dilerine (farz-i kifaye) olmu^dur. 



CI) Sirc-i Nahl : U5, 

m SUteA k\-i Imran ; 104. 



F: 2 



17 



Din alimlermin hirer vazlle nlar ik h\t;r,->.\ yrrtne j-etirdikled bu em- 
ri; ptd;sahlar, veairler ve em irk" ^ylv dursurt, hatk tabakasindan bir- 
goklare da bentasemig ve vasitah okrak bunu yei'ihe getirmek ieiii cami- 
lere, mescitlere (va 'ziyy elerj tertib etmigtar, Allah rjzfisi igin vakiflar 
tahsis eylemiglerdir. 

Din buyukkiindcn, hem de seriat ve tarikatin en biiyLiklermden 
olan (Hazret-i Mevliina) da, bu tlahi emri yerine getirmek J$th, Konyn 
camilerinde va : zlar yaptigi gibi, seriat hukumJerini ve tarikat adatom hal- 
ka ugretmek igin (Mesnevi) yi nazmetmi$tir. Bu miibarek kitab, fel6m 
aleminin her tarafmda biiyuk bir hiirmet kazanmis ve oafisliittiaa nabeefc* 
lerinde, yakm zamanlara kadar takrir ohinagelimg; Tiirkce, Arabcs, *>£&&- 
ee ^erhleri yazilmi; ve bircok yabanci dillere tercume ediimi :■?,;:.' 

Hoeam Mehmed Esat Dede efendi, yarim asra yakm, Fatih Camiln- 
iie Mesnevi okutmus, onun irtiha linden sonra, Karahisarh Ahmed efendi 
inerhum, oraya Mesnevihan ohmt$tu, Onun vefafemda bu ijf, abd-i acke 
teklif ettiler. Aezimi sbyledimse de dinlemedilei*. Adeta zorla gotiiriip, 
h oca mm yerine oturttular. Haftada bir gun ders yapmak iizere, 20 Agua- 
los 1339 dan 7 Kanun-u ewel 1341 tarihine kadar Fatih Camiinde, ikindj 
naniaaiiidan sonra, Mesnevi takrir ettim. Sonra bu isden ■cekildim. 

Daha sonra, Siileymaniye Camiinde (Kubad Qavu§) naminda bir za- 
fcin vakfetmis oldugu Mesnevihanhk ciheti, llyik olmadigim balds, Hcizi- 
nize tekhi; ve teveih ulundu. 

Baskalanmn ytizume vurmasindan evvel, kendimin itir&t eyk'digim 
acz ve noksanimi size karsi da ikrar ederim, Hususiyle Mesnevi gibi pek 
derfn bir kitabi anlayip aidatahilmekte!.. 

Pek lyi takdir edersmiz ki sbz, diriliyenin anlayi$ina gore soylenir. 
Muhatab ne kadar anlayisli olursa, konu$an da o nisbette yiiksek soz soy- 
ier. MesnevS 6vle bir kitabdir ki r sbyleyen (Mevlaj&a) ; dinleyen ve yazan 
ise halifesi bulunan (Husamuddin gelebi) dir. M §rif arasmda gfi^efa o 
yiiksek konusmanin inedikleri, benim gafil idrakime tenczzCil etmez de 
nntatamazsam, tabii gormeH ve beni mazur tutmalaBiniz. 

§urasi da, var ki, Hazret-i Meviani, Mesnevide bir bahis acmi^ ve; 
-Cfctiab-i Hak, dinleyenlerin himmetleri kadar, vatzJanii Hsanma hikmet 
teJkin edirr-, -DbieyenUr ne kadar dikkatli dinJer]er S e } valvar «Ja o k^- 
«lar hikmetli Myler[er» abzunii ^erheyle.ni'jtir. 



IS 






HAZRET-i MEVLANA KlMDI? 



Hazj'et-i Mevlar-A CslaLeddin-i Eunii (KaddesaHahiJ sirrahu), (Hicri 
Inkvimin) 604 Hebinlevvelinde, Horasan'm (Belh) sehrinde dogmuj, 68 
yn^iucia ve C72 CurnazelShireekide Konya'da Lrtihal eylemigtir. Kendisi- 
ne (Hirai) denilmefii, o vakit (.Diyar-i Rum) tabir edilen AnadoJu'da 
ycTlefmi^ olmasiridandn". 

Habasi (Siiltan-Ul-ulema Muhammed Bahauddin Veled), onun baba- 
m {Kuseyn-j Hatibi), onun babasi ( Ahmed h iil-Hatibi), onun babasi (Mah- 
irsudjf, onun babasi (Mevlud), onun babasi (Sabit), onun babasi (Miisey- 
w\i), onun babasi (Mutahhar), onun babasi (Abdurrahman), onun baba- 
m «bi (Hazret-i Ebu Bekir) Radiyallahu anh'dir. 

$u hesabga Hazret-i Mevlan^, Hazret-i Ebubekir'in onbirinci toru- 
nudur. 

Siddik-i Ekber neslinden g*len Mevlana'nin anne cihetinden de sey- 
yltiigl vardir. Qiinki ecdadnirJan (Ahmed-ul-Hatibi); (^ems-iil-Eimme 
AhduUah-i Serahsi) nin kerimesi (Firdevs Hatun) u almij; cedd-i Mevla- 
nil (HiiiSeyn-uI-HctiLi). r r ndan dogmujtur. §eia*»iiI-!Eittime isc, Siilale-i Ne- 
bcviyyeden idi, Kezii ecd^dmdan (Mutahhar), me|hur (tbrahim Edhem) 
in; cedd-i Mevlana (Hiiseyn-i Hatibi) de; Harzem §ahj (Alaiiddin) in ki- 
/im nlmi§ olduklari i^in, o neseb-i kerime surl bir as&let de kansmistir. 

JUi^ret-i Mevlana be§ yasmda iken, babasiyle birlikte Belh 1 den cik- 
KUf, Ilacca gittikten ve biraz seyahat ettikten sonra, bir miiddet Erzin- 
f.'ian'do oturmus, daha sonra «Larende» yanl hugun Karaman denilen jeh- 
h- Kelmi§, nihayet Konya htikiimdari (AlaQddin-i Seicuki) nin (Sultan- 
iil-Uiema) yi daveti iizerine, Konya'da yerlesmijti. Konya 'da, Hakb'de, 
^iirn'da (§eyh-u)-Ekber Muhyeddin-i Arabi) hazretleriyle goru§tu. Pede- 
r i r nit: n sonra, pederinin halifesi *Seyyid Burhiriiddin-i Muhakkik-i TiT- 
RQJtli den suluk gb'rdii ve Hazret-i Seyyid'den hiJafet aldi. Konya'da ders 
ukulur. halka-i tedrisinde yiizlerce talebe bulunur, asrindaki alimlerin 
vn ttstiinii tanmir ve «Mevlana-yi R{imi» diye ambrdi- 

Daha sonra «5 e ^s-i Tebrfei» hazretleri iJe go'rii^tu, §ems namina bir 
ti>h gaKellcr ve manzumeler siiyliyerek o iimml arifin namini ebedilestirdi. 



19 



ttOyie rah$endeki ol §t:m'a4 nur,*, 
"Jems-i Tebriz ona pervane akffks 

£egitll eserkrmin en me^hum, *Kitab-i Mesnevi. dir, Yirmibe$ "bin- 
den fazla beyti ihtiva eden bu eser-i cell], *Husamuddin £elebi» nin ta- 
lebiyle meydana geldigi igia, bir ismi de *Hiis ami-name* dir. Nitekim, 
altmci cildin ba§mda; « Benin gibi bir alia men in cazibesiyle Diinyada bir 
{Husami-name) dolasmaga bagladi.* derai^tir, 

Hiisamtiddm £elebi r Hazret-i Fir'in halLEesidir. MevJana'niti irtiha- 
linden sonra, onun makaam-i irsadina oturmusUir. Mesnev^nin tanzimin- 
den ewel, Mevkvi miintesipleri »5eyh Attar » in *Mantik-ut-Tayr. i jle, 
« Hakim Serial* nin «Hadika> smi okurlardi. (^iinki Hazret-i Mevlana, bu 
iki eseri takdlr eder, «Hadika» ile sahibi arifini, «Maniik-ut-Tayr» ile na- 
si m-i kamiline tercih eylerdi. 

Husamuddin £elebi, o iki kitap tarzinda bir eser tertibini Hazret-i 
Mevlana'ya riei etti. O da : 

■ — Sana da oyle bir fifcir ilham Dlmustu, diyerek sanginm arasin- 
dan cikardigi bir kagidi ^elebi'ye uzattt. Bu kagitta, Mesnevi'nin ba$ ta- 
ra/mdakl onsekiz beyt yazih idi, Sonra Mevlana tarafindan soylenilmek 
v« i;«]ebi tnrnfmdan yazilmak lizere tanzim ve tahrire devam edildi. Bi- 
ll net did \m tarlhindc hitam buldu. O airada Hiisamuddin Celebi'nin 
Ulul mfit ,etU, Ktndlsi de bazi manevi tecelliyata mazbar oldugu ve 
Cltbl hAlkndu bulundu&u i^in, yazmaga devam edemedi. Iki sene sonra. 
ylrd fi«2 senktide, ikinci dido ba$lamldi. Altmci cildin sonlarma kadar 
soylenlhp yazildi. Fakat o cilddeki <Sehzadegan» hikayesi tarn am ol ma- 
dan, Hazret-i Mevlana sustu, £ijnki omriiniin sona erdigi kendisine ma'- 
llJm olmugtu, Biiylik oglu -Sultan Veled* Mesne vi'ye bir hatime yazdi ve 
hadiseyi anlatti. Altincx cildin bajindaki : 

Pv}ke§ ml dr emet ey mtfaevi, 
K*M*H sddis der temdm-i mesnevv 

Beytinden de anla^ilacagi iizere Mesne vi kitabi, alti cild, yahud alti 
defterden ibarettir. Sonra yedinci cild diye bir kitap meydana c,ikmi§, 
Sarih-i Mesnevi <Seyh Ismail Ankaravi- taraiindan da jerh ediLmistir. 

Ankaravi merhtun; ya mecbtiren, yahud hiisn-u te'vil gayretiyle ^er- 
hettigt bu uydurma Mesnevi'yi, 1035 tarihinde Sahafiardan aldigmi ve 
814 tarihinde istinsah ediidigini soyler. Fakat eserin nazmu malum de- 
gildir. Ifadesitie naaaran, tasavvuf dugmam bir miiteaaaib uldufu anla- 
gilir, O kadar ki, «Muhyiddin-i Arabx* gibi ekabir-i ummctin en buyuk- 
lerlnden olan bir zat [<;in : 

» 



$cyh-i tkbrr nist $t*yh-i ifc/irtlt.. 

YAnh -BuyLik scyh dt?gil, en buyuk bir kfifirdii .■ demek ktisUhli- 
^inclii bulunmu^; zavaQi, nc maksntla ymmi^n, osorile nammi ibka cdc- 
mfimiftir. Tarik-i Diinya papazlar hakkiiida n/^il ulmu§ olan; 



!*J2ii***iPi: 



* f > • I 



Y;"itil : "Kendileri muhakkak iyi yapiyorlar sanarak, diitiya hayalmdn 
Nti'ylt-ri lu^a gilmi^ olanlan size habcr vereyim ml? J » ayeti, o nazim hok- 
kinda da okunabilir. 



MESNEVlDE TAHKI^E USClO 

Gkumu§ olanlann malumudur ki, Mesnevide birtakim hikayeler vnr- 
rlir. Kakat cnlann dercedilmesi, masal soylemi§ olmak igin degil, a kis- 
-j i la Mian hjsse almmak dii&uiicesiledir. Ciinki yiiksek bahisler ve derin 
hlkmetler, bbyle misallerle bir dereceye kadar anla^ilabilir. Mesnevi' ye, 
kuit-li!ki masah diyen beyinsizlerin terbiyeslzligi, maksadm ulviyyetinl 
k 11 v r ii y n m a mi f ol m alarmd a ndi r . 

Mesnevt'de lafizdan ziyade, manaya ehemmiyet veritmig; bir giir ki- 
ln lu yazmak degil, okuyanlara hakikati anlatmak gayesi hedef ittmU 
•dtlmlgtir. Bundan dolayi avam tabakasi, igindeki hikayeleri dinler ve ho|* 
In rm\ Havasdan obnlar h ifade eyledigi hakikatten hisse ve feyz alir. 
i itiun iijin, cahillsr miistesna c.-lmak uzere : her simf arasinda okunur vo 
dmk'nir- Hazret-i Mevlan^, bazan bir nikaye nakline ba?lar; fakat onu he- 
nii'ii' tcmamlamaz. Miinasebet dolayislle bagka ftkralara, onlardan yine bil- 
iiiNiislsebe bazi hakikat ve bilginlerin nakhne gecer, sonra doniip ewclki 
i hi iyi bitirir. Bazan da iddiah bir hikaye $Syler. iki tarafi mubahauede 
l.ulimduruf ve tar.aflara fikirlerini o kadar kuvvetll delillerla miidlfaa 
Itlirir ki, hangi tarafi n sqzu okunsa ve dinlense, insan o taraE haklj de- 
(m?y« mecbur kaiir, Onun ic^in, bir tarafi dinleyip de hiikum vermege knl- 
hir,itimnnh, bizzat :nazim-i alisinin verecegi hiikmii beklemelidlr. 

an da hatirda bulunsuu ki, Mesnevi'de bazi hezllmlz (alaym-acik) 
fLkr.ibLr varcbr. Burdar, yalnu zahiri gorenler nazannda nezth gdrulmea* 



£31 Slire-I KehT : 104, 



XI 



- 



bile, fcasjret sahiblcri nezdlnde hal ve makama miinasib 
fasih ve belig sayiludar, 

HaKfet-i Pir : 



(tlciuldan Ic'tn, 



( 






Beyt-i m-en beyt nisi iklimest. 
Hezl-i men hAzl mst ta'limest. 

-Benin) her beytim, tacyit degil, bir mka iklimidir. Hczlim de hezl 
degil t tMmt i;i„ soylenilmi^ srolerdfr- beytiyk, bundaki hikmeti beySn 
eder. 

$urasi da urmtulmamalidir ki Mesnevi, ekseriyeti itibarile HtJsa- 
muddui CeJebi'nin aiiJayj ¥ ina gore soylenilmistir. Witekim: 

«$u soylediklorim, sen in anlayi 5 ma giiredir. Dogru ve yiiksek bir 

muliatah biilajiiadigim ipu uliiyoruin- buyu rulmug Lux, Aisa&jj HazreW 

Mevlani, Husamiiddin gelebi'den daha kavrayigli bir muhatab bulsaydi 
rteler soyleyecekti?!.. 

Eazan da Hazret-i Pir, kendi makammdan soylemis- ve mazhar ddu- 
gu ilhamlann bey&iuna yol vermiftir. Kendmi. soylediklerini degil- Hii- 
samuddin gdebi ye hitablarim bile layiLyle anlamak, bizim gibi adz 
ve gadl olanlarm kan degildir. 

-llepsi infi^iImBM, bile, hepsi ierkcdilmez- dive, Arabia bir scjz var- 
rl.r, liu. do Musnevi'nin miibarek beyitlcrini dikkatle okuyup anladjgimiz 
'■' l '"■'■■" isllKde utmeliyiz. Daha fazjasmm anlasilmasmi lutf-u Hahi- 
'l"t> temi-imi eylemelijrt* Ats-yi Rabbanide cimrilik voktur. Sidk-u ihlas 
11b ialnnilc-: geykri e&irgemez, Ekrem-iil-Ekremin oldugu kin kerem-u 
inayetiyle ihsan cder, 

§unu da belii tmeden govern lyecegim ki, baai cahiUer ve yan aydin- 
iar: -Mevlana'mii fekefesi. deyip dumyorlar. Bilmiyorlar ki Mevlana 
ftiozof degll; sofidir. 

Mesnevi'de fdsefeden degil, tasavvufun hakikatlerinden bahsedilir 

Fdsefenin me'bazi akil, tasavvufun rnenbai nakildir. 

Afallar farkh oldugu i^n, fokdcde 4kani. likden «Eeybi» Me ka- 
dar tarn bij? muhalefet vardir. 

Tasawufta fee istidad farfci dolayisiyk kferruatta bastt farklar go- 
rulse bile, esas mes'elekrde butiin tasavvuf ehli muttehiddir. 



MESNEVt'NlN DTBACESJ 

(Hita kilabiil mes'ncvi) $u M€3 S Ticvi kitabidir, 

(Hazi) kelimosindeki (h), harf-i tenbihdir. (za) i 3 e 7 ism-i j 5 arettir. 



22 



f,, m .j ,..,,. r | ■ , Irui bir rui'i.jliii'inili'yii lilimdti ■'■ rlitm* dcdifcitida va- 

I tidum> ku'limtsi «!?u» rnui nii^iii ■mil. >■ I ■ I uliii < H 'n iKi Onu g6storlr. 

A-..ih;i bui'oda niu,v'icQnil-yh liangi k«Um»dli ' ^.uphcMla: ki .Kitib-i M^-,- 

tirvi. .lir. C'.jul.i dJMcu, birinci hltaiiuii'lnn fei-nro yazilmi^r, O haldo, 

-:in dfcftert, bSrint'i cildi hitim bnla.ii •Mrsttevi kit9bi> (it*, demek olur. 

Mesne vi : rler beyti nyrica kifiyeli nlmi maniiimo dflwiektir ki, na- 

irn stiklliorlntn tertib ve tanwm itlbSrlyle on kolayidir. Mesne vt bu t$c- 

i. [ti viicuda geimi^ yirmibs^ bin kadar beyltli bir Kwmsiimedir No«tm 

■..■ItSiyliT ^ihret almi^'ir. Vakia Hazret-i Mevlana, Husamikldin qolobi'yff 

inlnh ati.yi; «S™in gibi bir dlamensn cozibesiyle Dtinyada bir (Husa- 

mir.ime) dola^nnyii baslad!* mealindeki beytinde, Mesnevi itin -Huaarnt 

name) tabfrinl kullanmi? ise do, o ta'bir, revafj bulmam^tir. 

!ki>i h« yerde, bid Koaya'da olmak u^ote Hazret-i Pir'e ihtisas poy- 

.'. -tin^ lis ketime vardir ki ^Mevlar.a.^ *Mesnevi» J <=Turbe» tnfizlandtr, 

■., Ifimdur ki .Movlanai tEfendimiz) iiiealinde ta'rfro ifade edt:n bir ko- 

i ., dir 'o (Aliinlore) mahsustur. «Mevlanii CoialL'tddin» ve «Meviatifi 

iMtsi i.vi» t&vit edildi. 
i L <• lafzi ise, kabif ve mezar demektir. Hll bb'yle iken -MnvkV 
n.j. ve .Mesnevi* denfltoce heT yerde Cel&Uiddin-i Ruml'mn, kcndiiiiyle 
, f.ij-t criili hatira gellr. «TUtbe» denilince do Konya'da merkad-i Mev- 
I ii i in attlagilir, 

Mesne vi ilyihleci, Mesne vi kitabinm ismindeki lugat jnanasindan 
l.iiiT bir nukte ^ikarmisiardji:. Malumdur ki Heanevi; liigatde: iki katli, 
kulmerU gibi manalar ifade eder. Bundan dylayi Fat ilia Suresine de ye- 
Ni iijreUl olmaai ve iki defa nlizul etmi? bulimmasi dolayisiylo *Seb'-ul- 
Mcaajai* deniimi^tir. 

F^tiba-i §trifeyo ^^ureL-ul MeiJani» de tabir otnijur. giinki nama*- 
l.dda tekrar tekrar okunur. 

Mosnevi soriFin beyitlei -inde de gift §oylerden ve biriblrlite Kid hdU 
Urtlt.n bahsodildigine i^aret vsaist. Mahsiisatdan makuluta vanricaya ka- 
diit- biHun mahlukMin {jift ve udkekabil oldugu da ; 






Yftni : xYt'rln bttirmekte qHpjjU ^yierden, (jiisanlarin) kcndilerln- 
di'it vb duliu bilcifliyteiikleri nlc« goylarden biiiiln (ifileii ynralan {Al- 



33 



lah'ift §am ne kadz-r yiicedir) niimtzjihilir 1 ," ayet-i kerimesinde beyan 
buyuruknugtur. 



(Ve hiive iisuJii iisulu iisutiddini fi kc§fi esraril vitauli velyekini) 

Yani : .Me&nevi, vusOl ve yak in sirlarmm ke^f ve izahmda, dinin 
asillarimn asillannm asillanndan bahseder,* 

U£ defa tekrarlanan *tJsul» iin mahiyetine dair ^arihler tarafmdan 
bircok tcvcihler yapilmistir ki hiilasasi sudur : 

Dinin usul ve esasi seriatdir, cunki ona dayanir. J^eriatln esasi da 
tarikatdir, sunki nasihatden ve bilmekderi garaz: tatbikdir. ilimden mak- 
sat; amel oldugu gibi, §eriatden matlub olan da tarikatdir. Zira seriat: 
ogrenmek; tarikat iser yapmakdir, Mesela namai kilarken, bagina bir §ey 
giymenin siinnet oldugunu bilmek, seriatdir; basi kapah namaz kilmak 
ise tarikatdir. HasuluDah Efendimiz, Shramda bulundukkn zamandan 
ba$ka vakitlerde, baji a^ik namaz kilmami^tir. 

Tarikatin esas maksadi ise; haklkatdir, Zira tarikatden gaye: haki- 
kate ermekdir. Mesne vi isej bu iic esasin iiciinden de bahsetmektedir. 

«Ke§f», Seyid §enf in «Ta'riiat» daki beyanina gore: »Gaflet perde- 
sinin a^ilmasi, gizli manalarm ve hakikat mirlarinm gor tiler ek ve tadi- 
larak anJa^iImasidir,» 

•Esrw», herkesin kavrayamiyacagi gizli manalardir. 

uVUsiil* hicran, yani aynhgin ziddidir. Tiirk^ede buna tErmek- de- 
uilir. «Erenier» t'e ondandir ki, Hakk'a vasil olanlar demekdir. 

Viisul: Ilmin hakikat mertebesine eri§mesi, 






Yani : -Biz insartii s;ih da mar in dan daha vakiniz 5 * nuktesine tarn bir 
idrak husule gelmesidir, 

§u ayet-i kerimenin bildirmesile Cenab-i Hakk'm bize, bidden pek 
50k yakm oldugunu biliyor ve inamyoruz. Fakat bu ilim ve bu iman, 
hakikat mertebesini bulmami^tir, Onu ne vakit zevken, yani tadarak ve 
$iihuden yani gorerek anlarsak, viisuliin ne dernek oldugunu da za- 
man anlanz. 

Hallae-i Mansur (k.s.) demis ki: « Allah 'a va'sil olrnak icin, iki adim 
atmah, iiciincude viisul tahakktik eder. Birinci adimi Diinyadan, ikinci 
adimi Ahiretden kaldirrnab, ugiirjcii adimda Allah h a vanlir.* 



(5) SOre-i Kanf: lfl; 



24 



giiylvnnwal ne kmkr k«lay; fill .1 >m|-i1mi.i 1 n< ku<t;ir : .,\- bir tav- 

sivi* dffilt mi? 

OnnyS vo Ahiretden adim kaldirmak tJen-k ilntiyvi, jjiirek uhrtvi 

Inil.im j!c;jcu aizubrdau vaz^e^mek, olanca i-mchnl AHah'j hasrcyle- 

iiH-ktlir. 

-Viikitv bir ^eye kursj] insamn ?ek ve ?ublieden kurtiiimasi,. anlayi- 
.nun lain bir ilmrn:m bulmasidur. 

Vtikin i^'in ^ilm-el-yakin^ «Ayn-el-yakin», ve *Hakk-al ytikiii • diye 
u S derece itibar edilmisUr. §eyh-ul-Ekber (K.5.), bir adanv.n Kabe'yi i.ii 

i, siuttlle bilmesini ilm-el-yaktn'e, Mekke'ye gidip Kabe'yi gtirmeai 

1.1 iyn-el-vakin'e, Kabe'nin haSka me^af (Tavaf yeri) ve Beytullah diyc 
IMkkn musfif olmasindaki hikmeti. ilham-i ilihi ile ogrenmesini, H.'ikk 
a] yakiiVr mi sal oimak uz^re gostetiyor. 



(Vehtive fxkhullabll ekberu vc ^erullahil ezhcru vc biirhamilUhil 

1 ;lliTll.) 

Yuni : iM«snevf; Allah 'in fikh-i ekberi, Allah'm ?er T -i ozheri, Aliah'in 
Inn hfrn-t ezheridir.* 

(Fikib) : lugatde ilim demektir. Istilahdn., ilm-i fiitDa alera ofUni 
(in-. Kakat bu tabsis sonradandu-. Ewelce fikih labile din iimtni kasdL- 
derlftr ve din alimi olana (Fikih) derlerdi. 

Nitekim : 

*(Bununla beraber) muminleTin hepsiiiin (topyekun) nava^a (ikmft- 
Inn. hiyik de^lldir- O halde, iclcrindeti Ker sinifm bicer kismi dinde ia- 
Itiyh cttmayi (dinin ince bilgilcrini) offrcnmflleri i^i.i (Pcygamberin ytt- 
nmrla kalmalan) ■ din ve ^eriat ilimkrinl iyice ogrenmclcri ve kaviulrrl 
InuvUijdan) diinup kendUerine geldikleri laman atilan Allnh aasuHyU' 
Imrkntmalari igin - (gitrneyip kalmahdiriar). Olur ki (bu subtle mu' 
ml nier aykiri haieketlerden) ka^mrlai-.* 



<(i Silre-l Tevbf : 121 



£S 



Bu A; ■■: i ulii.i, I i fUjrftlervkkftlttt), (I Jyetwllemft) i!.* tpfnir ethl- 

im-;dn 

fin I'jjir-j jlniiinin juizl:! sebebi : i ninr : 

Hi' ■Him B ujicm senesi tcinde idi ki, ttumlar'Ia Hiristiy.m AraMar'in 
Mi-ilirif'yi' lingn yurunwk istedikleri i§itil'tni|dl, Onlar gehnedeii faux, 
ii Htrii ■ i.j.iilnifk lasura geld}. Hava sicakdi. etraf kurakdi, Eu S-uzdefl 
tit- kiUik vurdr. fry la dar bir zamanda, HazreM Peygamber (S.A.V.) Efen- 
rJl mucin hunmeti ve ashabin yardimile mflOO ki^ilik bir ordu liaairlandi. 
hiz/jit RasOl-i Ekrem'io kmnandasmda olarak Siiriye'deki (TeMJi) mev 
i(Ui kariar gi^Idi. Orada giittlerce ottirulup beklenildigi h&Ut^ du^inan 

■ :"■ priigj xm g;er3 doniildtl 

llHKulaomasi giiglukte oldugu kin (Ccys-ui-Usre) denilen bu oidu- 
kliin RKhabm bajihri geri kafmijti, onlan tcvbih eden bazi ayetler nazil 

■ ■'mi, M3i\h'ni itfrbg dolayssile, ehl-i imanin hepsi de, bir daha hart oJa- 
• i ■■'■ii- :i ti . ;i kalmamaga karar verdiler, O munfisebette. bu Ayp< *£*;] 

•I'liiiiii mii'mfnlerin nsuhitrebeye gitmeairte liizum yaktur. Onia- 
hi. In r firkusmdan bir iSifcnin cikmasi, digerlerinin kabp din jhnini dg- 

-'■ ■' ■-■• lJ rbck-h ddnen kavmrlerine Aliah'in emirlcriiii bildirmesi, on- 

li '' AlliibVi i -van ettnekden sakmmas) daba iyidir. buyunildu, 

I il ill rtiuiyecek bir halnkatdir ki, bir kitabm |ercfi ve fruyiik- 
.'' in ilmm; o ilrmn gerefi de. maiumun btiyuklupne goredir. 

" *u i ise, (ilra-i htkikat) oldugu icm, vasfinda Nazim-i 

Uwiun (Kikb-uIIah-U^kber) tabiri kuHamlmi§tir. 

I ""'' H P*lwr) : Alteh/in at;ifc ve parlak yolu manasinadir. £iin- 

itln lrt1l.uk cihcti demek olan tarikalden babseder, 

tBttrliin nHAr^il-esher) : Allah 'm ap acik deliJi ve hiicceti meaHn- 

I i /N,.i Mi'sint'vi'de gosterileu deliller, inkar kabul etmez ve itiraz 

'■ii*- 1 iuitfcetdirler, Onlari okuyup da dogru ve gere&k olduk- 

Unix U-ilHii Ptmomek imkam yoktur. Fakat insafi eJdeii birakmamak 

. I..1IL1 iiHifi'jflk ifiirtile!. 



(MeiMil niirih? kc-mi^kStin film ndsbab, yiiiriku brakan envera 
mirirl Itibrthi) 

Yin! : ttMesbCTtnln nuni, idnde kandtl yanan hir biicrc gibidir. Oy- 
Ifl parlakllk verir ki. u sabalilann ajcljiil]£ju(Iiin daha nurlu ve riafia nur- 
IjiiuJinudir.H 

1 r j ] ir.n; malumudur ki fikir; ya hakikat, yabut mecaz vp kinayft 
nl.u.ik ifade edilir, Usul-u tebligin en ziyade ve herkes tarafindan kul- 
IftTutatu Up^bihJ ile (istiare) dir. 

IVijIiLh ; Bir §t>yi bir ?ey<? benzetmek EUi'etile onxt, muhalabin goz.ii 
nnimr fH;Urmekdir. Bu b&l, nvaksadi kolayca unlatir, %mo%an uzun uaa- 

M 






■Ii vm N'nif riim-Udeu kurttirir. Ms*oll, lib n alShindan, u,k\ "isindan 

iiulihiliiiik li,iii •■•■!. sok NfiyJtimc-kteriiP, ■.■.!■ '■ 1 riin bir l.:I:.iu dijerek 
ihlnnn mrlcj;!' iji-iijurtinfk; kclidiitliilil fm-krk «il<i rri'iium vi giinabsiS bu- 
Ininbi.i.Miiii. rrnibrttaba kdaylikla anliiUi Akli iluytru dtu'eccsiue; mane- 
Vtytli ni,i..MiyJl rnertebesina i 1 1 rl i r i f . W&nnyi jiularmyanlarai asagi yuka* 
ii, i,n ■i.<jcc ifham eder. Otv.in n;iti Hazrcii-i Mevlarta; Mt'snevi'jiiri ma- 
tin vi iini.iniyytTl.int, i^iiidc yanmi| bir kaiulib veya ampul bulunan niis- 
klt h l n fiiini'li pii flak tig ma beiizetiyor. 

(MhknO. (iuvaia husus! olaiak yaptlmis vc iterigi ciJaLmnu^ "bir ko- 
viikiui Cllali bir hiicre icindekt lsikdan, o hiicre, ne Radar aycbniik gd- 
iniMii m; MeaneVi dc. metnindcki mrjflu fikuder", iiurlandinci bakikatler 
itiihi-. 1 -i% I.' d^rece parlaktiT; hr.l.tn una da : ErababJann pbz kami-.^tiran 
1 ifluin 1 in fiiikrfir, diyor. §u te^bili ile (te, hem. manadaki pariakhgi. Triad- 
■ji Mi nwhnlik ile temsil ederek gdzdriime getvriyof; hem da: 

\*.**" <s s ? )\\ 

Yuui : m Allah tfbklcrin ve yeriti iiumdiir'n a ye tine i^aret ediyor. Iste 

burnrla d« bir te§bib vardjv. Nur, nasil karanhgi giderir ve mevcvidati 
ni. -,- 1 1 -i \\w £ikarip gostrfrse; Allah da mahluklari yokluk karanJigindan 
vnrliK liuSuimria getirmi§ ve gostermi? bir Halikdir, derrick oluyor. 

Ikini'i fikradaki (I^ak), parlatmak ve aydmlatmak raanalanr.adir, 
(yityriku-i^riikan) cumJesiyle aydmlatmanin ^oklugu beyari ediliynr. 

Mi'.ini'vi'nin ukunmasi, yahud dinl&nmcsi, nkuyup dinleyenlerin goz- 
]**■ lit. parlatir. lib am me^nkindan fiskinp gelen ^ualan, islidatli kalbkri, 
mtliiibljinri nurundan fazla nurSni ve ruhani bir hale getirir, deniliyor. 

HiilA&a Mesne vi : Sabahlardan daha nurlu. ve da ha nurlandincidir. 
CUnkl n-nbah, ^ecenin karanhgmi aydmlatir. Mesne vi ise, okuyanm ve 
ilmU'ViTiin kalbindeki sikmti ve karanlikJan gidexip aydinlatir. 

(V«biive cinaniil cinani, zitl n^uni vel e^sani) 

Yflnt : #Mesnevi'!iiri kjsim bsira babisleti, yahud ayri ayri cibilcri, 
kulbi vi iihi birtakim ccmietlerdir. Ccnuetde nasil nehirler vo aga^lar 
viir.r, linnlarui da irmaklan. chilkin ve budaklan vattlir.» 

( t'iiinn) ; Cennetin cem'idir. (Cenan) ise. kaib manasinadtr, ikisinin 
ynriyima gelmesinden bir (Cinas-i hatti) te§ekkul elmi^tir. Yazihslan 
bir, friknt listiin, esire : oturii faikiyle okurm^lari ayn kelimelerin, bir- 
llkdo zikriiie (Cinas-i hatti) denilir. 



17) Sflre-1 Nur . 35, 



27 



fZ'ul-uyun'i vcl-o^an) ; Irmakli, ve dalh-budakh mcuHndedir ki, 

cinamn vasiflandjr, {Gin an) m cemi oJarak gcisterilmesindc, Mesnevi'r.in 
muteaddid bahisleririe ve eildlerinin alti olduguna isaret vardir. 

Nefaiyy-i Ekrem (S.A.V.) efendimiz ■ 

"Cennet bah fdcri mien is M fade cdiniz* buyurdu, 

Ǥu ilimyaimzda ceimet bahc,eleri nedir?* sualine de : 

*ilim meehskridir- cevabim verdi, 

Demek ki faydah olmak sartiyle her ilim meclisi, manevi bir cennet, 
ctilardaki ilmi bahisler de cermet mmetleri oluyor, O balde Mcsnevi, fay- 
dah telkin ve tab'mleri ile o rnanevi cennetlerin en yiikseklerindendir. 

Oyle zannediyprum ki. ilira bgrenjlen mektepler. talim yapilan ki§- 
lalar, insanlara faydali |eylerin yapdip satildigi diikkanlar ve fabrikalar, 
hatta sapan tutulmasina ve toprak surUlmesine ahstinlan tarlalar, su 
Hadis-i garjfe nazaran o manevi cennetler ciimlesindendir. Fakat dans 
evleri ve bale mektepleri on la r dan midlt, degil midir? ErbSbi takdir ei- 
sin,., 

Bir |ey, mutlak z-tkredilince kemaline masruf olur. Mesela. (Adam) 
rimilince. aznsi lemain bir insan akla geiir. Goiii kor, kulagi sagir, eli 
£okk, nyat!.i iop.il gibi kayidliir du^iiniilemez. Bunun gibi, ilim denilince 
da onun dilnyfi vn ahkH Ll,i n fayduli nlun bilgi oldugu anla§ilir, Htrsiz- 
lik, yanknilrtlik d* birtt bllflldir irnmi, faydali dejil, bil'akis zararlidir. 

P«ygimbt<i Efpiidlmii : 

■ Vh Knliln, hivituM/. iliinilcii, yaf dijkmeven, yaul Allah korkusuy- 
ln iiftl«niuviin ifoidt'ii vr Ihik st>vi;isiylt' liLremiyen kalbdon sail a sifim- 
rmi- iJ i< In 

lie /.A, Viicr I Vyj.;iimbcrimiz ; 

nCbiUIOI ii A IK I " ti 11 f I mi bir Rfiata rasigeidiginizde, golgesinde oturun, 
r>i i i ■ I- 1 iiiflt n fh< vevin* buyurdu. 

■ Hi/ diiii.vj'uhi »ken gu hid, nasil iiiuinkiiii olur?" sual iizetine ; 

rtLtii- i"iliint> raslgeliiice, ten net a|a<jhirindan birinc tesadnf etmi$ olur- 
Mi»iiv.» riiye izahat verdi. 

iste Hazret-i MevLina da. o cennet agactarmin en cok giilgeli ve mey- 
veli olanlarmdandir. (Sulian-ul-Ulema) oglu Hunkar-i Urafa'dir. Kendisi 
cennet agaci, eserlei-i cermet meyveleridir, Binaenaleyh onlardan istifa- 
de edip feyizlenmeliyiz. 

Yalmz biz h ^arta riayet gostermdiyiz; ki, o da talebimizde sadik ol- 
makdir. Sjdk-u talebi jSyle tasavvur edelirn : 

Bir yaz glinu kirda, bayirda dolagmijiz, Gomlegimiz: terden sirtimi- 
za, dilimiz hararetden damagimiza yap.i§mis. Gune^den beynimiz kaynj- 
yor, derken yol kenannda ulu ve meyveJi bir agag goruyoruz. Etrafa dal- 
budak saliverroij, yaprakJan genisge bir sahayi gblgelendirmij, o gdlge- 
ligin ustiinde latif fimenler bitmi^ orasim ^b'llerdeki CYabalar) haline 



2ft 






Hrlini'd', '■ : ' ' s.'iliibl ytik Gcli'n Ri'V-'n nu yvi' ii I u y< -in dlye, tail 
htiyir tifittihi tarartudan dlkiimis. Vcirguntuk va hus.Uif.tiik dolayistyle ona 
iluf'jru ku^anz. Hat&fetimial teskin jijla rftflyvtJiciden kocanp yeriz, qi- 
monlerinde oturup dinleniriz, §u harek*Uerlmizde hi^ de isteksiilik gfis- 
lermeyiz; hatta riya ve gtisteri^ de yapmayiz. 

Bir diinya agacindan istifade hususunda nasil boyle samirnl isek, cen- 
im:1 aga^lart olan din alinderine ve eenuet meyvesi buiunan eserlerine 
knr§i fla bylcce sidk-u samimiyetle talib olmahyiz ki, kendilerinden ve 
cserlermden jstifade edebilelirn. 



(Miiiha ayniin tusemma inde ebnai liazessekili seisebilcn, ve ind« 
i-shabil mekamati vcl keramati hayrun mekamen ve ahsemi mekiia.) 

Yarn : =Mesnevide bir feyz ^e^mesi vardir ki, tevhid yolunuti yolcu- 
Inn larahndan (Sclscbil) diye adhindirilir. Mesne \i, makam ve keramet 
Miliihlerince makamlann en hajirhsi ve isiirahat edilebilecek yerleria 
I'd (^iizelitlir.* 



Liirinci fikfa : 



k%^ 




«Cennetde Selaebil derulen bir pmar vardu 3 .* mealindeki ayet-i ke- 

iiiiicdcn iktibas edilmistir. 

tlu fikra ile dem^k isteniliyoT ki, Abiret Cennetin.de Selsebil derii- 
Irii bir menba oldugu gibi, manevi Cennet olan Mesnevi'de de erbab-i 
mli'ik arasinda Selsebil tabir edilen bir feyz ^esmesi vardir, 

(T-lnia-i sebi!) : Yokular demekdir. (Ebaa-i liazes-sebil) : yani (Bu 
yoliin yokulan) terkibindeki yolculann, mevlevilik ile mevlevsler oldu- 
|u bazi jarihler taraftndan sdyiendmisse de, Mesneviden yalniz rnevk- 
vilrr degil, biitun tankat ricali ve hatta biitun insanlik feyz almaktadir. 
Mrmda (Dede Omer Euseni), (§eyh Ibrahim Giiljeni), (§eyh Ismail Hek- 
ki Trlveti), (§eyh Abdurrahman-i Takban-i Kadirl) gibi arifler, Mesne- 
i-i'il-'ii feyz alan tarikat buyiiklerindcndir. 

ilele (Mevlana Cami-j Naksbendi) ! 

(Meanevl-i Mevlevi-i Tma'nevi) 
(Hest Kwr'an der zeb&n-i Pehlevt.) 



i tit SiltL-i hw»n : IB. 



wJrrt ':t°" r""T" di> " rek Mmvi -"■- m *"~ *■**» 

nurmo; ve Bayret gostemaijtjr. 

^J*?f2 ■ flkradaki (»«** Mjte^eyi) _ tercfime edildigi gibi - 

butun MM torfald *alikJ E ri ve belki de butun insanlardi 



air. 



IfcJnri fikrada 









1 



*0 gfc chl -i cennet olMibmi, karargahlan fcay.rli ve istirahat y cr ] tr i «fc 

Jefl j^ flk! 't ^ ™* edili ^ r -* D "^'^ <**« «e iilup, Abirette diri- 
TJ va tamdilarfw CC nnet mujdcsi verftamtei-In, K,vamette ve Cen- 
letMH yerfen S ok hay.rh ve cok guzel oJdu^u gibi, k.ndi gayreti £ 
mevhum vsu-ligm* burada feda eyleyen ve : * ^ 

t>na balirindc * ar k oldum, ebed olmem diri oldum!.. 

gibi jSafer ^yleyen ffiakam ve kerSmet sahibleri ifr de Mesnevi, ^ 
kiimin hayirlisi ve absent mckildir. 

piW } .r a.n,ektir. Arabistan'da bir adet varthr. H«k« sabah «a4- 

OlekamatK^U sLilukdeki dereceler minfauwAr. §arih-i fcfe* 
n beyh Ismail-, Ankafavi-nin (Minhac-id-fukarS) ismindeki miihim 
(awwhjdfl, bunlardan yfo danesi tarif edil^^tJr 

(Mfi C1%B ) , Garnet arasmdakl farfc , m0dzeilin p evgamberkrden k 
r.imetin vebk^der, zuhur e tn3.esidi r . ^aeneraen, J^e- 

lakkuUranwr (Ayitt ikiye aynlmas?) bir muci^dir, giinki, Peveani- 
l-.mlena «, buyiigu .].an RasQIuJlah Ef^dm^dcn .ubur etmi tir ' 

H.^ret-1 Omcr'in Med ine minberinde hutbe irad edex'ken, Islam or- 



.hiif.ni Kiifdiatan'dn mtihJi*(tia cdilmek lfh1lkc*;ndf buluuftu$imu ^ur- 
iuiwi, vc: (Vil HiWiyc clrclifl) ylni: *K_\ SAilyt da§a qik* diye sesltv.- 
■ ■ i ■ - : : j , sesini de u mustiJtiuiii kiiiiiandarin duyurmS'S!, bii keranietdir. ^iin- 

l i bir voliyy-t kamilden suJiir etmijtir. 

(Erb&b-i ttukHinat} : Tcmkiti deretesine visil olanlar, (Esbab-i ke- 
rt'unat) : hciTtiz (telvin) den kurtulamiyanlar, terakki ve tedeniuden hilt 
hdmiyanlRr, yuiii birincilerin dereeesine vasil olamiyanlardir. Bunlara 
i Khl-] ha I) de deniliv. Hazret-i Meviaiaa: tSofdcr arasmda ehl-i hal olan* 
!,ir t'oktur. B^akst Rhl-i mak5-m olanJar nSdirdir» der. 

Tnrikat l>uyuklerinden bSEjIari, kerfimet izhSrmi pek de iioj gortne- 
n>i£, hatta bSzilafi boyle kerametler gtistermeye: (Hayz-i deal) ve (Mel- 
.•iii'-i etf^l) yini: «Erkeklerin adet gormesi ve goeuk oyunu* demist ir. 

(El cbraru minhii yekiililiie vc yesrabDn, vcl abram lninhii yefra. 
Itrtiurs ve yetribfatj 

^itv! : *Ebraraan olanlar 1 . Mesne vi'nin manevi ijimetleritiden yer- 
ln i •. e i^erler. AhraTd.in 5 bulunanlar da omm verdigi ne^ve ile ferahla- 
ni|' i^vnavlar.* 

(Ebrar) : (Eerr) in cem'idir, «Onlar kanncayi bile indtmeyenler ve 
i isjla-ii yapmiyanlardir.i diye tarif olunmujlardir, 

Nitekim, Cenab-i Ilak, bu durumdaki kullanni, Kur'an-i Haktniinde 
ijU "iv^tlerlG mujdelemigtir : 

Yani : *Fakat Rabljlerinden korkanlar (6yle mi ya?) AHlarmdan ir- 
miililiir nkar, cennctlcr — kendiJcri i^iitde cbedi kalmak, Ilahlcri katin- 
•Iiiii virriivcck nite ziyifetlcre de konmak iizere — hep oiitarirt, Al lab rr 
»>'"l»nie uian (rtfmeticr) iyiicr icin daba bayirbdu ie .*' 

Me.snev i, sanki gokten geimig il&hi bir sr>fvadir ve ebr-lr-i iimmet, 
mum jnanevi nimetleriyle doyarlar. 

(Ahrlr) ise, nefs-i einmaresini ayak altina almi^ onun bevi ve be- 




{ 1 ) foil-Bftzii angiu olan va kandilyrinden dsha colt baglsa'ariDa "nlzmot edea 

ij|) IiUnyft hayiUHnndan kurtiilarak (fer^ck m fln Ada htimjetc ereplci. 
• lit) Stfr«r-I Al-i Imitn i IBB. 



3D 



t! 



vesjrdcn yakasmi kuriarmi£, Dijnyfl k.i.vrtlnnrt.i.in ve beseriyyct esare- 

tindcn halas olmus zev&i-i azadedir, 

Hersekli Arif Hikmct merhumun : 



vYare Jcul oVmakla buldum, devlet-i hurriy yeti.n 
oihtiyarimla esaret geldi kendimden band!,.. 



dive bir beyti vardir ki, her turtii esaretden kurtulmus ve yalnii Hakk- 
m kulu olmakla hiirriyet devletini bulmus Ahrar-i iimmet Sisinindandir. 

Ha'fiz §irazi : 

«Huner ve marifetden uzak bir gahsin Ustundeki atlas elbiseye, ta- 
nk at miicerredleri, van! hur olanlar, bir paTa vermez* beytiyle bu gibi 
erbab-i hurriyeti arjlatmak ister, 

Mesnevi §erifin : 

■OruK. bags m kir ve hiirnyetini bul. Kc vakte kadar gunius ve al- 

tiri kiiydiyJe bag I amp kalacaks>n?n dive talimott ve ; 

•Knlbi nurJu bir iistad-i kamilin bendesi olman, Fadi$ahlarin bas 

Iflci cilarak kadar yiJksdmenden daha iyidir* gibi telkinati, fstignames.- 
reb ttfcmlnr i luirnyetin ztvkini ve azadeligin sevkini getirir. 



(Vehiive ke Nili IVfisra scrabun lissabirinc ve Uasratlin ala ali Fir'- 
avne vel kafiriu.) 

Yani : « Mesne vi, Mis ir h daki Nil nehri gibidir. Sabu ve mikahede er- 
babina ab-i hay&ttir. Fir'avn ve etbai gibi kufiir ve dalalet ashibina da 
ayn-i hasreltir.* 

Bu fikralar Sure-i A T rafdaki : 



32 



Yani : -Bunun uterine biz de, ayn ayn mu'cizeler olinak llzere b&flu- 
i ma tQian, qekinjc, hajerat, kujbagalar vc kan gbnderdik. (Boyle iken) 
vim. (iman etmeyi) kibirierme yediremedllM. Onlar 6yle giinahkarlur 
Mfiruhu idilcr. tJzerlerine o azab sokiince: (Ya ftlusa, dediler, bizim ifiltt 
Kiihbine — sana elan ahdi hlirmetine — dua et, Eget bu a*abi Widen ayi- 
np sivmrsan, andolsun, sana fcat'iyyen iman edeccfiz. Andolsan, Isrud 
nrullanm da seiiinle beraber mtitlak gSnderece^iz.) Vaktakj biz, kend.^ 
Icrinin eri^ecekleri bir miiddete kadar, onlardan azabi gidetdik, bir de 
n* bakarsitii Qniar, yeminlerhn bozuyorJar bite. Aftik biz de bunda lytt- 
lirimizi yalanladiklan, onlan umnrsaniadLklan icin, keiidileriudcn mil* 
lura nlmak istedik de bepslnJ denizde )j#0iW* ayetleri ile hikaye bu- 
>urulan kissaya i^arettir, 

Malumdur ki Yiiaiif Akyhisselam'm dSvetiyle Ken'an ilinden Ui^n 
i'L-]en Ya'kub (A.S.) ile evlad u ahfadi, ba^langicta oTada muazzez ve mti* 
tenon lutulmuslardi. O vakit Misir h^kumetindeki Fir l avnlar {Hikso*^ 
bjr'dan) onlar ise Amitlika ArabLanndan idi. Sonra yerli Fir'avnlardan 
Olup 18 inci sulileyi te 5 kil eden (-Amori!) yahud (Firra£mot™ S ) Hik- 
lOBkn cenubdan simale dogru siirdii. Halefi (Tottnozis) ise cnlan bu«* 
bfltufi gikanp, Misir'i tem^miyle idaresine aldi, 

Arabhk ve IbramJik akrabaligi dolayisiyle Hik^slar, Bern lsrailf 
lii it- met ediyorlardj. ^unki Arablar Ismail, tbraniler Uhhk Peygambcr 
ju-sllnden idiler. Miwrli Fir'avnlar ise onlara esir muamelesi yapma^n 



til J SAte-i A'rM: 133-136. 



-: 



ve taaary* islerdo kull*tim*$a b^hidil.*, Hiv tfoftalmabriiuhii gdcin- 
dikleri Igin, erkek «;ocuklanru keiitiJcr. NiMyel Hazreti Musa, Pevgam- 
ber oldu, Kelim-iillah Hazretlerl, iki vazjfe lie miikeUefti, Eiri, Misir b&U 
kim ima^a getirmek, di^eri Beni israili Arz-i Mev'uds. yard Filistm ci- 
hetine gotiirmek,, orada bir idare tegkil etmekdL 

Ha*ret-i Musa burdan Fir'avna soyledl Fir'avn imana gelmedigi gi- 
bi, bedava amele deraek olan Bent tsraili de ka^irmak isteniedi. Bazi ki- 
taplarda bu Fir'avn adi (Velid bin Heyyan) diye gQsterilmi 5 tir, Fakat 
dogru degildir. Qiinki (Velid) Arab adcdir. Ha*ret-i Yusuf zamamndakl 
Fir'avn, ArabUrdan idi Lakin Musa (A,S.) devriadeki Fir'avn, Arab de^ 
gildi, tabiativle adi da {Velid) olamazdi. 

Hazret-1 Mevlana' : 

-Birenklik, renk esiri ohmca Mii&a, Musa iie kavgaya ba§ladi» bey- 
tinde, MGsa'mn Firavnj olan jahsm adimn da Musa oldugumi soyliiyoV. 

Is.te bu fir'avn, Hazret-i MusaW teklifferfni reddedince, Kelimul- 
bh'in duasi ve m&dzesi eserf olarak Misirblar birtakim belalaraugradi- 
lar. Bu belalara Tevrat'da {Mesaib-i a 5 ere) deniliyor ki, ? «itieri sun- 
lardir : 



I — Nil sularmin kan renginde goriinmeai. 
, 3, 4 — Her tarafa bit, kurbaga ve haserat ligusmesi, 
J - fltiyvanlann vebaya ugramasi, 
fl - Ifisanlann <,ibanlara tutulmasi, 

Ddu yagip ekinlerin mahvolmasi, 
• — (!*klrgL' yagmasi, 

SI* biumasi, ortabgm iig gun kararmasi, 
- Uimnlflrdfln ve bayvanlardan. ilk dogan eocugun olmesL 

Kur'An-i K#rWde, bu musibetlerin heps! zikredilmemiiftir. 
Kur'in. tdrih kitfibi degildir. Tarihi ba2i vak'alardan bahsetmesi, 
rm iriaatilnra ibret, olmasi icindir. 

Nihiyet Fir'avn, Beni Israiltn Misir'dan cikmasma izin verdi, 
viler, MJladdan lfi4l yil evvel, nisanin 12 nci geceai yola ^iktilar. 
gece. aceieden mayasiz efcmek yediler. Yahfidilerin § ins<llkl hamursu! 
bayrftmi, Mjmr'dan gikxjJarinin hatira-I §ukranidir. 

Fir'avn, verdigi bsne pieman oldu, Beni bratl'i geri cevirm&k i^in 
ordudyle buraber onlan takibe gikti. Sijveys Kdrfezinin Misir sahllinde 
yrtlfti. Hsiretd Musa lie ummeti, mu'cize olarak denizi gecti, Fir'avn 
ile ordueu bogulup gitti. 

Bijulan, Beni bx&il, denkin cezir halinden istifade ederek karstki 
»4hite ge^ti {!) dlye bunun bir mu'cize olduguna inanmak istem^ler. Oy- 

34 



^iinki 
onla- 

MuEe- 
Hatta 



It do oka, hu^kertln co/lr ?,iimanma tpsadiif BttlriUjl, Fir'avn ile ordusu- 
iii in di'iiudeki yollnra gifince meddin baijlamuM ve i,>nlan bogmasi da yi- 
lii' l Hi- mu'cizedir. 

MiJ'm kan renginde gbrunmesi; Kibtilpre, yani Misir halkina mah- 
mii bir twld idi. Sibtikr, yani Beni tstl&l, su olarak j^iyorlardi. Hatt3 bir 
Kibti He bir Sibti'nin bir kabdan beraber i^mek istedigi, Sibti'mn tarafi 
mi, Kibtinin tarafi kan gbrundiigvi rivayet olunur. 

flaKrel-i Mevlana da : 

-Manevi hayat veren su sozler, Nil suyu gibidir. IlaJii onu Kibti si- 
iri (jJitnlara kan gibi gosten diyerek Mesneviyi bu itibaria Nil nehrine 
iH-nzotiyor, Onun erbab-i ihlasa ab-i hayat gelecegini, dinsizlerin ve miin- 
hnliTiu ise nefretini ve istifadesizligini miicip olacagini haber veriyor, 
ItukSkate:. boyledir, Kar'an-i Kerim i^in (Esatir-ul-ewelin) ySni .Eski 
mJisallar. liezeyanmr edenier oidugu gibi, Mesne vi icin de kurt-tilki ma- 
i,i i In i diyenler vardir. Cenab-i Hak f Kelami Kadimi hakkmda ; 



f^$£^jf*^&k 



Yani ; -Allah O'nunla bu: joiuau $a§irtn- s yine onunla birjoffunu yo- 
!■ ni-llrir",» buyuruyar. Kur'an dolayisiyle insanlardan golunun delalete 
•I lecegini, ^ogunun da hidayet bulacagmi bildiriyor. Kur'an oyte oidugu 
gibi, Mesnevi de oyledir. Kitekim Sahib-i Srifi de : 

-Kur'an «ibi bbim Mesnevi de bazilanm hidayete, bazilanni dalale> 
tt KPvkedet» diyor. 

(Vc bmebu sifaUssuduri, ve cHaii) ahasani, vc ke$5&*til Kitr'ani) 

y&ni : «Mesnevi, kalblerdeki rnarazlann ^Jfasj, Diinyanm varma h yo- 
,..' i-hi'Mjiniyet vtirmckd^n ileri gelcn biiKjnlerin ciJasi^ Kuv r an-i Ke- 
ftm'tn de zahirS ve batini ap-a?ik manasidir* 

Hli likralarm ikisiyle Sure4 YOritis'deki i 



M2} Sure-i Btknrii : zfl. 



35 



• %£&> 

Yani : «Ey insanlai; Rabbinizdcn size va's u nasihat ve l$inizdeki il- 
letlere ^ifa, bit de rnii'jnlnteru hidayet ve rahmet olmiik mere Kur'ati-i 
Kerim gelmigtir. Habibim; haber ver ki §u (jelis, Allab'iu failu rabme- 
tiyledir, l$tc faun dan dolayi fcraliiasiiJar. Kur'an, ba$kalanmn topladigj 
tnal ve servelden hayirhdu*",- ayetlerine i§aret qltoanustttpi 

flak siibhanehu ve tea la, kitab-i munzeliniti gifl-i sudur, bfiis-i fcrah 
ve stiriir oldugunu bii ayetkrle bey an buyurmu$, onun tefsir-i mebanisi 
ve kefgafi meflnisi olan Mesnevinin de o haasaya mazbar oldugunu na- 
siim-i ukiiirli ifade BylQmljtir. 



Bu fikralar He Ki.- '• i . '.>!.. 



y.uu ; «£iinkii o (Kur'an) bir ftgiiddiir. Binaenaleyb dileyen onu lirb 
In. O, (Allah indir.de J ?ok serefli, kadri yiice, tertemifc sahiftlerdedir. 
iMvuiL'tli, sevgili, takv a sakibi katiplerin elkriyle (y azilmigt i r ) H . » 



S6te-i VakrMdakf 









<V*»t*llliJt crz&ki, ve tetvibtil ahJaki) 



»Miin*vJ, nziklann gemglemesine, ahlakm da iyilesmesine 



(tubebdir.t 

Fakr-u hilinuV-n $lkflyc>t t-den blr sahabiye, taraf-i Risaletden : 
•Dfiima nbdeitllJ buhiii, mkm gentler* buyuruJmu^tur. Mesnevi de 
okujati ve dinleyenlerine, maddl vc mane v J temizlige kavusup, kotii | 
huyiardan sakinmayi hemen her sahifesinde tavsiye eylemektedir, Katta 
ilk hikayesinin mevzuu: nefsin tezkiye ve tasfiyesinc dairdir. Blnaena- 
leyh, tavsiyesiyle amel edenler loin nzk* arlinci ve ahlaki iyile§tiricidir, 

(Rieydi ^eferatin, kiramim beraratiu yemneune M el la yemessiihii 
illel miitahhetfln. Tenia Him rairrabbil alemin.) 

Yani ! «Mesnevi, kerim ve salih olan katibler eliyle yaiilmi^tjr; te- ; 
mi* olanlardan bajkasim Mesnevi'ye tern as eyiemekden raenederler. Mes- 
nevi, Habb'ul-alemind&ti ilham olunniuj bir kitabdir.j 

(IS) Sdre-I YUnfts ; 57-5S. 






,.iiii ; sMiihakkak o, elbette 50k ;cre£li bir Kur'an'dir, ki siyanct odilmif 
lilr tfitnbda (ydJZlU) dir. On a tain bir surette temklenrai^ obntardan bnj- 
ItHhi l-I suremez. (O) akmlerin Kabbmd«n mdirilmedir is .» ayeUerine iga- 
ri"t odiltoigilr, * 

(Sefere-i kiram) yani : *Kur'ani yazan katibler, cnu ievk-i mahffl)!- 
il.in bjtins4b eyleyen meleklerdir.» rfenilmi^ vahiy katibligi hisinietlndi 
bulurtamn eshab-i kiram oldnga siiylenilmi§tir. Bu takdirde (Suhufu 

C..;l ■,-<? mutrihliara), uioileruit Kai- 1 !!^ ayctlcri y-ixih.n vt; r .abl! v . . 1 

*«*k yi.'rlerde muhterem tutu Ian '.ilvt aayfalarniir. 

fKilab-i meknun) itfn,, muf-- -■srlerderi bazilan (levh-i mahfQi) dc- 
ihij, bizilan (layeme&sijhu) daki imid, (levh) a'irca ile *levb-i mahfil- 
U nn'l;like-i mutabharaden baskasi -Ajmas odcmez ve oradaki esrira 
mut." :il i olamaz* tefsirini yapmi?; bazilan dn zamiri, Kur'an'a irca jle tKe- 
l&ttVi llahiye, yani Mushaf-i §«rij£e pak ve abdestU olmayan, dokunama/* 
m.irmsim vermigtir. 

Hiiseyin Vaiz, telsirlnde (Bahr-iil-hakaik) dan naklen diyor Jd; «Bu- 
1 iidflki (mes) den maktud: Kur'an esrannin inki§afidir. §u halde, ayet-i 



1 14) Bttt-l AbtfSPi n-ie. 
1 IJ5 > Sfcre-I Vak:fl : 1 7 -80, 



36 



S7 



celiknin manasi *Oi>yr vc gaynhk vefamindsn kurtulamiyan, Hakki halk 

aynasmda, halki da mir'at-i Jiak'da goremever, kimse, Kwana temas 
edemez, yani ondaki Jlahi esiira muttali olamaz.. demektir. 

Mesnevi de ilbam ydiyle canib-i Hak'dan nazil dmustur. Hiisamiid- 
dm gelebi, ve gimdiye kadar istinsah-i Mesnevi hizmctinde bulunan sa ~ 
Uh kfltibler eliyte yaeilmi? ve her yerde yuksek ve muhterem tutulmus- 
tur, TaMret ve salah erbabmdan maadasmin ona temfesi, yanf mutalaa^ 
aiyle dinlenmesmden feyz-i marifet ataiasi kabil deglldir Cunku oyle 
napak olanlar (Samiri) hilkat blrtakim gahislardir ki, (lamira) tehdidiy- 
le Mesnevjye yakla$madan uzaklagtinhrlar. 

Samiri : Beni isjiflden ]up, altin busagiy! yapati ve Yahudileri ona 
taphran adarn idi ki, Hazret-i Mu £a tarafindan Janetlenmi 5 ve kavim 
arasmdan kovulmu*tu. Biri, yanina geta ikisini de deh^tli sitma tutar. 
ve tinir titrdirdi, Onun igin bir insan gorecek olsa, (lamisaj) van.' vak- 
lagrna, dokunma. diye bagmrdi. 



(U ye'lthil botilu mim beyni yedeyFri vela miri Halfihi Vallahii ye J 
stdtthfi v, ywkubtib* vrtiiive haynm hafizan vehbve erhamurrahimm.) 



Mjrni, i I'll.,- 



%\VM% 



4^ 

Yani | -Kafirler, kendilerme gden zikr-i ilahiyi, (Kur>an~i Kerimi) in- 
kar ettiler. Halbuki o, hakikaien bir kitkb-i azlzdir. Omm evvelinden de 
sommdan da batil zuhut etmez. o (kitab-i kerim) hakim ve bamid olar, 
Lenab-i Hak tarafindan gbndcriimigtk'*.* ayetlerinden iktibas ediljm ? ti. 

Ucncii fikra da aynen Kdam-i ilahiden muktebesdir. Hazret-i M«8 
Jana bu fikra ilt diyor ki ■ 

Canib-i ilahiden vahy-i miin!M!l olan Kur'ln-i Kerim, nasi! avn-i sa- 

medanideise, onun ewdinden de, sonundan da batil zuhunmaimkan ve 

ihti mil yoksa, Mesnevi de .oyledir. ilham-i Habba^i eseridir. Kendiainden 

(161 SQre-i Fussilel ; 41-42. 



HikHk /uhuruna inikSn yoktur. llatt* iplAli vr ■ jtiir i Tr dp kabil deflildir. 
NlU'kim ytdind did namiyle bir ilave yiptllnit, vr fiUru bir Mevlevt fey- 

I ■ |ci hettirilmlgse de umumun mokbOln dirnnmiij, Mtsnevl'dn aafvu- 

i ■' iliyyesi bozulmamigtir. 

( Vr It'lift d kaabiin iibaru lekkabehullahu leala biha.) 

.', i sayilan geylerden ba^ka, MeEnevi'nin birtakmi lakabJari daha 
■■ - 1 r 4 1 j r ki, onlar da Allah tarafuidan ihs^n buyumlirsugtur. 

(Liikab) bir geyin asil israine ilaveten verilen vasiftir ki (te^rif), (Id- 
nf) ve (lusliif) dlye u? derece i'tibar olunur. 

(LAkab-i togrif) : tsme ?eref verir. (Nazim-i Mesnevi) gibi ki, Haz* 
i- I i Mpvlana Celaliiddita-i Rumi demektir. 

(liiikab-i tartf) : tsmi anlatir. ^arib-i Mesnevi Ismail AnkaravE gibi. 

U.i'ik.ib-: tashSf) : Ismi, tahkir eder. Meghur Cinci Hoca gibi, 



iCiSi'vJji&v; 



Aril : «Hiribirinize hoja giimeyecek ve gikendirecck lakablar taktnayi' 

"in:" " nebyi, bu ugiineii kisim i^indir. Mesnevi'nin jeyilan ve sayilma- 
iiu lakablan, l£kab-i tegrifiyye kabilindendir. (Satni-iitoe), (Hdsomi- 
ii.iimi'I vu (Ma^-i Kur'ati) gfbi. 



Manret-i Mevlana bunu haber verniekle beraber t buyuruyor ki : 

(Vckit'sarna ala huze! kalili velkalilii yedullii aldkcsiri vel ctif*«m 
ii'ilitllii del gadiri vel hafaelii tediilKi aid beyderiJ kebiri.) 

\ ii : iBiv;, ^u birka^ lakabi aoylemekle sozij kisa keatik. Az, $oga; bir 
ii-irpila su, bir gtile; iki avij^ dane, biiyiik bir harmana delilet etdigi gibi, 
Injuni?. lakabiar ve has&alar ds.diferleririe i^aret olabilir.* 

(Vi'kiiliil abduzzdriit muhtacil ihi rabmetinahi teaJa Muhammedtlb* 
ml ^f^!l^Hmmedtb^lii! Huseynii Belhiy tekabbrlaJlahu minhij-) 

>.n . : "Allah Teala'mn zayif bir kulu ve llahi Rahtnetin muhtaci bulu- 
ji.ui Muhammad bin Muhammed bin-li Hiiseyn-il-Bdhi — ki, MesnevL- 
i u n nar,rrti hususundaki mesaisini Allah kabul etsin — der ki» 

l>ergah-i llahi yakinlarmm en riyade arzii ettigi ve nailiyyetile if- 
Wblp cyledigi raertcbe-i ulya (Abdiyyet ■— kulluk) nwkamidjr. Allih'in 



(171 Srti-i-i Hueurfll : II 



en ziyade seydj^i ismin (Abdullah) nldufu bir Hndis-i §erifda beyan buy- 

rulmu§tui\ Sultan-iil-Enbiya Efendimiz, seyytd-i kainat vo servcr-i mah- 
3ukat oidugu hllde, lisan-t ilahi, hakk-i risalet-penfiliisinde (abd) tabi- 
Tihi kullanmig. 

Yani : flKulunu (Mu hammed S.A. Vesellemi) bir gece Mesdd-i Ha- 
ram 'dan (ahp) Mescid-i Aksaya kadar got tire rt (z&t-i eceile ve Silt her 

turlu nakiysalardan) miineuehtir 1B r » buyurmu§tur. 



Keza (Ruhullah) ve (Kelimetullah) 
Hazret-i Isa : daha b&jikde iken : 



derecelerine yiikselmij alan 



A 



^^Su^Sji^to §JJ 6 






Ydnl -(Tafi dllt- fltdip) dedi ki; Ben hakikat Allah'in kiduyum. O, ba- 
irn minp vrrtll. Hi-ni peysambei? yapti. Beni mubarek kddi la ,» diyerek 

AllAh'in kulu otmakln iflihiir etmisti, 

Ilirlntiynnljir, [ln/n>t-i Isa'yi Allah'm oglu, hatta Allah yaparlar; 
bun 11 yiipmitklii d;i -»«n AUnh'm kuluyum* demi§ olan Hz, Isa'yi tekzib 
•dorltr dp, kft| yupayim derken goz cikarmi^ olduklarimn farkma var- 

Buyukli*rin limturtmdn tekebbLir degil, tekebbiire az da olsa, delale- 
ti olan Uihirk'rin bile kuilemlmas!, nezakete aykin sayuir. Onun igin 
(Ben) diyecek ycrde, (Bendeniz), (diiaciniz) ve (fakiriniz) gibi sb'zler 
sarfolunur, VaktiyJe saraya mensub olmak, imzanm iistiine (Bendegan-i 
hasret-i §ehriyariden) tabirini kondurmak iftihara vesile olurdiL 

Kibriya-yi ilahi ise tabtf biiim bildigimiz biiyuklerin. azametine as- 
la benzemez, 

Bii^uksiln llahi, huyiiksun biiyuk t 
Buyiikluk, yamnda kahr pek kiigiik!.. 



(18) Stire-i Esra : 1, 

(] 9) Sflre-I M«yem : 30-31, 



40 



1 1. . ■ a Kibriya-yi bilenahiyi dtilm 1yJ Idi 'i. i In biiyukler, O'na kar- 

i tiVH U.d vp Ihtiyic lie muflebir biiUmui Binfci tialeyb kendilcrindeH 
r. i rt-i i'jifl, baliiri: fakir gini tvs&i iLr fcmhfcudi'rler. 

Hazret-1 Mevlana'nm : 

Men bendc §udem 3 bcnde fudem, bende $iidem, 
Men bend? behaclet beser-ejgende §ude?n, 
Her bende §eved jdd ki azad §ev&d t 
Men $£d ezanerfi ki tura bende ^iitJemj 

Ya-ni : «Ben fcul oldum. kul oldum f kul oldum, Beti abd-i zalf, kiiUu- 
ftumu layikile if a edftneiligim i^in utandim vc ha^imi oniime e^dini; het 
Mile, UJvd edilince sevinir. tlahi; ben inc. sana kul yldugiim i?in sevini- 
■ninnn." 

Rubaisi, bu n'jakamds :ici>li?nilmi5 olan en ustuti sozierdenthr. §ura- 
i da hiJinmelidir ki, sureta mutcvazi. lakin nianen pek yiiksek olan bu 
;rvu:-: ivK^mm ibadetleri gibi, ubudiyyetleri de mabud-i yeganeye miin- 
i,;iNidi:-, Onlar: ^una-bura, huluskarlik i^in arz-i hiirmet etnie^Ier, Bel- 
l i-n ekabtre reverans yapmak i?in degil, namaz esnasinda rCiku' i^in egi- 
Kr, Elleri r ^enginlerdeu sadaka almak %in de|il, Nigmet sabibi olan Al- 
Ifih'e dul etmek i^in acdir. 

CHakim-1 Senai) hazrctleri, kendisini ziy arete gelib de bir kese al- 
ii ii birakmak istiyen Behram^aah'a: ^Altini ahalMen toplayip da aa^mak- 
dunsa, onu almamak daha iyi degil midir?^ meaiinde bir beyit okuyup, 
keseyl ieddetmi§ti, 

Hazret-i Mevlana da, sail an an bukfimetiyle bobiirlenmek isteyen 
Knnya'daki Sel^uki' biikDmdarma : 

«Rcn iahtdan inib tabiita hincii salilardan dcgilim, Benim muiievi 
Milt una! Eermammm unvam (llalidine ebedeii) ayetidir buyurmu^tu. 

lh.lasa '. Evliyaullah hazerMinm ^iari: AUah'a kar?i kendilerini fakk 
■ ',i]'[:iek, insanlara kaiji da minnet etmemekdir. 



(k'tcliedtii fi tctvilil manziiniil mesneviyyil nju^emili alel fiuriilbl 
vi-iiiu'vatiiri \c itiraril mekalati rt diireridddalali ve tarikaliiilihadi vc 
hndikatJl ubbadi kasiratil niebaiii kesiralil meani) 

Yani i Hazret-i nSzim buyuxuyor ki: «Garib ve nevadiri (4mll, ptf- 
|«k mnkBleleri, &§ikaT dclillen bavJ, 7!ald(ih'v!n yolu, iibidli-rin ^-vinv yt'il 

41 



i ^mttttttmi 



£?££3£2." Mm * k] «- v m ^ 

r srjrjsr mb^S* - SS5 ■as 

sirruhudur. ' y * ?an < Ebu Ha^lirms-Sufi) kuddise 

Zahid Ue abidin tarifinde ■ 

2 kl hr tG *** ****"* d " Shid) di" 5 ° k her ne ise ' ****• 

Wra, ^eme^r eftsfeH erf ^ -^ 

G6r« z^nemn nice j|WM*«E - , 

H< «j«k b E „, m amma> dh]d Mnsin j^* wmis 

- Ceitib-i Hak, meta'-i Dijnvi Mn- ht*un j ■ - 
& a*lamajj* bp^lam^ a kanadt ^^^dsr r deymee, ball 

tft. MesncvJ-i ?erif riv ^.. «5^ .H™ * 1,1U ^%8fc 
him Edhem gfcj l»ffi 1 iSSM^2S^ ^ ^ ™ *** 



suaiinde bu- 
Seri kaljle 






s!ih we kavt aklt ve nnkll ■ L ■ ■ J l L I o t- i havi hit cwrdir, Htrn de «Bana az kc- 
liiiiG ile 50k mini I fade etmek hassasi verfldii buyucan Pcygamber-J Ek- 
burlmtzm veraset-i kamilc&i eseri olarak, s.?. kelime ile 50k mfRlji ifade 

§imdiye kadar okuyabjldigimis fikralardaki lafidarin azhgina kat^i, 

on! an ^cizane §erh icin soyledigim aiizlerin goklugu, bit hususda en par- 
Uk bir burhandn - . 

(Listida-i seyyidi ve seaedi ve mu'tcmedi ve mekanerriihu min cese- 
ib ve ze hi rati ycvmj ve &adi) 

Van! : *Ruhum mesabesinde olan, bugiin de, yarm da manevi zahirexn 
buiunr.n seyyidim, senedim, miitemedim Hiisarnuddin ^elebi'nin talebiy- 
Le Mesncviyi tanzim eyledim^ 

£elebi Husamiiddin hazrfilleri, a^agidaki fikralarda bey an buyuru- 
laca|] uzere t aslen Kurddur, yani Tiirk Irkindandir. Konya'mn e^raf ve 
fiyamndaii iken, yalmzbgi ihtiyar eyLemi^, Ha^ret-i Mevlarta'ya intis^b 
L'derek on seneden fazla hizmet^i Mevlana'da bulunmu^, Mesneviyi yaz- 
mak va2[fesile admin eberiiyyen amlmasma muvafiak olmuijtur. Hazre- 
l-i Pir'in kendisme fevkalade teveceiih ve muhabbeti vardi. O teveccub 
sayeslnde klmil ve rnukeramil olarak yet^en C«lebi s daha Hazret-i Mev- 
lana'nm hayatinda ve (§£yh Saldbuddin Zerkub-i Ktrnevi) nin vefatin- 
rina sonra, mQntesibin-i Mevleviyyenin tesJik ve terbiyesiyle meggul olur, 
fidetl (Tarikat^i dedelik) vazifesini gbriirdii. Hazret-i Mevlana'nm ve- 
f.'ittndan sonra, (Sultan Veled) in israriyle makam-i Pire geemi?, 12. se- 
Tic Mesne vi okutmak ve halki ir§ad etmekle me§;g<il olmujtur. Ordan 
sunn da Sultan Veled Hazretleri, babasimn yerine oturmu^tur. 

(^elebi Hazretlerinin nazar^i Mevlana ile nasil yeti^tifini ve s,eyhin- 
den nasi! ve ne derece mustefid ve mijstefiz oldugunu, bizzat Hazret4 
Pir'in gerek bu mukaddimede, gerek sirasi geldik^e Mesne vi metninde 
gbriilecek iltifatmdan anlamahdir. 



(Vebiives§eybu kudvetiil arifin, ve 
vera emlniil kultibi veuniiha.) 



imamiilhijda velyekin, mliglsiit 



Yani : *Hiit;am.iiddin t^elebi; ariflerin muktedasi. hidayet ve yak in 
t'rbabimn rehberi, kalb ve akil sahiblerinin emini, acizlerin intdadma ■ 
yetljaa bir seyh-i karnil ve miir§id-i mukemmildir.i 

(Vcdiatullahi beyiie balikatihi ve suffetihi Ei berraytebQ ve vesayi- 
tm linebiyyihi ve habayahQ i r nde safiyyih.) 

YanS : «Hiisarnuddin ^ekbi, mahlukat arasinda Allah 'in emaneti, in- 



43 



Eger medisindeki fukara takimim defedecek ol,,™*». wfe * ,- 
— Onu yapamam, cevabim almijlardi 

*<*, tan y a ^S *&&***" Kure> - in ""^ B8]mssi "• 

™ J-f~' akllesi 1 ' IsW8U " bu arz4su ' P ek « b « Wt soy*, cam™ w»i 



■in 
ni 



* ^ 



■i 






>j*», j 



Kllfcikl MU Ekrem, Kurey, zen g i n l e ,i n& CEVab vermeden ^ 

tiJZf n " Silbnh ' ^^ Kah[erine - *°* °'»™ cemaiini' dileverek dua 
Mtnurl (huzuruiitfan) ko£ma*i.> ww™*, qua 






J 3 3. 
52 



II 



■ — 






Yard : -Sab ah, ak^am Rabteriiic (sirf) O'nun ccmaiisi diteyerek dua 
im] utile tie bcraber catidati sabc (usebat) et. Gftzlerim onlar dan ayirnna 
-.1 ayetlcri nadl oldu. Sureta fakir, fakat manen herbiri bir emir olan 
o zevat-i kirarna iltifat Uiyurmasi Ateym'ssalat Efendimize emredildi. 
^unki onlar, fakr-ii zar&retteri dclayisiyle Kurey? zenginlerinin men- 
iiitu olsalar da f sidk-i niyetleri ve safvet-i kalbiyyeleri dhetiyle Allah'- 
m makbulii idiler. Hiisaimiddin gekbi de o sahabe-i kiram'm izinde yii- 
ruyen bir 2$t-l JWElf oldugu i?in r Allah'm peygaraberine tavsiye etmi§ 
nldugv aev3t-i ILHyye ciimlesindendir. 

(Vc Habayahii inde safiyyih) e gelince; Ev3iyaul3abdaxi bir kisnumn 
vilayeti, vilayet-i baiiyyedir. Onlar m mahiyeM maneviyye ve kurbiy- 
yet-1 ilahiyyesini Zat-i Banden ba^ka kimse bilme*. 
(Evliyai tahte kuba?, M ya'rifuhiim gayri) 

Yartt : «Vcliii;riniin bazikm, goriinmeyen kubbeleTimiu altrnda giz- 
lidir. OnJpn bend*n ba^ka kimse tamyamaz.. hadis-i kudsisinde bildirl- 
len rical-i me^turinin dereceai, hatta Melek-i Mukarreb ve Nebiyy-i Miir- 
\.vMn malumu degildir, Husamuddin (^elebi de mesturin-i ilahiyyeden 
Itiridii, 

Hazret-i Mevlana, bir gazelinde j 

Mealen : «C emal^i manevi ashabim hususi kadehle IzSz eykdikleri 
ludvet-i bassa, yabanci giremes, Ruh-ul-kudiis, yani Cebrail t <j meclis-i 
iinsLin di§mda kalir, Hizir ise ai^cak perdedan olabilir,* buyurmuftur. 

Mevlana Cami kuddise sirruhu'nun (Nefehat-iil-iins) tercumesindc 
tlmi'I ^elebi der kl I 

«Hak siibhanehG ve Teala nUbuvvet burhanim ksyametedek baki 
*y terms ve evUyayi ol biirban i^harma sebeb kilmi^tir, Ta pej^veste SySt-i 
Mi-ik ve huccet-i sidk-i iluhammed (Sallallabii Aleyhi ve selJem) zahir 
da ve onlar i alemin vdlileri etmi§tir. Asmandan yagmur f anlarm ekda- 
mi berekatirida nazil olur ve zeminden otlar anlann saffiy-i liimmetle- 
riyle biter ve kaiirtere miislutnanlar anlarm takviyeteriyle nusret bulur- 
1b r, Ve- onlar dort bin kimesnedir ki, mektQmlardir ve biribiTini anla- 
tuftzlar ve sQret-i hallermi bilmezler ve cemi-i ahvalde kenditerinden ve 
haJayikdan. mestuT oliirlar.* 

Nefeh&t-iil^iiTis terciiniesinde, evliyaullahm cnvairia ve dereceterine 
diir epeyce mal&mat vardir. 



(32) 5flre~l KtH : *&. 



ft 



(Miftiihu li:L/.;iin)| .n-.,i, tiiiLim hiinu/ll ivr-.{\, l-Iiu) fctf&tlj IhisLimiJ) 
hakki vuddinj Husen itlnii Muhammed ijlmi Huseiul ma'rfljj bi iluii ej "■■ 
Turk,) 

Yani : -Qelebi; ar$ bazinelerinin anahtan, feif§, yani ycr defineleri- 
nin emlni, zahiri ve b&tini bir^ok fazilet sahibl, hakkm ve dinin keakin 
kiiicidir. ismi: Hasan bin Ml hammed bin Kasan'dir. {lbn-i ehi Turk) 
denilmekle tanmmis.tir.» 

Su sifatlardan Qelebi'nin kutub oldugu ve seraa ve arzm manevi 
idtfresimn ona verilmis bulundugu anla^liyor ; 



(Ebu yeaidil vakti ve Ciinejdiizzpmani, Siddik Libnissiddik Raziyal- 
lahii anhU ve anhum,) 

Yani : 'Hiisamuddin £elebi; vaktin Bayezid-i Bestimisi, zamanm Cu- 
neyd-i Bagdadi&idir. -Siddik oglu, Siddik oglu Siddikdir. Allah, kendisin- 
den ve aba vu ecdadindan razi olsun,* 

Bayezid-i Bestami (Kuddise sirrubu) hazretleri, kibar~i evhyaullah- 
tandlr. Horasan'in Besiam ^ehrinde dogmu^, bir asir kadar yasamif, 260 
tarihinde irtihal etmistir. fcmi: (Tayfur bin tsdj id!. Sati yye kitablan 
menakib-i aliyesiyle doludur. 

Ezcumlc su fikrasi meshurdur: Muddlerden bin: *Kiirkunuzden bir 
parca lutfetsenia de teberriiken ustumde rasisam. demis. Hazret-I B aye- 
Kid de: <Oylum; sen jabs, da aciam ol. Yoksa Bayezid ! in kiirkumi iistun- 
de tasimak degil, derisini yiizup igemine girsen bile faydasi olmaz» ce- 
vabim vermi§tir, 

Seyh-iibekbcr Muhyiddin-i Arab! (Kuddise sirruhu}, (FiitLihSt) in- 
da buyuruyor ki: <Makam-t Muhammedi fiiyuzatindan Bayezide, bir ig- 
ne ueu kadar verilmisti. Tehammul edemedi: (Subhan? ma azame gani) 
demeye basladi. Bana ise bir sa'ra, yam kd kadar feyz-i Muhammedi ih- 
san olundu.* Seyhin su if&desinden, feyz-i Muhammedideki icnsuzlugu 
ve zat-i akdes-i Risaletdeki buyuklugti dusimmeli!.. 

Hazret-i Ciineyd'e gelince: Bagdad'da yetismij bir arif-i ekm.&ldir, 
(Imam-i Safii) ve (Sufyan-i Sevri) den dors okumus, day i si Hazreti 
(Sakati) den siiluk gdrmustiir. Meslek-i tasavvufu, muntazam ve mazbut 
bir hale getirmi?; bir^ok uraf4y-i iimmet kendisindcn feyz almi§tir, Tu- 
ruk'u aliyyeden sk=srisirin silsilesi kendisine vanr. Sofiyye arasinda 
(Seyyiditttaife) unvaniyle yad olunur. fiivayete gore, 207 tarihinde dog- 
mu§ h 208 de irtihal eykmi§tir. Bayezid-i Bestami lie muasir idi, Haareti 
Sakati lie birlikte medffin bulundugu tiirbe, Bagdad'da me^hur ve ziya- 
retgah Jmi^f. Cuneyd'e his bet edilen ta$ basmasi farisi bir divan, onun de- 
gildir. Qiinki nazm-i farsiye dbrdiincii asir ibtidalannda bajlanilniistir. 

Ifte Hazret-i MevJana'mn ifadesinden anla^ildi^na gore, Husimud- 



« 



,| " L <.>k'bi d-> bu jhl ;.ii i ..I. in n iarncetiria ^uk^lmis ve soyca siddikiy- 
i" 1 mtfrlKbi??lnl bub u • bb >\vit idi!., 

(Elmerviyyttl aslU miintcsibi ile^yhlJ miiikerremi bima kale €tn- 
->lii kUrdiyyen ve esbaldu Hrabiyyeii kaddesallahii ruhahu ve ervaha 
t-filnfilij fcni'messelefii ve ni'mel halefib) 

YAni : .Husamuddin gelebrnin ash, Urmiyyelidir. Emseytii Kiirdiy- 
'->-i ve iisbahtii Arabiyyen demekle mukerreni olan Seyh Ebtilvefa-i Kur- 
pti ri.'-:lindcndir, Allah, §eyhin ve haleflerinin ruhlanm takdts etsin. Ne 
i:.i/i>J bsr eelef ve ne guz^l bir halel* 

§eyh Ebiilvefa: aslen Kurd ve iimrni oldugu halde, Bagdad'da nis- 
l*rl J sSfiyyeaila sbhret almi^tir. Bazi kimseler, kendisini mii^kil bir mev- 
l ' r " bii'akmak i^in : 

-Bir gun bite va'z etsen dedjler, Q da : 
Eii^alkh, yarin cevabim verdb Erteai giin kursiye gikip (Emsey- 

\uidijyen ve asbahtii Arabiyyen) yani: *Gtxs Kiird idim, sabahle- 

Arab oIdum> diye; so^e bashdi, o kadar hakayik ve mearifden bah- 
•i-lll ki, cema'ati hayretlere du^iirdu. 

Mosnevi jarihlerinden San Abdullah Efendi, Seyh Ebiilvefa'mn (Da- 
vi 1. 1 i Ta'I) ile muasir oldugu nu soyliiyor. ?u halde, Hicretin ikincl asn 
• n ilmdeiidir, (Hasaa-i Basri) nln halifesi ve (Davild^ Ta'i) nin geyhi 
bulunan iBabib-i AcemS) Hazretlerlnin de, boyle bir sozu vardir. Haz- 
"i i [ fa bib, arabcayi layiklyle soyleyemedigi halde, Kur'an dlnlerken 

Sen Acemsin, arabcadan ne anhyorsun ki Kur'an dlnlerken agli- 
Jfomun? diye sormuglar. 

Ben Aceraim smma, kalbim Arabdir, cevabim vermi^. Hazret-i 
Ptr'Jn, Husamiiddm ^elebl hakkmda, siddik bin siddik buyurmasi, ^ele- 
bl'tiin EbiilveM gibi bir §eyh-i miikerrem neslinden olmasmdandir. 



(Lcbu nesebfin elkati^^erasii aleybj ridaeha, ve hasebiiu frrhiilimiii^ 
I alryhi edvaeba.) 

Yani : <Hiisamuddin ^elebi'mn bir nesebi, bir silsilesi var ki, Gu- 
h*U onun ustiine ridaami atmig, yani suaini aksettirmis; kezS bir basebi 
v»r kJ p onun yamnda yildjzlann nurn sdniik kalnngtir.* 

Bun dan maktad: ^elebi'nin asaietindeki parlakhgi anlatmaktir, . 

{l.cra ywel finaiiMm kibletd ikbati yetavwcehU iieyha beniiJviiiatI 
#m kn'hetrt imctli yetufti bibl viifildUJ ufati,) 

Van! ; .Hiiaimuddin gelebi ile ona mensOb olanlann dergahi, ibne- 

47 



ra zadekrin kib!e-i ikb&ll vc meed u azamet murflhhaislH.riyli- lutf u ihsati 

laliblcri cemaatinin lavaf ed&cegi kabe-i amal olmaktan haii kalmasin.' 
Bu fikra ile Dimya halkimn her simfi, yani umerasi> fukerasi, £e- 
lebi'nin kapisina muracaatle ondan feyz alsin demek isteiuKyor, 






(Tela rale kczalike mil fa lea uecmiin ve zcria §&rikun liyekune 
mu'tesameii buhl besairi rabbin iyymer ruhaniyyines scmaiyyitiel ar- 
giyyinen nuriyyines sUkketin niizzari] ftuyyebi) tmddaiil miiluki tahtel 
etjnari, t^rafil kabnili, efdaJiJ fedaili, envcrid dclaili, atnfu, ya Rabbd 
alemlo.) 

«Keza Qelebrnin kapm, gece-giinduE basiret sahib lerinin, ruhanile- 
rin, semavjlerin, ar^ilerin, niirilerin, hem sakit, hem naair, hem gaib, hem 
hazir olanlarm, e&ki-puskfi libaslar icinde'ni saltanat s-ahiblerinin, kabi- 
leler egrafjmiij fajciletler ashabmin, delalet nurlarinin sanlacagi ve tu- 
tunacagi bir ma karri olsun, amm ya Rabbel alernin.* 

Bu fikra ile de semavilerin, o alemin kutbundan istifazasi temenni 
edilmektffdir. (Elmulukii taht-eratmar) terklfaindeki (Atmar), (Timr) in 
cem'idir Jd, eski-piiskii elbi&e demektir, O halde, o terkib tPalaspareler 
icsnde padigahlar* inealini ifade ider. 

■Allahm mezellet setri altinda bir taifesi vardir ki, on Ian fakrii za- 
ruret abasi icinde gizTemi^tir. O zevat-i kiram, meskenet palasparesi ara- 
sinda birer hiikiimdardir ki herbiri, mertebe-i ulyasi dolayisiyle gok kub- 
bti. 1 iistiinde etcgini suriir. * 

SoiL k yIe tarif edilmek Isterrilen mesturiin llahiyye zumresine i§aret- 
dir, 

Hazret-i Omer (Razjyallahuanh), Iran devletini mahvetmijj, ve Bi- 
zans tmparatorlugunu yerinden oynatrm§, ali kadr bir halife oldugu hal~ 
de, giydigi gomlekde onyedi yama bulundugunu saymiglardi. 

*§u diia, reddolunmayacak bir istirhamdir. C^iinku mahlflka'tm her 
si m fin a §amildir> 

Bir dtianin mtistecab olmasi ^artlanndan biri de, omin neise miin- 
hasir olmamasi ve umuma gamil bulumriasidir. 



t 



\£2^%&«4& '&S&W& G& 



Yani : -Ey Rabbimiz, {kiyamette) hesap ayaga kalkacagi gtin beni, 
ana vc babami ve biittin iman ed«nleti yarhgfa 23 .* gibi Kur'an'daki diialar 
bi2im i^in miiracaat niJmunesidir, Hazret-i Pir'in %w diiS hakkinda reddo- 

lunrnayacak bir diiadir buyurmasi, hiikmiiniin arz ve sema ehli hakkin- 
da hayir temennisi olmasmdandir. 



(23) Sdu-i Ibrahim: A\. 



in 



MHSNEVI 



-tliw« CJ IS* W MJf \\ 

Bi§nev in ney gun §ikayet ml kitned, 
Ez cudayiha hik&yet mi kilned. 

Ǥti ney'in ivaml ^ikayet etnwkte oldugimu ditilc, Onun nevasi ayri- 
Jik hikayesidir," 

' Bi$rtev ez ney $un hikdyet mi kilned, 
Ez cildayihd $ikayet mi kilned. 

(live intisar ve ijtihar etmi§ olan bu beytin yazma ve eski nushalara mu- 
vtifik §ekli ba^taki gibidir. 

Hazret-i PirMn kitab-i miinifine (Bi^nevJ, yani -dinle* emriyle ba^la- 
mi§ olmasmi tevcih i£in jarihler bir cok siiz sGylemi$lerdir. Onlarm hepslni 
niikle zemin ii zaman musaid degildir- §u kadar soylenilebilir ki tasavvuf- 
da $art-i azam ve sebeb-i akdem; soylemek degil, dinlemekdir. 

Got zahidi ki*n sdhib-i irjdd olayrin der, 
Diln mektebe vardi, bugiln ii&tad olayim der, 

rn^rebinde bulunanlar, dirliyemedikleri i$in ogrenemealer. Suri ilimler 
^ibi manevl marifetler de kulak vasitasiyle fem-i muhsinden Ulakkt olu- 
nur Hazret-i Musa'ya vaki olan tecelli-j kelamide : 



* > ti * -T - 






r- i 



49 



*■ 



•mm. 



Vj] ■^iindi \:!|p>uluna<-nk si-yliii dlnlc".w buyiii ulii^JftU Enbiya 

ve evliya haaunitinm yfikaek soaierl mah/.-i nasibatdir, Onlardan tey\z 
aiabilnv:k Iqhx ijiaafida isitir kulak ve muteessir oiur kalb buluumaUdir, 
Tufanda MEak olanlar, Hazret-i Kuh'un Liaveiine kar$i kukv 1 1 ini 
uk.-\vanlar tdi. Cenab-i hak, ordann bu halmi - 

Yani : uKulnklarjtu pan^aktafiyle tikaddar, Sibaslatij.lt ortfindiiler, 
kttfurdc kalmak t^in lsr&r citilcr ve kibr « asamet £bsterdiler 5 J,» iAye- 
tiyle bi Id My or. Kuran-i Hakim'de : 






#5l#|S 



Yard : mKuj-'mi bkundugu vakit oim d hi lev in ve sukut cdin ta ki (AI 
lah'tn Ry,hmet:y!e) csirgrnmi^ »Usimii 2E *» tenbihi ile bizo, dinlemek der- 
li v«j ■. Sdyb-'mek; i^itmek ve bgrenmetiin netfcesidir. Anadan dogma 

nitwit'!.' ■ vv dot duytnadlktart fc,itt dilsiz kaliyorlar, Kus yavrulan bile 
hir cnU iwuywlstr; analanm,, bnbalarm dmliyorlar da ogrendikien 

loiim i>U._ orlti 

(fliyiev in iiey), yani - «§u neyi dinle* emriyle Hazr«t-i Mcvlana 

dkuyanlrinni ve dinleye/d^riri sema'a tegvik ediyor: ^iinki soma, giiziel 
sea dinlemok heye::ana geknek ve vecde kapilmaktir. Ekabir-i eviiyaul- 
lah'in cogu gibi Hazret-i Mevlana'run mesleki de sema'dir. 

Hazret-i Mevlana bir rubaisinde, mualen der ki : 

*Semu. Allah yoliimm bir ^ahbazi, yiikseklerdc ucau ve ufiinm bir 
dogamdir,» 

Semft; ehli hal olanlarm kalblerini tenvtr ve tpzyin eder. 

Semi; miinkirler mezhebinde haram, asiklar mezhebinde heWdtf, 

SemiL'm hela] ve: hariim ■■iinasi hnkku.dr tafsilat almak isteyenler: 
Imam-i Kuseyri'nin me§hur r ^alesiyle, imam-i Lra'tfUi'nin (Ihaya-i. OlAim) 



t3-lJ SCB^-J T»h* : 13. 
(25 J 5Ure-L Nub : 1. 
(3S3 Sflffl-l A'rit: 204, 



50 



unn ve (Kitnyi-yi Sjsid*l) \m, (Abdulgantvy i Nablfiai) nin (Jzah-ud-dela- 

IiU) ni;i, ijarih-i Mi-^nrvj Seyb Ismail-i Ankaravi'nin (Minhyc-iil-fukara) si 
lit', (HucceUis-sema) ma bakmalidir. 



(NEY) devi MI? RAD 

Merhuni f.W^HB (Mehmed Es'ad D&de Efcndi) ikmaline muvaffak 
uiumadigi Memjvi ^erhinde der ki : 

-N'jyden muif-d: enaniyyeti, yani benligi fani ve mertebe-i beka bil- 
LJula baki oJan veayy-i kamii ve mijr§idi agahdildir. Yahud bildigimii, 
mayi dir, teVite hacet yoktur,* 

Hocu Merbumun §u ifadesi bir serh-i camfdir. Zaten nayile insan-i 
kAmd, vrVdigtriniti misali ve mumessilidir. ^unki ney, yetigtigi kanu§hk- 
■ Lui kidiiiiib ay.^ilmjg:, goksiine ^IejIc deJikkr a^ilmij; ba^ina, aya|ina h hat- 
<i boguroJar] .(rasma madeni halkalar ve teller takilmi§, kopanldigi yer- 
di'kl rutubetden mahruni kalmi^, bundan dolayi kupkuru ve sapsan kesil- 
miijdlr. I^erisi temajniyie bo^dur. Artcak neyzenin nefesile do)ar. Kendi 
kjijina kalirsa nc sesi ?ikar, ne sadasi. Va^ifesi, neyzenin dudaklarile par- 
in.'iklarma atet, onun istcdigi. iiagmelerin Euhuruna vasita olmakdir. 

Hazret-i Mevlana diger bir rubaisinde : 

«Ney'i dinle ki nel^ : neler soyJiiyor, Al3ahin gizli sirlauni teke3Iiim 
Bttiyor. Yuzii.sararrru^,, ici basa'lrtn.^ basi kesilmi^ yahud nej'zenin nefesi- 
m- terkedilrrvs oldv.gu halde dilsk ve kelamsjz. Kuda, Huda diyori. buyur- 
nut^Uir, 

insan-i kamil de bbyledir. Neyiatan-i ezelden, yani (A'yars-i sabite) 
nlcrninden, daha acjgi alem-i liihideki mevkiinden kader sevkiyle §u 
I 'unyiiya geliriln^, beseriyyet kaydina ve ana&ir-i tabiat bendine vurul- 
mil|, aynlik aie^ile bagn §erha §erba dmug, makam-: kadimindeki feyiz- 
drii mahrum kalmis; kalbini ildsin heveslerinden, zibnini (HestM mev- 
iiiiiii) yani, su vehirnden ibdret varlikdan iahliye etmi^, kendissm Allah 'in 
kiidret ve diizenine terketmis : Miiessir-S Hakikinin iradesine vasita ol- 
mfikdan ba^ka bir vazifesi kalmamig, nefha-i tlahiyye hangi perdeden 
.'iitiur eylerse o nagmeyi icra ediyor. 

Mahlukatdan her birinin atdx vatamna kargi muhabbeti olmasi ve 
■ t.iik hasretile aglayib inlemesi ve gikayetde bulunmasi tabtidir. 

Knyden maksad, bildigimiz ney olsa da, mecazen insan-i klmil bulun- 
^n da, ber jkisinde de bu vatan hasreti bulundugundan, hikiyelerinin din- 
IcnilfTiesS faydalidir. t^iinki Kur'an'da : 



51 







*&& 






amjz hikayelenni anla. diyor. **?** 

tf mn inahremiyy^ makamindan, yani, ibn-i il&hi 1^,^ ^y, 
Du § un, a ho* ve rOhant makamlari hi S hat^byor *5 buyiL J^' 

Ayrtbkdin sikayete gelioce: 

Mllfimdur ki bu fail, mahrQmiyyet-i visal netfcesidir. Bu 1m bekabll- 
lah mertebesme vasal olmus inafcw kamil lgi n , muMldir Seyh Attar 
(Kuddise sirruhu) der ki ; ««*«*«-. 9«yn Attar 

.Allahdan bir an gafil dursan o and* ^yfenin hemdemt Jg^ , 

aaawer degildtr. O halde vasil-i ***# oianlarm tf^ ^^ ^ 
Ujh i gm deni W ■*= Kainatm yarad^smdan ewel, mukevvenaUn ayan-x 

SL^lSffi! CMnri ^ • dUn * d ~ *™ el - °™n rtMtlnta, Mimar 
Sinamn nhninde mevcud oldugu gibi. 

Bu bahiskr ida aofiyye kitaplanna, actuate 'MevllM Cami kuddlse 
*rruM'nun (Levayih) ve (§erh-i Rubaiyyat) Ufa* extern* ££Z 

meJ I'tShh^T Y™*""*""* «M» galmesfai icab ct*L Ek- 






rf, 3 r J^ T J* 5 ** 1 **™ M*fit<u» cerirdlk. Ancak, im** edip 
V if" 2fi ," neI,Md * buh—ta ba,ba. tlinkit o^ ^ Sfl 
kewlmw mUkMat vwd,^,, tirifine mazbar oldu ' 

riym IS?? m et f fn ^ i ™*^ ■>**»* Babbfinl vechile, «dM tffl]b> 
den ala>i iinyfa. celbedlldi. Baki billih harWi haarna getirJIdJ. Lakin 



{3T> 3(ir*-i fclrlyat : 5A. 









52 



Diinyi'da bulunmak utirflri temamiJe kMibnig olmadUgx i£ln, kurblyyet»f 
*«bika n yant iim-I tlahide bulunmak yakinh|i husiiie gelmedi. Igie, ei> 
halw kemalin jikayeti bundandir. 

Bir d« kurbiyyet-i tlahiyyenin hadd ii payaiii yokdur. Ke kadar te- 
karrtib blal olurga olsun onun da Oerisi, hem pek 50k iierisi vardn. Haz- 
ret-i MevliM : 

-Birider; barim-i IlabJ, nihayetou: bir dergibdir. O dergabda her ne- 
reye visil aluraau oynlauma, Allah ruasi i^in ile*i git- demistjr. 

Efdal-urkarailbi v« ekroel-ul-vasilin olan Hazret-1 Peygaraber (S.A,V) 
EfendimiiSn; giinde yetmij, yahud yiiz def'a istiffar eyfedigi, hadla kiUp- 
lanriin hepginde rivayet edilmi^tir. Nebiyy-i maaflm elan Aleyhia-selam 
Kfendimizden giinah sudilmna ihtimal yoktu ki F aat-i akdeai istigfara 
n^cbur olsum. Her giiti, kendisi 15111 kadar derece kurbiyyet-1 tlShiyye 
husule gelirdl ki : terakkSden once bulundugu makam, terakklden Bou- 
rn ki bulundugu makamrn dilnunda oldugu i^in : evvelce orada bulun^sun- 
dan iBti|far edor. Bizan da ! 

«Ke$ke anam beai dogurmaaaydi- diye, vuslat ve kurbiyyetln derece-i 
ulyasmda iken, bitip tiikenmeyen firkatlerden jikayet eylerdi- 

§irazh Hafiz bir gasehnde diyor ki i -Bir biilbul gordum, giil yapra* 
rimi gagasinda tutmu^tu, Hazln hazin otiiyordu. Ayir-i viaalde yanl, giil 
yspragi gagarsda ike» feryad etBieiifi sebeb ne? diye aordum. Magtikur dl- 
viij bile boyle yaptinyor cevabini verdi,* 

I^te erbab-i vu*fllun jikayet-amk hikayede bulunmalan f uzak bir te§- 
blh ile, giil yapragim gagasinda tutan biilbiiliin feryadi gibidir, 

Ney, $u surstle aJklyet-asitz hikayelerde bulunur : 



Kez neyistan t& merd, biibrideend, 
$z nefirefn, merd ii zen TiAUdeend- 

•Beai kanuslikdaii kestiklerindenbett feryadjmdan erkek ve kadin 

niiik'ussir olmakda ve in1emekted*r.» 

(Neyirtan) i Kami§lik demektir kl, ney'in yetl;tigi ve ter ii tize dur- 
dugu yerdir. Ney yapilacak kami^i oradan ^ikanrlar. Kafi derecede kuru- 
yiinca, ol^iisiine gore iki ucundan keserler. Bogazini ayiklayip gogaiine ve 
arkasina kizgin dendrle yedi dane delik scarlar. Bajma (Bajpare), aya- 

H 



gma (Paraz avna) lakariar. Bogumljrina ltd na radar ve uilente^e badar- 
lar, Hal-adna olanlar, ondan cikan miiessir sesden, aynlik ^ekvasi ve teel- 
lLim sadasi duyadar, Nefs u heva edri bulunanlar bile, o miiessir sadadan 
az 50k miiteeasir olurlar, 

Insan-i kamil da. mense-i feyd olan ayan-i sabite aleminden aynlip 
§u be^eriyyet sShasma geldigi ve firkatin acikh lztirabim gektigi idn, yu- 
reginden fs§kiran teddl $bder, kirn olursa olsun dinleyenleri, kabiliyyet- 
led derecesine gore miiteessir eder. Fakat tee$$urden teesdirc fark vardir. 
Onun idn; Key, yahud firkate ugrami§ insan-i kamil der ki : 



,. Hmti, bu mm' 11. 1 I j on dogru Wr *wlui 

J-.hlnlljh! cckin^li'ii aynhk acilarmi V/C i$tiyak, yanl gilrwugJ gelsrtfik; 

.1. mil niyhiyip de hem kendUttl muieselli olmnk, in rn de mCthatablannda 

rsk-l taleb ' uyandmn&k i^i". kalli noababbet atefile^ yanmti kirnsek: 

.1 rlai ! v Ll ilazret-i Mevlana'nai yukunki- beyti si>yleir.i§ olinasind&ki 

1 i r,,ri budur, 



j!y j\ ^^ *»££ f\g. 

Sine ftdftem $erha £erfra ez fir&k, 
Ti btg%€m ^erfi-i derd-i i$tiyah 

<-i>iiyiik ■ 1 1 - j- 1 1 L : 3 i ^erhedebilmem icin, nyviltk acilariyle seriia $erha 
nfnms bir kail) istcrim,* 

Bundan evvelki beyitde ney'in. yahud insan-i kamilin firakh entnio- 
den herkesin miiteessir oldugu sayletiilmis., tafsilinde fee, teessiirden tees- 
dire fark buhmdugu beyan edilmisti. Bu beyitde de, ayrihfc nevhalarndan 
en ziyade kimlerin teessur duyacagi ifade kilmmig, derd ortagi olacak 
kimsenin derdi bulunmasi lazim geldigi blldirilmistir. 

Gerd insan; miikedder buIundLigu. bir Eirada, hasb-i hal etmek> der- 
dini dokijp hafiflemek idn bir arkadas arar. Eger arkadas., hal-asina isc, 
konusamn dediklerini iyice anlar, onun anlamasi ve eltjiaine i|tirak etmesi 
de kederli icin, oldukca fcesellt yerine gecer. Tok bir adama a^liktan, kana 
kana su i^mig bir kimseye susuzluktari bahsetmekj beyhude cene *;alrtiak 
olur. Cunki onlar, a^hk ve susuzluk iztir&bim duymadiklan idn, agin ve 
^usuzun halindeti anlamazlar. 

^eyh Sadi der kl : 

-Colltrcff yapilmi? olan saritj^ ve havuzlan, ^jolde yolunu ^ajirmi? 
oJan kervan halkma sor. Sen Fir at n^hriniu kenarmda ike 11 suyiut kiy- 
ttK'tini ne bilirsin?* 



Ondan delay! 






ilticti etmiyesin n&mvtde, 
Ke§f-i h&l etmiyesin biderde 



Herkesi k£ dtlr mand _ez ad-i h%, 
Biz cuyed ruzg&r-i vusl-i hfy 

. Avliiulun, vatanindan uzakla^iai^ olflu kimsc, »rada fi^drfiiij oldugu 
RiuuLiiii ickriir arar," 



[[jsanm dogup buyudiigu. ho^a demler surdugii yeri, arayiu az-lemesi 
Itiblati icabidir, Bu fizlemer.in Jiededigi, sila hastibgi hfiline gddigi de 
a.kidir. Vatan inuhabbeti denilen, baHmda her turlii fedakaililL ihtiyar 
. .Ji!.-i. hiss-i nedb, incriab Mletiiiin itzihurutideu ba^ka bir ?«> degildir. 
Uir adamin, dogmu^-bbyuinuf ojdiigu iki evil bir koye bilt re: .:adar mer- 
bu! oldugu, iasat bulunca alaya gitmek, mutevazi kdyt^gizi gormek 
iFiir.nricednden hall kalmadigj her>esin malumudvn Bu hU du^uuiilmtli 
d.-.'yiiksek bir.riihun, hams bir H dbto vatau-i wti ve men^-i Meliye nu- 
k.irini' rau§tak ve miitehassir bulu::('caf!i ondan iitldlol edilmalidiT. 

.^t?yh Sidi merhum bir gaaeuGih ty: uta'jnda : 

■Ey Sadi; vaki'n (Hubb-ill vuUtu min-el-imaii) yant 1 -Vahm muhab- 
betJ imaiidan gclir- badid sithUidir. Lakm ben burada dogdum diye insa- 
run tcvelliid stdigi yerde bakaretle tJlmc&i do£m de^ldir,* demistir. ?ey- 

bin bu Rozii sbylffmesi, bad^deki <Vajlar,l i, (Mense'-I asli) man35*na a^ 
mif; imihabbeti, imandan olan vatabin burasi degil, nrasi oldu^unti anlat- 
m.ik \*femi$ olmasmdandir. Yoksa keudir, kirk sene seykhai etmi? bir 
fcrlM i:ihfingerd oldugu h^lde. memk'kcti o'.an $traz'a dornniJ?, t»n zaman- 
lunm orada ge^idb vaUthi lopragmii gtimulmu5dur. 



54 



S3 



Yiiu' firk[it.'.i'ile ki'imil lisamndnn dmiltlyor kl : 

5 






Men- bcker cem'iyyett ndlan $iidem t 

Ciift-i bedhalcm it hoqkalfin ^iidsm, 

-Ben her eemiyetde, her meclisde inledim, durdum. Bedhal (Kotii 
huyiu) o I an tar la da, hoslutl (iyL liuylu) ol an] aria da [[iisiip kalkdtro,* 

Hazret-i Mevlana bir gazelinde : 

"Ifuvirli bir is irin Diinya hapkhanesinde kaldim. Yoksa. zmdan nc- 
rcde, ht'iv netede? kimiti malms $almi§ini7» diyor, 

Mcn^e'l ezeiiden ayrilmis, ,hak-i .siifliye getirilmi§, tedricen terakkt 
•dereh fena ve beka mertebelerine V$&i olmu§, sonra halkin ir^idi vazi- 
'• i lt< (Mahv) den (Sahv) e irca ..iimm^ zevati kiram. btiyledir. Onlar; 
ilir.iinjjjlerl kuldjrmak, gafletde olanlan uyandirmak, nefs ii heva esirle- 
rin! kurtarmak vazifesiyle mukellefdirler, Hasb-el-vazife, her yerdc go- 
rum! rtar, snlihler ile de, fasiklar ile de gdrufiirler. Hatta fisk vt fiieur 
urhAliiy k> daha ziyade meggul olmak isterler, Nitekim Hazret-i MevlanS 
da buyt-i serifinde: (Bedhalan) i, (Ho^halan) a takdim ile buna i$aret et- 
iiiriui,- ^iinki fasiklar, salihlerden ziyade tenbih ve ikaza muhtacdir. Arif- 
Icrden birinin : 

— Ya Rabbi; kotiilere merhamet et; lyilere zalen lutfetmij, onlan iyj 
ynratmissin; dedigi (Giilistan) kitabinda yazskdir. 

Merhum Mehmed Akif'in bir munacatmdaki su beyit de ne kadar 
giizcldir : 

tMU'minlere imddda yetig rr.2rho.metinU, 
Miilhidlere l&kin daka. gofe merframet eylei..» 

Hazret-i PTr'in (Menakibname)$inde soyle bir fikra vardir ; «Mevla- 
nfl'nm basin a tnplananlar fasik, facir bir takim kimseler* demisler. Har- 
rot-i MevJana'dan : <3alih olsalardi benim otilara miirid olmam lazim ge- 
lirdi* cevabim almi$]ar, Nebiyy-ul-Huda Aleyhl ekmel-iittehaya Efendi- 
mli, lahabc toplultigunda talim-i ahkdm eyledigi gibi, mii$riklerin mec- 

II 









lislcdne de gider, onlurhi Rorujiip konu^ur, kenctilcrinl iittana davet eder- 
df. Hole Hae mcvsirnlcrinde Mine'ye fikni 1 , ijadirlanni dolagif, i^indekileri 
iktgru yola getirmeyc ugra^irdi. Bund an ba^ka, kemal sahiplerinin bed- 
hfil ve hoshal olanlarla gfjrugmesi, her birini, Allahin esma ve sifatindan 
hinnin mash an gdrmelerinden ileri gelir. 

* Batik inkar etme, Zira c da zuhurat-i tlahiyyedendir.* dcnilmistir. 
lllifiz 5^23 der ki ; 

*A$k fabrika^inda kuiriin buiiuiiuwsi da zarUiidir, £hu Leheb olraasa 
iitc> kimi yakat?* 

Malum ya EbO Leheb, Rasul-i Ekrem (S.A.V.) Efendimizin amcala- 
nndan idi. Karde^inin ogluna tabi olmayi azametine yediremedigi jfin 
i»nu tasdik etmek §oyle dursun, dtismanlar gibi eza ve cefa etmekdeL hali 
knlraazdi. Bu miinasebetle (Tebbet yeda) siiresi onun ve onun gibi hain 
"tan kami (Ummii Cemil) hakkmda nazil olmugtur. 

Diinya akmi. zitlar aJemidir. Onun i^in, iistiinde kiifrun de, imanm 
da, iiskin da, salahm da biv jnmasi zaruridir. Her sey, ziddi ile anlajilir. 
Nurun mahiyyeti zulmetle attta^ilacagi gibi, $alihlerin kiymeti de iasik- 
lann mevcudiyetiyle takdjr Qlunur, 

Hiilasa: arifler, her seyl Hakkm inazhan bilir ve o mazhariyet dola- 
yjsiyie onu nazar-i itibar ile goriir. ?eyh Sadi'nin : 

<-r.iiti.isi a I fine ysikim, tiinki biiiun alem, Hakkin e^r-i lulkmlidir 
(Icmesi; 

Bir Tiirk aiifinin, de : 

Elif okuduk otiirii, 
Pazarlik ettik gotilru^ 
Yaradilmi^ ho§ gorduk, 
Yavadandan oturii!.. 

sciziij bu nokta-i nazara goredir. 

§urasi da batira gelir ki, evliyaullah'in ara Sir a fasiklar araslllda bu- 
lunmalan, onlan Allahin azabindan muhafaza etmek i£indir. Nitekim 
Cenab-i Hak, Mekke mti$rikleri ir^in : 



• > 



.1 s y> 



gi r^JjCi^^jfeVj 



Yani : cHalbuki sen i^Ierindo iken (Habibim), Allah onlan arablan- 
din« dcgiIdi M .> buyurmug, Saye-I Muhammedide emn Ej eman i^inde ya- 



(4&) KiVic-t EniW : 33 



57 



¥ 
m 






fasten KunggJUur, hietetden sonr« 
ilahiye tt£ratru$lardt! 



muftlubryifi, kithk Vuaajre gttfi, kahr-i 



Herkesi ez zann-\ hod $iid yar-i men, 
Vez der{iti4 menneciist esrdr-i men. 






*Herkes kojidi aiiJ.yisina gore bcnin, ySrim oldu, t<i,ndeki esrar, 

* 

Sathi 3 ,a«r olar.Iar, bir ^ yin dl^nam d^fe ikt.fa ederW. J 
'-nm ve bakikatiui dgrenib anlam.ya ifefe g^rrnezler. Mana efali is, rf- 
r, ; den ziyade manayi tedkik ve anlamaga rpha,rlar. WeseJa herhangi bit 
mimar, eserf bir carnL-i „rffl bizim gorusurmiz, sathi ve 5tl ri bir gW 

mft^ededir Vaki'a camiM .erifm in^ la rzma biz de hayran oiur ve 

kadftr fork M$ Bun un gibi, ivmta, biri r nay ufiendigi vafcifc dlff! 
terse, oaun muhtelif aakamlardaki nagmderinden hosiamr Aldigi zevk 
v, lezzet ise o hctfukdaa ibar*i kalir. Fakat bir tot, onu isitirse pek 

ba S ka b,r suretde dialer ve bm, anlayamad.gi^z manalan anlar 
Mesela Hazrai-i Me via na : 

<J3*»$ ve {Ud) sesinden (Elite hasbi, cute kMi yfi V«dad) kelimele- | 
fJDi duydugunu sovkiyor. Keza : 

Leylegin: .llahi, bamd scnin, siikiir senin, miUk d* senlndi,-- demek- 
de olduguim haber veriyor. 

Hazret-i Ali {Kerremalla.hu veche)mn, isitdi^i *akus sesmj, (Subhan- 

alJah! hakka innel mevla yehkaj diye anlami* ve aulatm.g ldugu rfva. 
et _rf.br. Naku. saduindan (HakkaJ ve {Yebka) gibi (Kaf> b kelime- 
ler igjtllmesme ^masm. Ewelce kibselerde madem canlar yokdu Onun 
yenne bir tahta Ue bir <:omak kullanihr, ot.htayanakuV o^maga (Vebil) 
dembrd!. Nitekim. <Ezan) ra e 5 ru olmadan eV vel ehl-i imam m e^ide dave. 

StPJfW? 1 ^^ mUr ^ kere tdildi ^ s,Tada > l>N^ nakus salahm ' 
to,i,fjnde bulunmuste o xaman i 5 e ; Mrfine'de madeni ^an bulunmadiih 

Gib , bulunmaama da imkan yoiiriu. Buna dai r mufa.sal malum.t aWk 
Iftn (MiralumarJikda ibid e t Urihi) isimli ^serimizin (Ezan) bahsine ba- 
kumalidir. 

38 



1 






h*'titt,'k ki biiElm lukiukn vr> Ukttktd*n Ibfirel ;;;ii,difi>miz aesler bile, 

ill ,ii i ummele bn^ka Liirlu tnanalar ifhiiiu iHliyur. 

ilorsi^u mahdiid oJaidar da gSnJiiklej-l ve gonlflukleri inaan-i kamilin 
vnlm/ /j'ifiirine bakarlnr. basi hitler] w soileri ho^larma gittigi ifin on- 
ii.n. ht^kiiurlar, Fakat bakikatini ogrermityc ve ondak: esrar-i hakayiki 
in I a nm f[tt ^alisrtiazlar. 



Jf 






x rf i *±>- tiM 



iSTr?-^ men ez Tidle-i Tnen diir nist, 
Lik gesm it gup-u an nur nisi. 

-Hi-tiim iirrim, leryadimdan mak degiklir Lakin her goisde onu gorc- 
• ■ \, niir, ber kulakda onu tsilecek kmlrci yakdur.» 

l-'ilvuki (Ney)'in sirn. hakikat ve mabiyyeli. ieryaditidali uzak de- 
H lli lie Belki on a pek yakm oian ve tepesinden iifleyen nefhadir, Vam ney, 
kt'hillstnl a lib da (Ba^pare) sinde tifleyen, perdelerini acib kapairiak iidre- 
In If unij soyleten neyaene va^ita oimakdan ba^ka bir §ey degildir; neyzen 
linii.i.1 nKikamdan, ne tiirlii nagme yapmak iatcrse, neyden ^ikan E&sden o 
ittiikiirn ve na^'me anlasihr. Fakat bimn anlayabilmek icin kulakda mi- 
ni hi timkamlanna elijjklik hassaai bulunrnalidir. Bu olmayinca, b'yle kulak - 
\ntn k;n^t (Key) ii^ errini ile sirn, cebil ile ii-fan kadar birbirine uzal. 
bub i nur Keza vebyy-i kamilin sbzleri dc kalbindeki esrara yabanci de- 

llldlr 

■Ht>r kap, i^itidekmi sudirir- derler. Kalbini hevS ve hcvesden uznk 
liilinlunn : 






Yftni ' -Kendi (rey-ii) hevasmdan siiylcnwz O. O, kendisine (Allah 
■ i ■ ■ i l ilka a editegetea bir vahyden ha^ku&j d*giJdir Sl> .i> mazhariye- 

llmif bulunanlarirj, (Kurb-i feraizj ile Hakka yakla^ma ve efal-i Ilahiy- 
vi'tuii zuburuna vasrta olanlarm btyanati da hakkani ve ilharru olur. O 
huh beyunlarda da bir takira esrar ve hakikailer btilunur. 



(101 StirpH N*^m : 3-4 



.VI 



Bunder. ba<jka : 

xGoriildukleri zaraan, Allah hstira gci*n kimseler, Allahin vclileridir* 

mazir.ununca o zevat-i kiramin nurani ve Rabbin i bir simasi vardir ki, 
onimla avam-i halk iijinden ayirt edilirler. Lakin yiizlerindeki nuru gor- 
mek igin goriir gdz, sozlerindeki minay] anlamak i<jin de i§itir kulak U- 
zimdir. 

Cafer-i Sadik {RaziyallahQ anb) i 

* All ah, mahrukatma ke la mi ml a tecelli etmi§tir. La km onlarda La lb 
gozii olmadigindan goremiyorlar.* demektedir. 






8 

Ten ^i can it can zi ten mestur ntst, 

L\k kes m did-i can destur ntst 



*Iled«n ruhdtin, rwh hedenden giiJi d^ildir. Lakin lier>F>sm, ruhu 
Kurm urine rub sat yokdur.» 

Ruhun mahiyyett hakkmda lisan-i serlat $usmus, daha dogrusu soran-> 
lara o hakikati idrak edemiyecekleri i^in anlayacaldan tarzda cevap ve- 
rilmisdir. Nitekim Arab miisrikleri; .Kamer, ay ibtidilarmda kujuliiyor, 
ay ortalannda biiyiiyor, ay sonlarmda yine ufahyor, bunur* sebebi nedfr?* 
diye AUyh-is-salatii Ves-selam Efendimiz'e sormuslardi. Hey'et ilminl bll-' 
mekk anla^ilabilecek clan su tabil hadjsenln fenni sebebleri izah olunea, 
arab eahillerirun sihnine girmiyecekdk Oram igin ; 

• p 






Yani : *De ki : (>, insanlarin f aides! icin vakit olttileridir 31 .- cevabi 

verildi. 

Bunun gibi Yahudilet de (SallallaM Aleyhi ve Sellem) den ruhun 
hakikatini sormuslar, cevab verUmemesini kendilerince niibiivvet-i Mu- 
hammediyyerim dbgruluguna delil tutmuglardi. giinki Tevrat'da da ruha 
dair malumat yokdu. 



<31) SQre-l B*kars : 139. 



Yin J : -San* "Rfih"u aorarlar. De Id : Rub, Babbimln emri (cumle- 
*l) nrlendir. (Zaten) size ax bir ilimden ba^kan verilm^mi^lir^.* ayetik 
lirm ruhun hakikati I yaal, Allahin emri ciimlesinden oldu|u, topluca bil- 
cilrildi; hem de Yahudiierin o anla^lmasi gii$ hakikati idrak edecek ihm- 
l&rl olmadig] bey an edildi. 

Nairn-i Celihn delitletine gore ruhun mahiyetinin a^klanmasi, her- 
IbMlde soranlarda ilim ve o hakikati idrake Kabiliyet bulunmamasindan 
ll^ti gelmi^dir. Sarih-i Mesnevi Ismail Ankaravi (Kuddise sirruhu) der 
kl: ^Hakikati cihetinden ruh, bu gode gorijlmez, VeUkin Hak gozii ile go- 
r*bilmekden men olunmaz. Zir£ Hakki gozetleyen, rClhu da mujahede 
ryltr.* 

Bu ruha : (Ruh*u sulUni) yahud (Rub-u insanf) duller kl iixsana mah- 
*u*dur. Bir de (Ruh-u hayvani) vardir ki, biitiin canhlann sebeb-i haya- 

Diyanet l^leri Hetsi merhuwi Ahmed H&mdi Efendi'nin ruha ditir vak- 
tlle Mahfil meomuasinda nesredilmij mufaasal bir tetebbu'namesi vardir; 
Tiifsllat almak lstlyenkr oraya muracaat buyursunlar. 



Ate$est in bang-i n&y u nlst b&d, 
Merki in&te§ ned&red nist bad. 

<§u oey'in sesi atesdir; bava de|ildjr. Her kimde bu ate; yoksa, o 
kim» yak ols«n.» 

Neyi soyleten muessirin havadarj, yani, side bir nefesden ibareL oldu- 
zannedilmesin. Belki orm inleten, neyzenirj hazin ve ategin hissiyyati- 



t3S J Sure- 1 Xu-fi : 85. 



60 



61 



(Iii Burui; jgihi vcltyy-i kamlli (Jy)eU'ii rii, h 8V a ve hevea dejjil, tiaibtaden 
h'veran eyleyen ve m&jyk u haktkideii ba-jkspini yakip hltlren askdir : 
■lA^k Mr stilrdir ki, parlayinca masukdan ma ad us mi yakar, mahveder.» 

■Ahhab, ahbnbm itsini tamr» denilmi$du\ Ncyin sesini, insan-i kami- 

lin ncjfestel d« layikiyle anlayabilmek igin oiilardaki a^k ateslnin birkrvit- 

1|L "Jsun mazhar biduumahdir, Daha dogrusu. muhabbet atesiyle ya- 

"M ' ht'J ntmahdir. Bunun i^to Hazret-i Mevlana -Ask ate$ini haiz ulma- 
**•'. >uk ulsunw diyor ve inkisar degil diia ediyor. £iinki bu cumte. ehl-i 
Iviil liulirtde pek makbul bir diiadsr, 

- Mlnli'ui, hazinesi, tczgahi yokluktadir, §u mevhum vurbfitia alda* 

nan. t»kiin tie oldugiuni ne MJir?» denilmi&tir. .Allah'm balneal, tezgahi 

YrthJul.l.nlu-b denilmesi. butlm mabWkatm, yokdan, var cdilmijj olduguna 

tt&rHhi Kemal sahiblerinin maksadi : varhk gostermck de.>il T AUah'jn 

II i.i:t karijiKinda kendi mevhum viicudtitui mahvetmtk v~ yok o!makt:T. 




p .4teg-i ijffc^st fcfc*]|8£r ney jiitad, 

Ctigif-i i§kes£ fce'ncier mey jil:dd- 

•Nt-ydeki ates ile meydeki kab 31-15, hep a 5k eseridir.* 

"KtinlU lieiiiK mahfiyyer . .» 

V 11 1 ] 1 ■ Um gizii bir haiine iribn. Bilinmeye muhabbet oliim ve bilin- 
mck i^in halki yaratfam* diye, ehbi tasavvuf arasmda pek .nE^bur bir ha- 

dfs-J kudsi vardir. Ku haiisin delaletine gore muhabbet. ibtida Hak'dan 
KUhflr eylemis ve biitim kainatm icadma sebeb oimustur. Binaenaleyh 
riK'vcijd alemler i^inde. arjkin yabancisi olabilecek bir zerre dahl yoktur. 

I 

Herkesin MLince vardir bir tecellig&h-i a$k, 
Bisiitun Furhdda kuh-i Tut qeklin gdsterir- 

Fafcat her mahlukim aski, kettdisinin istidadma ve zevkine gdredir. 
Bir bulbuILm gul y;ipraklari arasinda gizJenerek ha^in hasm otraesi, a§k 
eaeri oldugu gibj; bir merkfibin toziarda yuvailanarak aci aci amrmasi da 
a^k i*seridir. Keza bir arifin halvtt-harifrsiridq mest-i cemal ularak tath 
tilth aftlama^i, zil xwrna bir sarho§un fuhu^bine kapisinda naralar atmasi 



uiiea^k uaeHdlj Fukut tftbii rilzse bMneiler; ^j^k -1 hc/htl, ikinciln- a^k~i 
Jiiijiaridij, 

A$k t bir maiiay-i layu'raj ki, ciimle tilemi, 
Zevki mikd&rtnca sekrdii u ftunijun eyliyor, 

1 A^k bir, la kin anlayig farki doJayisiyle sevgili ^e^itlidir; Daha dogi yp 

■ ■■ <;e|Uli sevgililer, majfik-ii yeganenin muhtelif &uretde cilvesi ve teoel- 
isinin ina^harlaridir, 

Efejft-i ^erifin mutasavvrfant; te'vili ]aKi7nsa: arifin kajbini yakip in- 
Icten ve kslbindeki esrar- cu§ u huruja getiren de yine afkdir, denilebib'r. 

Malumdur ki (A^k) lafzi, (Earmark) demek olan tl§k) kelimesinden 
;ihiim>§dir. Sarma^ik, sanld)|;i yeri nasi! istila ederse. a--k da girdigi kalbi. 
hutta insanm viicadunu ihata etmesi dolayisiyle a^k tesmiye ediimi^dir. 

■ <u kelimeyi (l?k) pkuinak, benim zevkime uygun dusmtiyor. Bana oyle 
m liyor ki onn (A^k) okuimah; manasi, kalbi dolduran o kelimenin ISfzile 
itt; agiz dolmah!.. 

A^k Iaizi f KurSn-i Kerim'de, §eyh-i Ekber (Kuddise sirruhu) miii 
\ eyam ve^hile kinsye yohyle irad oJunmu§dur, 
HaareUi §eyh (FiJtuhat)'mda buyyruyor ki : 

«A$k, muhabbetin ifTatidir. Kur'anda : 



Ve 



Yani i «Mii'miiilerin Ailaha kar^i pek ^ddetli bir muhabbeti vardir^ 3 . 



Yarii : «Yfl&uf'un miihabbeLi, Zbleyha : nin kalhim bir zar gibi ihata 
*'tti 3 \» iyetlerinde kinaye suretiyk Kikredilmi^dir. 

A§k; muhabbet in, seven i kavramasi, biitiin v Lieu dime yayilmasj, adc- 
tii otiu sarma^k gibi sarmasidir. 

llasret-i §eyh, tarifine misal nlmak iizere Ziileyhadan kaw aiindigi 
vakit sijrayan kanm (Yu&uf) ismiwi nak^etdigini, Hallaci Mansur'un el- 
led, ayaklan kesildigi zaman kaiimin (Allah) I^fz-i serifini yaadi^iiu nak- 
iL'diyor. 



tH Siire-i Uekara : 10$. 
(341 Sure-i "VusOl : 3U. 



m 



11 

2$e# horrf-i fterJici ez yar\ biirid, 
PeTdehaye§ perdehay-i ma dirid, 

*^ T ey f yarinden ayrilmiSf olanin arkadagidir, Onun makam ptrdeleri. 
bizim n dram vc zulmani perdelerimizi — yam, v us lata matii olan peide- 
lerimizi — ■ yirtnu;tir.» 

HazreM Mevlana, ney idn, yarinden ayriJanin arkada^idir. buyuruyor. 

Zevk-i Bellm ve tab-i miistekim erbabi idn mfisakinin ruhun gidasi 
Gldugu malumdur. Hayvanlara vannc&ya kadar butun canhlarin duygu- 
landigi giizel sesden zevk almayan insanin — bilmem amma — insanhk- 
dan pek az nasibi olmak lazim gelir. 

Bir adam; gerek sevincii, gerek kederli aamanlarmda ijittigi giiael bir 
sesden iiijirah duyar, miiteselli olur. Bu Ml, miisbet bir habikatdir. B ina- 
enaleyh (Ney J sesi de, erbab-i istidada in§irah verir, dost sesini duyu- 
rur, ayati-i sibite Hernial, yani hepfmisdn ve butun kairtatm auhara gel- 
meden evvel ilm-i llahideki bulunu§umi, E lest Li bezmini, yarn : -Allah, 
ben siziti Rabbini* degfil miyhn? diye s^idu. KuhLir, evet dediler.- ko- 
tiujmasim hatirlatir ve : 

Biz mcst-t a$kiz t to ezel, 
$erh4i§~i hak mestanemiz!. 

Htvmhane-i bezm-i Hudd, 
Qlmu$ bizim meyhanemiz}.. 

Jgdik o bezm-i ne$vede 3 
Ruhen &eb& sebu mey% 

S&ki bize All&K idi t 
Oldu goniil peym&nemiz!.. 

Bir boyle sagar n&§ eden, 
El mi sunar gayii meye, 

DiLnyd. §ardbirtdan kagar, 
Keyftyyet-i rind&nemiz!.. 

tarainda sozler sbyletir. O hatirlatma dolHyisiyle dinleyen, menge-i aaliye 



rtofcru HeyMMiIs ydm-ln Hie olmazas dinlnligi andflki duv^u vc twbi- 

'«■■ Maflel perdduhidNi btrkuci ofaun andan fctlkarj l 5 te perdelOTJn 
kulkmasma, (Ney) in perdelerinden ^ikan nnfiroeler sebeb oJur, §u tev- 

, (Key) in hakiki mana^ina alinmis Dlmasin.i goredir. Mecaa man « 
^nld]gi ve ondan maksad da (Insan-i kamilj dir, denildigi lakdirdt- u 
fJn«anH ki.ni] J) de yarinden ve djyarmdan aynltmg gurbetzedelcrin ar- 
iLidajj ve gam gideridsidir, O gibiJeri, tesellf ederek ve hak yolunda vu- 
Hlerek asdlanna ircA etmek ister. Bu maksadla perde perde yukselterek 
v e derece derece derinie^Urerek soyledigi mucsstr siizlev, mubSUUn fiii- 
,^iu xaplamjs olan gaflet perdesinin yav as . yavas s^nlnwna, kalb go- 
■ i.nun tednci suietde a^lmasina sebeb olur. 

12 









Hem git twj/ ^ehrl vu tiryaki ki did, 
Hem gii -ney dems&z ii mii^tdki ki did' 

-N'ey fib) hem zehir, hem panzehir; bem demsaz, hem mlistak bir 
W\ kim gflrmii!jtiir7» 

Ney; din] P yemn ksbiliyetine gore hem zehiv, Urn panzehir tesiri gds- 
inir. Heva ve hcvea erbabmdan olanlsra, ^ubhesiz zehir gibidir Ciir.ki 
kemiisindeti ^bvaniyet ve hayvamyeti atf.nr. Fakat gorulup i 5 itilen her 
Kuzelhkden Allah, batirlayanlar idn de, giibhesiz, panzehir gibidir, Cunki 
hrdbdeki gafiet zehirim gid er ir. Kz 7 £ (Ney), iyi bir arkada 5 d ir ve din- 
cnilraiye m-u^takdir. 2ira (Ney) in mahiyeti torba idnde a33 j, 3 yihud bir 
kujeye dayali durmakla degil, Uflenib dinienmekk meydana gikar Ri- 
Mlullah hazarati da ney gibidirler. §ekavet-j ezeliyve erbabina karsi 
jehit-^nberek oludar. Saadet-i ezelfyye ashabina ise $if a tesiri gosterlr- 
ter, Ccnab-j Hak, kamiller Kiiniresiiiin bu halini Siire-i Fetih^deki : 



?&&> 







Yam : ^Muhammcd Alluli'm iUsuliidiir, Maiyvctindcki a^b»b] miis- 
nl vc miinkirJere kar^i gfiyet ^edid, araiamida i 3e SQi] de rcced e mcrha- 
m*tli vc ^fkatliditlcr^.i. ayet-i kerimesile tarif ediyor, 

(35) SOre-i Fetih : 29. 



64 



(15 



Nebi>-.\i erhara (SalEaliahti aieyhi ve eeileni) EfentUmu, rahmelcn 

lfl-alembi oldiijLin gibi, varis-i kamili bulurtam uhf-u!Iyh hazard da rah- 
meVA ve gefkatlidirier, Fakat icib edentere ka~$i jj?rt ve §iddetlidiricr. 
Buna da verasetle me m Urdu da r. ^iinki Cenab-i Ha a Habib-i edibine : 



*W* 



Vani : »Ey Peygamber-i ekbci-; kafirler ve miiuafiklarla ufriis ve on- 
lara kar 5 i scrt davran^> buyurmusdu. ZirS onl&r nezaketden aniayacak 

kabiiiyetde degildirler. o gibilere karsi gosterilecek mulayrmei, keridite- 
rinin kabahgim artirrnakdan baska bir ise yararruyacakdir. 

«Kerim ohm; keremin, ihsanm, JyiiigiiT ne demek oldugunu anlayan 
bir kimseye ikram edersen; onu kendine kul, kole yapnus, olursua, Lakin 
bir leime. bir alcaga ikram gailetinde bulunursan simarir, buabutiin te- 
merriid ve teannud gosterir» binaenaleyh : 

•Kihc kullamJacak yerde ihsan edilmesi; ihsan edilecek yerde kilid 
kullanmak kadar zararlidir,* 

t$be bu gibi hikmetlere mebni, evJiya-uIlah hazarati, ezeli ^akilere 
kar^i zebirdit, llmvn, amelen, itikaden zehirlenmijj; lakin inane vi hasta- 
tipi ledavi kabul edecek dereceyi geememiij danlar i^in de panzebirdir, 

Keafi evliya-uilah, kabil-i hitab olaniarla ve terakkiye istidadi bulu- 
nanfartu sohbet edib arkadag olurlar, hatta oylelerine mii^takdirlar. 

RasuJ-i ekrem (Sullallahti aieyhi ve sellem) Efendimiz, rast geldigi 
ashab ile dumb konusur ve iltifat buyururdu, Konu^tugu kimse cekilme- 
yince yoJuna devam etmezdi, kendisile musafaha eden birakmayinca elini 
cekmezdi. Bazan da ! 

-Karde-jlerirai ne kadar gorccegim geldi* diye sonradan geleeek arifler 
15111 istiyak gijsterirdi, 

§eyh-i Ekber (Kuddise suruhu) hazreileri bu hadisi yazdiktan satira: 

<*Asr-i Saadetdeki bahttyarlar aslifib Idi, Bii vc bizim ^ibiler de ih- 
vamz* buyuruyor. 



jjS-* 



13 



oy j vi iJ-i*- j 



-^SL, jy# j2j. jpUw 

Ney kadis-i r&h-i piir kun mikUned, 
Kissak&y-i iffe-i mecnun Tnikuned- 



1361 Silro-( Tevbe; 73. 



86 



«Noy, kwill Mr yoldwi bUhsctUr, Mi-niiiii.nu" nslibin bikfi>^ i-yliT... 

MeSnevl'oin busji^ 3 . ney'in aynliklardan bahsEfl-digi soyleniimigdi. ?u 
huldn o yal, {Ncy) in kamisbkdan kesilmt'ii, bagrimn ate§le delinmesi 
f ;ibi degigiklige ugradigL esnada geetigi kmh yoidur, Madde crbabimn 
kabul ve tehammul edemiy^cegi mecnunane muhabbetlere lutulanlann 
ve : 

Ney gibi b&§vmi ke$ t sinemi oy, hagrimi del, 
Ben serdn h^metine besteniyamm ■ne-ysem!,, 

diyerderin bali de, betiim gibidir ; demek ister, 

(Key) in temsil ettifi (Insim-i kamil) de bdyledir. O da kanb ve teh- 
likeli bir yoldan bahaeyler, A?k ve muhabbet mecnunlarmin akil kabul 
etmeyecek kissalanm anlatir. Hareketkrinm taklid edilmesim tavsiye 
eyler. 

Insan-i kamil; gerek mebde'den §u aleme gelirken, gerek §u alemdea 
tue'ada giderken kanL ve me$akkatli yollardan gc^mi?, gelirken ayrilik 
acilartyla miiteellim olmu?, giderken de bir $ok mucahedelere gogua ger- 
mtj, nihayet ; 

{Mutu, Kable en temutii.) 

Y^ni i «Olmeden evvcl (Jiiinilz* emrine uyarak, ihtiyar ve iradesini, 
hatta mevhum varhgim feda eylemi^tir, 

Cemal-i ilshi ajiklan, viaaM ebediye ve hayat-i cavidaniye hail fllmak 
.^evkiyle |U l^lf hayatdan usamrJar. Hallac-i Mansur gibi : 

*Ey bemm itirrad etdigim dostlar; bersim nefsimi oldurijn kk haya- 
tim; katlimdedir,. derler. £unki; 



Yani : Ǥijphesiz ki : Allah, mii'miiilenlen nefislerim -ve mall arm i 
Cennet raukabilinde satin almisdir 17 .- ayet-i kerimesinin delaleti muci- 
bince, can metawm mu?terisinin bizzat Allah oldugunii bilirler. Be?eriy- 
yetin en akillisi ve en mukemmeli bulunan Rasul-i Ekrem (S.A.V.J Efen- 
dimize, Kurey? miigrikleri, (Mecnun) demek kiistahhginda bulumnus- 
lardi da : 



(371 Sure-i Tevbe : 111. 



67 



1 > '- < ^ * * *- — ' 






* »*,.*i^ 



wJ^yjct 



ttft Ylni: - Rabbini " "WHyfe sen mecnfin d«gj! s i n , Senin i,i n cl betie 
uk^« Ifc ecir „ rd „. Sen; ahlakm en gttX Ve cn JEK^JS 

onlar d 3 ^.ccklerdir- . ayetlerM* nusulun. sebet ol mu ^ r T ' 

nmftt Jf^^ *W istidada, meb de> ve me ^ dl n (baJlangK ve *& 
,un) k,nh yoUanndan bahsed^ fedakartann bikayder n i n^Ml, £ 

lar gibi obnayi tavsjye eyler. *WH5«Wi ™ 









Mahrem4 in hfy cuz hiku^ ni$t t 
Mer zebanra mii§t€Ti ciiz g% nUt. 

ve dth^ l t 6 T ^ mti - teH ° lmad1 ^ gihi ' ™*»ewh^ idrak el me . 
>e de bihu^ otandan ba^ka maluem yokdnr.* 

.1 
Dunya ferine vakif olan idrakdir ki ■ 5 ' 

buy^d!!^ * dah3 ^ ^^ had ^ !■*«« ** i^t 

m^Sijf?^ VC 3Slma aVdet UniSru ™ arif olan idr ^r, Bu- 
12^ WW ^rayama.. On Un i^ H azret-i Mevlana, akl. 

yor sozleri ak £ mea^dan tecerriid eyl.mi^ olanlarm kavrayabilecegmi 

-**» Bunu £*) pfa de soyleyen dib, ancak dinleye^ folia** X 

HamdM gkm kdtoehri idrak eyleyebil echini bildiriyor 



(33) sare-i Kelem'; 2- a. 



15 



Der gam-t tn& ruzha bigak $M f 
Ruths ha suzha kemrah $ud. 

.G.mh **** eilnlorimiz uzadi ve sana ermesi gecikdi giinl« T 
n.dJnX^d.n ve '.ynbU.. M.l olan ate.le.lo ark.d^ oldu -yanS, 
ulrslerle, yanmaiarla ge^di — .» 

Kon^n ba,ka S1 ,a soyl^cegi sc.u -.^c^ S ^, » ^ j^ 
: :, yl uvorm„ gibi beyanda bulunmasma •*»&*** ^tSto Ku7- 
d/rler ki, maksad. muhat.bi k^dirmakstzm «Mft f ^^t mabtb-i 
£ K^rimde de bu yolda Un ifadekr vard.r. E.cumle m^bfir (Ha bl b 

NeccSr) ill Antakya abalisine : 






^>^^^ 



y^n! : -Ben, b*m yar^tana naden kuliuk etmL ^« krai ^-.^\ a ( ^ a 

™k1 isterse onlano (iddia ettiginiz) sefaati bana hi^ b ir f»ide vermcz, 

h sLikbk idndeyim (demekl <tir. Ger^ek, ben Kabbinxze nnan ettim. 

Buradaki -Sana ne duyor ki, beni > araian Allaba ibadet etxneyeyim?. 

mekdir. Habib-i Neccar, serzeni^ni hafifi^mek ^m Allah a iman ve ib« 
dct etmemtk gafietini refsine isnad eykm^dir. 



fiK 



(3B1 Sfirc-± V6»ln r S2-25. 



Hazret-i MevMnJ da, henUi akJ-i mead lisamm an lay tits k id rake nail 

olamiyan, lnkin olmak igin lutf u Ilahiyi bekleyen lalcp erhabim iimidsiz- 
lige diistirmemek emeliyle kendisini onlara benzetiyor, fiiyuzat-i Ilahiyve 
talebiyle, gecen gimlerin, ate^in bir sQretde gegtigmj sbyluyor, 

16 



■ : a* ^ 



Ruzhu ger reft gy, rev bah nUt t 

Tu biman ey anki fiin tii pdfc nist. 

"Gitnler ge^ih gittiyse varsin, ge£sm. Ey pak ve mubarek olan in$an-i 
kamil; hemcn sen var ol!,.» 

frmruniin kismi kiillisini bo$a gecirmis, bir tar a f dan da marifct zev- 
kmden nasib a! am ami 5 olmasina tee&fa edenlere te E elli vermek i$in, Haz- 
ret-i Mevlana buyuruyor ki : •Hayatin bir ? ok gumj ge^ifc gittiyse, olan 
oJdu h biten bitdL Ge^ml^ teessitf etmenin faydasi yokdur. Kali, nazar-i 
dikkate almah; kamil bir mur^idin elini tutrnalidir. Gecen giinlerin hi^e 
inkilab etmesi ehemmiyetli bir sey degildir, Mur^id-i kamil ve onun na- 
zar-i terbiyesi var olsun. O saycde matlub busule gelir.. Hatta: -Dei- dcm-i 
ahir dem-i fihar buv*?d» yani: -Son neiesde bile kemalat kesbedilecek 
ba^ka hir dcm vc alem ohm* 

Maziye bakarak. timid si z olmamah, halde ve istikbalde gaksmahdir. 
Islam tarihinde fYermiik muharebesi) dive meshur ve kanh bir muhare- 
be vardir ki, 5iddik-i Ekber (Radiyallahii anh) in devr-i hilafetinde Rum- 
larla Muslumanlar arasinda vukua gelmi$dir. 

Diismamn miikemmel ve mucehhez ordusu 240,000 den fazla idi. Ha- 
lid bin Velid (Radiyallahu anh) in kumanda etdigi Islam ordusu i$c an- 
cak 40.000 kadar vardj. Rumlar, barbin bajlangicmda bas kumandan 5 adi- 
rma kadar ilerlemister; fakat orduda bulunan mucabid kadmlann sopa- 
laria ye eadir direklerile mudafaalan netkesinde puskurtulmuiflerdL 

Diismamn pek kanh hezimetiyle, is] a mm de pek jjanli muzsfferiye- 
tiyle netieelenen bu muharebede Rum kumandanlanndan General Yorgi, 
Halid bin Velid ile kar^lasmis, onun fey^-i nazarlyk MiisliJman olmus/! 
Halid iie beraber Rumlara karsi bir iki saat kilic sallamis, nihayet §eha- 
det nimetine ve hiisnii akibete mazhar olmu^du, (Radivaliahii anh ve rah- 
metullahi aleybj 

Dikkat buyurulsun, General Yorgi., ^ubhesia ya 5 h basl; bir adamdj. 
O^rLmiin bir ^ok giinlerini teslis akiydesiyle ve Hristiyan olarak ge^ir- 
m: ? . ehl-i tevhid ile harbetrnqk iizere Yermiik mevki'ine gelmi^di. Lakin 

70 






lliilid Inn Vtlid'ui fry/ i nazanna U|«m»»t, kendisini muvabhidlik de- 
rvccaiiie getirdikdeti sotira ^ehadet rutbesine cri.'jiirdi. Bin S5 yuz §uka- 

|;tr &ene sonra r hukkiiida raiimet okunmak saadetini kazandirdii <Rahme- 
hdlahi aleyh) 

Boyle bir vak'a, devr-i Peygamber!de de olmu^du, Medinede (Usay- 
ljjlO nammda birisi vardi. Hioretin ii^iincu senesine kadar miisluman ol- 
inurru§ti. Uhud muharebesi esnasinda Alteh'in hidayeti eri^di. Silabmi 
kiipdi, harb meydamna kosdu, Peygamberimiz'in huzurunda mdsluman 
i-hiukdan sonxa, fedakarane barbetdi; Smriinie bir def a olsun nama-i kila- 
irtadan §ehid oldu. <Radiyallahu anh-} 



Herki ciiz m&hi 2$ dbe? sir $ud, 

Berki biruzist ruze§ dir siid. 

« Bali ku Jin ba^kast anuti suyuna kamdi. Nasibsiz olamu d« wiki ge- 
1 Jkdi.» 

Cenab-i Hakkm zat-i ecellvi alasi gibi fiiyuzati da nihayetsizdlir. Fa- 
kat fiiyuzatin ma^hari olan insanlarj tig nevi Itibar edilmi^dir : 

Birinci nev'i i tTmmetin kamil ve mukemmil olanlaridir ki f ne kadar 
fnyu^ata nail olsalar tehammul cderler ve daima artmasim isterler, 

Hak siibbanehCl ve te'ala Kur'an-i Kerim'inde : 

Yani ! *0 giia cehenneme daldun ran? diyecegii. O da : daha var mi? 
iliyccekdis 40 .* buyuruyor, 

Cebennem; celai-i ilahinin mizhar-i tamnu oldugu i^in, do5masintt ve 
duymasma imkan yokdur. Rahmet-i tlahivyenin mazhan tamrra bulunan 
Aleyhissalat Efendimiz de h Hakkm o kada; iiiyuiatina nail oldugu ve her 
film yetmi?, yahiid yiie derete terakki cyledigi halde : 

•Ya Rabbi; sana kar^i olaa hayreitmi artir,- diye diia ederdi. 

Zevk-i hayret, ekmed-t ezvdk imi$, 
Hac&i i'ciz-gu «Zidni» demi^. 

iMuallini Naci Mcrhiini) 



(40) Sflre-1 KAt '. 30. 



71 



Keza Mi'ricda Hazret-i Peygambere delalet hizmetinde bitlnnan Cob- 
ra il Alcyhisse^am (Sidret-M-muntehfi) da kalmi$ ve : 

*Parmak ucu kadar yaklasirsam y ana rim. » demis,. 

«Ger gegem, bir zerre denlu lleru,,, 
vYdnantn harden ay&ga ey ulul» 

mealini sbylemisdi. Yegane-i enbiya Aleyhi ve alihi eidal-ut-tehaya Efen- 

dirniz ise : 

Qiin ezelden bona a$k oldu delil, 
Y&nar isem ben yan&yim ey Hatil!.. 

di^unoesiyle ilerlemisdi. 

Eyet; Nehiyy-i Ekrem Sallallahii Aleyhi ve Sellem, Cebraili, Sidret- 
Lil-mLJntehada birakmis, makam-i kurbe dogru ilerleir^di. 

• Xererc kadar dtmisdi?. Oraya kadar ki era da -Ycr- tSbiiinc yol yak- 
Uir. AUahin kamer-i numndan baska bir sey mevciid dcgildir.- 

Cenab-i Hak'km habibi ve halkm Hahka en ziyade yakSni bulunan 
Peygamt-er-i ekber'in vari&l karnili olanlar da boyledir. Onlar da a 5 k yo- 
lunds: (Hey) yini <Suya kanmak> 7 -Harareti gecmck. yokdur derler. Ne 
kadar fuyuzata m^zhar olsalar, daha ziyade istivak eoaterirler Hasret-i 
MevlSna: 

*Kum suya kandigi haUte lie acayib ki ben kanmadim, §u Diiiiyada 
bemrti yayima Jaytk bir kiri 5 yokdur.- buyuruyor. 

Sofiyye mejayihinden (Yahya bin Muaz-i Eizi), Bayezid-i Bestamiye. 
gonderdigi bir mektubda : 

«Muhammed kadohinnen o kadar i^dim ki, nihayet mestoldum > de- 

Hazret-i Bayezid ise cevaben : ' 

♦Muhabbet s&rabmi kase kase i^dim. Lakin ne jarab bitti, ne dp be- 
nim hararetim gectf> beytini yazib yollamisdi. 

Bayeafd-i Bestami'den evvelec bahsedilmi^di. Yahya bin Muaz ise ; 
(Rey) Jidir. Hied 258 de. yani Bnyezid'den 2 vil once vefat etmisdir Ad- 
fane tmM vardir. EzdJmle : -Bazilan, biz bir makama vard,k ki namaz 
kilmaya ihtiyacimiz kalmadi diyorlarmi 5 , Evet varmistar amma ceherme- 
me.* dedigi, sofiyve kitablarmda yazihdir. (Rahrnetuflahi aleyhi ve kad- 
dcsallahii ssrrahu) 

Fuyuzat-i flahiyye mazhan olanlann ikind kismi; eiiz'i bir nesveye 

kanaat gusterenler ve ; 

-(Allah'in a?ki kadehinden okadar i?dim ki r bir vudum daha inecek 
olsam yok olaeagim,. diyenlerdtr. 



72 



llciinrlk kiMin iso i Srfati zevkinden, eeolden nntiibi bttnayanlardir ki, 

Ribi Serifi fcyz-i Mt-vhVdan, ebediy yen nasipleri yokUir. Hazret-i Mev- 
Ifjna, (Mahi) tu'biriyle, birinci ve ikinci kisiml&n; (Biruzi) He de ij^iincu 
Siismi murad eylemigdir, 

18 

A«- 7^^* O^- J^- J- \^ jl 

Der neyabed hal-i puhte hiq ham, 
Pes silhan kutdh bayed vesselam. 

•Ham ervab oianlar, pipkin vn yetiskm zevatin Ualinduti anlama7Jar> 
O halde sttzd kisa kesmet perekdir vesselam,- 

Yam : *K k iU\ ka mi Id en ba^kasj anlam^, Ta ki 'seyr ii Eulukii, onun 
inertebesme erigmeyince.» demislerdir. 

KadrA siihan-i jdirr. ?dtr bilir ancak; 
Riihiilkudiisiln sim Sirajilc lyandir!.. 

Bir ilmi meslek ashabirun degil, basit ve adi bir san'at erbabimn bile 
s an at a miiteallik sozlerini o san'at a biz met etmemiij olanlar ahlaj-amaz- 
lar. O lisam anlayabiimek, san'atSfirjna intisab ve hizmct ederek on Jar gi- 
lii olmaya mi;tevakkifd:r, Tasavvuf meslekinin ince huktclerini, sofiyye 
hatarStimn manasi pek derin sozlerini idrak edebilmek de ; o meslek-i ee- 
lile bir hs.mil vasttasiyle intisab ctmekle ohjr. Zaten tasavvuf; sozle degil 
hid ile ilgili bir meslckdir. 



Mesne v Train {Bi^nev) emriyle baglayan birinci beytinden buraya ka- 
dsi olan on sekiz bey it — Evvdce de soylenildigi gibi — bizzat Mevlana- 
urn kalemiyle yazilmi^, bundan ^nrakiler ise Mevlana tarafindan soyle- 
nilmi^ ve HuScimiiddin (^elebi tarafmdan yazilmisdir. 

Eazi ariller; on ^sekiz beyti, Mesnevi'nin mukaddimesi, sonraki beyt- 
leri de onun devami ve s.erhi Eftymif, batta ^3rib-i Mesnevi §eyh Ismail 
Ankuravi onsekiz beyte (Fatih-iU-ebyat) -isimli ayrica bir serh yazmisdir. 

Hazret-i Mevlana, on sekidnci beyitde pipkin ve yeti^kin zevatm adz- 
lurini ve hallerini anlayabilmek idn onlar gibi olmak iazim geldigine i^a- 
i<>L titdikden sonra, hiir ve kamil ricalin derece&ine varmanm, bir takim 
kaydiardan kurUdmsya bagh oldugunu bey art idn buyuruyor ki ; 



i:. 

Bet\d biigsil ba§ azad ey pii$er t 
(Jend bd§i bend-i $im ii bend-i zer. 

*Oful; bagnu ktipar ve kuriuJ, Ne vakfc k-idar aJUn ve giimii$ kay- 
dmda kalacaksm?» 

tnsanlarda mal toplamak, servet cem'etmek i.gin tabii bir hirs vardir, 
Nitekim bu hIJ : 



Yani : «Ksdinlara, ogullara, kantar kantar at tin ve giimiise, asil ve 
aJametli atlara, ebb hayvanlara. ekin ve tartatara m£lik olmak arzusu iu- 
sanlara miizeyyen vo niabbiib kilimm^dir. Bimlar diinya hayaUnm (ge- 
gici) birer faide&idir. Altah {a gelince) mhayet dijniip vanlacak yeria 
biltun giizeliigi O'nun nezdmdedir" » ayet-i kerimesile beyan edilmij, 
cndan sonra da : 



^i 






Yani : «Habibim de ki ; size bunlacdan daha hayirlismi haber v«e- 
yim mi? Takvaya erculer rein, ind-i Ilahide altwidaa nehirler akari cen- 



<41j SOre-i AJ-I IjnrM : H. 



74 



ni'lliM- vardir ki, n imlllekiler, urada daiint kubuaklardir, Kcia iertemiz 
/.rvcelcri vardir. Hunlura ilave ularak AHah'm nzasiiii bulacaklardir. 
C tit iib -i II ak, kullarmi hakkiyle gbriiciidiir",* ayetiyle, DiinyS metasna 
rhemmiyet vermeyenlere, onlara baglamb kalmayanlara verilecek mane- 

vi inQkafat bildirilmi§dir. Bu ayetierde ima yoliyle : 

Yani ; *Siz, sevdiginiz §ey]urdt'n (Allah yolunda) fiarcayincaya ka* 
dar asla iyilige t-rjuis almaz^iniz. Her ne infak rdersfniz ^tiphesiz Allah 
imu bilifidir^ 3 .* ayetinde sarahaten beyan buyuruldugu ii^-ere, Allah'in 
rizasina nail olabilrnek i^in, o ugurda fedakarhk edilmek, sevilen §eyler- 

den onlann infaki suretiyle vazgegiimek lazimdir. Bu fedakarligi goste- 
ic-miyenler, nzay-i ilahiye nail olanuyacaklari gibi — suTeta hiir olsalar 
\>i]c — hakikatde hirs ve tami' e&iri ve altma, giimii^e ba^li bulunduk- 
lurim isbat etrai? olurlar. Allab yolunda yimiyecek olanin jse, ayaklan 
bugh degil, serbest bulunmak gerekdir. 

Nakgi tarikatimn pir-j all si Mubammed Behauddin §ah-i Nsk^bend 
iKuddise sirrihu)ya (Silsilc-i stima, b«guea miresed?) diye silsileainin ne- 
reyc ve kime miintehi olduguiiu sormuglar; (KchJ he nil site bee ay i nt mi 
resed) yani: *SiIsi!eje i — zincirc— bagli olari bir yerc gidemez> cevab-i 
firJlaneslnl vermis 

Demek ki altm, giimiis, kadin, ogul gibi madd! ^eyler §oyle dursun. 
Uirikat ve siyadet silsilesi gibi manevi mebrutiyetlcr bile, ban ah v aide, 
lUk vol una &alik tdacaklar i^in ayak bagi oluyormu|. 

"Teccrrud aieminde igtie iicli kadar ibsik, kuluy bir scy degitdir. Us- 
uinde bulunan bir igne, Hazret-i Tna'nin yultmda, dcmirdcn bir sed ol 111115- 
du.» diye bir &ba vardir. 

Hazret-i All (KorremaUahii vecheh) ve (Radyallahu anb) in : 

«Ey alhn vc ey giimiis; hen do 11 ba^kasim avutim v* aldatin.j dedigi 
rivayet olunmu^dur. §urasi da hatirda bulunmalidir ki hadis-i gerifde rae- 
.den : 

"IJclal mal, salib kinise i^bi ne iyidir,* buyurulmti^dur. Hazjet-i Mev- 
1/i Tia bu hadisin tefsirinde : 

«!VIali dine hizmet i < ■ L n hami] olursan, oyle hamiile ve hainil hakkinda 



M3) Sure-i Al-i Imrin : £12. 



ft> 



Easul-u Ekrem : befAl mill, siiHh fcltit*g tdu no iyidir huyurniu$tlur.» dedik- 
den soma : 

«Su, gem in in 151110 gircrse onu bahnr. Altuida buluiiursa onu yiizdii- 
riir.» beytiyle blr temdl Yapmis. mal ve sec vet hirsiyle kalbi dolan kinv 

seyi, i^ine su giren gemiye; mevcud servetine ehernmiyet vermeyen, o' 
servetin bulunup bulunmamasi, mdinde musavi olan zatt de derm bir at 
ustunde selametle yiizen geraiye benzetmi^dir, 

Hiilasa ; bur olardar dereccsine varabilmek l^jn onlar gitai hur olm.a- 
ya cahsmali, maddi ve roanevi ayak bagi olaeak her §eyi koparmab ve 
esaretden kurtulmalidir, 

-Dchriit meta'i ve Diinya mah t cucufc alel a tan oyuncak kabilindendir. 
On a m lib tela olanlar ve onunla oyalanaiilar he idrak-i ricale vfi*il ola ma- 
in i§ akilsizlardir.* 

20 



s 



jy ** us 



*J*1 I^Xt 






Ger birtzi bahr rd der kiizei, 
<^end giinced kismet-% yek riteei. 

«Deni*i bir kiheye dbkccek olsan, ne kadar sigar?. Ancak bir gibiluk 
nzk mikdan 

Bazi kimseler vardir ki : 

•KanSat, tiikenmez bir liaiinedir," hikmet-i Nebeviyyeaini nazar-i 
dikkate almaz, bannacak kadar meskeni, doyacak kadar yiyecegi, ortiine- ! 
cek kadar giyecegi bulundugunu kafi gormez; dab a iyiaini, daha ziyade- 
sini elde etmek icin didinir, uziiliir, durur. Halbuki insan, fevkindeklleri 
birakib da dunundakilere bakacak ve onlardan ibret alacak obi a, mevcQ- j 
duna kanaat gustedr, kendi kendine teselli bulur. Nabi merhum ju beytini 1 
ne gtjzel soylemi^dfr : 

Senden edndyi goriib $iikr He demsdz olrnak, 
Senden al&lara r^keyl^-memn merhemidirl. 

§eyh Sadl kuddhe sirruhu, bir seyahati esnasinda, pabu^suz bulu- 
nuyor, yahn ayak yurudugune cam sikjliyormu^ Sanra, ayakian kesik 
birinin diikriyle siiriindugunu gormiis, ketidibinin ya kuz pabucu olma- 
di^ina siikretml§, 

Fakat insarilann pek ^o^u bu liakikati anlamak istemez, beseri ihti- 

7fl 



'..'■Hnian 1,'ok fji/la hi-vt-.s pe^finde ko^ar, IhtirLst. ihliyaciyle nisbet kabul 
•IniJyt'tck derecelert' viini 1 . 

t^te bit gaflct jit onun faydasizbgini anlatmak i^in Hazret-i Mevlana 
• Fiii'niii bir deniKi bir RSseye db'ksen ne kadar su sigar?^ diye soruyor. 

"uni ; .Servetin deTiiz gibi de oh a ondan istifaden, mideni bir giinliik dol- 
KiiiLak nnikdardan ibarctdir.» cevabmi verjyor. 



Vu 



21 



j-iS j jl^i 



IT 



•4ji ^ ^ A±s j. 

Kase-i $e§m-i harUn.n piir ne§ud ? 
Td sadef kaani' ne§iid piir dur tie§iid. 

-Ilirs ve lama' ehlinin gf*zli dwymaz, Halbuki sedef, katiaat gosterip 
^•M-inriiayinca i^inde inci o]maz.» 

liadis-i §erifde mealen j 

»Ad em ogliuiun iki vadi dolus u altmi v« giimiigu olsa, mul'laka onlara 
llAi-plrq utiincu bir vadisi olmasmi istei*. Adem ogluiiun i^ini ancak top- 
mk duidLintr.it buyurulmu|dur. 

Naklnlunan Hadis-i §erifln mealini Hazret-i MevlSna baska bir tarzda 
iriult- udiyor. Haris olanlann kaseierimn daima bos kalacaginij kannJan 
ti-k iika da gozlerinirj a? bulunacagiiu soyliiyor. Sedefin icinde inci hltffll 
11 In mm iyin, onun kan^at gosterfnesi ve kabuklanm kapamasi Jazim gel- 
dim tfibi, kalbinde marifet cevherlen husulc gelmesini istiyenler de hirs 
Kn in ma' agzini kapamalidir, diyor, 

Indnin nasil Msil oldugunu bilmiyorum. ^irane, yani hayall ve cf- 
riiir dmak uzere |? 6yle bir soz vardir. Guya Nisan yagmudan' yagarken, 
dp) 1 lz.de istiridye, kabugunu; karada yilan agzmi acarmis; yagmur dam- 
iblxn istindye icine du^unce ind, yilanin agsma girince de zehir olurmuj. 
l.Akin Indnin huaule gelmesi icin istiridye kabuklaniiin kapanmasi, 
■Ifmur damlalarmin deuiz suyuna kanjmaniasi lazirn imis, Hazreti Pir'in 
I" 1 mlsali irad etmesi onu hakikat olarak kabiil etmesinden degil, sohre- 
m» niebni olmahdir. 

22 

Her kird c&m£ zi i$M gdk §iid, 
6 ii km ti ayb kiilli pdk §1id. 

77 



-- - 



"Her kimiti elhidfcsl, :iskui penjesiyle par<;ai;mirsa, tl kimst-; hirsdan 
da, hiilii" ayiblavdan da temizlcntr.H 

Hazreti MevJana bu beyt ile, bir suale eevap vermig oluyor. Hirsin, 
tama'm fenaligim anladik,. Gerek onlardan gerek diger ahlaki ayiblardan 
kurtuJmak i^in ne yapmahdir? fjiiiline kar§i. agki tavsiye ediyor. A§k, bir 
adamm yakasindan tutub da kendine dogru i^ekmiye baglayinca, onu elbi- 
s;e gifci kaplami^ olan hirs ve tam'a da; mala, servete baghhk da, hatta 
but tin ahlaki ayiblar da siyrihr, cjikar, diyor. 



23 

§ad bn§ ey i§k-i hug sevday-i ma, 
Ey tabib-i ciimle illethay-i m&. 

«F> kasdi — yahud f aydasi — ho; o!a» vc but tin illetlerimizinhektmi 
hiitunan ask; sad hLb 

Hazreti Pir, bu ve agagidaki beyt ile ajkin ahlaki ve ruhani hastalik- 
lar icin hem bir tabib-i hazik, hem de bir devay-i muvafik oldugunu an- 
latiyor. 

24 

Ejf de-udy-z nafcuet ii ndmtls-i rad, 
Ey tii Efl&tun ii Cdfcmfts-i ma. 

«£y kitar ii azametimize ilac ve bi*e Eilatun ve Calinus olan asjk, yasa,* 

A§kin insani biitun ayiblardan temizleyecegi bildirilmigdi. Bu beytler- 
de ana hitaben (Hog sevda) deniliyor, kibir ve azamet hastahklanmn ilaci 
oldugn $ayleniltyor F hatta on a (Eflatun) ve (Calinus) tabir ediliyor. 

Malumdur ki Eilatun : Yunan feylezoflanndandir. (Hikmet-i i^rak} 
erb&hindan ve (i$rakiyyitn) un reisterindcntlir. 



Ilikiiifi-i i^ruk : F»ljwfi Lir raeslekdir ki, rivflzetler, rmicahcdeler ile 
A Nuba vfisiJ ulmuyi k i 'i> 4 ' ndinmlgdir, 

Hakikat judur kt. Libuvvuf ile fdsefe ayn ayn jeylerdir. Cunki fel- 
.■.i-ft'tiin menge'i akil'dir. Tasavvufun tne'hazi ise nakil, yam Kur'an ve 

liiidisdir. Akillar farkh nldugu ifiic felsefcde (Reybiyyc) ve (ikaniyye) 
lilbi biribifjne zid dii^unceli meslekler vardir. Tasawufda jse : bb'yle ay- 
nlik, gaynbk yoktur. 

Meviana Cami kuddise sirruhu ; «YunanhIanti ftlsefesi, nefs ii heva- 
urn ifadesinden ibaretdir. Ehl-t imsLmii hikmetleri ise Hazret-i peygam- 
bertn buyiLrdukJaTidir,* demijtir. 

Hazret-i Mevlana, Mesnevi'de, feylezoflari tenkid eder ve onlann fi- 
kirlehni ^uriiterek reddeder. 

HiilSsa : feylezoflarm hangisi olursa olsun, tajawuf erbabi, onlarla 
lu^m fikir degildir. 

Geleiim (Cahnos) yahud (Galinos) a : 

Bu adam, Miladdan sonraki 131 senesinde Bergama f da dogmug, 200 
Urihinde blmusdttr. Bukrattati sonra hekimligin mticidi sayilir. Eserleri^ 
run (jogu Arabcaya tereume edjlmijdir. 

Hazreti Mevlana, agki; biri hakim, biri hekim iki zate benzetiyor, Bu 
ii'Nbihile de: a§kda 6yle ieazkar bir kudret vardir ki, Eflatunun felsefeyle, 
L-.ilinos'uji lababetle yapamadigi ruhani ve cismaiii tedaviler iora eder; 
jiykj, her turlu ayb ve noksandan temizlenml? bir hale getirir, demek is- 
tiyoi-, 

25 

Cism-i h&k ez i§k ber eflak §iid f 
Tur der raks dmed ii gdlak $M, 

*Toprakdan yaratilmj ? olan msan ceaedi, at}k te^Irtyle seitlalara ^ikdi, 
ftl&ki oldu. Dag bile o te'sJr altinda ^eviklik bulub oynamaya bajladi.* 

Hazret-i Mevlana, bundan evvelki beytde a§km, ayjblan temizlemek 
kiuiriitini soylemi^di. Bu boytde diyor ki : a$k, byte bir rrmciiedir ki t ajikm 

hiprukdan olan cisraini senialara qtkuriT ve eflSki yapar; cansiz bir kiitle 
ri!nn dagi da kimildatir ve oynatir, 

Kur'aiw Kedm, tdris aleyhisselam hakkinda : 



i$fi£&3 



78 



79 



Vini : -0»u aU bir mekaHa rer'ej ledik".» diyor, Ijfi nlcyhtaselam jgin 
de, mealf?n ; 

*Al]ah otiu nezdine yiiksekdi.* buyuruyor, insan olmalan itibariyle 
cisiirikri toprak olati bu iki nebiyy-i zSgaVin goklere sikarildigini habcr 
veriyor, 

Keza Ekmd-iil-enbiya Efendimiz, Mirac gecesinde setnaya, oradan 

da Ar§-i a lay a goturulmusdu. 



i$$m 



Yani ; «Eeu ancak sizin gitai bir beserim, ancak bana vahyoIunur«,i. 
i'iyeti delaletince, Kasul-j Ekrem Efendimiz de, diger iki peygamber de 
bejjer idi; onlanti viicudii mayasi da toprakdi. Gyle iken ajkin feyzi, ber 
i ^Unu de goklere ve bizim biletniyecegimiz makamlara gotiirdu, 

A skin teiiriyle dagin oynamastna gelince : Hazret-i Musa'ya Tur da- 
ginda vaki olan tecelliye isaretdir ki r izah edikcekdir. 



26 

Li-it -uT jj^ jU jju- 



Li*L> 



&~J" j~ 



JJ* 



I$k cdn-i Tur dmed d§ikd, 

Tur mest ii harre Musa sdikaa. 

«Ey a$ik; ask, Tiir dagma tab. pibi tesir etdi. Tur, mest oldu, Musa 
da Ueiulimleij gc$ti ve dti$tu.» 

Malumdur ki Musa Aleyhis-selam, Beni israili Fir'avn'in din den kur- 
tarmj^, Mi sir kifa&mdan cikanb §ap denizini ge^irmj^; ve Sin a Cb'Uine 
nakleylem^di Kendisine sernavi biT kitab verilecegi de ewelce va'dolun- 
musdu, Binaenaieyh, Allahin emriyle kirk gun oru$ tutdu, Dervislik tabi- 
rince bir (eile), yani (Erba'ln) fikardi. Sour a karde 5 i Hartin Aleyhisselanij 
vekil birakib Tur dagina gitdi. Orada teceJli-i Rabbani vukua geldi. Bu 
hal, Kur'an-i Kerim'de soyle ifade buyuruluyor : 



(44) SCire-i Mei'vem : 5", 
t4S> Sure^i K*hJ : 110. 






Yani : <Vaktaki Musi, tayin etttigimiz vakildc Tur'a geldi, Rabbi ona 
H&hf noziinu soyledi. Musa, ya Rabbi; ban a ken din i goster, scni gSreyim 
ilidi. Ccnah-i Hak, sen bcni liif bir vakil gikeinezsin buyurdu*".* 

Ehl-i Siinnet ulemasi, beser ig in A Ha hi gbrmenin miimkin oldugunit, 
[\,vt.i-(±\.-\ Musa'mn rii'yet taiebi ve : »Ayin on dtirdiincii gecesi kameri gMr- 
iliit;itnuz gibi llabbinizi goreceksiniz.» hadisi ile istidlal etmijlerdiv. Mu'te- 
l\h ise : *Len terani* sigasimn te ! kid4 nefy-i istikba! olmasmdan, Allahi 
j ■ .i'L-bilmek muhaldir, nelkesini ^lkarmi^iardir. 

Ureiay-i sofiyye indinde iki cihetin anlayi^i da birer cihetden do|^ 
hulur. Yani rjVyetullah miimkindir; fakat insamn varligi ve benligi baki 
nlduk^a o serefe nail olmak imka*ni yokdur. Kitekim Kelam-i II abide : 
• l.rn lerani* yam: «Scn F sen oldukcg, sende senlik nnkiyycsi bulundukca 
I i ebcdiyyen, asB ve kat'a, goremezsin.» buyurulmujtuT. 

Bbyie ince ve muglak babislerin ilim vg akildati sdyade zevk ile anla- 
■ , 1 1 e 1 bi ! ecegini hatirdan cikannamalidir. 

Yine CenSb-i Hak buyuruyor ki ; 

Yani : «Lakin §u daga bak, egtr yerlnde durabilirsc, sen de beni gii- 
rlirsiin. Vaktaki Musa'mn Rabbi , dnga tecelli ve dagi par^a nar?a etdi h 
Musi da kendinden ge^ib diigdu 17 -* 

Tecelli; Hakkin zuhQru demekdir. (TecellW cf'al), (Tecelli-i stfat) 
vi (Tecellt-i Zat) diye tig derecedir. 

I'ccelli-i ef'al I flilikin ef'al ve harekatinin, 
Tccclli-i sifat: salikin sifatimn, 



f4fl) Siirc-i A'r3f; 143. 
(47) SOte-i A'raf : 143. 



80 



¥ U 



MM 



ItcolIM zit: liUkin eatmln, AMAlur, ottllnde, nfltrnda vo zutind^ 
fenn bnlnu.ri.iuKm ibfin-trflr. M.-..-I, mcriekfe fif^nin blr yapragi' guJ 
jragmm tyerlsine konsa; rengi, sonra da k™di yok nlur fete su haUer 
uzak bir te 5 bih ile tecdli-i efali, tei-elll-i S1 f4ti, tecellj-i zati and.nr. 

U*ak bir te^bth ik dedim. t^unkl bunda mtnek^e ve gfQ yagi diye bir 
ikihk, soma meiu»k$enin yaga girmesinde bir huKU vardir Allah'in tecel 
Ksi ise, bu ikilikden ve hululden mdnezzehdir; yani orada salikin varliih 
ve beniigi kaimaz ki, ikilik ve bulul tevehhum edikbilsin. 

Iste p sirada Hazret-i Musa'ya teoelli-i zati vukua gelmis onun bese- 
nyyetim ifna etmifc hatta o tecaUinin bir ziyasi, bir y lgm tag ve toprak- 
dan ibaret olan dagi da oynatmi? ve par^alamigdi. 






^#JiW^aT^i 



Yam : «Ayi!,nca dcdi ki : Sesi tetajh edwim, sana tevbe ve i s ti# a . 
nmi arzeyJedim. XntHii edenlerin ilki benitn**.* 

Boyle ince ve derin bahisleriti anlasilabilmesi; zevk ve kegfe aid ol- 
dugunu tekrar hatiriayahm ve Jayik^ie anlayamavismuzi oyle bir zevki- 

miz olmadigma aEfedelim ve o zevkin ihsan buyurulmasi $n nivazda 



27 

Bd Eeb-i demsdz-i hud jjer ciiftzmt, 
Hem^ii ney men giiftenihd guftemi. 






"Demsaz ve heroraz ol an yiirimm dudafryJa MHe § mi ? *laydi n ^ bsnde 
stWlemlebilecek 5e y[e r i ney gibi soyler-dim.* 



(48) $fire-[ A'rff ; 143. 



u 



28 

W -Li jlj^ jl jl i ^ 

Herki 6 ez ftemzebdni §iid ciicid, 
Bl nevti siid gerci dared sad neva, 

^KonusUigu diJi anlayan kimseden aynlan. yiizlerce lisan ve nagme 
liilse de >'jue susar^ 

MaJumdur ki soylemek, bir mes'elcyi anlatmak igmdir. Bundan dolav'i 
muhatabdfl an lay is istidadi ne kadar 50k olursa, konusanda Kor.usma ki- 
biiiyetl dt> nisbetde olyr. Dinky enin anlamayisi, soyliyenin soylemesine 
jnanidir. flu miinasebetk Hajreti Meviana. bu iki beyitde demek istiyor 
ki: hemra2 ve demsazim olabilecek bir muhatab bulabil^e idim, ben de 
ney gibi nagmelerde bulunurdum, daha yuksek bahislere giri^irdim, P"a- 
kuL o muhatabi bularnadigim it; in nagmeyi degigtirmeye, pek derinlere 
djilmaksazin bah si si£ ge<;meye met bir qldum. Boyk olmasi da zaruridir, 
VelevJS yuz turlii tiagmeye muktedir ve bir cok lisan ik konu^an bir kim- 
se olsun, kareismdaki, nagraeleri ve dilleri anlamaz^a pek tabii oki'ak 
u adam su&mava mccbur olur. 



29 

Qunhx giii reft u giilistan der giize^t, 
Nesnevt zan pes zi bulbvi ser giize^t. 

«GuL mevsimi gccib de giit a^masi bitince, artik biilbiiliin dsikanc 
serguze§tini dinliyeine£sin.« 

§ark s^irlednin tehavvulune gore giil ik biilbiil araamda a^ikane bir 
irtibat vardir. §airlere nazaran biilbiil, ancak giil iciri ve giile karji soyler. 

Onun dedikkrini de ba§kalan degil, yalniz gfij anlar. 

^iir ve hay^l baki^i; giii yapraklan iistiindeki cig damlalanm. biil- 
hiilun iniltisine kargi giilun goz yajlan §eklinde gdriir. 

83 



Sirfyk-efftai olur giil l ndlifirifp jtile seklindc, 

Ne a$tksin ki olmu§ giil dahi n&lamn ey hiilbiil 

Fakat vaktaki • 

Figan ti ti&li§inle sen sarardin gowtalar soldu, 
Bitirdi hem giitu, hem kendini efg&mn ey bvXbuV... 

lev has i teresEiim eder f yard bahar mevsimi ge^er, giilun agjlmasi devri 

biter. O vakit biilbiil tie sesini, sadastm keser. £iinki kendisini dinleyecek 
olanlar bulunsa bile anlayacak bulunmaz. 



30 

££nJa fifiti r«|Jp6 u giilistan §Ud harab, 

Buy-i gill rd ezki cuyvm ez giildb. 

«Glil bitip de giil hahjesi harab olunca giil kokusunu nereden arayib 
feulalim? i guJ suvundan.. 

Evet. Giiliin a film a mevsimi gegib, giili stand aki fidan3ar dikenli hirer 
fahdan iharet kalmca, giil rayihssi, artcak giil yagmdan ve g(il suyimdan 
duyuiabilir, Bunun gibi urafay-i iimmetin ekmel ve efdali bulunanlar $e- 

kilib gidince, onlardaki rayiha-i marifeti, varisleri bulunan ve kendilerine 
nisbetle giil yamnda giil suyu. gibi kalanlardan aramak lazim gelir. 

Mesne vi sarihlerfnden San Abdullah Efendinin telakkisine gore Haz- 
ret-i Mevlanl, Sems-i Tebrizi ile Hiisamuddin Celebi arasindaki farki 
s&ylemeV Sems-i Tebrizi Hazretlerinin yanmda Hiisamuddin Celebi'nin 
gul suyu gibi kaldigini bildirmek istiyor. §ems gibi bir musahib-i ekme- 
lim bulunsa idi, onnu genis idraki beni nagmeperdaz etseydi, ben. de ney 
gibi rakik terenntimlerde bulunurdum. O demsaz ve hemrazim ge$ib 
gitdi. Batia layikiyle muhStab olabilecek kimse kalmadi, Onun i s in ben 
de sbzlerimi siglasfcrmaya mecbur oldum. Bereket versin ki kargimda 
Ilusamuddin £elebi gibi miislatd bir muhatab var, ijems'in irfam rSyiha- 
sim onda bulmaya ve bu suretle avunmaya ealis,iyorum f diyor. 

Mesnevi'nin diger bir yerinde ise He. Mevlana : 



Hi 






• Sju Mtyirilikli'iiin yttU mu? Onlnr, m-rihi fi>hmtne ffiirrdir. Dngru an- 
lfi)'i!$1i bir imihAttib liuhntiylr tiliiynrum,* bnyuniyor, 

Burada bir siifil hatira gelehihr : Dibacede Husamuddin gelebi'nin 

Kutub olduguna d&Iak't cder vasiflar bulundugu halde, burada ondan da- 
b;i anlayigh bir muhatab aramyor, iki ifade arasinda tenakuz yok mudur? 

Evet, Hiisamuddin Celebi, hem asnmn kutbu olur h hem de zevken 
ve irfanen Sems-i Tebriai derecesinde buluumayabilir. Hacc-i veda esna- 
Nindfa : 



J0Q»tfSS 



Vani : <Bugiin dziti din in 17.1 ikmal eldim, hi 5 bir eksigini hirakma- 
ilnn dft .- ayeti nazil olunca h ashlb-i kiram sevinmi? VE gulrau^dii. Yalmz 
Siddik-i Ekber (Radiyallahit anh), dinin kemale gelmig, ikmale muhtag 
I'M ciheti kalmami^ oldugunun bildirildi^ini i^itince, Hazret-i Peygambe- 
Mii ii-tih aline ima edildigim anlami? ve kemal-i teessiirle aglami^di, 

Hazret-i Ebubekir de r sair sahabe-i kiram da Hz. Peygamberle sohbet 
rlmek ^erefine nail olmu^Iardi, Eakat ondaki feyz-i Ncbevi, di^erlermde 

pirLinmemis,, onun gosterdigi anlayig isabetini o'biirleri gosterememi^di. 

Demek ki velilik bir. fakat velilerin zevki ve derec&si farkb; Ciinki 

Mlah, teceliisini tekrar etmez. 



' 



31 






A.-a 



Ciimle ma' §ukest ii &$ik perdei, 
Zinde ma'§ukest u (hfth murdet 

«Cumle, masukdan ibarctdir, a^k pei'dedir, Diri oTan ancak mAsfik- 
t'll r h ;"»sik (iliidiir.n 

"['ecriibe ile anlayanlar vardir ki insaia, bir giizelf ae verse ve sevgisi, 
uitk derecesine varirsa, alemin her zerresi ona sevgilisini hatirlatir. Giin- 

dn^icrin nuramliginden onun parlak yiiziinu, gecelerin zuJmfini renginden 



s; 5 



ouun ii j > ll :■ . G&?t;irmi h.attrlar, Ru^jfurtJi huif ivxtvi eEttuailnUcn oman tu- 
neffiisiirai, §frngek stiyasinm ufukUir ustiindt. 1 i^irjnmesinderi ynun tebcs- 
siimunun panltisim mugahatte edfer dc ; 

2rdmet u envar vhir senden hiiveyda reng rengl. 

der. HLilasa ; nazarmda kaitiut, ondan ibaret goriinur; hatta kendini 
bile ma'stiku olarak tebayytil eder. 

Ben ben degilim, ben dedi§im sensln hep, 
Camm dedigirit, ten dedigiva, sensin hep,,. 



Beytini soyler. Fuzulrnin Mecnun li&antndan Ley la y a hitabi gibi : 
(Gel sen sen isen, neyim men-i jar?) diye sorar. Deriden, etden. kemikden 
mutesekkil fanj bir varh§* kar^i olan muhabbetin insani bu dereceye ge~ 
tirdigini du^unmeli de, o viicudun ve blitun mevcudatin Jialiki bulunan 
Ma^ik-u Ecell u Alaya olan a^kin, asiki ne hale getirecegini kiyas etme- 
Iidir. 

igte o ilahi a$k. a§ikm nazarmda butiin miikevvenati hi$ gosterdi^k 
gibi, MasGk-u Hakiki'nin (hep) ve (cumle) oldugunu. kendi&irun de ara- 
da bir perde bulundugunu gosterir. 

(HiJmam-i TebrM) nin : 

"BeniniLc sevgilim arasinda Hiimam, perde ulmaktadir. Arhk o pcr- 
deyi bcrtaraf etmenin sirasi gelmi$dii'.» mealindeki beyti. bu ger^egi ifade 
eder. 

tste o (benlik) perdesi kaldmbrsa, ma'sukun (ciimle) ve (zinde) ; s$t- 
kiTi da (berde) vc (miifde) oldugu anla§ilir. 

32 

ji ^ijv ^j^ *n? J 

Get neba$ed iskra pervay-i o, 
O cii muTQi. mand hi pervay-i 6. 

oA^ikdo, askin eleinlerine sabr ii tehammiil biduiiiviajacak olursa, a, 
— bica>M*- kanatsiz kus gibi kahr. Vay onun halitie!.» 

Agkin kudret-i icazi ; (§ai has cy ask-i ho 5 sevday-i ma) beytinde 
soylenilmi^; Eflatun'un felsefe ile, Calinus'un tababctle yapamiyacagi nV 
hani ve dsmani tedaviyi a^kin yaptigi bey an edilmi5di, 

86 



Eveti a?k h sjihk hut icazkhc bir kuvveldir. Zuhde, tartk-i itahinin sey- 
,aresl dorack caizse, i^k;i da t'osiay-i tekan-iibiin tayyaresi denilebilir. Fa- 
kdt tayyareye blnecGklerin cesur ve m Li tehamm.il olma^j itrab eidigi gibi, 
i^k kanadiyla yiikdelmek isteyenler icin de cesaret. metanet, sabr ve te- 
baramul lazimdir, O IQzuma ehemmiyet verilmez, hayata ba|hlik dujun- 
I'osi bertaraf ediimezse, matU'ib olan yiikselme husule gelmej. <^Unki tay- 
■. "ire ye bcnzettigimiz a§k r tehammiilsiiz kimse i^in, kanatian yolun- 
•im? ku§ gibi olur, u^amaz. Onun sahibi. ve binegi de saksagan kargasi gibi, 
ileti-geri SKjramakdan ba?ka bir jey' yapamaz, Fuzuli ne giizel soyler : 



A$k resmiti, a$-ik tigrenmek gerek pervaneden, 

Kim yanar gdrdiikde §em'in ates-i suzaninat. 

Carani Can&nt; vermekdir kemal-i &§ikm, 

Vermeyen can, itiraf etrtiek gerek noksanma!.. 

ai. -» J-?, fJ lj *£** *f ^ <J* 

Men fi gune hu§ dattm pl$ u pes, 

Qun neba§ed nur-i yarem p^ il pes. 

"Yiirimm nfiru etf/flfimda bulunmazsa ben na$)L (iniimii, ardnm idrak 
i'iJi:|)i]irim.» yabud «Yfjirimi,n niiru ilk ve sonla invikayycd olmaymru, ben 
nsstl ba$iangi<; vc son ile kayidlanabilirim.» 

iki tUrlu tereiim's edilen bu bey it, iki nevi sualin cevabidir. 

Evvela 1 : a§kin kanada te^bihine mukabil, akil da a yak mevki'inde ka- 
1 ir. A§ka tab! olama yan, akil ile hareket edemez mi? sua line cevaben de- 
ntliyor ki ■ 

Evet. Akil, aya'jc gibidir. Fakat o ayakla adimi atabilmek i^in, insanin 
I tasacafi yeri gorm.esi lazimdir. O gorii^ ise ancak yatimin bir nuru o!an 
I ,^k ile kaabildir. . A$k niiru ile nurlanmayinca ben, nasil dniimii, ardimi 
H oriir ve adimimi atabilirim? 

Keza: ya Me^/lana; derin bahislere giri^meyecegini ewelee sb'yledigin 
h lalde, §imdi bah si derinlere gotiiriiyorsun, ihtirma cevab veriliyor : 

Ger^i birka^ beyit evvelce soylenilmisti, Fakat yarimin ilk ve son 
h :ayitlardan mtinezaeh olan niiru, beni tenvSr ediyor ve endS§eyle. bagh- 
I ikdan vareste k iliyor. 



34 

f$fc frdhed kin silhan blrun hiived, 
Ayine gamm&z nebved gun biived. 

*Ask, bu soziin muydaiia cikmasuu istiyor. Ayna, kogucu olmuz 
ne olabilir?" 

Demek isteniliyor ki i mS'ijUkun dlvesi ve askin esrari goniil aynasinl 
aksedib duruyor. Cilali bir ayna, sathina akseden sureti gostcrmez olurj 

mu.? Benim de kalb aynamda beliren sirlar ihtiyanm elimde olmaksiai^ 
lisanimdan dokiiluyor. 

35 

.Aj/ne-! cimet £ird gcmmfc mst., 
Za-nfci zengdr e3 ruhe§ miimtaz ni$t. 

• Sen m rtihmi aynasi Tiifin o aksi (yarisimayi) baber vemiiyor bill 
yor musun? Satin pastan ball degil de onun i^in,™ 

Bu beytde aynamn pasmdan bahsedilmesi, eski aynalarm came 
degil, madent levhalardan yapildigi icindir. Madeni levhalann rutubet v- 
saireden paslandigi, boyle ol lines da sathina akseden geyleri gosterme&ij 
gibi, goniil aynasi da nefis pa style cillsmi kaybederse, feyz-i Ilabiye 
kes oimak nimetinden mahriim kalir. Binaenaleyh, ilk once gonul ayn| 
smdaki pasi temizlerr,ek ve cilalamak lazimdif. 

■ ' 
MiiTiceEi ayhie-i dilde nuku^i k&inat, 

t§ a Tnir'at-z musajfdya cila vermektedir!.. 

•Her soy'in bir cilasi vardir. Kalbleriti cilasi da zikruHahdir.* He 
§erifi mucebince, pasm giderilmesi^ ancak Allahi zikretmek ve yad 

lemekle olur, 

Dil hinesi pur nur olur, Envar-i zikrullah He!., i 

Nefsin bulanikhgi gitmez; kalb aynasi nin pasi a^ilma^a ruh da 

88 



m—M. 



lah'in tecelltslnc mtahar ulnmaa. Nefsin tafsiyesi vc Italbin cilalanmasinm 
ne ile olabi lectin I liilJirniek ve dolayisiylo bir cok lusse ogrctmck iein 
Hazret-i Mevllns bir kissa nakline bashyor ve diyor ki ; 

«Bi.1 FADlSAHIN BIR CARlYEYE A§1K OLUP ONTJ SATIN ALMASI 

VE cARiVENIN HASTALANMASI, PADISAHIN PA ONU TEDAVl 

ETTtRMEK I^lN TEDBIRDE BULUNMASl HtltAYESk. 

36 

Bi§nevid ey dostan in d&st&n, 
Der hakikat nakdA hal-i m&st &n. 

*Ey dwitlar; §u hikayeyi dinleyin ki haktkatdc bizitii haliiiUKin aym- 

Qiinki anlatilacak olan p&dijah ile cariye, ruh ile nefsin temsllidir. 

37 

- »-* 1 

Bud §dhi der zamani pi§ ezin, 

Miilk'i dunyd bude§ ft hem miilk-i din. 

-Bundan cvvel bir pidi^ah vardi ki hem diinya miilky h hem dc din 
mi.il Mi onundti.* 

Y4ni; hem dindai\ hem dunyadar bir hiikiimdar idi. 

38 

httfakua s<ih ruzi §ii.d stiver, 
Ba havns'i h&§ ez behr-i $ikar. 

<TeB4ddftn pudigah bir gllii avlanmak igin tnaiyyetiyle ata bindi.- 

89 



■ ■ 



aldi. 



39 

■ 

Yefc fcenteefc did §ek der sahrah, 
§iid gulam-i an kemzek can-i sdh. 

'Padlgah, yolda hli cariye gordii vc cant o ipriyciim kulii, kiilosi eltflfca 



40 

M«rg-i cdn<*§ der kafes gun mi tapid, 
Dad mil il an ksnizek r& harid. 

"Can kuiju, he den kafesindc <jirpmjnea mal verdi ve o cariyeyi satin 






41 



£un Jiarid 6 rd vii berhurddr §vA, 
An kenizek ez kazd bxmdr *nd. 






*Ciriyeyi atdi vc otidan saadet duydu. Fakat kazara cariyc haslalandi.- 

42 

^ ja *j> jl/ jYL ol 
Y^t pdidn gilrk harrd der rebud. 



90 



^^Mi 



•Birinin morhi-hi utrih, uulam .vcikdu. I':il:m, huldu; likin merkebi 
km- 1 paraladi.x 



43 

ii^i .^ i^ ^|| j^>. | j ,__J 

K-ftze bddej 6E? mi named bidest t 

Ab ra fim yaft hud kiizek §ikest. 

"Digerinin kascsi vardi, su. buEamiyordn. Suyu bulunca da kase ki- 
ritdj.a 

Palan bulunca merkebini kurt parahyan, su bulunca kSaesi kmlan 
kimseler gibi, paditah da cariyeyi aldi amma hastalanmasi dolayisiyle 
/"vki siirekli olmads. 



44 






£eh tabibdn cem kerd ez ^epp it rdst, 
Gv.j\ edrc-i her dfi der dest-i siinidst. 

"Padisah; sagdan ioldan, yant her taraldan hckim lopladi. Onlara: 
ikimizin hayati da sbin eliniide ve hazakatinizr. baghdir dedi,» 

Ve ilave etti : 



^j'fV £l* j *Mr u- ifa 



o-ji^'L 



J^f 1 



J -w*JJJ 



Cdn-i men sehlest u cdn4 canemast, 
D&rdmend ii haste em derm&nemost. 

«Benim canimin tedavisi kolaydir — yani, o, iyik^irsc b*n dp iyi ola- 
rufinn.— ^(inki ruhumun ruhu odnr. Ben; dnrdliyim, hastayini, dermamm 

ill* i ■ < r i l •-_ ■= 






91 



_ 



ii; 

Herfei dermd?z fcerd mercdn-i merd, 
Btird gene ii durr ii mercan-l trier a. 

-Her kinj rflhumu — yahud Mercan i&mindekt taiiycmi — itdavi Vfl ; 
iyi edeeek ohirsa, inci ve mcrcan haiinemi ahb gotiirecekdir." 

47 

Ciimie gii/tendes. let canbd^t fc-unlm-, 
Fifhm gird drtm ii enbazi kunim. 

«Hekimlerin hepsi dedilcr ki : hastayj tedavi igin canla, bagla ^ali^a- 
lim, Anlayi^inuzi bir yere taplayahm, ysni konsilltasytin cdelim, soura 
mibtcrck bir tedavi ye ba;liyalim<» 



48 



C+-& 




Her i/efei ez md Mesih-i dtemfet, 

Her eiemrd derfcef-i md merhem^st- 

«Bizim her birimii t hnsta tcdavisinde alemin Isa'st gibiyiz. Elimiido 
her derdin merhemi ve devaai vardir.» 



49 
J 1 ^ J? $* ^i* 



/ 



Ger Hudd fcdfted Tiegttftertd ez betar. 
Pes Httdd buumiid §an acz-i be$er> 



-Hokimler, klbr vr jujimrtlrrindcn, Allah Wu-rav — ymil, insfiallah — 
ilniirdilor. CciiHh-i lljtk .ft. unlsira inainlifrii ten oliJugMau tfiistcrdi.* 

Cariyenia bftstfitemraasi uzerine padi^h, her tarafdan hekim getirt- 
rni;, onlara nakid ve mucevher vadinde bulunmuj; onlar da san'atlarina 
Buvenmisler, her derdin devasi bizim elnmzdedir.demijler, Allah muvaf- 

tnh fderse demiye luzum g&rmemi$ler. 

Hazret-i Mevlana her i 5 in Allah' in iradesiyle husule geleceginj bilerek 
dAimS (ln ? aallah) r yani Allah isterse demenin lazim oldugunu bey an icin 
Itiyor ki : 

50 

Terk-i istisna mtiradem kasvetist, 
Ni hermn giijtenH dnz haletisL 

-istisna, yaai m§aallah demeyi terketmekden muradim kalbe ariz olan 
Uhvtt ^e gailetdtr, Yoksa.kalben gaflct halmde, lisat^en in^aallah demek- 
ilcii ibaret olan halet-i anrayi kasdetniiyorum,. 

51 






92 



^ besd ■nduerdc istisnd biguft, 
Cdn-i 6 bd cdn-i istis-ndsi ciift. 

«istisnayi (trt^aallahi) lisanen soyiemiyen niceleri de vardir ki, ODlann 
Mm, [sttanimti ruhu — yani, hakikatiyle — muttehiddir.* 

HasreW Mevlana bu beyit ile RLaaletpenah Efendimia'e ve O'nun va- 
rifi i kamili bulunati ehlullah hazaratma isaret ctmisdir. 

Yahud ileriti ogretmesi uzerine Kurey§ mij^rikleri Aleyhissalat Efen- 
MimJK'e rOhun hakikatini, bir de AshSb-i Kehf ve Ziilkameyn kissalanm 

1 im-Jnliglardi. 

Rasuliillah Ha^retle^ir yann gelin de haber vereyim dedi, Lsanen in- 
Iffiullah demedi. 

TIazret-i Peygamberin in^allah demeksizin yarm gelin de haber vere- 
vJin buyurmaaj, ^iibhe yok ki ilahi iradeden gafSet, yahud Allah's kar^i 

93 



MMi 



netelne kudret lsnudi degitdi. Balki bun* dalr vahy-j Rttobftninin g&tece- 
gine itmi'lian-l kalb ncticesi idi. HaznM i Alevlana'mn tabiri ve^hile onun 
cam, istisn&mn rOhiyle gift ve miiUelifd idi. Fafcst (Tevhfd-i t?fal) mene- 
btisitte varrnfcnut olan bir kisim urr.rnti*iri Jiahi iradcden gaf.il olmamalar:. 
tegebbusltrinde haliriamalar: it; in install ah demeleri luzumunu fi'len bib 
dirmek, Allah 'in iradewi olmayinca hi^ bir ^eyin yapilamwacagim gdster- 
mek iizerp vahiy birka^ gun gecikdi. Rasul-i Ekrern Efendimiz sikildi. 
Sonra verilecek cevab, vahytm bi3ditildi£i gibi sahib-i seriate ve dolayi- 
sivle efrad-i iimmete hHaber, : 






*,■*' 









j i 
>* 



Yani : *Hic bir 5c} 1 hakkmda : Ben bmiu herb, aide yarm y a pit 1 v in:. 
dcme, Meger ki (sozunu) Allahin dilemesi fne bagbimtlj olasm w .)» ta- 
lim-i Rabbanisi varid o3du, 

Wdi ve teabhudii havi sozlerde in*aallali demenin lazim oJdugu bil- 
dirildikden sonra. hi ka yen in nakliny doniiKib deniliyor ki : 



iji 






Herfi fcerdercd es 2 lac u ez deva. 
Ge§t rent efzun il h&cet na reva. 

«Hekimler r ilacdan ve tedaviden ne vcrdiktse ve n* yaptilflrsa has- 
talik artdi, matbjb olan $ifa hasil olmadi.- 

53 

An kenizek ez maraz ciinmuy §M f 
Qe§mA fei ez e§k h-sm^wi ciiy §ud. 



(SO) SCire-i Ksht : 23- M. 



9-1 



-O cariyc ltit%luli kiln n kil tfibt myifladi. PidifihlH pii/leri de aghiniaJt- 

llilll irin;:!. Jtkllihi uliii.ri 

54 

Ez kazu sirkengebin safra fiizud, 
Revgan*i bddam hi§ki mi numud. 

"Sirken^biii simibu, kazayi ilhhi it* safrayi artirdi. Bademyagi da 
KjjIjiz vetdi,» 

Halbuki bun lard an birincisi safrayi. ikbci de kabai tedavi 15111 kul- 
lamJirdi. 

Sirkengebin : Sirke ile bal ve forek otundan ibaret bir £urub jmis. 

55 

E^ fteiiie kdbi §iid itldk reft, 

Ah ate§ rd meded §iid hemgii neft. 

"Kara haiiJe'dcn surgiin kesildi. kabizhasiloidu. Su bile hararcti ke- 
secek yerde, neft yagi gibi atesi arUrdi.* 

Hikayerjin buraya kadar olan kismmda birka^ sahsiyel peydd oldu ki, 

bin padi$ah,'digeri cariye, bburleri de iddiali hekimler. 

Padisab ve cariyeden maksadin ; rub He uefis oldufu sbylenilroisdi. 

llekSmlerden milrad da; tabib-i mynevi olmalan lar.im gelen geyhlenn, 
Jiiuka31idi olanlardir, 

Ehlinin malumudur ki insan denilen mahJuk; rub He nefisderi mii- 
: fjkkebdir. Ruhun yukselmesi icin nefsin ternizlenmesi §artlir, Hikayemiz- 
<ie rQhu temsil eyliyen padi^ah, nefsi temsil eyljyen cariyenin hasta bu^ 
tundugunu gorunce hekimlere, yani tabib-i ahlak! olacak §eyhtere miira- 
caat ediyor. Muraoaat etdikteri; seyh degil h .§eyh mukallidi olduklaxindan 
kendilerinde hekimlik namina nabizgirlikden. baska bir sey yok, &yk iken 

95 



■MM 



insaf gbslerib de ehline miirscaati tavsiye etmlyorlar, Sb'yle ya'pauz, boyle 
ederiz diye atib iuiuyralsr. 

Dikty^da en buyiik musibct, cahilin. Mini davasmda bulunmasi, o da- 
vanm da' eahillerce dogru. zannolur.masidir. Insan bilmedigitli a£ik?a itiraf 
edecek olursa, ham vebal aitm;i girmekden kurtulur, hem de hulus-u 
niyyeti dolayisiyle Allah'm ilham ve taiimine mazhar glur. 

«Kendilcrine e$ya ilindtri sorulan meleklerin, bilmiyoruz dedikleri 
gibi, sen de hilmedigiiu itiraf et ki (Veins all em ten a> destgirin (arkada- 
9 in) olsun. At I ali; o isimleri Adem aleybisselam vasitasiyte mdeklere ta- 
litti eyledigi gibi, sana da bilniediklerini ogretsm.» 

Tabi'inden ve ulemadan (§a'bi) ye bir mes'ele sormu§lar. .Bilmiyo- 
rum.. demis,. *Sen ulemadan iken bilniiyaruni demeye utanmiyor mu- 
sun?> demis, ler. <Melekler, Allah'm yakini iken (la ilme lenS) demeye 
utandilar mi?* demis,. 

Keza Imam-i Ebii Yusiif e — ki Harun Resid'in bag kadisi, bizim ti- 
birimizce seyh-iU-islami idi — Halife, bir &ey sormu?. O da : «Bilmiyorurn» 
cevabim vet mi $. Basmabeynci lakirdiya karismig : <EmMil-mu I minm r 
sana bu kadar para verdigi halde sualine bilmiyorum cevabmi veriyor- 
stm, Bu, yaki^ir mi?» deyince, Ebu Yusiif ; •Emir'ul-mu'min.in bank ver- 
digi para, bildiklerime gbredir, Bilmediklerime gore verecek olsa hazinesi 
kafi getaifiz* demi§. 

Bizim en buyiik kusurumuz (bilmiyorum) demek fedakarligini g03- 
termeyisimizdir- Bunu yapacak kadar insaf imiz, yahud yeni tabir lie ce- 
sareto medeniyyemi2 bulunsayd), memleketi ^imdikinden. pek ba^ka bir 
haldc goriirdiik. £unki en ehem mi yetsizk linden en muhimlerine varm- 
ciya kadar butun vazifeler, bilmiyorum diyeeeklere degil; bikyorum dl- 
yenlere ve bakikaten bilenlere, sozuniin eri ve isinin ebll olanlara veri- 
lirdi. 



Evet; hikayemizdeki hekimler de cariyemn hastahgini teshis edeme- 
dik, tedavisindeii adz kaldik, ba§ka ve haaik birini bulun, diyecek kadar 
hakginaslik gSsterebilselerdi, hem hasta fazla zahmet gekmez, hem de bek- 

lenilen afiyetin viiriidu gecikmezdi. 



9fi 



■rARlYENtN TEDAVISINDE HEKIMLERiN At 12 KALDIKLAKININ 

I'MJi^AHA ZAHtR OLMAS1, DEUGAH-1 lLAlllYE TEVECCtfH EDEREK 

HV YASINDA GAYBE MENSCB BiR MUJDECl GORMESl VE TABtB-t 

ILAHIYi BULUB MUltADlNIN HUSTLE GELMESI,- 



56 
JbJ, ji^d jT y£ j>- aJS, 

J,jJ J»I 4 . jW- *^*J 1* 

$eh $ii acz-i an hakiman ra bidid, 

Pa birihne cdaib-i mescid devld. 

1'adisah, hekimlerin d aczini gordncc, yahnayak mescidc kojdu.* 

Evet: Padi^ah, cariyenin tedavisinden hekimlerin scdz kaldiklanm 
idrQrica, nefsin tasfiyesi i^in muracaat eyledigi mukallid ^eyhlerin ter- 
(uye-i nefse ehliyyetleri olmadigmi gdriifice, cmlardan umidini kesiyor; 
dogrudan dogruya, dergah-i flah'iye tevecciih ediyor, sebeb-i §ifayi : mii- 
Ni'hbib-ul-esbab olan Kaadir-i Mutlak'dan istiyor, 

Yani : -Kulhn'im (Habibim) sana beni sofunca <haber ver ki) ijte 
hfii muhakkak yaktmmdir. Baua diia edince ben a dda edenin da'vttinc 
i- •■ l"-i i.-fbT-im. O haldc oiilar da henim da'vetlmtt (itaatle) icataet vc bans 
I man (da devam) etsinler. Ta ki (o sayede) dogru yola ula^rni^ ola]ar sl ,» 



'.$1 j S&rc-i B^kei-B : iae. 



!'■ 7 



97 



Ayet-i Kcrimcsi mucibiiife. (Vn.,1, i Unk\ dlUdtUu'l duyaa ve isk-k- 
led yerine getirendir. Darg3h-i UJuhiyyetihu aricAnnStfj dualan reddeli 
moz, kula hayjrh oJacak suretde kabul eyler. Fakat icabet, ve kabulltn 
bazi §arttan vardir. Ezciimle Jn^an, herkesder. ve her ?eyden iimidini kes- 
mdi, maksadmm husiilunU ariuak V£hid-j Mutlak'm lutfundatl bek-eme- 
tidtir. Nitekim, ayet-i kerimede ; 



<Ti 






tit& 



Yimi : *0, (insanlar) iimid leritii ke&dikten scmra, yajjmuru indirmekde, 
rakntetmi yaymakda olaridir, O, litfkiyki yar, her humdi- seiavardir 52 .- bu-j 
yuruluyor, 

i^te Hazret-i Me v I ana da duanm bu biiyiik $arhrn ima eylemia olmak 
icm h hekimlerin aczini gftren padisahin mescide dogru yahnayak ko$tu- 
gunu bikaye ediyor. 

Padi^ahin yalinayak gitmesi, yine diia $artlarindan buhinan yalvangi 

izh&r iemdir. 

Malumdur ki bir adamin diia etmeai, az t±ok bir§ey istemesi derrick- 
dir. Isteyen kimseniti, ■ verecek zktc karsi, derecesme gore yalv;inb yakf 
masi tabii bir haldir. Bir maksadm husuSU i^irt bir mablukun kar§ismd 
yalvarmak icab edin.ce, matlabin da, matlubun da, talibin de Halik ve R&M 

ziki bulutmn Zat-i Ecell ii Alamn huzurunda, o istegin daha da s;iinimi. 
olmasi gerekir, Zaten ibadat dedigimiz hareketler ve onlarm efdali dedi- 
gimiz namaz nedir? : Mahlukun, HaUki karijisinda e| it me si, esreM azasi 
bulunsn yuzurni yere siirmesi. Allah 'in huzurunda yalvanp yakarmast; 
degil midir? 

Hazret-i Mflsa aleybisselama vuku bulan tecellide : *Fahla' na'leyk» 
yarn; -Fabucjarim cikan* buyurulmus, kelim-u-llah Kazretleri, makaamin 
gerektirdigi edebe davet oiutlmiisdu. 



Urafay-i sofiyye: (Fahla' na : leyk) den fnaksad 
kalbden ^ikarttmssidtr.* demi^ler. 



♦ Diiiiya ve ahiretin 



(Jj2) S^re-i ?ilra ; 2G. 









9K 



Re/t 4er mcscid suy-i mihrdb siid, 
Secdegah ez e$k-i &ti piir db §ud. 

< Fi'uiisali inrstide gidib nuhrabda setdeye kapandi. Secde yen, go 2 
y as] arm dan sirsiklam oldu » 

Zamanlann ve mekanJarm mubarek olanlan vardir. iJesela cum'a ge- 
c&leri, seher vakitleri, Ramazan ve bayramlar. tum'a gunu'nun icabet aa- 
ati mubarek zamanlar cumlesmdendir. Mekke, Medine, Kudiis harem-i 
^onfleri. enbiya ve eviiya Utrbeleri, camiUer, mescidler de mubarek me- 
kanlardandir. Hikayemiz;deki padi^ah, btmlan bildigi cihetle dul i^irt ya- 
Imayak me^cide ko^mu^, mihrabda secdeye kapanmi^ T gozya^lariyle sec- 
degah i islatmisdi. 



58 

f un behi§ amed zi garkaabA fend, 
Ho§ zeban bug$ad der medh u s*ena> 

'■ tst i£r;ifc ve f cna bfiliiidcn — vani, kendini kaybt'tine durumitndan — 
siutr alemine gfelince, ^uzel bir tfade ile Allah'i medh u scnaya ba§tadi.» 

Hayirli i§Ierin hepsinde oldugu ,gibi diia ederken de besmele, bam- 
dele K salvele ile basbmak, yine Sitlat ve hamd ile bitirmek, arada Cenab-i 
Hakkin medh u senSftina dair dili ddndiigu kadar soz sciylemek laumdtr, 
Allah bun I an kabui eder. Onlar arasmda edilen duaya da icabet buyurur. 
(^iinki kuluiiun iiteklerinden bir kismini kabul eyledigi halde, diger kis- 
mim reddetmeye, kerem-i ilahi miisaid degildir. 

«AJlah, kendisine hamdedHmesini sever.i. Hadis-i §eriii mflcibiiice, 

irisanlarui Rabb-i Ekreme hamd ii sena etmeleri lazimdir. Fakat $u kul- 
Juk vazifesinin cksiksiz oiarak ifasi, §cyh Sadi'nin dedfgi gibi : 

99 



mtmrn 



«Kimin clinden ve di linden Ri-U<b«l ir?- 

Hazret-i Sadi, (GuJistan) kitabinm mukadcJimtsindc der ki : «insa- 
mn nefes almas i, hayaiinm uzaniast; nefes vermesi de zatinm ferahlan- 
masi gibi nimatleri ihtiva eder. Demek ki bir nefes alib vermekde iki 
nfmct vardur. Her nimete ise bit siikiir vadbdir.> 

Bu netlceye gore insan, hayatini fair kerre nefes alib verroesinin §iik- 
riine hasrederek olsa, yine minnetdarlik vaztfesini if a edewiemi§ olui\ Ne- 
fes almanin sonunda edilecek bir siikiir de bir kulluk vazifesinin jfasi ol- 
dugu if in, bir nlmetdir, O nimetin siikrii de varibdir; nimete siikredebil- 
menin ^iikru de lazimdir. O halde Allah'a kar§i nimetleritijn §iikrunden, 
bamdindeil Iciz kaldigini Stiraf eylemek, -«ya Rabbi verdigin nimetlerin 
s,iikriinden Scizim* demek icab eder. 

Hadis-i §erifde: 

*Yk Rabbi; ben sana karsj hamd ii senayj sayip dekemem!.. Sen, Zat-i 
ecell ii a'lana sen a ettigin gibisiit.p- buyuruimus., All&lhri senasim sayroak 
hus&sunda lisan-i belig-i Muhammedi'nirc aciz kaldigi beyan oltmmusdur. 



59 

K'ay kemine bah$i§et mulk-i cihan, 

Men gi guy em hod tii mtddni nihan. 

"PiidLsah diygr ki: Ey en az ih&ani Diinya hiiktimdarligi plan Vehhab-* 
kerfm, ben ne sbyleyim? Sen buttin knlblerde giiti olani bilirsin,- 

60 

&& fte& *rX j*^ ^ 

Lih giifti gergi midanem. siret, 
Zud hem peyda kiine§ ber zahiret. 

«Llkin sen sirlanm bildigin insana: gercj sirnm biliritn; lakin sen de 
p Sim cabucak izhar eyle, demissindir,* 

100 






61 

Ey herni§e Mcei-i mdrd pendh, 
Bar-i diger m& galat kerdim r&h. 

-Ey daima hacctlerimize melee olan Allah; bii, tekrai yolumuzu 5a- 
sirdik.n 

Padijah; diiasina medh u sena ile basladikdan, makaam-i senada Cp- 

nab-i Hakkin kayttsiz^artsiz vehb&b oldu|[un.u ( re buyiik bir^ey zanne- 
dilen diinya hukiimdarb^mn, atay-i llahiye nisbetle nfi^iz ve degersiz 
'nirgey bulundugunu soyiiiyor. 

Yani : *Sen sesini yiikseitsen (de. yiikseltmesen de birdir.) ^iinkti 
O jfbiiyi de, gizlinin daha gizlmni de hilir 51 .i. HaKm-i Celih muktezasin- 
ca 2at-i Akdes-i Kibriyamn en gizli sirlari dahi bilici oldugunu itiraf edi- 
yOT. Sonra O'na miinadat etmenin yine Ilahi bir emre : 




Yanl ; «Bana dfia ediniz, icabet edeyhiiK* fermanina ittiba eylemek- 
den ileri geldigini ifade ediyor. Cenab-j Hakkin, sirlann bfJicisi oldugunvi 
bilenler, o kerim-i alime alenen arz-i hacata liizum giirmezler. 

Yani : «Halimi bili§m, benim isteyi§imden ziyade bana kafidir,* der- 
kr: 

Soylemem derdimi hemderdim olan aha tile, 
Belki ol sinedeki nale-i cangaha bile!.. 

Kendi bi $iibhe bilir, raz-\ derunu yoksa; 

Elil-i dil soyiiyevie- derdini agaha bile!.. 

Fakat daha kamil olanlar : 



(53) SOre-i Tfiha : 7 

(54) Sdr«>> Mii'n.in : 6u. 



101 






-Od 1 Qui 






cmr'i celiline Utiba ctn:i§ olmak igin o Kerim-i layezale diia edib dilekle- 
rini arz etmekden gfcri kalmaziar. 

f§te padiaah da, o emrc it Hat ve erbab-i kemaiin edebine Hayet etmis 
oimak emeUyle Huday-i miiteale diia ediyor, O zat-i ecell Li akdesin, mah- 
luklann ihtiyaci K'm daimi bir meke oldugunu, kendisinin bir takim sar- 
iatan hekimlere, yahud miirayi ve mukallid seyhlere kapihnak suretiyle 
yolunu ^a^irmi? bulundugunu soyliiyor. 



62 

^^ &Ua|, y 1 a-1 jjil 

Cuti berd?ned ez miydra-i can h.n.ru$, 
Ender amed bakr-i bah§dyi§ hecu$. 



"Prtdisalun samimi ruhundan cus u huril$ peyda olunca, Allah'] n 
lutf 11 ata deryasi da tosdii,^ 






Gazab'i sakin olur R&hm&n.'m t 
Miiznibin nale-i cangaht if p. 

Kulziim-i merhaTnet u Tnagjireti, 
Cu§ eder bir kuiunun dht ile! 

63 

Der mij/dn-i gir^e habe$ der riibtid,' 

Did der Mb 6 ki pm runiimud. 

«Padis>ah aglayib dururkeri kcndisint uyku istiifl etdi, Rilyasiada bir 
pirin xiihfir eyledijjini giirdu.» 

102 



M 



VJ 



,.13-lp. ij jj ^i, ^j] 






Gihfi ejf i eh. niiijde hacdtet feWdgfc 
Ger garib? dysdet ferdd ziindst. 

«0 ptr diyoidu ki : ey ^ah; sana mtijde. Hacetlerin r*va goriildii 
yaui, muradin Dlacakdir. — Yarm iiczdhu? bir garib gelirsc bilcsin ki 
bizdendir, bizim t:iry fimizd.in gtinderiLmi^dir,* 



65 

£iinki dyed o hukim-x haz'ikast, 
Sddikaf dan ku emtn u sddikasu 

- 
"GcYmix ouu bil ki iiank hit- hekim vc sadik bir fniitidir — yaiii, 
niliLir jiirlatan duklortar gibi yalanti doktur ve hiylekar dcgildir. — Hiiki- 
Iti bir tabibde biriuuinasi lazimgelfin tiaxakat, emanet ve sadakat s>fat- 
Ihiiiui haizdir.» 



66 



0^? I j JiU. j»tt* j>-y* j* 



^ 



h J 3 - ^j- 1 * ^%*'i^ jj 



Der ildce^ sfhr-i mutlak rd bibm, 
Der miz&ces kudret-i hak rd bibin. 

-Onun verocegi ilacda sfhr-i miillak tesirini, mizacinda is* Hakknv 
kudfctini mu^ahede eyle.* 

« 

MaJumdur ki r uya, herkese vaki olur. Vukiiu umumi olmakla beraber, 
tidlcmu muhtelif, adeta hususidir. Rslyfilann bizilaii m^nasfz §eylerdir. 
(tmanw Buhari) rahimehLdlah (Ebu SaW^ij] Hudri) radiyaliahu antvden, 

m 



§u Hadb-i ? erifi inbric eylemisdir : *Biriniz, hosumi xidrn bii ruya gb 
r«irse t o; AJfatflandir. Ondaii dolayi AlJah'a hamdeytt'sin vc ruyasmi soj 
lesin. Hosuna gitmiycn bir sey tfbriirsc o, seytandandir. $eytan ile $o» 
rind en Allah' a sigmsin; yani: «Eui'ii bitlahi ndnes^eytanirracim.. * d( 
sin. Gbrdiigiindeu de bir kiniseye bahsotmesin. Onun kendisine zararj oj 
maz.* mealindedir. 

Ruyanin bir kismi da hayaller ve ihtiyaelar neticesidir. Ziigiirt 

adamin hazineler gorme&i, tuzlu yemekler yemis. bir kimsenm ruy^nc 
su baslannda bulunmasi gibi. 

(Ru'y5y-i saliha) denilen bir kismi da vardir ki Hazret-i Feygarnbe* 
bunlar i?in (Mijbe§ ? irat) yani; *Mujderikr. tabir etmis ve; mUbessir* 
nedir? siialine ; -Salih bir a dam in gordiigli, riiya lardir- cevabmi ve* 
misdir. 

Seyyid Serif -i Ciircaiii «Ta'rifat. mda ve (Nebi) lafzimn izahmd| 
*NebL ken di sine melek vfisitasiyle vahy gender i J en s yahud kalbine ilh^ 
vaki olan, yahud ru'yay-i saliba ile tenbih edilen zatdir.* diyor. 

Evet. Enbiyay-j izam, aleyhim-Us-selamdan bazilarinm vahy telakkji 

ruya. vssitftsiyle olurdu. Efdal-iil-enbiya Efendimndn niibuvveti de rwl 
yay-i sahiha ile baslarrns ve uykudaki ilhamlan alti ay surmfisdu. Buindu 
dolayi .Ru'yay-i sahiha, nubiivvetin 46 ciiz'unden bir cuz'iidur.* buyurul 
mus; bu Hadis-i Serif, *23 senelik niibiivvet muddeti i^inde sadik myd 
iarla gecen alti ay, u miiddetin 46 ciiz'unden biridir.. dive muhaddisji 
tarafmdan izah olunmusdur. 

Hazret-i Aije (rsdiyallahu anha) dan mervi olan ve *Rasul-i Ekrai 
vdlaltahd aleyhi ve sellem Efendimiie vabyin ba^langici, rii'yay-i salihl 
ile nlmusdu. Nebiyy-i a'zamin gb'rdiigii her rnya, sabah aydmligi gibi pa* 
Ink hir suretde zuhur ederdi.- meal hide bulunan Hadis, Sahih-i Bubari'dj 

Jiifitkurdur. Cibnlin niizuliinden son fa Rasulullahm ruya Ian ya aynelfl 
yihud tcvilen zubura gehr ya ?arcabuk vuku bulur. yahud bir mudd< 
geclkirdi. Nitekim Uhud muharebesine giderken, ijsliine z:rh giydigii 
kihcmda gedik husule geldigini, bir takim sigiriarm kesiJdigini ffbrmi^ 
aarhi Mcdine iJe, gedigi ehl-i beytinden birinin sehddctiyle, kesii 
hadisesini de ashabmdan bazilarimn ^ehid olmasiyle tabir ve tevil hJ 
yurtriusJnrdi ki_ s ertesi gun amcasi Hazret-i Hamza iJe ashabdan 69 zat si 
hid du$mii!j; islam miicahidleri, zirh mesabesinde olan Medme'ye dod 

Hudeybiye rnusalebasindan ewei de rtiyasinda ^&hab ile Mekke 1 ] 
gidildigini, orada kimLnin basinj tiras ettirdigini, kiminin Baclanm kcstl 

104 



difiinl gbrmil|i bu uiyanm hiikmii de aynen. fakat bir sene sonra vukfia 
gelmi^di. 

Hasret-i Peygamber sallaJlahii aleyhi ve sellem Efendimiz, kendi got- 
diiiu ruyalan haber verdi^i gibi, a^habm ruyalarini da dinler ve onlan 
da tabir ve hii&nij te'vil buyururdu. Sahabeden cogUj hususiyle Siddik-i 
Ekber, ilm-i ta'bire asina idi. Bir def'a Hazret-i Aise, iit dime (Ay) in hiic- 
resine gurub etdigini, riiya sin da go rub babasma stiyktni§; o vakit bir §cy 
soylemiyen Hazret-i Ebubekir, Peygamberlmizin mukaddes cesedinin 
hucre-i Ai^e'ye defninden $onra kizma: i^te o, gordiigiiTi (Ay) lardan biri 
demi^di. Sonra oraya kendisi ve Hazret-i Omer'de defnedildigi cihetle 
Hazret-i Siddik'in ta'biri dogru cikrmsdi. 

Gelelim sihre : 

Malum ya sihir; niifus ve e^ya iizerinde tasarruf siiretiyle harik-u!- 
ade bazi ha Her gbstermekdir. Ibni Hal dun 'a gore: vabl-i kalb ve sarf-i 
bimmetle yapilir. Sihrin vukiiu Kur'anla sabit oldugu gibi, tevatiiren de 
malumdur Hind'deki mecusi fakirlerinin gostetdikleri garibeler, i^itilib 
duruyor. 



Sihrin kerametden farkj : sahibinin musltiman olub oimamasi, bir de 
sihrin mucize ve keramet kar.sisinda bozulmasidir. Nitekim Fir'avn'm top- 
Jadigi sihirbazlarm gbsterdiklpri ipten ve deynekden yilanlari, Hazret-i 
Muaa'nm asay-i miuciiesi yutmu^, mahvetmi^di, 

Mucize iie keranietin farki ise ; birinin nebi den h birinin vehden zuhur 
etmesidir. 

Bazan fevk-ai-ade miiessir soze de sihir tabir oUuiur, 

ctnne minelbcyani lcsihrann 

Hadis-i Sedfinde oldugu gibi ki: «Sihir kadar te'sir yapan ifadeler vardir.* 
demekdir. Yine de tesir itibarivle edebiyyatda (Sihr-i helal) unvani ve- 
rilmis bir san f at-j bedia vardir ki, soz arasmda bem tinceki kehmenin sonu, 
hem sonraki kelimenin baglangici bir keJime. yahud bir ciimle irad etmek- 
dir. Muallim Naci merhumun : 

Gcrdiim olmii$ pur kev&kib dsmdn i 
Hdhk-t ecrd-mi tebcil eyledim. 

Doldu gonliim niir iie bUhtiyir, 

Sure-i (Vennecrni) i tertif- eyledim!.. 

kit'asjnin uijiincii misra';ndaki (Biihtiyar) lafzi gibi. 



105 



Getasagi. pAdifAhin riiyd da h.iim wrileii (Hekim-1 gaybf) run H&. 

cindiiki gift vcirk-i te'str de fi^vkal'ado oidu|u kin sihre btinzHilmss; hem 
bir $ok kuJfetlerle mukayyed ve haram bukman sihre de£il, her .,irlh 
kayiddan azade ve mutiak ntrm bir slhr-i heLale te^bih edilrdijtir. 



G7 

Ciin res id an va'degdh ii ruz $M, 
Aftdb Q0 $4rk ahter suz $ud, 

«G va'dedilen zjinan gelih de giindiiz ohinca ve Gime ? feiada dogub 
da vddizbn siijiilk bjrakjrtca,* 



IIS 

Bud ender ^ttfltftaDtfij! jefr miinrezir, 
Td burned angi bilnmudind sir, 

*Padi$ah, kcRdisine gizli olarak gosdcrilen seyi acik^a gormek igin 
pen cere oniinde beklemeye koyuldu.» 



69 
*jl* j; ^*$ u*^ Jo 

Did. |a/isi /d^ili piir mdyei, 
AJt&bi der miydn-i sayei, 

-Fmilet sabibi bir z-aii go'tdU M, ffoJge arasmda «GU.iie}» gibi parlt- 
yotdu.» 

106 



WIHM. 



Yani: ciaml, iwyifliflmdan galge hlJino tfeljni* rulus ux CiituM £ ibi 

Kiya saemakda iiJi, 



70 

Mi res id e?2 dtir mdnettd-i jfj{$, 
.Vwt hud ji hest ber sekl~i hayal 

*Hilal gibi, viiakdun, Kiiriinur -gorunmez bir halde geliyordu. Adeta 
Jfl*t deniWk ve hayal sayilabilecefc [>ir hidde idi,» 



71 






Tu ci^anrd ber haydli bin mvdn. 

-Ruhdakl hayal, siireta yak gibidir. Lakin 5eft biitiin cihan halkm, 
rurcr bay a I pes hide gidet gqr.» 

Yani : Diinyada h^rkes. bir ha vale bagJantb kostugu hatde, riihundn 
mutasamf okm o hayal. di ? tan goriinmez, Fakat o gariinmeyen hayaHti 
mevciidiyeti, sahibmi bir takim i^lerc se^ketmcsiyle ve iruanlar uzerinde 
rnutasarnf oldugu eserleriyle sabkdir, o insanlarm : 



12 

Ser /la^dli sulhi§dn u cengisdn, 
Vez haydli fahri$dn il nengi$dn. 
*SuIhu da, cciiffi dc T iftihan ve an da he, t hayalden mUicvelliddir.* 

Ifl7 



Evet, hakikal-a^ina olrriiyanlnr, yRkalaririi hayAliri pen^isindcn kur- I 
taramazlajr; onun galLirmek istedigj cihste gitmekd™ kurtuinmazkr. M(v 
seia kimi limine, kimi servetine, kimi kuvvetine magmr oluiv Esasi hayal 
olan §u fllemin birer numayi§i bulunan o hayaiati, hakikat vehmeder. 
onlann sahibi olmakla iftihar eder, durur. Kendisinden ustun bir alim, bir 
zengin, bir babayigit bulunursa tarn wkiUr ve adeta utamr. DLijjunmez ki 
bir umitkanbk g ilmi, bir if las o serveti, bir hastahk o kuvveti mahvetmekj 
igin kafidir. Sonra bay all bir sebeble kavga ^ikanr, bitten bir Tniinase- 
betle bans, a nza gdsterir. Hiilasa ; hayaJ, biitiin bareketlerine hakim olur. 

Acaba evliyaullah hazarati da bbyle midir?, Hazret-i Mevlana bu suab 
cevab clmak iizere diyor ki ; 

73 

An haydldti ki ddm*-i evliydzt, 
Aks-i meh ruy dn4 bostdn-i huddst, 

-Evliyauliaha tuiak olan ha jailer ise, Huda bah<;csiiideki Ay yufclU* 
lerin yaimmasmdan ibaretdir,» 

Bu beyit, Mesnevi'nin guq anla$ilan beyitlerindendir. §arihler diyor- 
lar ki : (Bostan-i Huda) dan maksad: mertebe-i vahidiyyet, (Mehruylin) 
dan murad da; Allah 'in e$masi ve siiatidir ki. vahidiyyet mertebe&inde to* 
mayiiz ederJer. Binaenaleyh beyt-i serif ; "Evtiyaullahm a yak! arm a tuaak 
olatt esma ve sifat-i tlaliiyyenin Lecelliyatidir. O tecelliyat isu, hakikali 
gdmiiyen hatka hayalat kabilindcn gelir,* §eklinde de a^iklanabilir. 






V. "^ <J* $*** t f J* 

An hayali t& ki §eh der hab did, 
Dst ruh.4 mihman hemi dmed bidid. 









-§ahin ruyasinda giirdugii hay&l, gelen misafirin yvmindc aytien xufl 
hur etdi.M 



IDS 



75 

^e?i bec&y-i hdciban dtrpij re/t ( 
Ptf-t o.n mikman-i gayb-i hi§ reft. 

■■Piidisah kapici ve pcrdedlerin yerine iluledi, gaibden gelen mtiiA- 
luini karsitaimja gitdi.> 

76 

Her dil bahri d§ind dmuhte, 
Her dii can M dukien ber duhte, 

«Hcr ikisi, yekdigeritii tummi^ ve bgrenmis hirer denizdi. Her iki rftli 
■ ■ ! -. i 1 1 i i ■r 3-s.s i z i 1 1 birbirine merbut buUmuy^rdn.-- 

"Ruhlar. miir«tteb ve mlicehhez ordular ttalinde idi- Ezeldc tamsinis 
miliar arasinda Diinyada dosttuk hitsulc geldi. Tam^mami^ buluiinnlar 
ura^inda da anla|mazhk /.nhtir etdi.» Mefbumunca padi^h ile hekim-i 
gaybS arasmda, eaeli bir yakmhk vardi. O iki ruh arasinda tarn bir irtibal 
mevcuddu. Binaenaleyh, ilk goru$de ezeJi iilfet te'sirini gb'sterdi; tkislni 
■.ckdigerine sevdirdi. 

Harem-z rna'nada bigdneye yvl vermezler, 

A$inay-i ezeli, ydr-i kadim Asierler!.. 

77 

GUjt ma^ukam tii budesti ne an,. 
Lxk k&r ez kdr hized der cihan. 

• Padisah; sevgilim cariyc degil T sen iditi, Lakin Diinyn'da i$. i$dm 
luiMiiJe j.;t-lir dedi.> 

in 



W 



Dmiyii, sebeblsr ;\U>midrr. Sebeblerlrt yaratttiSi ul»N AN.ik. bulun islei 
rin husiilG geltrtesirri bir tftkirri sebeblere bEtglarmsdir. Nitekim hikayedekl 
hekim-i gaybmin geJmesine cariyeiiin hastalanmasi ve nnun te'siriyle pa- 
disahin aglamasi sebeb olmusdu, 






78 



£j merd tii- Musta/d men p-tin t/mcr, 

Ez berdy-i hidmeiet bendem kemer. 

«Ey hekim-i gay hi; sen ban a' Hazret-i Muslafq nleyhisselanun vari* 
sssin. Ben de sen in hizmetinc kemer bag I am is Omer mevki'inclcyitn.- 

PSdi^ah; ma'sCikasmm cariye degil. kendisi oidugunu hekiirt-i gaybiye 

sdyledikten sonra, Hazret-i Omer (radiyaJlahu anh} islami kabul ediidn- 
den sonra, huaur-u Nebevide nasi I her vakii, hizmete ve emre amade bu* 
!unmu$sa, tavsiyesine giire, oylece harekct eyiiyecegini ifade ederek miiri* 
daru\ bir edeb gostermis oldu. Hazret-i Omer'in musebbehunbih olariffl 
if ad edilmesi. Furuk-u jzamin istamin yayilmaaina kemal-i ihtimam ile 
cah$mi§ oMugmia i^aretdir, (Kerner b^sten), is. giirmek, hizrnet etmek de- 
mektir. Vaktiyle uzun etekli elbise giyeder, bir is gdrecekkti sirada ya 
kemer, yahud ku^ak baglayip eteklerini onlara ilisjtirirlerdi, Nitekim 
Turkijede de tBel baglamak) tabiri vardt. 

§u beyi-i §erif dolayisiyle hatira gelen bir tnes'elcyi arzetmeden ge- 
cemiyecegim : 

Mesne vl'nin ikinci cildinde : 



Pea be her devri vel\-i kaaimest, 

Azmayes. id kiy timet ddimest. 

Pes imdm-t hayy ii kaaim an velist, 

Hdz ez nesl-i timer, hdz ez dli&t. 



beyitlers vardir ki 'Her devirde bir veliyy-i kaaim. bir sahib-i za 
bir gavs-i a 'zam vardn. Imtihan-i ilahi ki yam etc kadar siiiccekdir 
timer neslinden, later Ali silsilesinden olsiin, imlm-i hayy ii kaai 
velidir* demekdir, 

Mcvlana,'mn maksadi: Veliligin mutlakaa Hazret-i Peygamber ve 
ret-i Ali siilaksine munhasir olmathgiru anlatmakdir. Hal boyle iken 



man, 
later 
m, o 

Haz- 
bazi 






irfanstz ve alilfikniK kintnelL'r, bu b^vtk-Hn tklncistnden Faruk-u a'zain hak- 
kinda tahkii 1 nifni.jsj (,'ikarmak btibS&eiine kalkisirlar. Hazret-i Pirij haja 
uc halffed^n \u/, ^evlrmis bir kimsc olarak giisterm^k ve baz: gafillerin 
zihninl caljb dalalete diisurmek isterler. 

Me?reb-i Mevlana'ya vakif olrmyanlar ogrenmelidir ki, Hazret-i hu- 
davendigar; si'I degildir, Tadk-i ceJiline miintesib olanlarm da ^i'ilskltf 
Lilakalan yokdur, Zaten siinnilik ve si'ilik gibi ikilik itiban ve IpSryHr- 
giizin radiyatlahu anhum Hazaratitun yekriigerinden tefriki, meslek-i tev- 
bide gireme^. 

Vaktiyle (Tebdilussekil liedil ekil) (yemek i^in sekil degi^tirmek) 
kabilinden. Mevlevilige intisab ve kisve-i Mevlana'yi muhafaza eyledik- 
leri Mlde, g-Jdlb bektSsi olan bazi soysuiilar vardi. Bundan elli sens kadar 
evvel Marisa mevlevihanesini ziyaret ettigimde oramn a^^i dedesif 1 ) bu- 
lunan Mehemmed Dede ile gbru^mu^diim. Merhum, (Hemdem C^eiebii der- 
vi^lgrinden, (Ummi-i arif) takimindandi. Kendisi ne o soysuzlardan bahset- 
dim ve bu hus{jsita ru'yini sordum. 

— Oglum; onlar Mevlana'nln kapistnda kannlarim doyumb da Hati 
Bekta§in kapisinda uluyan kbpeklerdir, dedi. Sonra bu sozii G-a!ata Mev- 
ievihanesinin srjn ^eyhi Ahmed CeJaliiddm Efendt merbuma soyledim. 
Soziin sahibini medbetmekle beraber sozu i^in de : 

— Pek dogru soylemis, riiye tasdik etti. 

MevIevilikJe Be'kta^ilik ve §i'iligin kat h iyyen alakasi yokdur, Nitekim 
abd'-i aciz, bir ((^gtryar na'tim) de : 

Bihamdilldh ki Tdhir Mevieviyim, 

Ebubekr ogiunun bir peyreviyim!.. ( 3 ) 
He Bektdp, ne £Vt-i gaviyim, 
BeniTn fikrimce jikre hayret Aver; 
Ebubekr ii Omer, Osmdn u Ray tier!,, 

demi^dim- 

Mevlana'ya aid {Divan-i Kebir) in ve (Mesnevi-i ^erif) in miiteaddit 
yerlerinde Hulefay-i Ha^idln ndvanullahi aleyhim etmein Hazaratinin 
medhine, hususiyle Muharrem mateminin man5sizligina dair bahisler var- 
di r. Me vie viler in her &abah okuduklan evradm, 

(Raditu biltabi rabben, ve bH islam! dinen t ve bi Muhammcdin sai- 
Lallahii aleyhi veselleme uebiyyen, ve bisiddiki vei Fairnki ve x'innfirey- 
ni ve! Murteza t-idvJbtuUahi aleyhim efme'lne eimmrh.) 



fl) A?gi d*de; yemetc pijlnen degil, feyhttn -tonra dervl.j!trin zflbitl demektir. 
(2) EtiAbeJdr oH\i; unun nesllndcn bulunon Hs^reK MevlAnfl'dir, 



no 



in 



Yani : -Allahm: rabhim; islumm: diidriK H»»rei-I Muhamnii'd'iit: pey- 
gamberim; Kuran'm: im&mim; Siddik, Fariik, Ziimureyn vt Miirlazii Ha- 
za rat in in imam latum oimasina raziyim* i bare si, hakiki Mevlevilerin bu 
?,evM-i Kirama nekadar hurmetkar olduklamu gbsterir. 

Maksed-: mahsfis gozctenlerden bazilan : 

Teber ra kii eyd mollay-i Rumi, 
Teberra kilmayaiil&ra betiidir!.. 

diye manasiz bir beyit okurter ve onu soylemis. diye MevHnay-i Riimiye 
iftira ederler. Hazret-i Mevlana'nm zamamm. 700 setie evvelki Konya Sel- 
^ukilerinin Tiifk^esini hahrlamak, bu beytin as&r-i Mevlanadan ohnadi- 
gina hiiktim vermek iqin kafidir. 

Hiilasa: Ebdbekir, Omer. Osman, Talha. Ziibeyr. A ise ve saire Razi- 
yallahii anhumden uzak olmak ve onlara kars,i husumet ve tecavuzde bu- 
lunjnak demek olan (Teberra). Hazret-i Meviana'nfn me^reb ve meslekin- 
de car! degildir. 

Bahis mevzuu olan : 

Ey mera tu Mustafa men gtin Omer. ' 

beytinde hekim-i gaybi, Rasul-i Erkem'e; padisah da Faruk-u Azam'a te§- 
bih edilmek suretiyle kendilerine tazimkarane bir hurmel gosterilmis,, mii- 
ridlik ve mur^idlik ,edebi muhafaza edilmisd). Bu miinasebctle Hazreti 
Pir, edebe riayetin iLizumunu ve edebsiiljfllj vehametini beyana ba^layip 
buyuruyor ki : 



«KL'LLAR1NA TEVFlK-t HIDAYET VEREN ALLAH'DAN HER IIALPE 

EDEBE KJAYET HUStiSUXDA MUVAFFAK1YET TALEBI VE 

EDEBSiSCUGtN VEHAMETiNlN BEYANI* 

79 
*r&' li^J 1 felt ^ | 

Ez Huda cuyim tevjikA edeb, 

Bt edeb mahrum-i ge§t ez lutj-i Rob. 

«Cetiab-i Hakdan bizi cdche muvaffak kdmasini dileyelUn. ^iinki ede* 
bi olmiyan, AUfth'm lutftmdah mahriim kalir.» 



112 



dir, 



Edeb kdimesi lugmtd*: zarfiftt (JtlbirUlt) vv liu -u-ir muafflde demek 



Istilahda ise: Sahibmi, utsndir&cak ^ylcidm muhifesa eden saglam 
bir his ve iradedir ki, (EdobiiddprsJ w (Edebunnefs) diye jtkiye ayrihr 

Bir IriEanm; sazunde olsuti, uzLinde ciJaun kibarlik bulunniasi ve uta- 
nacak ^eylerden uzak olmasi aneak edeb sayesindedir. Peki, edeb n ere den 

ogrenilir? 

Diinyevi edeb : her milletin kendisine gbredir. Mesela bizde bdylik bir 
zatin husurunda el led oniine kavu^turmak terbiye icabi idi. Garbliiarda 
iae arkasina baglamak idabdan sayibyor. 

Dini edeb ise: omm esasn, Kur'an ve sunnetle, urafay-j ummetin sdz 
ve halleridir. Cenab-i Hak ; 

Yani : «Peygftmber siie lie verdi ise own ahn, size nc yasak ettiyii<? 
midan da sakiujit=s.» Ayet-i Kerimesile dini edeb ogrenilmesini Rasulul- 
lahin sdzune ve fi'li ta'limatma birakm]§; 



* . £ 



Yani i "Andolsun ki Resulullah'da sizin idn, Allah'i ve Ahiret gii- 
nunii ulnar olaiilar ve Allah 'i 50k zikredenler i^in £iizel bir (.imti&al) nii- 
mune (si) vardirss,. Ayetiyle de o peygamber i Ekberin her cihetle or- 
nek edinilmesini tenbih buytirmu^dur. 

Hak subhanehu, Habibd Edibini maddi ve manevi her turljj adab ile 
edeblenmi$ olarak gdndermijdir ki, bu haJ : 

« Rah him bem' terbiye etti ve edebimi ^iiiellestirdi.t Hadisinde beyan 
olunmusdur, 

Ra$ul-u Ekreni Efendimize sonsuz baghhgi bulunan evliyaullah ha- 
zarati da edebe riayet hususunda fevkal'ade dikkat gbstermi§ler : 

«Ey asiklar; nefsinizj cdcbie lezyin cdin. Ask yell ar mm hepsi de edeb- 
den ibarutdir.n demislerdir. 

Din buyuklerinden (Ebu Hafs-i Kebir) kuddise suruhu, tasavvufu 
edeble tefsir etmi§ ve : 



^55) S'iT-p-I Ha^r : 7. 
(56 1 SGre-i Ahiab : 2!. 



F; (i 



113 



"Tsisavvuf tcinftim.yk' edebdit, Ht . vjfktju, \u<t Jir'ilin, Iim- makfWi 1 
edeln vardii." demigdir. 

Hazpet-1 Mevlanl. ise : 

■ 

tt&yei dyet hemegi rna'ni-i Kur'an edebest.* 

misra'iyle, Kur'an ayetlerinden hepsinin birer edeb tarifi cldugunu bey an 
etmisdir. Biz de o jnisrai ihtiva eden gazel-i aliyi teberriiken okuyalim : 

Hdce deryab ki can, der ter-i insdn edebest, 

Hdce envdr-x dil u dide-i merddn edebest.. 

«Efendi; bUmi$ ol ki edeb, insamn bedenindeki rubdur, 
ElVndi edeb; Alhih adamJnrinin (jozij ve ganlii nurudur,* 

Adern ez dlem-i ulvxst, ne siifil der ydb } 
Revnak-% gsrdi^i giinbed-i devrdn edebest. 

fflnsan; sufii alcmden degil, uivi alemdendtr. Yanl butm aula. Su 
dimen felegin diitiii^iindeki giizellik de edebdendir r » 

Ger tii hdhi ki kadem ber ser-i iblis nehx, 

Dide t>ii$kd vii bibin kaatilA §eytdn edebest. 

«Egcr §eytanm ba^im ezmek dilersen, gozlinu af ve gor ki, seytanin 
kaatlli edehdir,» 

gtinki edebsizlik end an. zuhur etmif, *Ya Rabbi; beni azdinsm hakki 
i?in» diyerek azdirmayi Cenab-i Hakka isnSd eylemijdi. 

Ademi zdde eger bi edebest, ddem mst, 
F&rk der cism-i beni ddem u hay van edebest. 

•Jnsan o£tunda edeb bulunmaz&a; o, Jnsan ve insati oglu defjibiir. £iin- 
ki Leddimiz olan Hazret-i Adem, ugradigfi kuc.Uk bit hata bususunda : «Ya 
Rabbi; biz, emrinin hilafi olarak yasak agacdan yemis u! dug u muz icin nef- 
simize zulmeyledik.- demi$, o hatayj nefsme binad eylemi^di. insan He 
hayvan eisimleri arasindaki fark, edeb iledir,. 

Cesrn bik§& vu bibin ciimle kel&mulUtk rd, 
Ayet dyet hemegi ma'ni-i Kur'an edebest. 

-Goaliiiu a$ da bastanh&sa Allah kelami olan Kur'an'a bak!, Kur'a- 
inn biitiin Syetteri edeb tatiminden ibaretdif,. 

Gerdem ez akl siidli ki $ bd§ed imdn, 
AH der. git§-i dilem guft ki \man edebest. 

Ill 






"Ilium iii'dir? dl>r at. Mi! iu iitrdiiiti, A'-il, kiitbimiii !.i-' rgiiia sfiyle>cfck 
imaii; I'd^hdir dnli,>- 

$Vffi9'i Tabriz liamu§ kiin ki tuyl $irr-i Hudd, 
Envsr u efdalu in §&tn?-i je mis tdn edebest. 

>Ey ^ems-i TcbTiai; sen sifr-i Ilahisin, sus, Dtinya gecegini aydmla- 
lai-nk [siklnrui en puriagi fdehdir," 

Hazret-i Mevlana, evvclce (Hamu§) mahlasini kullamrdi. (Sems-i 
Tebrizi) ile goriistukden sonra. ona k^mal-i mohabbetinden. ^iirlerinde 
(^erDS) mahlasuii kullandi, (Kiilliyat-i Sems-i Tebrizi denilen muazzam 
ve hacirnli divan; §ems-i Tebriz'in degil. Hazret-i Mevlana'mndir. 

Yine Hazret-i Movlana, Mesnevi'sinin diger bii - yerinde edebi: (Zahi- 
rij ve fBatini) diye ikiye aysfiyor. EhM zahire kar§i, edeb-i zahirinin; ehl-i 
batm huzurunda da edeb-i batminin muhafazast limimLindan bahsediyor 
ve: *EhM sflret indhide edeb, zevahiri muzafazadan ibaretdir. ^linki AI- 
lakj, onlardan gizli §eykri saklar, Gbniil sabibleri, yani arifler nezditideki 
edeb ise h batim bifzeyiemekdir. Zira onlar, kaibdekt si Han kejEederler," 
diyor. 

Hazret-i Mevlana. Allah'dan daima edebe mnvaffak ktlmasuu temenni 
etmek Iazim geldigini soyledikden sonra , edebsizligin vehameti ve zarari 
bah sine ge^ib buyuruyor ki : 

SO 

* i 

Bi eqjetj tenhd ne hudrd da§t bed, 

Belki dte§ ber heme dfdk zed. 

«Edebsizin zarari, yaltnz kendi$ine dakunmaz; belki bi tjin llfaka ate§ 
vermi? tilm-,» 

SOre-i Enfal'de de : 

Yani : "Bir de byte bir fitneden sakinin ki o i^inizden yalnn /alim- 



ji i 



lere ttiliiihasir kulmaz, (umurni beialar lialini ahr). Bilmi^ ohm ki Allah 
fliabi celin ulaudir- 7 ." buyruimujjtur. 

Bir orman tutujunca i^erisinde ne yag 8ia$ kabr, ne de kuru, hepsi 
yanar. Bunuti gibd Allah; bir kavime, bir millete bela gonderince o bela, 
za lira I en de mahveder, mazlumlari da!.. Nitekim Kur'an-d Kertm'de. : 



w®$ mfim 



Yatn" : «Bi* de zulmcdenlcre meylctmcyiii. Sonra size atc§ (arpar 18 .* 

buyrulmugtur. 

Demek ki bir edebsizin zaran, ufuklan kapliyacak kadar yaygmrms!.. 
Hazret-i Mevlana, bu hakikati* tarihi. bir mi sal ilc isbat icjn diyor ki: 

81 

Mdide e^ dsman der miresid, 

Bi sudd £ bi /iiniht u to Harid. 

«Zahmet ve ba§ agrisi ulmaksizin; ahm-satnn yorgunlufu bulimmak- 
sizin gfckden sefra iniyordu." 

Sure-i A'raf da : 

Yani : «Onlan ustlerindcki hulutla gulgelendirdik, onlura kudret hel- 
vasi ilc bildircin indirdik. Size rizik olarak verdigimizin en ttmiz ve gii- 
zellerinden yeyin (dedilc) 53 -* Ayefc4 Kerimcsiyle be van buyurulan ke- 

rem-1 llahiye isaretdir. 



(5?) Sare-i Eitfal r 25. 
(5fi) SQrn-1 Hud : 113. 
C59) Sure-i A'rftf : ItfCi. 









Malum yd, llu/rrl 4 Mu&a, Beni israil'i Misir'dim (jikarrnts, $ap deni- 

jdnderi aelameilf Sirm larafina gesirmlgdl, (Jra tarda ise. 50k mikdarda bil- 

dircm ku$u, (sir de aga^br ve eablar usttinde (Metin) rienilen kudret hel- 
vasi buhmuyordu. Yahudiler, bunlan avbmak ve toplamak suretiyle ge- 
ciniyorlar, tuzhisiyle, tathsiyle k arm Ian in doyuruyorlardi. 

82 

Der miya n-i kavm-i Musd qend kzs, 
Bi edeb guftend ku sir u ades. 

■Musa'nm kavmi arasmdan bir ka^ edpbsiz; hani sarrrusak, hani mer- 
cimck? dive edeb*fece sbyle]]diler.» 

83 






1 < '• 



116 



Mdnd rcnc-i ^cr J u bii ti ddsr?idn. 

«Seiitadai) geleu sofra vc ckmtk, kesildi. BiJdircin ku^iyle kudret hel- 
vasi huhinmaz oldu. Bize ziraat, tnjuf ve orak me^akkati kaldi,* 

Bu iki bey it ile yine Sure-i Bakara h daki : 

Yani : *Hani siz : Ey Mdsa, bir ^eijU ycmcg* (kudret belvasiyle bil- 

117 



ducm etine}. mtimkm dijjil dayaiiainiiyiz. O huldi- hl/im Win Itubbnit 1 
dua el de yerin bitirdipi icykrden sibzu. ai'iir, samgi^il.. nicmmek ve 
sogan 51kars.u1 det»i§tittiz, (Jdtiss. dy) : U liayirh olam iu datm agafi olan- 
ta degi^innek mi isfiyorsiinuz? (Oy]e i^ol bir §ehre imn, ctinkii (orads) 

sin? i&Ledifiniz {sebzeler) vat, dcmisti^.p Ayet-j keriroesine telmih edi- 
liyor. 

Eve I. Yahudiler — Eemavi bir solrg dermek clan — bildirein ve kudret 
helvaeiyle fcahttietEizce ve miikemmel suretde karintang] doyurub durur- 
ken, i^lerinden bir ka^inm salatahk istcriz. sarmisak isteriz diye edebsiz* 
lige kalkismalan iizerine. c kerem safrasi kesildi. Bir kac, edebsizin arsu- 
ligi digerlcrinin de ki emetine mini oMu. 









jy 



Eds Iss giin §efaai kerd hak, 
Han -firUiad u gammet ber tabak. 

*Tekrar Hazret-i ha §efaal edince A Hah, sofra ve tabak kin tie gani- 
mct goaderdi.* 




Bu beyt ile de 



JK 






#u«3\ 



Yam ; wMeryeni o|fu Isa dodi ki r Ey bizhn rabbimiz dan Allah; bizc 
gokden bir sofra indir ki cvvelimizc de, ahirimize de bay rain ol$un ve 
sen den bir ayet (mucizc) ulsun, Bizi nziklandir. Sen rizjk vcrtnlerui en 
hayjrlmsin* 1 .* Ayetine ima ediliyor. 

Isa Aleyhissclam'in diiasi iizerine, mucize olarak gdkden bir sofra 
geldi. Las in ondan bir $ey abb saklamalan men edilmi&dh 



(COi &iiro-i Bettors : til. 
fGJj Sv.rr-i :«idt>; Hi, 



11 « 




B£a gitsfrifran <?deb biigz&stend, 
Ciin gedayan %&$&$& berda$tend s 

"Kiistahlar tekrar cdchsialik eLtiler. Yasak hilafma rikm ctkin ycyinti 
jlirj saklaimya basladi1ar.» 

Yani; hem yeyip kannlanm doyuruyorlar, hem de oikin yapib evle- 
vine gdU'ir'ayorlardi. 

Kerd tsd Ed be i^amd fci i+i, 
Daimeat u. kem negerded &z zemin. 

■■\.l. h-/i-i;[ -i tsa otilara yalvartrcasma dedi ki : bu sufra daimidir, Arz 
iizerindcii eksiJmiyecekdir." 



il 



87 

^-^ j'>* ^ -*M j** 

Bed gemani kerden v. hirs avert, 
Kiijr bd$ed plyi hdn-i mihteri. 

"Biiyiik bir zatin sofrasmda butunub da doyulnnyacak diye sii'-i zaiina 
Hiismck ve bus ve tama j^ttsterib ac gdzluliik etmek, kiifran-i ni'met olur,» 

Evet Kerim ve ganT bir kimsenin misafiri olup da, doyulmiyacak. 
yahud ak&jama, ertesi giine sofra ijikmiyycak endiaesine dd^rnek, o endi^s 
ile, bir kac, lokma faaila giieiirmek ii;in eigremeden yutmaya kalkisimak, 
yahud birazdan acikirsam yerim diye sofradan bteberi kaldirmak, mima- 
scbetsizlikde-bulunmak olur, 

Allah; Ekrem-ul-ekrem indir, thssri sofrasi biiliin roaiiliikaata a^ikdir. 
!^eyh Sa'di'nin. dedi^i glbi : 

tlft 



«Yct yiitfil, Alli'ili'ns tunt'iini bir sofrasidir. Hi- in dc t> MiJrada dost, 
diismati ayirl edflmest.* 

Boyle bir Rabb-i Ekreir.'iii, Isa gibi bir nebiyy-i a'zama imiciie olarak. 
gonderdigi kemavi bir sofraya oturub da, onun yeti§miyeceginden T yahud 
kesileeeginden end Ifayfi diismek, eJbetde ve elbetde edebsizligin katmer- 
li&i olmak icabeder. 

88 

Zan gedd rxlyari-i nadide zi dz, 

An der~i rahmet ber isan §ud jirdz. 

*0 dilenci vuratLi, fjurmemis adamlarm Uirsi yiiziiiiden, ken dil crime; 
ilahi Jtahmet kapisi kapandi.» 

Kufran-i nimet ku5tahltg)na ciir'et eyliyen birka? edcbsizin ugursuz^j 

lugu. baskalarma da te'sir etdi. Onlan da nimet-i Rabbaniyeyi tatmak 
saadetinden ma brum birakdi. 

Hazret-i Pir. vine bu bahsi genifiletmek icin bir HadiG-i §crifin me- 

aline telmihan buymuyor ki ; 

89 









a 



ci\ tj -U 



Ebr ber nabed pey-i men'-l zekat, 
Vez zina iijted iieba ender cihai. 

«Zckal verilmcdigi icindir ki: buJul Efclib yagnuir yagdirmaz. Ziuadart 
da etrafcta vcba zulu'ir fdcr.» 

Hadis-i §erifrie : 

«Bes ciirmo mukaabil bes ccz'a \ ardir : 

Bar kavim; ahdijii bozarsa, AHaJi onlara dusmanlannt musallat cdor.:' 

AJIah'm emirleri hilafma hiikiim veriflerse, aralarmda fakr u zaruret 
yayilir. 

lderitidc fuhus yaydit-sa, iilum dt ^ogalir. 

Kileyi, teraziyi cksik tiller ve cksik tarlarlarsa, memfckvtlcrinde bitt 
bitmez; kithgn ugrarlar, 

(30 



Zek&l v<-riiiiyn<<l< itlurlnrsa, heldrli-rini' yafcmur yaj>»iRZ.« buyurul- 
mustur, 

Yme bir Hadis~i §erifde; mealen : 

-Yatmuruii yaguiadigim gdruncc, insardanii zekat vermedikleciai; 
AUah'in da hazine-i llabiyye&mdeki rahmeti gbndcrmechgini anlayiniz. 
Keza veba gibi bula^ici hastaliklarm yayiidigmi gbriincc, iina rezaletinin 
mcydaiu aldi&im bilmi? olmiui.- buyurulmugtur. 

90 

( > ^_^b„r j $ \ j 3 jT 

Her pi ber tu 6yed ez ^ulmdt ii gam, 
An zi M bd ki vii giistdhist hem. 

• Zulmeldifn, gaindan, kedtrdun sana her nc ariz olur&a, onun sebcbi 
knyidsizlik ve kusta1ihkdir.» 

insanm bazan nuraniyyeli, zulmaniyytte; kalbi safasi, gam ve ke- 
dere tehavvul eder. Di|er tabirle, kalbinde sebebsiz bir aikinti peyda olur; 
jnsam raanevi bir sikinti kapJar. 10 o hal Alteh'iTi yasaklariTidan kacmil- 
mami?, kdtuliiklerden birinin irtikab editmi? olmasindan husule gelir ki, 
o hale vicdan azabi denilir. Boyle bir hale ugrayan kimsenin hemen ssdk u 
ihlas Lie giinahlanna tevbe etmesi lazim gelir. Nitekim Mesnevi'nin diger 
yerinde : 

-Kcndinde gam bisseyleyince hcmrn istigfar et. Gam, emr-i llabi ile 

miicssir olur.» denilmijdir. 

Bundart ba§ks>, bir kimsenin iiahi emir ve yasaklara kar^i kayidsizlik 

gostermesi kababali. nefsine do munhasir kalmaz. NLtekim ; 

91 

Her ki hi ha IcJ kilned, der rtih-i dast> 
Rehzen-i merdan §ud it n&merd bst. 

t^Dost yolunda kayidsulik edeit, baskalaTinm da yolmiu vurmufj olur. 
0>le bir $ahis merd dcgil, nanierddir.w 

121 



Evet| £m' kujisonln ilahi emir ve yasakbn twihln»tmpiiir?.si, ba^k;'' iri 
ietn kotii Srhek ts^kU ader. Hufcusiylo o kimse; hocy Iso Ulobesinin. geyn 
ise dervislerinin, amir ise maiyyetindeki me'inurlann aile rem isc eV 

halkmin yoJ keiieisi olur, tnsamn tabiatir.de taklid hassasi vardii". Hem de 
en ziyade biiytik tamnmi$ olanlari tsklid etmek ister. Bunuti iqin reis 
akmlarm, sef oiiinlarm maiyyetlerini ve kendi Serine tabi glardan. dftgiin* 
raesi. onlann laklide yeltenecekleri hareketlerini islami esaslara tatbik 
etmesi lazmi gelir. Aksi halde hern sapik, hem de sapitmis olur. 

, 92 

£i edeb pur ihIt ge§test in felek, 
Vez edeb -nurs-tim u pdk timed melek. 

«Felek: cdebi dolayisiyle, nurlu melek de, vine edebi yikundeu masum 
ve temiz nlmusdiir," 

Cenab-i Hak; felegi de, melegi de, sair mahlukaali da yaratmi§, on Ian n 
devami ve bekaasi icin de ilahi bit nizam koymu^dur. tnsandan ba§ka hie 
bir mahluk, o nizam baridne cikmak ve ALlah'm emdne kar^i koymak 
edebsiz]iginde biilunmarruadir. Binaenaleyh emre itaat vc edebe rinyet; 
felekleri nurlu. melekleii temiz bir hale getirmi?; ve melekler hakkinda : 



t* 



Yani ; *A11ah h in kcndilerinc olan cmirlcriue isy£n ettnozler* 2 - medhi, 
sadir olmusdur. 

93 

Bud zi giist&M kiisuj-i aftcib, 
§iid azazili zi ciir'et redd-i bdb. 

■ Giiuejiii tutulmasi, kiistahlik neticesidir. Azaatil, yam, $eyUnw rah- 
met'i tlahijye kapisindan kovulmasi da edebsizce tiian L-ur , ctmdendii'.» 



Buradaki kQilthlik, Citine^dun dyAdc insianlarda, husualyle Ofiu oiibud 
laniyibi dogarktti. /r>v;iN: ^uHrkcn ve batmken yertepe kspanib secdt ey- 
luyeii ihsaularda >•'■' nrrckdir. 

Guneiin tufculmaiu da. onn tapa:dar;i: mabud d:ye lapti^miz Gunc^i 
i-m'Liyor musunus? Ay kttr«suvm araya girmesi, stzi onun ziyasindan mah- 
r«rn etdi, Onu da sizin nazanmzda sdnuk burskdi mealinde ma'nevi bir 
nLar olmftltdiF* 

iik'/.i iariliLer ; 



«Bed zi glislahli kiii-.s'il'-i Afitali.* 

i 

u-jisra'ma *Guncsi»; parlakligma gilvenmesL ve kendi-sini bogenmesi kii>i- 
liibltgindan tutului da bir miiddet ziyasmdan mahruni kalir.» diye mina 

rei'mi^lerse de uzak bir tevcih yaprnislardir ssmrim, Cunki Giine^ tutul- 
inaaniH fenni sebebi malumdur. Ay 'in. Giine^ ile Diinya arasma girme- 
-:jnder( olur. Ktisiif esnasmda, Gune^in xiyasi sbmnes; Ay'in mani olma- 

iiyle o ziya. ya kiamen. ya temamen Dunya'ya V.&ytl olmaz. 

Azaiilin merdudiyetine gelince : melekler, halifetullah olan Ad em 
Aleyhisselama aldiklan emre uyarak seede etdikleri halde, seytan kibr ve 
*.;ui-urundan secde etmemis. tavaf-i llahiden sebebi sorulunca da : *Beni 
.itc^den. onu toprakdan yaratdm. Su balde ben ondan hayifbyim* diye 
bir mantik kiyasi yapmi^dt. Ilahi emrc kar^i ilk defa kiyas yapamn Sey- 
lan oldugunu Hazret-i Mevlana bey an eder. 



^tdytan; bu cevabmdan sonra : 



^J^ 



5*TE 



* * 



Yani : "Ya Rahbi; beni azdiri^in hakki i^n 63 .- diyerek sapitma filini 

Allah 'a isnad etmek kiistahligmda bulunmu^du. Iste itaatsizlik ve o kiis- 
tahhk. kendisinin ebedi reddediimis've lanetlenmis olmasmi icab eidi. 



(62! Sure-i Tatuitn : S. 



tea 3 SUM-! Hicr r 3$. 



m 



m 



-G&KtiSECEClNl, ItU'YASINhA TEB$llt ETDlKLKIil T/MilB-l lLAHt 
1LE PADJ§AHIN Mt'JLJlKAATI" 

94 
if J ^W j Jj >*,'! Jit J*^ 

D&t bHk§dd ii kenar dns§ girift, 
Hemgii v$k ender dil if) cane$ girift. 

«Elini, kolunu agdi vc onu kucakladi, Ona ask gibi kalhindc vc ru- 
liunfly ycr verdi.w 

Padigah, manevi doktor ve kamil seyh demek olan o hekim-i ilah-iyjl 
gdriince, ko§up dini sikmak ve boynuna sanlmak sQretiyle ihtiramda bu- 
lundu. Bunlan yapmakla hem muridane bir edeb gosteriyor, hetn de Ra- 

gCH-i Ekrem'in iki stirinetirti iera edivordu. 

■ 

(Ca'fer bin Etai Talib) ki — Hazret-i Ali Raaiyallahii anhumamn bii*| 
yuk biraderi ve Aleyhissalat Efendimizin amcazadesidir — Habe^islan's 
giden islam muhaeirleriyle birlikde Mekke'den jikmi^. Habesj diyarindu 
ve Neca§i huzurunda miisliimanlari miidafaa etmis, hi cretin yedinci s**l 
nesine kadar orada oturmusdu, 

O sene Habejistan'daki butiin muslumanlar kalkib Medine'ye geldi* 
ler. Fakat RasuliiJlah Hazretleri Hayber gazasana gilmisdi. Onlar da oray* 
gitdiler. Hayber'e van§Ian fetibden scmraya tesadiif etmisdi. 

Hazret-i Peygamber; Ca'feri kucaklamak, alnmdan bpmek, «Yaradl« 
li§ ve ahlak itibariyle bana benzuirsJri.* demekle taltif buyurdu, Ca'fer da 

bu hitab ve iltifatin sevkinden bila ihtiyar oynamiya ballad i, RasuUffl 
Ekremin nes/eli hareketi men 1 buyurmamasi; sema\ dever&n, kiyam gi' 
zikir harekatinm cevazina sofiyyece delil sayiidi. 

EM Hiireyre'den rivayet edildigins gore Nebiyy-i Esfak Efendimij 
torunu Hazret-i Hasan jle de kucakla^misd:, 

Alusafaha ise Hazret-i Ca'ferle birlikde gelen Yemeni] mU&lumanlarn 
hem selam. verib, hem el sikmalan iizerine taraf-i Nebeviden «Ycnic«lil4 
musafahayi size siinnet yaplilar.» buyurmasiyle suneti-i Seniyye arasin! 
girdi. 






95 

Dest u pt^dnif bustden girift, 

Vez makaam ii rah piirsiden girift. 

uPadi^ah, tabih-i Ilahinin elini vc uliiim tipniege, makaamindan ve yo- 
lundaii, yani, n«reden buUindu^unu ve nc tarafdan geldigjni sorma^a ba§- 
lndt.« 



96 

Put's piirsan ber ke§ide$ ta besadr, 
Guft.genci yaftem ahir bcsabr. 

«Sora sora meclisin ba§ sedirine kadar gfttiirdii ve nihayet sabir ik 
nanevl bir ha zinc buldum dedi," Keza : 



97 



£/■ .^j j j^ V* \S 



Kj&S ^**' ■#**& &»» 

Guft ey hedye-i hakkii def harec, 
Ma 'nii essabru miftahul ferec. 

"Allah 'm bediyyesi ve lahmetin, me^akkatin gidcritisi, (Essabru mif- 
luh-ul-fei-ec) Hadis-i Strifinin mucessem matiasi; dcdi.» 

(Essabrii miftah-ul-ferec) bir Hadis-i §erifdir ki *Sabit, seVin? anab- 

lartdir* mealindedir. Tabib-i ilahinin geh^i, padi^ahi sevindirdigi ve o se- 
vince sabir ile eristigi itjin, Hz. Mevlana ona miftah-i feree Hadisinin 
nii'inisi demigdir. 



124 



125 







!>iJ 



J 1 j- *» 



t- tftfJ <s l 



Ey likaa-yi tu cev&h-i her siial. 
MH^kil ez tin kai scved bf Kit u fcaaJ. 

«Ey goriinusii her sualiit ccvibi olan hekiin-i fifth!} .siial v.e cevsiha 
liatet icalmaksizm. insiimn miiskili, jebi gormeklc hallohmuverir.™ 

Hakiki mursidler, it$ada muhtac olanlan, her vakit so'zle degil; basari 
da fi'len ve halen irsad ederler; Nitekim Aleyhissalat Efendimiain sade 
sozleri degil, fiilleri ve hailed de umrnetin irsadina sebeb olan siirmet 
ciiTnlesindendir. 

Ulemadan, mesayihden bir zatir. der si ride, yahud meclisinde bulunul- 
dugu vakit, bazi miigkillerin sorulmaksizin hallolunuverdigi hepimizee de 
teeriibe edilm^dir. Boyle bir sey oKi&ca, tesadiif der get;eriz. Evet Tesa- 
diifidir, fakat her vakit Dlmaz. Cunki her zaman kendirnizde o sidk-i 
leb r kalbimizde oyle bir safvet bulunrnaz, 

MiiKJmdur ki iki ayna kar^ila^it, ikisinin de sat hi temiz ve parlak 
olursa bii-indeki akis, oburiine de in'ikas eder. Evliyaullah hazaratinin kalb 
ay nasi, daima nurlu ve eilalidsr. Onim i?in lalibin mi.tskilini ke^fecler, 
onun kaabiliyethie gore o miijfeiJi ya sdzle, yahud fi'l ile halleder. 

Yine padi§ab dedi ki : 

99 

Tercemdrd kerqi mar a der dilest, 
Destgiri herki pdye§ der gilest, 

*Ey tabib~i tlahi; sen. kafbimizdelti sirlarm tcrclimant, camura sap- 
lamp kalmjs — yam, ack ve muhiac — kimselerin arkada^i ve yardim- 
c j sis j n. » 

100 



Merhaba ya Mticteba yd Murtaza, 
in tegab cdelkaza zakal feza. 



■Ey in tic if ha \<i iniiiU'^u nhni tfibtll i tl. ihl m-i U.iii.i liu<, geldhi. St'ii 
l^iybuluisaii kaaa H^lir, (exi iliirnlir.- 

Merhaba; boa geldin, safa gcldin mnktwirurtda kullanilmasi lazim ge- 
irn bii L tibirdir. Gel en tarafmdan vl- M : :liini nievkiinde soyJenilmesi dogru 
ctegildiT, Her nedense kimin tarafindan soyleniimesi jcab etdigi du^uniil- 
nieksizin siiyleniiiyor. Merhaba tabiri, Hadisde de varid olmu?, Haaret-i 
Aii'nin hernsireai (tlmnui Hani) ile, Ebu Cehlin sonradan islama gelmis 
ogiu (ikrime) ye buzur-i Nebeviye geldikierinde irad buyurulmu^dtif, 

Miirteza ia'ftj keridisinden Allah'm r&zi oldugu tit manasmadir. Bil- 
li^ssa Hazret-i Ali kerremaUahii veche'niri Iskab-i aliddir. Bu beyitie : 

«Kaza lEfelince fe^a darahr.» niese]ine ve i 






Yani : «Halbuki sen i^krinde iken (Habibim), Allah onlan Lizahhm- 
(liriti deg'ildi* 1 ,- Ayetine i^aict vardir. 

Mekke miisriklen, Easul-i Ekrem tarafindan ilahi azab ile tehdid 
edildlkga; *§u azabi getir de gorelim« derlerdi. Onu.11 iizerine bu Ayet 
nazil oldu. Kahmetenlil'alemin olan Pey^amber, aralannda bulunduk(;a 
nnun yiizii suyu htirmetine Allah, miisriklere azab gondermiyecegini be- 
yin etdi. Vaktaki hicret vukit' buldu. Mekke mii^Hkleriniri r^hati kacdi. 
Kitlg|a ugradilar, Medine'ye a dam ggnderib Rasul-i Ekrem'den diil iste- 
diler. Nihayet Mekke'nin feihiyie istilyya dii?ar oldular. Aleyhissalat 
Efeiidimizin mevcudiyyeti, dij^manlan icin bile siper-i kaza yerine gei^- 
mi^di. Onun varisleri bylunan alimler ve arifler de btiykdir. Onlann da 
bir memleketde bulurimalan kaza ve belaya engel te§kil eder, Kayiblari 
ise azabin gelmesini kylayJastinr, 

101 

ar^y o*t^ J^^l 

Ente mevlel kavmi men Id ye§tehi, 
Kad rada kella leillem yentehi. 

*Sen f kavmin scyyidisin, Senden ho^lanmiymi o tabiatden vazjfe?- 
mezse helak olur.» 



(64) Surc-i Enrul ; 33. 



t2« 



127 



MB_. 



Mevla kelimesi: hem azadh kole, hem da azad eden elt-ndi manasina, 
gelir. Hazret-i AH kerremallabu veghe, kolesi bulunan Kanber ftaziyallahu 

anhi afcad etmij, azadn&mesine mcalen §u ibareyi yazmi^di : 

«Ey Kan be rj dun benim kblemdin, hugthi be nim phi hiir a [dun, Bana 
ne v erilmis.se onlardan sana verdim, Su azadnameyi All yaznn^dir.u 

Mevla lafzi; sonra, buytik ve efendi manasinda kulianilmis, bu miina- 
sebetle ve (Efendimiz) demek olmak iizere ulemaya (Mevlana) denitmis- 
dir. Ha la Fas hiikiirfidarhginda bulunanlara (Mevlay) tabir edilmektedir. 

Evet; Allah'in sevgilisi bulunanlan sevmemek, insanm maddeten de- 
gil&e bile, manen helakini tnucib oJiu\ Hakkinda Allah'in gazabini celbeder, 
£unki iki dosldan birinln dugmam. digerinin de du^nam olur. 

Asr-i saadetdeki Medme Yahudilerindcn bazdan; Muhairjmcde vahiy 
getiren Cebrail, ecdadimizdan bazilarma azab getirmisdi, Qnun yerine 
Mikail vahiy teblig eylemis dsaydi biz de Muhammedi tasdik ederdik 
demiglerdi de; 

H 



■jy 



Ya.ni : *(Babibim) de ki ; Kim Cehrail'e dii§man oiursa (kahrindan 
gebeisin). £iinku kendinden cvvclki (kitap) Ian tasdik edici (ve dogml- 
tucu) ve mii'minler i^in ayn-i h Ida yet vt iniijde olan (Kur'an) i Allah'in 
izni ile senin kathinin ustiinc o indirmi^tir. Kim Alkih'u, mule Jc [(/rim-, 
peygamberlerme, Cebrail'e, Mi kail's du$man oiursa siibhesiz Allah d> « 
(gibi) kafirierm dusLtiiiindu [ ' : .» Ayetleri nazil olmusdu. 

Habib-i necib-i Uahinin en ziyade d us mam bulunan., hatta dusrnan- 
ligin: Rasul-i Ekvemin ha vat ma kasdetmek derecesine f'karan Ebti Cehil t 



(135,) Sure-S Bt'kara : flT-S*8. 



128 



Omcyye bin Halef, Obeyy bin Huicf ve nmsuli, kenial-i zillet ve hakaarei,le 
tJldurtildiikleri gibi, kiyaniete kadar da iirnmetin nefret ve hakaaretine 
maruz kaldilar. Peygamberin dugmanlirindan Ebu Siifyan vesaire gibi 
bazilan da, sonradan dii^manhgi birakdjlar, Raaul-i Ekrem Efendlmi- 
2in uluvv-ii cenabina ve alem^umul rahmetine iltlci ederek ebedi h(isran- 
dan kurtuldular. 

Aleyhissal§t Efendimiiin dti§mam bbyle oldugu gibi, ver3set-i Mu~ 
hammediyye dolayisiyle Allah'in dostJan sirasina ge^en evliyauHah'in 
diismanlan da boyledir. Onlar da fasid fikirlerinden vazge^mezlerse, ken- 
dilerini, AHSh'in gazab ve kahrina ugiatmi5 olurlar. Ha.zret-i MevlSnfl 
Mesnevi'de ; 

-Allah, bir salistn namfls ve haysiyyet perdesini yirtmak ve onu tczil 
otmek dikrse o gahsi, pak vo mukaddes olan gevatin nyihlamasma sevkey- 
ler." der. 



Cun auze$t an -meclis u Hdn-t kerem, 
De&t4 b bigrijt U burdender hzrem. 

«Mli!akjiat ve yemekden soma padi^ah. tahib-i tlahinin elinden tutdu 
ve harem dalraino gotiirdii.» 

O 

-HASTAN1N Hi\l,lKt GORMEK t^iN PAd1$AH!N TABlB-t tLAlilYt 
DNUN BA§ UCUNA GOTtRMKSk 

103 

Kissa-1 rencur it Tenc&ft bihand, 
Ba'd ezan der pij-i reficHres ni§and. 

•Has tarn ii ve hastahgm ge;mi|ini anlfttdi, Sonra hckimi, hastanin kar- 
§isina oturtdu,* 

YanS; c^riyenin nasil aliiub ne suretle hastalandigmi ve ne yolda te- 
davi edildigini etrafhea anlatdi. 



V; 9 



1ZS 



Nufsini tadavi etdlrmek Lstlysn bit rfLhun, dah* R5ik?wi iielsarn has- 
taliklardan fcuTttthnak ve hakiki jifa bulmak isteyen bir iiiHatun manevi 
doktor demek olati miir ? id-i kamil huzurunda hie bit s.ey'j ghrteraemesi 
lazim geldigini Hazret-i Pir, bu beyti ile ima ediyor. Nastl ki hasialik 
arazimn bir hekimden saklanmadigi gibi ^ giinki saklamhrsa tedavi ts- 
mam elma^,. 

104 

Ring-i ru vii fuxbz v. Kaar&re bidid, 
Hem aldrnd t$ hem esbabe$ fenicL 

«Tabib; hastanm lienimi, nabzmi ve idrarim giJrilb muiyene etdL 
Hasiahffin hem alametlerini, hem seboblerini s»mp dinfcdU 

Eski tibda idrar tahlili ie.in fenni vasitalar olmadigindan hekimler 
idr5nn rengtnden, dum, yahud bulamk olu ? undan ve kokusundan hasta- 
bfin nev'ini kesfe cali^rlardi. Tahiti illW de, hekimlerin adeti veehile 
hastanin yuzune bakiyor. sehresinin sararmis, olmasmdan sia'fmi anliyor, 
nabzim muayene edib darbelerin hafif ve sMdetli olusundan bir seyler 
anlarnak istiyor, idrarim gcirub oradan hastaligin nev'ini te$hise calm- 
yor. Ondan sonra da hastahgm neden iiihur adigini ve seyri esnasinda 
ne gibi alametler gosterdigini sorub ogreniyordu. Bundan sonra : 

105 

ju'^ojT jVj &*$ <^M *$ 

Gujt her darUM i0rt kerdeend, 
An imdret nxst viran kerdeend. 

-Dedi ki: iibiir hekimlerin yapdiklan tedavi, yapiti ve slfah bir tedavi 
degildir. Hastayi harab etmisler ve zayif d il sunn (isle r,» 

m 



j^j^ 



I' *W* 



Bi fiaber bSd^nd €£ hdl-i derun, 



no 






-dliivtiiiiih hnlipMliii h.ilirriliu i>kunni»isl;jr. Ltdikicri iftlrnduTi ^iiiii 

l)ilmt'dikh'ri ittiJdr liiliriv . f!j i)i.ve *■> hdikleri davadan— Allalva sipirii- 



nrn.B 



107 



c^j jU^ I } if $£ 44 

Did renc u ke§f ^iid bervey niih'uji , 
Lik piTii-mTi herd ii ha sultan negiift. 

«Tabib-i llahi bastallgi gordii. ftizli hastahk ana belli oJdn, Lakiu bil- 
tlJu'iui gizJedi. padisaha soylcmedi^ 

Bir Hadis-i ^erifde : 

•i A Hah i ii bir takim kullan vardir ki, iii^nlann ahvaliui alamttterindeii 
bilirier.™ buyurulmugdur. 

Diger bir Hadis-i §erifde de ; 

«Mii'niin'in firasetinden, iyi kavrayisitidan cekiitiiiiz, Zira o, Atlah'm 
nuriyle Ijukisr vc gbrur,* deniimi^dir. 

Aj-icik dikkat ve zeka sahibi olanlar r gordiikleri ve goru^tiikleri kim- 
selerin ne haide bulunduklanm; a§agj-yukari bir isabetle tahmin edebi- 
lirler, Bir parijacik zeka ile, kaT^isindakiniti — az da oha — hiiviyyet ve 
:nah.iyyetini anlamak mumkun olursa; AUahm bir Jiuru olan firasetle ba- 
kanlann neler gbrebiJeccEli dii^unmeye bile degmez, 

Tabib-i llahi de bu kabil firaset erbabrndan, halkj dosdogru anliya- 
bilecek ke^if ashabjndan oldugu i$in. cariyenin hastali^im tes-his hususun- 
da giidiik tekmedj. Lakin te^hisini padisaha bildirmedi, bir muddet gizli 
tutdu. 



108 



\ 



A 



Re lice § ci sajra vii ez sevda nebud, 
Buy-i her hQyzii.7n bidid ayed zi dud. 

"Cariycnin has tali gi, safradan vc sevdadan de^UdL Her odunun koku- 
sunun dmiianindan belli oldugn gibi, hastalifin mahiyyetini de ban ara- 
zindan nnlanu^di." 

131 



Evet bir odun parkas i yandigi vakit duinan ^ikar Onun burnumufca 
aksetmesiylc yanan cismin ne oldugu farkedilir. Marsikla, ddagaci kcku- 
sunu ayird etmiyen fair burunun, burun olmamasi lazim gelir. 

109 



Did ez zarty ku zar-i dilest, 
Ten Ho§est it 6 giriftar-i dilest 

«TabIb-i tlahi, cariyenin za'fiadan ardadi ki o, kalben zaifdlr, Viicfidfi 
afiyettedir; fakat gonlil hastadir.* 



J^W> J 1 ^-W- 



J^ 



■■ * 

A§%ki peyd&st ez zarid dil, 
Nist bvmdri gii bim&ri-i dil 

«Asiklik derdi, kit I bin in Semes in den bellidir. Hif bit* hastalik, g-ijiml 
hastahgi gibi degiidir.» 

Buradaki (Bimari-i dil) : tababetce malum olan kalb hastahgi zan- 
nedilmesin. Vaki'a o da nuihlm, belki de tehlikeli bir hastahkdir. 
Fakat Hazret-i MevLana'nin « Bimari-i dil* demekden maksadi, o degildir. 
Zaten tab&betle tasavvuf ve §i'irde (kalb) ve (dil) kelimelerinin manasi 
ayndir. Hekimlik, kan deveramna hbmet eden USKfB (kalb) der ki; onun 
Tiirk<;esi; (yurek) dir. Tasavvuf ve fiirde ilhamlarm ve duygulann zuhur 
yerine (kalb) ve (dil) tablr edilir ki, onun da Tiirkijesi : gdnuldiir. 

tgte bu gbnfun hasta olmasi, hi^ bir hastaliga henzemez, Goniil, insa- 
wo hi a merkezi oldugu icin, onun lztirabi diger uzuvlan da rahatsiz eder. 

Gon olden maksad: tababetce belli olan kalb ohnadigi igin, hislerin 
merkezi kalb midir, dima| midir mutiaka^asi a^xlmaz. 

Evet. Gon Id hastahgi diger hastahklara benzemez. Onun zuhuru da, 
seyri de, iztirablan da bambaskadir. Onun 19m erbabinca kolay teshh olu- 
nur, Heklm-1 tlahi de fir&set ve kesif erbabindan oldugu i^in, eariyenin 
kalb! iniltisini duyunca, onun goniil hastasi oldugunu anlayiverdi, 

13* 



111 



JUep4 a§tk z\ iJlethd cilddst, 

f§k iisturl&b-i esrdr-i Budast 

-A$ikm derdi, diger dertierdcn syndic. Ask, Huda'nin strlarim belli 
eden bir (us tar lab) ve bir va&U&dir.* 

Goniil hastalifi bajka hastalik Java b&nzemedigl gibi; ajikUk ve afkS 
derdi de diger dertlerin gayridir; tedavisi, diger dertlerin tedavisi gibi 
degildir. 

Yine o a§k, ilahi esrartn usturlabidir. 

Usturlab : Miineccinilerle muvakkitlerin kullandiklan irtifa aletidir 
ki, onunla zamara tayJn ederler. Minare, kule. dag, tepe gibi yuksek yer 
lerin yiiksekli^ini; kuyu gibi cukur yerlerin de derinli|ini anlariar, Daha 
ba§ka liususlarda da kullanirlar. O yoldaki tabiat arlanmn anla^ilmasma, 
usturlab, vasita oldugu gibi, JlahJ sirlarm idraki de ancaK agk vasitasiyle 
olur. 



112 

A§iki ger zin set u ger zan serest, 
Aktbet m&ra bedan su rehbercst. 

Asiklikt eerek bu basdan, gerek bbUr bajdan olsun; akibet, biii » 
t a i'ii fa gjjturecek kiliivuzdiir." 

Bu beytin izahirxda §arihlerin roiiteaddit kavilleri (deyimleri) vardir, 
Bazilan (Zin ser) ile (Zan ser) i hakikat ve meeaz ile te'vil etmigler; 
«A^k, a§k oldugu cihetle, gerek hakikat ve man a tarafmdan olsun, gerek 
mecfiz ve suret cihe Linden zuhura gelsin, (Mecaz, hakikatin kbprltsildiir) 
sbziince, neticede bizi hakikat makaanuna ve vahdet nokta&ina iletir* 
demislerdlr. 

.Allah kullanni sever, onlar da Allabi severlcr,- Nairn -1 Celili muci- 
bince, seven ve sevikn cemil-i mutlak, yani Ha^ret-i Hak'dir. Bazilan, 

133 






Mmtl-i ntutlaktn muhlBllf jftkiltord* |fdrt)n«ri Uwillltartnl mushed* edlri- 
ce, dngmdan doftrtiya terelli edene ymit'lh lr< , vu mualiuri riegH, onlar- 
dakf zahiri severter, Bund arilayafellmek iijin ay mi lie wiidaki aksi gbzbnu- 
iit- j^tirmelidir. 

Kainatin her zerreii, Allah'm EecelH aynasidir ki, onlara (Mazhar) vc 
Hakkin tecellisinc (Zahir) demlir, Erbab-i kemal; her yerde ve her seyde 
jt-ahir oian o ccmali sever. Bazilan ise bu kemal derecesine vasil olama- 
diklan icin synaya bakatti degil de aynayi sevmek kabilinden olmak uzere 

zabirden gafiet ve mazhara muhabbet beslerler. Muhabbet ve merbutiyet- 
lerinden ketidilerini kaybedecek; kainati, hatta kendilerini mnsiikundan 
ibaret gorecek bir hale gelsrler, (Mecnun) diye ^ohret almi$ olan (Kays), 
irjte bu kisim asiklardan idi ki. son zamanlannda ziy a retina gelen (Ley- 
la) yi taniyamsnuf, FuzuJi'nin tasviri vechile : 

Bende olan d§ikar senain, 

Ben hod yogwn, al ki var zensin!.. 

Ger ben, ben isem; nesin sen ey yar'... 
Ver sen, sen isen; neyim. men-i z&r?<, 

dttttffdir. 

(Yiiniis Ernre) ise, Mecnun 'tin nihayet Ley lay a olan ilgisinden kur- 
tulduguau ve mecaz kbprusunii geeib hakikali buldugunu onun lis&Kih- 
dan «6yledi|i : 

Yurii Leyla ki ben, Mevidyi buldum, 
Leyla Leyla derken, Allahi buldum. 

beytiyle aiilatir. 

tfte {zahir) sevenlerin askina (hakiki), (mazhar) i lievenlerm askiiia 

da (mecazi) denilir, 

imam-i Suyuti (Cami-u-ssagir) iride, bir Hadis-i serif nakleder ki, 

jnanasi : 

-Bir kimsc asik ols&; ifletiiu miihaiaza edip simm saklami; nlsa ve © 
halde ikon blsfc: schid olarak vefat ttmis, olur.* derrick dir. 

Mevlevi ariilerinden (^enidi Dede) bu Hadisi |u surety t^iiba* ve 

tazmin eylemi^uir ; 

Mifdt-i rausaffa. wM degil ruy-i diUirai. 

Kim; gorrneyesin anda bugiin Hakki hiiveydd'-, 



134 



Bu pcndiini gu§ eyls (jhniil kiw hudur evi& t 
IMl verdigine sidk He ver c&nxitt zlrd: 
«Men mdfe mikel askt fekad mdte sehida.* 

vMccsi; Jiakikaliji koprij^iidiir- sSz.U. hakikat semtine mecaz kbpru- 
sii vasitasiyle ge^ilebilecegini, a§k-] mecaziye tutulanlann neticede ajk-i 
hakikiye ge^eceklerini anlatir. 

Nakledilen Hadis-i §erifde isa a§ik olub da iffetini muliafaza ve askini 
pizliyerek blen kimsenin, ^ehid olacafj beyan buyuruluyot. D&mek ki iffet 
ve ismeti muhafa^a etmek, ^ebvani ve nefsini bir emel beslememek sar- 
tiyle a§k-i meeazl derdinden blenler de gehid hiikmundeymifler, 

Acaba ni^in?.. Malumdur ki a§k: Bir yere bagianmak; a^ik^asi: bir 
c-err.ale tutulmak tiemekdir. Bir cisim bir yere baglanacak olursa gertji 
serbestisini kaybeder, fakat miiteaddid baglata tutulmakdan kurtulur. Ve- 
ievki mecazi olsun temiz bir ajik da, sevgilinin kuiu h kolesi olur; diger 
baglardankurtulub her tftrlu kayiddan azade buiunur. 

Ey yar; scnin esirin oldmn, her rabitadan balas buldum, diyebilir. 

AHali yolunda ilerlemek isteyen kimscnin herjeyden once kendisine 
a yak bagi olacak kayidlardyn kurtulmasi, kalbinde baglilik adma zerre 
kadar bir §ey bulunmamasi lazimdjr. Iki kimse tasavvur edelim. Birinin 
muayy&n bir sevgilisi yok. Fakat cank-cansiz sevmedigi bir §ey de yok- 
«Diig«nde zumaya, Iiamamda kumaya a^k- kabi linden her jey'e bir ba|- 
Ijli§3 var, Digeri ise ask-i mecazi ile birini sevmi?, diiriyayi ve otesini kal- 
binden ^ikarmig, yalmz dildarma rabt-i kalb ve hasr-i fikreylemis. Her 
sayden kurtuimu^. ancak bir rata t a He ba^li kalmis, Ac aba bir bagdan mi 
liurtulmak kolaydir; yoksa inceli, kali nil ; yiizlerce, binlerce kordiigiimlii 
rabitalardan halas olmak mi?. Elbetde lek bagdan kurtulmak kolaydir ki, 
i) yegane bag da bir miirsjd-i kamilin himmetiyle ^dziiluverir. 

Iste ask-i mecazlnin, hakikal kbprij&u olmasi; Hazret-i Fir 'in de : 
^A^ikiik, Tie suretle olursa olsun bizim i^in rehber-i hakikatdir> buyur- 
masi, bu it i bar ile olsa gerekdir, Yoksa Hazret-i Mevlana : 

*Renfic Lnciiab dolajisiyle htisuli- : ■ >.- ( f n asklar, ask degildir; ueticcsi 
utaiup nrlanma.va varan bir hevesden ibareldtr,» buyuruyor. 

§urasi da vardir ki, erbab-i kemal; mecazi bir muhabbetle miibtelay-i 
cemal olanlan eksik ve o yoldaki nazp.rlan manevi ciinijbliik sayarlar. 
Kitekim Mevlana Cami kuddise sirrubti : 

• Namahrem yiiziinc bakmakla gbziin ciiniib olunca, otia nedamet ya^- 
Ieriyle ku*Ieldir.» demi^dir. 

«Ayi legtnde miisahede rdiyortim* ; ani, tcemal-i Hakki guiellerin 
yiizLinde gbrijyorumi diyeri Fahriiddin-i Irakiye §ems-i Tebrizi Ha^retleri 



13a 



b^aa 



w 






*EiifcL'jick> ^ilit'n mi fif&di ki hn^iu knirbnb giikyU/lLn* hikt rtmlyorsur 
du su>ii bakijorstui?" tarlzlnde buJuoinn^du. 

Bazi ^arihler (2in ser) vt: {tun set) kifizlarmdan (siilik-i mecx&b) ve 

(meczub-i salik) muraddir d&mislei'dir, Burada biraz tafsilat vermek la- 
zimdir; Sofiyye ki tap Ian; ehl-i tariki, (salik), (meczOb), (salik-i mec- , 
zub), (meczub-i salik) diye dort simfa ayinrlar. 

Sajik: Tartkate yeni girmis, benligi heniiz zail olmanms, dervisdir. 

Meezub: Allahm cezbesine kapilmi$, fena ve istigrak denizine dahp 
ayilamiyan ve kendine gelemiyen zatdir. 

Salik-i meciub : Siiluk ederek. bir hay]i miicahedelerden sonra cezbe- 
ye tutularv, arasirs kendine gelse bile, rr.anevi saiho§luk hali gaJib olandir. 

Meczub-L salik ise : Cezbcsi siilukden once clan, belks de o cezbe sev- 
kiyle siiluke girendir, £rbab-i larikatin k&milleri ve kendilerine uyul- 
maya layik olanlari bunlardir. Diger tig sin if a uyulajnaz; uyulsa da bek* 
lenilen terakki husule gelemez. Qiinki : Salik miibtedidir (aeemidir) ; 
meezub da kendinde deiitdir, Salik-i meezub'vm ise r juur ve iradesi bazan ' 
yerindedir. Siiluk ve ir§ad iein ise, $uur ve idrak gartdir. 



Ask kelimesinin zikrolunmasi dolayisiyle Hazret-i Mevlana, ona dair 
bazi hakikatleri bildiriyor; askin mahiyye;inin akil lie kavramla:niyaca- 
gim beyan ediyor : 



113 






Hergi guyem l§kr& §erh u beyan, 
Ciin bh$k &y&jn havil bag em ezan- 



"A ski ii serhi if in ne tiirlii hey an at da hulunsam, ask a gelince; — yani, 
a§kin te'strini hissed ince — siiy Icdikkrimdtn mahcuh olb rniti.i> 

114 

S-Aii 'lL" i '*t, jl l 
< J*— J J C*J "J t >- t *•*£ 

Ger$i ief!$r4 zeban ru$eTigerest> 
Lik i%kl bi zeban runnier est 



136 




■Li sn ii i ii tdfilr vt iMV/ibi jjnrliik uIm An n>km hbytcnilmemi^ kulttmsi 
vt BOjionilmciii dfAll: IdNsidilmesi dahu parlakdu - 

Hazret-j Pir, bir beytinde; 

*Biri, a^iklik ncdir? diye sordu. Bertini ^ibi olyrsan anlarsin ccvabim 
verdim.* dedigini bildirir. 

i^te bu tarlf; bem veciz, hem de beligdir, Qv.nk's sayfalar dolusu yazi- 
lar yazilsa, saatlerce soz soylenilse yine ajkin ne oldugu tarif edilerae^. 
Hatta o tar!fler as, km hakSka'tine muvaiik olmadigi i^in soyJeyetii m^h- 
cub eder, Onun i^in a^kin teisirirte giri§ilmeden, onun hissen ve aevken 
mila^ilmasma ^ahgilmasi daba parlak ve daha miin^Eip olur. 



JlIj Jt il\ ii j Jr 
^jfeLl jji- j $ -ul ,Ji*t ^jHj- 

Qiin katem ender ntivi§ten mi$it&ft, 
£iin bk§k amed kalem ber hod §ihaft- 

■Kalent ki ^ar^abuk yazib gidiyordu, A§km tefsiri bahsine g^elince, 
ichamraii] edemiyerek yanld!.* 

116 

Akl der jer/ioj pit har der gil bihiift:, 
§erhri i§k u a§iki hem tfk 3^/t. 

"Akil, askin jerhindc ^amura batmis merkeb gibi aciz kaldi, Askm 
da f asikbgin da §erhini yine agk sftyledi.i* 

117 

A/td& dmed delit-i d^tdb, 

Ger delilet bayed ez vey ru Tnetab. 



1 



«Gii»e§ui dHili > iiu 1 Ciuin'Sjrfir 
an ondan yti?. rcvirme.* 



Omiri vurlipmn ilnir Mmn dtdil Lhziiui 



Hazrcl-i Pk, hu hcvt ll 



Lisandaki tavsir kuvveti, kaiemdeki yazi^ kudreti ne kadar fazll 
olursa olstttt, askin hakkiyle tarifinde lisan yorulur, kalem yanlir, yahud 
kinhr; hatta lisan ile kalemi harekete getiren fikir de. a^km anlatilmaa 
§oyle dursun, anlasibnasinda bi!e adz kalir. Binaenaleyh aski anlatacakJ 
yine a§kin kendisidir. 

Hltekim Gune§in deiili de yine Giinesdir. Onun igigim gbrmek. sicak« 
ligim duymak, yuvarlakligim ve hacmini mii^ahede etmek, elbelde hah* 
kinda yazilmi? tarifnamelerj okumakdan. yahud ^Gunes. fair kiirredir kll 
Diinyadari ;ap olarak 109 defa, hacim olarak 1279 kerre biiyiikdur. SektM 
dane yildizi, muhtelif mesafelerde idart eder» dive ona dair yapilan tx 
ri fieri dinlemekden daha ziyade, Gune^, insana ogretii. 



Ez $>ey er $&ye ni$ani mxdihed. 
.^erris her dern nur-i can'i mi dihed. 






-Golg*, Giinc^deu ni§aii vers* du, Giines her an, can minimi iwjia 
der.» 

Golgenin rcieveudiyyeti Giine^in varhgina delalet ederse de bu delw 
let pek &onukdur. Rijhu nurlandiran, viicudiinii parlak bir suretde go km 
ren Gune$in kendisidir. Bunun gibi askm varligini ve nasil bir tatli bell 
oldugunu akil da fair dereceye kadar gcriir ve gostercbilir. Fakat omd 
gosterib snlaiiraya gahgmasi, golgenin Giine§e varhk deiili olmasi k«H 
lindendir. 



119 



,^ i 



! ^i 






uL 



_«it 



J-" J 8 *-' -.-, -V T 

Sdje hdE> ared tiira hewi$iin seiner f 
Q'iin befayed sem& in$akkal kamer. 

i' \j 'in ikiye ayxilmasi iniicazesi Giines gifai zuhiira gdince. gijlgc sitn^ 
masiil ^ibi iiyku gptirir,» 






f^^ 1 



■^J 1 



Yani : ^Kiyamel jakla^ti ve Ay, (ikiye) ayri]di a6 .» Ayet-i Kerime- 
■■.ine ve onun delalet eyledigi niucizeye i^arel ediyor. 

Nybuw«tiri' GGkizinci seriesinde ve Zilhicce aymjn onundan aonrakl 
n.ehtabh gecderden birinde Rasul-i Ekrem (S.A.V.) Mekke civanndaki 
( Mine) de bulunuyordu. Miisrikler; bedir halinde ohm, yahud o hale yak- 
layrms bulunan Ay'in ikive ayrilmasim istedikr, Aleyhiisalat. Efetidimi? 
•i i u h a re k parmagiyle i^arct edince Ay ikiye aynldi ve biraz sonra birle^di. 

Miisrikler; Muhammed bize, biiyii yapdi, gozumiizii bagladi dediler- 
! ;ikat o esnada yolda bultmub. bir iki g[in $pnra Mekke'ye gelen Kaafile- 
■irkiler de Ay'in yanldigm] gdrmiis olduklarmi soylediler. 

Bu kat'i mu'ei^eye, baailan inanmak istemiyerek; Ay'in ikiye aynlma 
i : /idisesi vuku bulrr;u$ o]$aydi ; Dunyanin her tarafmda goriiliirdu. demi^- 
Icrdi. Lakin iddialan dogru degildir. Bu badise, ani olarak vuku buliaug- 
ilur. Evvelee haber ahnmt^. yahud ilan edilmi^ degildi M, o anda Dunya 1 - 
■ .-.n her tarafmdan tarassuda (jikilsin da vukuu butiin insanlarca gorul- 
miig olsun- tFilan gece Ay tutulacakdsr* dive gasetelerde ilan edildi£i 
balde, gbkyuzune bakmiyan ve Ay tutirimasimri far k ma varmiyan insan- 
Iht yok degildir. Arzm kurevi olmasi, her noklasinda Ay'in aynj saatde 
L.iirunmesine rnani'dir, $u halde Ay, Peyg amber Eicndimiz'iri i^aretiyle 
iki par^a olmu^ lakin ani oJdugu icin, baaka memleketlcrde nazar-i dik- 
kati celbetmeml^dir, 

(ln^ikak) suresi Mekke'de nazil olmu^, musJumanligin en zorlu diis- 
manlanna kar§i okunmugdu. Boyle bir badise olmami? olsavdi, aeaba o 
'ki^manlar ne yaparlardi?,. Maamafih, insikak-i kamerin vuku'u, Cin ta- 
lihlerinde de yazilidir. 

Geieiim beytin mealine : 

Hazret-i Mevlana bun dan ewelki beyitde akli golgeye, a^ki Giinese 
benaetmifdi. Bu beyitde de ayni te^blhi le'kid ediyor, A$ki. Ay'm satbim 
ikiye ayiran rnucize kuwetine benzetiyor. Gune^e nisbet kabul etmiyecek 
kadar. parlak oJan a skin, van in da. akhn pek Hhniik kaJacaglm vc adeta 
Jtiasal gibi uyku getirecegini siiyluyor. 



< as j SQre-i Kamer : l. 



[:;■■! 



— .. 



120 



Z J. ^^Ji j^a- jt^ j j o^ ,sji- 



#* ^ 



^^ 



Hod pdHfci der cifam pun s^n^s rtts^ 
5^77is-i can bdfckt 6rd ems nist. 

«Haktkaten Diinyada, Glinej gibi acaib bir gey yokdur. Fakat ch 
gune^! on dan daha acaibdir ki, cihan Giinesi fant oldugu halde, can giinc|l 
bakldir, onun icin (dlin), yam gecmi$ zaroamn itibari olmaz.» 

Hazret-i Pir, bund^n evvelki beyitlerde agki Gilne^e benzetmisdL Bi' 
zim alemimizde, yani Giine§ sisteminde en p&rlak cisim Giine^ olmakli 
beraber, aska nisbetle onun da fersiz kaldigini anlatmak i^in Dunya'dl! 
Giine$ kadar acaib bir §ey oimadjgini; fakat canlan parlatan ask gun*. 
jinin on dan daha acaib olduiunu; zira onun baki bulundugunu ve dun, 
bugiin gibi itibari kayidlara bagli bulunmadigini bu beytinde ifade edi.l 
yor. 

121 

£em$ der harlc eger d heat /erd, 
Mtteucm ft^m mis'i-i 6 tostnr herd. 



diir 



-Giine$, haricde tek olmakia beraber onun tasvirini yapmak mumktii* 



122 



r 

£ems-i can feti fume dmed es es'ir, 
Nebwdeg der z'ihn ii, der fidric n&2$r, 

• tan giinesi ki s akni-i esirin Mricindedir. Onun zihinde de, hAricdJ 
de benzeri yokdur.* 

140 



Evet; Ask, bnce Giirie^ benzatllmlf, »> i k'ntt'lrncnln yiiceligliii 

Ki>:.tcrmek i(;in o te^bihdcn rucii (HlUml|dt. Ciinki (iniui;, GUnes m«iz'u- 
infsi denilen ve bizim Dunyamizla bii-Jlkiin lOrdklenen birka^ seyyaredun 
Ihrtret alemde, bakikaten en biiyiik ve en pmhk dsimdir. La kin bu az,i^ 
met ve nuraniyyetiyle beraber, bir derea'ye kadar, onun tasvirini Yapmak 
Imkan dahilmdedir, Muktedir ressamJar ve fotograf^lar §oyle duraun. 
mokteb cocuklan bile bir daire cizmek ve kenarlanna sualar resmetmekle, 
Uune^i s'oz onune getirebilirler. A^k giinesi lse, esirin haricitide ve tabint 
tlemimn fevkindedir. Binaenaleyh, o tabiat alemi dlhilindekiler t^in, 
<un ve a§k gunesinin, ne haricde benzeri bulunabilir, ne de zihinde!.. 

123 

j\ Ji* j^i jj> jj\ jj IT 

Der tasavvur z&t-i 6rd g&nc ku, 
T& der dyed der tasavvur mi$'l4 u. 

-Can giinesi zihinlere sjgmaz ki, onun misli tasavvur ve tehayyiil edi- 



Bu bey it 



«NeMde§ der zikn it der Mric nazir. % 



finsra'i dolayisiyle varid oUeak bir sual'in cevabidir. Faraza bin $ikip 
(i^yebilir ki; Can giineginin haricde misali oimadigim kabul edelim; fakat 
lihinlerde suretinin bulunmasina ne man! vardir?. Cevab veriliyor ki: Can 
ffiinesi zihinlere sigmadigi i s in misB tasavvur edilemez. Ciinkl can gunesi 
iienilen ajk h esasen sifat-i Hahiyyedendir. Sifat ise, bir itibare gore, ayn-i 
(itdir, Bundan dolayi, onun tasawuru muhaldir. Zihinde ve haricde mi- 
nillnin bulunmasi da gayr^i mumkindir. 

124 

Qu-n hadU'-i r&y-i §em$ilddin Tesid, 
§ems-i gariim asman ser cj#r kit fid, 

Ul 






ticuli pitli!.,- ™ 

Hazret-i Mevlina (Sems) lafemm ukri dolayisiyk bahsi (Se ms .j Teb- 
mtj hazretkrine inttkaaJ cttiriyor. o manevj gun^n bensersiz zivasma 
karsi, cihan finnesimn mahcub oldugunu soyJiiyor. 

(Semj-i carum asmanj denikrek, Giinesin dorduncu kat semaya n,' B . 
bet eaiimesi, eski hey'etdkre {Astronomlara) goredir. 

Hazret-j Sems; nisbetinden de ardasilacagi uzere TebmUdir E*M*H 
Ullab Hazaratimn (Ma' 5 ukirO kismmdandjr, 

fiszm-i Mevlan&Vmn biiyiik o^Ju (Sultan Vekd) divor hi; .AHah'm 
asiklariyle ma^uklarjnin iic dereeesi vardir: (Hallac-i MansGr) birind de- 
recedeki a§iklardandjr. ikinci mertebe bunun, ucuncii mertebede onun fev- 
kmdedit. B u (k. mertebe erbabs, halk tarafindan bilinir. Ma%ukin-i ilahiy- 
yeden birind dereceds olanlan, asiklarm uciiiicu derecesinde bulunanlar 
yalmz ismen bilirler. ikind ve ueiineu derecede olanlan tamyamarfar 
Hasret-i fjems j^ ma^ukin-i jlahiyyenin sen derecesinde bdunanlar- 
dirndl.* 

E*et, Hazret-i gems, evbyaullahm (Mesturin) vani, gizli olanlarmdan 
idi 

Mevlana'mn menakjbmi yazmis olan (Ferldun Sipebsalar) ■ .Semsi 
MevlBnfi'*ni baska kimse anlamadi. diyor. Hazret-j 5™ s , B1 rf Mevlana 
li« Rurujmek uzere Konya'ya gdmis, Pirincdkr hanma inmij: ertesi gun 
hnn kapmrnn finundeki bir peykeye oturmu 5 ; §eins'iti gelisini kesfedefl 
Hwret-i Mevlana da oraya gitnu>, diger pevkede ve Sems'e kar^i otur- 
mufr Her ikisi de bit miiddet sukut etmis. ve lisan-i hal ik konusmus. 
Sir zaman sonra HazreM Sems ; 

- Bayezid-i Bestami, karpuiun nasil yenilmesinin siinnet olduguna 
dad- kendisine habet vast! olniadigmdan onu vemevecek kadar Pevgam- 
brre bagblik gdstermisdi. Fakat ZSt-i Blsalet giinde vetmis defa kti&fat 
''derken, Bayezid : 



fSiibbam ma a'zanu iani,» 

Yani : «Bcn ketidimi lenzih ve takdis ederiin. beniin sanim ne MyLik- 

dftr,* demis. Bunun aebebi nedir?* diye soidu. 

Hazret-i Mevlana da ; 

— Bayezid, bir veliyy^i kamil D]makla beraber Easul-i Ekrem 
fS,AV.) kadar mutehammil degildi, Onun fdn mazhar oldu^u teeelliyyai 

142 



■to. 




lUila'yisiyte iiyU' dtjmiye ba^ladi AlvyblMUttil I fi mUiui/ \y-*' m Jit'i j^iin Vil 
vfihud 100 kerre mazhar-i tecelli olur vt h#i luiinr l^lmmmuJ gosltffirdi. 
hiififan da, terakki eyledifei derectye nNln-tlr pvvelkJ derecesinln din 

bulunrnasmdan ileri gelirdii buyurdu 

Bunun iiierine ikisi de yerlerinden kiilkdiliir ve biribirterine sanldilar. 

Ilk rnulakaatin yolda ve Mevl&na'nvn dorsden avdetinde vukO buldu 
i.ij da rivayet edilini^dir. 

Hazrei-i Pir ile Hazret-i Sems'in sohbeti a3tj ay kadar devam elmi:,; 
ve bu miiddet balvet vt liyazatle gecrni^di. 

Hazref-i Mevlana, evveke — Pedetinin halifesi bulunan — CSeyyiU 
ii:irhaniiddiri Muhakkik-i Tirmizi) den hilafet alm^di, Sems HairttUvrJ 
rie kendisine sema etmeyi tavsiye eyiedi. 

Hazret-i Pit; talim ve tedrisi bsrakdi. Onuti feyz-i jrfanmdan mahruni 
kulanlar, Senfis aleyhinde sbylenmiye ba^ladilar ve onu Sam'a gitmeftr 
r nee bur etdiler. Sam 'a gidi§inin asil scbebi: Oradaki bir frenk gencinin 
inusJuman olusu, onun m^inevi makamlara yukseltilmesi idndi. Sems 1 jn 
i^iybubeti. Mevlana 'ya qok te'sir gbsterdi. Halkla temasdan cekildi. Gun tin 
hirinde Sems'in bir mektubu geldi. Hazret-i Pir, sevincinden, sema' etme- 
i',e ve tesirli gazetler sdyleme^e ballad \- Hem de v gaielleri, Sems-l Teb- 
rizi n amine nazmeyledi. Nibayet oglu (Sultan Veled) i Sam' a gbndunb 
Si'msi d&vet etdi. O da icabet gosterib yola ^lkdi. §am 7 dan Konya'ya gt«- 
.;:;oeve kadar Sultan Veled, Sems'in arkasinda yayan yiiriidu. Su edebi 
delayisiyle Hazret-i Sems'in teveceiibiinii kazandi ve halLfesi oldu, 

Burad^ bir hususu bildirmek lazirn geldi. Hazret-i Pir'in mesleki, Pey- 
j'.ii^ber Efendirnizin siinnetine kemlliyle uymakdir. Su halde MevJeviilk. 
sunnet yoln demekdir. Nitekim kendisi : 

Men bende-i Kur'aviem, eger v&n dor era, 
Men H&k-i reh-i Muhammed muhtarem. 
Ger n&ki kilned ciiz in kes ez giiftarem, 
Bizarem ezo v-ii zin siihati bizarem. 

Yam : «Ben; kul, kiiJe tsem; luir'aniii htndesi ve jVluliammcd'iil-Miib- 
tat-'in yolunuti topragi, yami. ayagimn tozuyum. Eger biri, benim soilcrim* 
*Ieii bundan baska bir sey nakkderse: ondan da t nakktdigi sbzdein de ni- 
liatsiz oivrum» buyurmti§dur. Hal bbyle iken, bazi Bek'-a^i me^reb mevli 1 - 
wjkr «Mevkvllik: Veledilik ve Semsilik narniyle iki koldur. Yelediler 
/iihd-j. S^msiler aski ihtiyar etmislerdir^ derlerdi. 

Bu sbz: beicyamn ta kenuisidir. Sijykyenkrin maksadi; kotij ijlerini 
ve Mevlana meslekiyle te'lifi kaabil olmayan hardsetlenm" ortmek idndir, 
llilinrnclidir ki mevkvingin: kolu. su'btsi yivkdur. Kurulu^ iarihindch. za- 



u:< 



mknimua kadar yeti§en mevlevi Arif (t-'ri, 5ems-j Mevlana'nin cazibesine 
tutulmuslar ve ; 

Feykii, donerii bir giines etrahnda, 
ManzGme-i ^emslyye-i MevianavL/!.. 

demiglerdir. Bilfarz o vahdet yolunda bir ikilik buiunmus, olsaydi, ikisinin 
de Sultan Veled'de birle^mesi lazim gelirdi. Cimki arzettigim gibi Sultan 
Veled, Hazret-i §ems'in halifesi idi. 

Gelelim bahse : 

Hazret-i gems, Konya'ya ikinci gelisinde evtenmi;, Mevlana'nm harem 
dairesinde buyiimiis, (Kimy&) isimli bir kizeagizi almi^di, 

Yine bazi kimseler Sems'in aleyhine kiyam etdiler. Garitadir kl bu 
kimseler, Mevlana'nm dersinden ve sohbetinden istifadeye alijanlar ve 
onu tekr&r tedris rahlesine oturtmaya £alis,anlardl. NihJyet bir gece §ems 
kayboluverdi. Aradilar, taradiiar, izini bulamadilar. Bu def a Hazret-i 
Mevlana da §ems r i ararruya pkdi. §am'a ve Tebriz'e kadar gittiyse de 
bulamad:. Fakat avdetinde : 

•Sjerns men em, Kamer menem!.» 

gazelini ingad etdi. Demek ki Remain (Ma'$ukiyyet) makaanu Hazret-i 
Pir'e verilmisdi. 

Konya'da Ejems namina bir dergah ve bir turbe vardir, Sems'e bir 
sii-i kasd yapildi&i, Mevlana'nm ku^uk oglu (Alaiiddin) in de k a atiller 
arasinda bulundugu bazi kitablarda, ezeiimle (Eflaki Ahmed Dede) nin ' 
(Menakibiil-arifin) isimli eserinde yazilidir. Biltnemiz gereken sudur ki 
Hazret-i Pir'in goz kamastiran pariakligi, §ems iie mulakaatindan sonra 
zabir olmu^dur. Ma'mafih : 

Oyle rak§ende ki ol sem-'a-i nur, 
§ems-i Tebnz ana pervane oluri.. 



125 

Vacib timed qiinki amed ntim-i o, 
$erh-i remzl kerden ez in'tim^i 6, 

Ǥems'in namt zikrediJinee, onun nimet ve ihaan i^iretmden bir mik- 
darmi apklamak vacibdir.> 

144 



Yani : .Jkruni Ve In'ftm eyliyen kimscye t*§ekkur etmek, in am ve ik- 
ram gdren kimseyt vadbdlr.* Bir de : 

■ Gorulen nimelin a$iklanmaai; Allah razi olsun, filan zat bana §u 

iyiligi yapdi, denilmdai de nimetin ^ukru cumlesindendir.^ 

Hazret-i PTr de bu liizuma binaen, Hazrct-i ? ems 'in namim kemal-i 
hiirmetle yadetmekle, ie^ekkiir vecibesini yerine getirmi§ oluyor. 



fit nefes can dtimenem ber taftest, 

Buy-i pirdha-n-i Yusiif yaftest. 

-Bu siirada can, Yfislii'dn gomle&i kokusunu aidigi i^in, etefimden 
yakalamigdir.* 



^L c-jtf j* iS \ J jX 

i 

Kez bertiy-i hakk-i sohbet salhd, 
Btiz gu hali ez an ho$ halhd. 

«Yil\uir.<i olan sohbet hakki i^in, o ha§ halEerden, bir halt ohun izah 
tt demekde ve Have etmektedir ki :» 



128 

Td zemin it dsman handan seved, 
Akl ii ruh u dide sad gendan §eved. 

■Ta ki yer ve gok gulsiin. Akil, riih ve gMz de, &rx ve semaam yiii 
misli sevinsib.x 

§arihlerin beyamna gore buradaki (Can) dan maksad ! Hiisamuddin 
Celebi'dir ki f Mesnevi mukaddimesinde : 



F: 10 



1« 




■ Ve Jnckuimerruhn min cim-iU- 

buyumlmu^u ki. iiakikaten, H&eret-i Fir 'in ruhti kad;jr muaszeg bir vu- 
cud-ii mukerrem idi. Zaten Mevlenlikde gileye girmis ve hizmeie ba^amis 
olaft yeni dervi^Jerc (Car ; ) tabir ederlerdi ki, bedenin kesafetinden kur- 
lulmasi ve ayn-i ruh olmasi icin bir hayra yormakdan ibaretdi. 

I§te Hiisartiuddin Celebi, Hazret-i Pir 1 in §cms ismini yad etmesi ute- 
rine, YusQfiin gijmleginden Hazret-i Yakub'un duydugu kakuyu hisset- 
rm§; Ya Mevlana; §ems ile geijirdigimiz hoij hallerden birinf olsun izab 
buyurun ki. hem afak, hem enfus, nu.r-i sumi ile dolsun tememjisinde 
bulunmu&du. 

«Biiy-i pirahan-i Yusfif yaftest.* 

rn;srai ile Sure-i Yusiif 'deki : 

Yam : Ǥu benini gcimlcgimi gotiirun de onu babamm yimitie koyuu, 
lyice i-tiriir (bir hale) gelir. liiitiin aileuizi tie. h;mn getiriu, Vakta ki ka- 
file (Misir'dan) aynldi. (Oteden) b a ha Ian (Yakub) dedi ki ; Ban a bu- 
nak demezseniz, inanm ki, (^imdi) Yflsiif'un kukusunu duyuyumm! {Ya- 
mndakilcr) dediler : Allah's yemin cderiz ki, sen hala tski yan]L§Jigmda 
fberdevam) sin, Fakat miijderi gelip de onu (Yakub'un) yiiziinc kojdugu, 
i! du derhal (yeni banian) giiriir bir hale geldifji z it man dedi ki: Ben size 
hilmiyec«gimz §eyleri AM air dan muhakkak biJiyaritin demedim mi™* 
^eklindeki ilahi beyan'a i§aret olunmu§tur. 

§eyh Sa'di (Kuddise sirruhu) *GulistaT]a mda der ki; «Biri, oglumi 
Itnybelmi; clan Ya'kuh A kyhis.se I am dan stirdu : Ey cevhcri inutievver, 






)*> Sure-1 Yus&f : B3-9G 



140 



akilh ihtiysir!, Viisiifiin gtinilfgiiiiii kokustmu Misir'dan duydrni da, emu 
Ken 'an kiiyiiMiiifb iken ni^in gorniediu?.. 

H^rel-i Yakub da cevab verdi ki : «Biaim halimb, ^akaii. simsek gi- 
hidir, Bazau at;il<, baitau kapah olur. Bazan gbkleTm ustiine ^ikar, oturu- 
ruz; bazan da ayaginiiziri iisliinU goreniejiz.w 

Htisamiiidiii Cdebi'nin recasina karsi Hazret-i Mevlana Jtiraz ede- 
rek : 

129 

La ttikellifni jeinni jilfend, 
Kellet efk&ftii jela uksi s,*ei\a. 

-Ey Husamiiddin; §ems ! m ahvalini izah ctmek hususumi bana teklif 
etm*. Zira bent manevi yobluk halirtdtyhn. Atilayisim ve anJatmm azat- 
misthir. Onun scnasmi sayib ddkemem" dedi ve devam etti : 

130 

■*- ' * •- ■■-■ 

Kulh $ey'in haalehu yayr-ul miifik^ 
in tekellef ev tesalief id yelik t 

«AkLi ba^jnda otandan ba^kasirtm, — yani, yokluk denijine garkolmu^ 
olan zatin — sbykdigi her sbz, zahrnct de olsa. Bvunmck de oba, dogru 

131 

Men p guy em yek regem hu$yar nist, 
Serh-i an y&ri ki 6m yar nist. 

«^eins gibi e^i ve benzcri hnlunmayaii bir dgstun ahvalini Siah iqin 
hen ne siiyleyim ki, bir dainarun bile ju'lir hftllndtS dcgildir.- 

H7 



i:)2 

§erh»i in hicran ii in hun-S tiger , 
Jti samorc bugzdr to vakt-i diger, 

*Cigcrimi kan cden bu hirramn serbini; "jimdilik, baska bir zatnan* 
birak.* 

Ha^ret-i Pir'in ^yokluk* halinde bulunduguna ve Jjems'in ah valine 
dair malumat vermenin, o halde iken, gayr-i kaabil olduguna dair dziir 

beyan etmesi Lizerine, Hiisamiiddin (Jelebi : 

Kctale et'imni feinni cdi'un, 

Va'tecil fel vaktii seyfiin kaah'un, 

•Dedi ki: beni doyur; fiinki, sicim. Hem cabuk a] ki vakJt, kcskiji 
kill 5 gibidir.* ,. ( 

134 

S6fi ihniilvdkd cd$ed ey refik, 
'Nist jerdd giiften ez §art-i tatik. 

•Ey arkadas,; sofi (Ibn-iil-vakd) olur. Yarin ve yarlna demek, iarikat 
sartlanndan degildir.- 

Her i$i vakit getjirmeden tam lamSmnda yapana tasavvuida (ibn-iil- 
vakd) dersilir. Bir tie (lbn-ti-zzaman) tabid vardir ki, riizgar ne tarafdan 
eaerse o cihete donen dalkavuk manasinadir. 












135 

j_i" jj-. #/* sy* _f* $ 

£-£ Jt'j^- * r -i j\ b «— -* 

Tu meger hod merd-i sofi nisti, 
Hest rd ez nesye h\zed nisti. 

-Yoksa sen sitti degii misin?, Veresiye dplayisile, iiievcflda yokluk 
ariz olur,» 

Hiisamiiddin C*lebi ( kendisinin hakikat zevkine acikmis, oldugundan 
bahisle, izahin tehir edilmemesini ve bugiinku isfin yarma birakilmama- 
sim reca eykdikden sonra, sofinin (Ibn-uWakd) oldugunu; yani gesmis- 
den. gelecekden sarf-i nazar eyliyerek, hal neyi icab ediyorsa emu yapti- 
gim soyliiyor. *Ya Mevlana: sen sofi degil misin ki : 

■In zamflit biizgar tk vakt-i digtr.» 

buyuruyorsun. Pek ala bttirsin ki, veresiye verij ve gclesiye gonderi?, 

mevcud serm&yeyj yok haline getirir, diyor. 

Husamiiddin (^elebi'nin bu suretle israrh istirhami dzerine Hazret-i 

Mevlanfi. da : 

136 



yt j— j~y- »- A i-j' p ^j-*^ 3 

jb iff CjK*- j*-^ jj y *y- 

Gufteme$ pu§ide hotter sitt< ydr, 
Had til der zrmni hikayet g&$ ddt. 









148 



«Ona dcdira ki: Dost un simnm gizli kalmasi, daha ho^dnr. Ona vSki( 
olmak is in sen hikayeye kulak ver vc matiasina dikkat ct.» 

Cevabini veriyor. Buna kar§i Husamiiddin (^^^^ ■ 

137 

Jjjiillji til .a* pij £ )lf 

Giift-i Tnek§uj % birihrte bi §vlul, 
Bdz gi def am medih ey bulfud&l. 

Ill 



I'Dccli ki: Ly f;i/iklk'r siihibi Mi'vkmfi; bold buskin SJiyiii^ ajikdan 
aciga ve h\<; btr scy ^akLniiuksmii su,yle.» 



138 

Perde berridr it biriftne gti fti men, 

Mi nekusbem ba sanem b& plrahen. 

«Perdeyi kaldir ve agjk stiyle ki ben, gomJekli bir giizcl ile yatmam,» 

Hiisamiiddifi Qelebi, hakikatin sirlarina vakjf olmak iijin, bahstn tarn 

bir viizuhla agiklanmasim rica ediyor. Kcndisinin kapah ve imah sgilere 
kanaat etmiyecegini bilditiyor. Me v Una ise, Qelebi'nin makaam-i $emse 

heniiz isttdadi cdmadigmi haber' vermek iijere : 



$1* O O; 1 -^ uJ ill* f lJ 

Gii/tern er wri/aTi jc^ed 6 der cikan, 

Ni tu mani ni kendret n: yniyan. 

*Dedim ki: eger o T Diinyada Asikilrc olursa, ne sen katjr^in, ne ihmih, 
tie or tan kakr.» 

140 

4 

•i> <jj j tit ^># iS j*1^ j 

j4. r^ii mfadfc Lift endaze kdh, 

Ber ne fdbed kuhra ysk berg-i ftd/i. 

■And g&Uer, Ivkin o arzu o It; line ve te ham midline gi>re olsun. Bir 
saman gopu bir dagi kaldirarnaz,> 

150 









14.1 

Ajtabi kez vey in diem jiruht, 
Endeki gsr p\§ ayed ciimle siiht, 

«Giiiie$ ki alemi aydiniatinaktadir, Ybrungesindin aynbb biraz yak- 
la^acak olsa, her §*y'i yakar, kiil edcr.» 

142 

<j/* i£jy? ^r^ $ Ci$ d$| 

Fitnc vy, a$ub u hunr'izi mccuy, 
Pi$ ezin ez §emsA TebAzi meguy. 

KFitne. karsjihk ve kan dbkulmesini isleme, Bundsn fazla da §ems-i 
TehTiiTdeti babsctme,™ 









|n n^ddred dfiir ea dg^ g^, 

Reu terndm-1 in hik&yet bd^ gtij/. 

"Bli babisin scmu gelmei. Sen ba^Iatigicina don de bikayenin temamini 
si>ylo.» 






«CAKiYENlN DEKDINi ANLIYABlLilEIt tgtN O TABIE-i \TLlNiN, 
PADtSABDAX HAL^ , ET TSTEMESl- 



144 



ii! LU*-i 



Gi/i et/ §eh halveti kiin htine r&, 
Out kiin hem hty ii hem Mgrinc rd. 



151 



"Tahfb-i Malii dtdi ■■=■ : L'.ui^ulimij akrabiyi da, ynhiuin.vi da u/akla^ 
tirmak siiretiyte sarayi lahliyc uldir.- 

145 



&$ 



L" 



Kes wdared gu§ der dihliz ha, 
To. bipiirsem zin kezizek qlzha. 






"Kimse koridorlarda buhmuh drnJeru^in ki h bu diriyeden ban seyler 
soracagim.* 



J A> ^ j .j;l Jw «&. 

J J>f > ^ J ^X> J^ 

.Hdrce ftdK man<i ti j/efc deyyar ni, 

Ciiz tabib u ciiz heman bimdr n% 

«Ev bo^ldi, icind* hekim ile o hastadan baska kimse kalmadi,, 

Insan; emin otdugu ve ifsa etmiyecegine JtimAd eyJssdigi bir kimse ile 
yainiz kalmea, esranm on a acabilir. Hekim-i gaybi de ciriyenin ask rmib- 
telasi cldugunu, tabir-i digerle, nefsin; heva ve heves giriftan bulundu- 
gunu anlami$di. Lakin. o hevesin kirae kar$i oldugunu tayin etmek igin 
hastay! konusturmaya liizum g6rmii§, burtdan dolayi yalmz kahnuiasim 
teklif etmisdi. 

Vaktaki sarayda. c&riyenin yatdigi dairede hekim, . hastamn van in a 
girdl. 

147 

Nerm u ftermek guft jehr-i fcu kuca&t, 
Kl ilac-z ehl-i her §ehri cud&st. 

"Tabib-i Ilahij hastaya yava^ yava$ ve nezaketle ncrelisin* diye snrdu 
ve: ber mcmleket ahaHsinin ilqci baskadir dedi,» 



153 



Rifk u mulftviiiu.'t, ynhud yerine gdre nezaket. insonlflnn bir kismina 
Allali tarnfjiukin vmlmis bir nimetdir. Bir Hadis-i §erifde, mealen i 

*Cenab*i Hak, rifls sahibidir ve rrfki sever. SertlikLe vermedigim de 
Tiik ve miiliiM-nicilt verir.* buyurulmu^dur. 

Musa ve Hariin Peygamber . (A.S.), meb'iis-ij ilahi oiarak Firavni 
davete gidecekleri sirada : 






Yani ; «(Gidm) ona yumu^ak &bi sdyieyin, OJur ki nasi hat dinler, 
yahud (Allah 'dan) kt>rkar w .» emrini almi^lardi, 

Rifk u mulayemet, kalbleri celbetmek hususunda tie kadar tesir gbs- 
terirse, giddet ve sertlik de o nisbetde aks-i tesir yapar. 

Edebin en yucesine sahab olan Peyg amber Efendimize hitaben Kur'- 

an'da : 



&,£ 






* v» ' ' 



%&>$**> 






<■ 



Yani : »(0 vakit) Sen Allah 'dan bir esirgejne snyesindedir ki, onlur:i 
yumu*§Bk davrandm, Eger (tailfan) knba, kati yiirekii olsaydm onlar et- 
rafmdan herhalde dagilrp ^ilmijjlei-di bile. Artik onlar? bajhsla (Allab r - 
dan da) glinaihlariiiin yarbgamnasmj isle. I? hususunda onlarla musa ve- 
rt el. Bi* kerre de ezmetlin mi artik AlLah'a giivenip dayaii, ^iinki Al- 
lah ken dine jnivenip dayananlan sever* 3 .* buyurulmu$dur. 

Ayet-i Celiledeki (hiim) zamiri, Ohud muharebesinde bulunan, husu- 
siyle onlardan, bosulub dagilanlara raci'dir. 

Hicretin ikjuncii senesinde Mekke mu^rJklerinJn Mcdine'y^ biicumlan 
dolayjsiyle \ f uk(i , a gelen Uhud muharebesinde, islam mucahidlerine bir 
hezimet anz olmu^du. Bu da fikr-i Peygamberi hiiafina, meydan muha- 
rebesi yapmaya kalki^makdan; Mr de pn.TTii>Him bir mevkfe yerlejtirilmig 
olan ok^uiarjn mevkilerini kendi kendilerine birakmalanndan ileri gel- 
rrLi|di. Hfilid bin Velid'in, islam ordusunun arkadan ku^atmasj iizerfne Iki 



(«&) SQre-i TShil : 44. 

(R5> Sftre-1 At-1 Imrftn: 130, 



1 :■:•; 



kill? arasmda kobffl mileattfdlfij bfexutmu?, hatti bil :,..n.i Mi EiReSe ka~ 

dar savu.jRiuadu. Musadcme esnajinda bizy.a^ Rasul-i Kkn ;:) (SA.V.) Efen- 
dmi3z yaralanmis. Hazret-i Hamza jJg 69 ashab 5c hid ulnu^du. 

Donii§ siraSirtda taraf-i Risaietden, bozulmu^ olanJara asik yiiz gos- 
terilmek soyle dursun, halJeri, halirlan sorulmak, kendilerine, teselR olun- 
mak iizere nezakei ve miiiay cruet gosietilmi^di. 

Bahsohman Ayet-i Kerimede Habib-i Edib-i ilahi'niri gu hareketi fcafe 
dir buyurulmakla berabcr. aksi suretle davranilmis-. yard kaganlar tekdir 
edilmis- olsaydi o kimsderin dagil mala una meydan verilmig alacagj bil- 
didlmi^dit. 

Demek ki nfk u mill aye met; kalblerin bide^mesine; siddet ve hiddet 
de bii'akis nefretine sebeb olurmuf 

Ayet-i Kerimede bir niikte daha vardsr: Tevekkiil mes'elesi. Bu mes'e- 
le: Gayr-i muslimler ve ordann mukallidleri tarafmdan muslumaniarLii 
ittihamina medar olan seylerden biridir. Fakat Bu Ujhmeti yapanlarin ve 
bazilanmizin vehmi elbi, tevekkiil, sirtiistii yatib gokden, zenbil i!e ekmek 
inmesini beklemek degiidir, Nazm-i Celilin beyam vechile bir i§e, mu$a- 
veredca sonra karar verib te§ebbus etmek ve kemal-i husuliinu Allah'in, 
tevfikinden ummak demekdir. Qunki azim; bir isi yapmiya kasdetmek, 
ve ciddi bir ihtimamls gay ret gostermekdir. 

Hazret-i Mevlana. yine Mesnevi'de : 

«Eg« tevekkiil cdccekseu, i$q ba^ladikdau sonra zt, Ekitii ak, oiidan 
sdnra AUah'a tevekkiil vc itiinad gosterih berekeii otidim bekle.» denied ir. 
Hiilasa: gah§mali ve muvaffakiyyeti AUah'dan beklemelidir ki; tevekkiil 
bu detrsekdjr. 

Her sehir a ha lis in in ilaci ve tedavisi ba§ka olmasma gel i nee: Tedavide 
jklini ve itiyadm nazar-i dikkate all nm a si tibbi kaaidelerdendir. Colde do- 
gub biiyiimiis bir bedevi ile. buzlar arasmda yeiigmis ve ya^amig bir eski- 
monun tedaviJcd her halde bir olamaz. (§ehr-i tii kiicast) yinl -Nereli- 
sin?* siiali de. teVile muhtac ^bndurse. ::efs:n (Emmars) ve (levvame) 
tifatiarindan hangisinde butundugunu yokiftmakdir, denilebilir, 

Tabib-i Ilabi suailerine devam ederek dedi ki : 

148 

Vender an §Mr ez karabet kisiet, 



lliqi »<t pe^restegi ha gtstet 






■ (> qohlrdd klmp ><ikm1ip!ii vartln, nkniiiiiiiuui v* bu^lih^nt kimt? vc 
nu^'pdir?!! 

Hekim-i gaybi bunlavi sormakla berltber : 

149 



% . J ir &** 



^a 



j *? j- 






Dest ber wabze§ nihdd it yek biyek, 

Baz mipiirsid ez cevr-i jelek, 

«£iini car it yen in uabzma koydu ve felcgin cl^t ii cefa&mdan birer 
hitet &iial fiiU --■ 

Tabibin; sual ederken cariyenin rabzim tutmasi. alacagi cevablar es- 
nasmda nabzm hareket]erinden bir §eyier aril a mak i^indi. Yani hangi 
memleketin ve bangi bir jeyln zikri esnasinda darbeier §iddetlenirst;; 
onun, hastalik sebebl oldugumi anlayacakdi. 

Barada bir siial seiralabilir. Tabib madem ki bir hekim-i ilabi idi. 
bir nazarla cariyenin hastaligi sebebini ke^fetmeli, bu gibi teghis-i istid- 
Jali lie u gramma ma hydi denilir. Hazret-i Mevlana buna cevaben diyor ki: 



£iin ke$i rd Mr der paye§ hiled. 
Pdy-i hodra ber ser-i zanu iiik&A, 

■■■■liir kirns en in ayagina diken balinra. onu dizinin iistunu kor.» 

151 

Vez ser4 suzen hemx cttyed sere§, 

Ver neydbed mlkiiywd bd leb terej. 



154 



155 



n 



■ igne uciyJc ilikt.nin Iilisiiu iirnr, bulamnzsa, dilu'n balmi ycrj tfikrii- 
giyie isifitir.» 



152 



h j 1 ^j o^ 



Hdr dcr pd ^tid c#mn diigydr ^db, 
Har der dil gun buved va dih cev&b. 

"Ayaga batan dikm boyk giif bulunursa, gbniildeki diken nasi] bu- 
Junur? Cevab vcr?» 

Evet Ayaga batan diken, derive sap la nip kay balsa bile, goa b'niindeki 
bir uzva girmis oldugu ic,in, ^ikanlmasi mfimkin iken; bulunmasi ve ^ika- 
nhnasi insani bu kadar ugra$tinr. Goniil ki giizle gbrunmez, hatta gayr-i 
maddi ve manevidir, ona saplanan a?k dikenini, sevda okunu bulup cikar- 
rnak igin elbetde dab a fazla cahsmak ve ugrasmak lazimdir, Ona da kes- 
kin bir nazar ve mahir bir el ister. Hazret4 Pir, gu baklkati bir misal ile 
anlatmak ic;in diyor ki : 

153 
15-O \j& iS^y S <^* 



H&r-i dil rd ger bididi her kasi, 
Dest key budi gamanra berkesi. 

«Eg« gbniildeki dikeni herkes gcirebilseydi; gamlarm, kedeHerin bir 
adama galebe falmassi nasi] miimkun ohirdu? 

154 

Kes bezir-i diimm-i har h&ri nihed, 
Har neddned def'-i an ber micihed. 

* Me so la biri, bir merkebin kuyrugu attina bir diken kor. Merkeb ona 
nasi] $ikaracagim biittiea, sic.ramiya baslar,. 

156 



155 

Ber dhed van har muhkemter zened t 
Akiti b&yed ki hari ber kened. 

■..Sicruiiiktjii diken dnha ziyade batar. AkilLi bir adam lazimdir ki o 
dikeni ^eksut, tikarsin." 

Yoksa diken gikmaz, bii'akis daha ziyade saplamr. . 



15C 

An ho-k?m4 ^idr gin ustdd bud t 
D6st mized cd becd mi azrntid* 

*0; diken cikaracak bekim, iistfid idi, Elini gezdiriyor, taraf taraf 
tccriibede bulunuyordu,» 

Hekimin el gezdirmesi h muhtelif sualletk cariyenin dfirdini yoklamasi 
demekdir. 



157 

Zcm kenizefc ber torifc-t ddstdn, 
B&z mipiirsld h&i-i d^stdn, 

«Hikny^ ynltyle o cariyederi, dostlannin hatini sordu.» 

Hekim-i llahi, cariyenin. kalbine saplanmi§ olduiunu ke§fetdigi sevda 
dikeninin ucutiu bulmak i^in onu gizlice Branny or; basin dan ge^enlelre 
dair, hastaya bissfittirmeksizin, aorugturmilar yapiyordu. 

1ST 



«^,. 



158 

&d Aakim 6 fossahd mi guft fd? ( 

Ez makaam u H&cegdn ii $4hr las. 

"CaHye; memleketme, e fcud il erine ve hem$ehr lie tine dair bekime, 
acik — yani, izaha mulitac olmayacak suretde — hikayeler siiyluyordu.* 

139 

* 4 L ■* " ■ " 






S&y-i Ktssa guftenes mi dd$t gu§, 
Suy-i nabz u cestenss mi da§t hu§. 

- Ffekim, bir 1 drafts » cariyemn hikayc siiylemesine kulak veriyor, bir 
t:ir:ii'irtn da uabza ve nabzm atisina dikkat ediyordu.* 

160 

Td/ci nabzez nam-i ki gerded cihan, 
buved ttWifcs#iM canes dsr cihan. 

wHastatim tiabzi, hangi isim stfylettildigi sirada hizlamrsa, caiiyeiun 
Dimyada, camnin tie istedi^i anla$ilatakdi.« 

161 

W ft" b X 1 jr 1 <^J l *3 






^ T^ 



D6stdin u ?e/ir-i 6rd ber fiimiird, 
Sa'derati feftiM dicker rd nam biird. 



• Cdriye, ttoillitriill n- meinleketini s&ydikiliiu sonru ba^ka bir $*hir 
is mini Nu\lc(!t,' 



1G2 












lAj^* j** j l ^-^ »jjj?* ij^r •^ 

%$!, - lj-°J'. jr *>* ^ j- 5 

Git/t giif* binin §iid\ ez $ehr-i Hi§, 
Der kiidd min §ehr budesti tit pis. 

«Hekim, momloketindei! nasi! tikdjn, ewe Ice bangi sfdiirdt id in? dive 
surdti.n 

163 

Kam-t §ehri giift ii. hem zan der giJ2e§t t 
Reng-i ru vu nabz-i d diger negesi. 

•Cariye, bir ^ehit adi soyledi ve gcgtft. Yuziinun rengi i!e nabzmm 
liarckcti dcgisnicdi.» 

1G4 

Hdcsgdn it ^firiyanrd yefc beyek, 
Baz guftez cay ii £* ndn ii nert^efc. 

"Ki'ciuliJt'rini ve a $ebirdc hnlnn:mlari birer birer anlatdi; ve luj, ek- 
raek ye digi yctlcri suyledi^ 



165 



\f 



^ 



* Jr" j$* 



§ehr jehr & fc.dne hdnj? Jcvssa icerd, 
Ni regp§ cilnbid nt ruh geqt zerd- 



158 



159 



•MemJckct - metiiEckpt; ev - ev bikayc ctdigi ha Id it, „v uliIui Jutland], 
ne de yuan sarardi.* 



166 

Nabz-i 6 ber h&hi hod bud bi gezend,. 
Td bipiirsid ez Semerkandi cii kand. 

~Hektm, tath bir guliimseme He Seinerkandh birindcn soruncaya ka- 
dar, cariyenin oabii tabii bir suretde ve zararsia bir halde atiyotdu.- 

167 

** *j f jj "t^?*- >f 



JVd5^ cest u r% $urh u zird §ud, 

Kez Seinerktindi-i zer ger ferd j-iicl. 



*Fakat Semerkand'dan sorunca nabzin harekcti artdi, yiteU kizanb 
sararmaya basladi. ^linki Semerkandh bir kuyumeudan aynltni^di. * 

Heklm-i Ilahi, bir cok sual ve cevabdan sonra cariyenin semerkandii 
bir kuyumeudan aynlmi§, sevdigi o kuyumcumm aynligiyle tutu^ub yan- 
makda oldugunu anladi. Yani mur§id-i kamil, terbiyesine aldigi salikin 
nefsindeki heva ve heves ibtilasinin nev'itii ke?fetdi, 

163 

f tin zi renc&r an hakim in raz ydft, 
A $l-t an derd u be Lara baz yajt. 

*0 hekira, o hastadan bu sirn anlaymca; o derdin, o belanin aalmi v* 
scbebini bulmuj oidu.» 

no 






169 



j*^ tSy £** 



Oi f J 



G&jt kuyi & kudamest der giizer, 
Ber ser-i -pill guji kuy-i gat jer. 
*Hekmi, kuyumcimuu mahallcsi hangi yoldadu? diye sotdu. Cariye 
de koprii ba^uida Gatfer maballesinde cevabmi verdi.» 

170 

Guft ddnistem ki rencet gist zud t 
Der haldmt sihr hu h&hem numud. 

«Hekim, cafiyeye : Hastali&tmn nc oldugunu anladim. Sen! sar^abuk 
bu hastalikdan kurtarmak i^in himmet giisterccegim, dedi.- 

Ve §u nasihatleri de i3ave etdi : 

171 

$&d ba§ % jarig u eymen ki men, 
An kiinem bd til fci 6dran ba gemen. 

-Sevin dugtinmfekden vaages- Muradina erec&gine ediin ol. Sana ya&- 
murun ^ettiene yapti&tni yapacagim, -yani, sana adeta ycniden bayat ve- 
recegim. — » 

172 

Men gam-i tu mi ho rem tu gam mehor , 
Ber tii men Tni^/Tkterem ez sad peder. 



F: 11 



161 



„__ 



«Ik.>ti son In glUttirUi ktdcrbil ilu^hnur, garuglne bikufirii. S™ lizulmc. 
Benim sane ulan $cfkalim, babnmn evlada okm gcfkiilimlru >iii kut iat- 

Cenab-i Hak Kur'an-i Kerim'inde : 



>WjgS 



(*^fef>S3f »^* #f>if tew 



1 1 



Yarn : "Andolsun, size kendiuizden oyle bir pcygamber gelmbjtir ki, 
sizti] sikintiya ugramamz ona ook agir ve giii; gclir. Ustimiize 50k dii§- 
kiindiir, Mii'mitileri ciddim eyirgeyicidir, bagisiajicidir o rD .» buyurmu^tur. 

Ailahii ziilcelaJin, bu ayet-L kerimede: zat-i akdesini vasfeylemi? ol- 
dugu (Raul) ve (Rahim) sifatlariyle zikreyledigi Feygamber Elendimiz, 
Rahmeten bl'alemin olmak haysiyctiyle, umumen mahlukaata, huausiyle 
ehl-t imana karsi merhamet ve muhabbet hislerile dopdoludur. Onun va- 
ris-i kamili bulunan evliya'ullab da, kendilerinde bulunan nJahet-i Mu- 
hammediyye derecesinde, Rahim ve sefkatli olurlar. Buna i§aret olmak 
iizere HazreM Mevlana. hekim-i ilabi li&anmdan cariyeye karsi Tnii§fikaa- 
r.e sozler soyletiyor, kendisindeki merhamet ve muhabbetin, baba jefka- 
tinden yiiz derece fazla bulundugunu. ifade ediyor. 

173 

HiSti ii h-dnin rdzrd bd fces me git, 
Ger^i £efr e2 tii Mned bes custitci, 

•Padi^ah, senden siki siki sorub anlamak istese bile, bu. sirri kimseye 
soyleme,- 

Hazret-i Mevlana, bahis delay lafyle sir saklamamn liizumundan bah- 
setfiyor : 



f JO) sate-i Tevbe : 1Z8. 



152 



174 



- 

iji J j 0^- > j'-j ^ JJ? 



j_j— ■ 



Gtr hanc raz-i tu gur. di Iseved, 
Ah muradet zud ter h&stl $eved. 

«Kalbia; mrfimn mczan olursa, muradin ^abucak husulc gdir,» 



Oi r j* 



&u* & _^*i- CjO 






Gii/t P<?j/5 amber ki herki sir nuhiift, 
Zud gerded bd m«TQ»i-i fiijt ciift. 

"lLwrot-i Peygamber buyurttiu^dur ki: Her kim sirnm gizlerse, mu- 
radma ^abuk erer,- 

Hazret-i Mevlana bir beyit evvelinde kalbi, sir mezanna benaetmekle: 
SLulur-iil-alii'ajf. kubur-uJ-esrar. 



Yam : -Hiir DlanJarm kalbi, csrar mczarlandir-" meseHne ima etmi^; 
kabre kuhulan bir cesed, orada nasil gomulti kahrsa; hiir insaniar.*> kal- 
bi ndeki s^rlar da suretle gizli bul^nur, demek istexni^dir, 

Ikinci beyit ile de : 

«Hacetierintzin iiusuk- gelmesi i^in, sir saklaniak hassasindan yardim 
taleb edinij. Ciinki nimet sabibi olan her kimseye hased edilir.» Hadisine 

telmih eylemi^dir, Mesnevi'tiin diger bir yerinde : 

«Gidi^in, altmtn ve mexhebin hakkinda dudagini kimildatma vc on- 
lard an bahsetme,- buyurmu§tur. 

Sir saklamamri liiaCimunu bildirdikdtin sonra, bunun faydaai olacagmi 
da temsil i^in Hazret-i Pir diyor ki : 

1S3 






176 

j^i ^ &*j ^\ jj* «b 

Dane gun ender zerrdn pinhan $eved, 
Sirr-i 6 ser sebzi4 bostan $eved. 

"Tohurrij toprak i^indc kahb da Mr miiddet gec,ince; onun sirw, bu&- 
tamri .vt'si'rmtsi s>lui\» 

Fuzuli'nin : 

Dane toprak igre zatvmet ceketigiciin nice dem, 
JSoj ceker, harmanlamr , drdyi$--t bos ton olitr.'.. 

beyti, Mesnevi'nin bu bey tin den flSmmig gibi geliyor. Diger bir misal : 



T 

Zer t^ii Twjkre ger nebudendi nihdn, 
Pervert^ key y&ftendi zir-i kan. 

■Altin ve giiniu§ gizli bulunmasalardi, muden iciiide nasil terbiye bu 
Iurlarth?» 



Mevlara Clmi «Luccet-ul-esrar» isimli kasidesinde der ki : 

«Altm ve gumii§ ncdir? Giine&in terbiye&iyle renk ahm.s. toprak dan 
ihare-ldir. halde halis altindan tac yaptiran kimscnin, toprak lia;ina ol* 
miiij demekdir,> 

Hiilasa: ance gizli kalan gey, soriunda matliib ve^hile inkisaf eder, 
Ehl-i tarikin halvetleri ve erbainleri hep bu maksada mebnidir. 

Halvet de, erbain de, tenha bir yerde uturmakdir. Fakat halvet, mud; 
detle mukayyed degildir. Erbain ise kirk gun inziva etmekdir. 

MuallJm Nsci merhQm der ki : 

Zir-i tak-% serde olmu§ t akhi vahyaver nihan, 
Sanki etmi§ kendini gar type peygatnber nihan.'., 

1C4 






Evet. Akil. dimag mahfu7.nsi K'indu ^i/hdir. Kukat idrAkdmn asari nicy- 
dima (jikar, Keaa Nebiyy-i Ekreru (S.A.V.) Efcndimiz, once Hira, sonra 
(Sevr) _m agar alar inda gfztenmigdi. Lakin sonra, olanca parlakhgjyle mey- 
dana c,ifcdt ve butu'n Dijnya halkitlitl gfislertaJ kamagbrdi. 

Hazret~i Mevlana sir saklaraak hakkmdaki tavsiyesinden sonra, dogru 
va'dlcrle yalanci va'dleri ve on] arm niifuz iizerindeki tesirini anlattynr : 

17S 

Va'dehd vu lutfh&y-i an hakim, 

Kerd an rencurra symen zi Mm. 

*Hckimin va'dleri ve lutuflan, o liastayi korkudati eiiiin kildi.» 

179 

Va'dehd bdjed hakiki dilpeziT, 
Va'deha ba§ed mecazi tdse gir. 

■ Va'dler vardir ki hakiki olduklarmdan kalbe itminan veririor. Vint- 
va'dler vardir ki, mecazi — yini, yalart bulunduklanndan — insaaa sikmti 
ve tasa get iri rler.* 

180 

i&J ~S f f J*\ fj^j 

o^j £j *fc J*^ IT i-^j 

Va'de4 ehl-i kerem genc-i revdn,. 
Va'de-i na ehl §iid renc-l revan. 

"Kerem sahibleriiain va'di, aeyya* bir baziue ve cari bir uakid gibi- 
dir- Na ehil olanm va'di ise, 'infai ve icra edilmedigi i^in, daimi bir has- 
talifa benzer.a 

l'nsan; ya ettigi va'di Uitmali. yiihud kimseye bir va'idde bulunma- 
mabdir, 



n;r, 



*0 VELl HEK1MIN, HASTALI&I TE$ltiS VE PADlijAnA AJlZETMESl* 

181 

jjT ,if"i L^- jij \^\j. 

Ea'd ezan ber hast azm4 $&k herd, 
$&kra zan §emme-^ dgdh herd, 

Hckim-i ilahi, cariycden bu malumliti aldikdan som-a, kalkti, padi$a- 
hm huzui-una pkdi. Ona cariyemn ahvalindcn bir par^a malum at vcr"di.» 

182 , 

\jiW* jlf j* o< ^rjjg i^iT 

Ijjjjtf'l J jl f jl >L*- 

Gri/f tedbfr an biived kan w&dra, 
Rdzir drim ez pey-i in dirdrd. 

•Dedi ki; §imdi ISiim gden ledbir, bu dtrdin tedavisi 19111 o adami 
getirtmemiz dir. • 

183 

;jj _ r ; ^1} $j^ lj^T ii jl^ 

Merd-i zerger r& bihan zan %ehr-i dur, 
Ba zer u hil'at bidih' 6r<S gurur. 

«Altm \e nmetli elbise gimdermekle kuyumcuyu avutub, o uzak §e- 
hirden d| vet et.» 

184 

£iinfci sultan ez hakim in rd §enid, 
Pind or a ez dil u can berguzid. 

lira 



>_ 



«PicHfnh, hckimiit bit laysij csml l-jldnti- amm nnsSKotint can dan, f?i>- 
iiiildiin kit hiil etdi.* 

185 

J>-j ^ «iV J> jT jb^ji ^ 

Pes firisitiri un taraf yek du maul, 
Haz'ikaan ii kdfiydn ii bca a'dul. 

"Sonra it larafa haztk, kali vc gayct adil bir iki davel^i gonderdi.™ 
Hazret-t Mevlar.a. muhijn bir niikteye temas eriiyor : 

*Gimdercccgin yere akilh birini yolla da, ona tavsijedc bulutima,' 

derler. Bir i$ gordiirmek itjin gonderileri kimselerde hazakat, kifayet ve 
adalet bulunmasi elzemdir, Bunlardan bin bulunmazsa matlub i|in huaiile 
j^elmesi joyle dursun, biisbutun aksi zuhur eder. Kifayetli bir seiirin dev- 
letine pek gok hizmet edecefi; ebJiyttsiz bir bariciye m err, urn nun da hii- 
kimetin ba§iria gaile getirecegi jiiphesizdir, 

Selaret v^jifesine Peygamberiraiz taraftndan cok ehemmiyet veril- 
-§, Hicretin altinci senesiride hiiki'imdarlara ve emirlerc davetnamekr 
yaz;ldigi sirada onlari gotiirtcek sefirler, gidecekleri yerlerin lisariitii bi- 
le; n kimselerdcn intihab edilmi§di. 

Miisliimanbkdan evvelki cahiliyyet devri arablanmn da sefaret vazl- 
icleri vardi. Bu i^le mijkeJkf oias kim&e, kabilder arasinda adeta siyflsi 
koxiujmalar hizmetini its. ederdi. islamin iuhOrunda bu vazife, Hazret-i 
Omer (Kadiyallahu anh)'in uhdesinde bulunuyordu. Bundan dolayi idi 
ki, Hudeybiye seferinde Peygamberimiz taraf in dan Hazret-i Farilk fcCtk- 
ke'ye gonderilerek, harb l^in degil, ziyaret i^in gelindigi bildirilmek is- 
tenrnigdi. Fakat Hazretd Omer, kendisinin Mekke'de dc bir e,ok d;iij.iri;itii 
nlditgunu, Osman bin Affan'm ise hisimi r akrabasj bulundugurtu, q ^on- 
derilir^e daha iyi i§ gdriilecegirii arzettigi i^in sefaret va^fesini !faya 
Hazret-i Zinnureyn memur b-dyurnlmnjdu. Gelelim bahse : 



18G 



- -T ■ 



Td Semerkand fom-dind an du evnr, 
Pijf-i an zergcr zi |d/iin^-h bc^ir. 



107 



^^HH 



*0 iki eniii-, patHsjlidyn mujilrti olarak Semerkartd'e vt kuyumcu'iiun 
nezdiue geldiler,* 

187 
C*s* J+& jU-1 ^^U ^lf 

Ke J j; iati/ iistad-i kdmii ma'rifet t 
Fag ender §ihr ha ez tu stfat. 

"DediEer ki: Ey marifet ve san'atda kamil oUn naxik iistacl; seiiin 
sbhret ve sarvatin schirSere yayilmis ve kerkesce du>ulmii^dnr.» 



1S8 

Nek fiildn §eh ez ber&y-r zergeri, 
Ihtiyiret herd zira mihteri. 

«i^te iitau padisah. gftjti kuyumcu bagiligma se<;di, £iinki sen buy tilt 
bir iistadsm.* 



Inek in kil'ot bigir u zetr u s\m t 

Quri biyayi ha$ bd$t zu nedim. 

*§u giiizl elbiseyi, altitu ve gumii<jii a). Padigahin tiezdiiie gtlinee 
de has bendelednden ve nedimJerinden olataksin.* 

Elgilerin raiijdesi lizerine : 



168 



-*-/ 



100 



Mettl mdi H hil'at-i bisydr did, 
Girm §iid ez §shr u ferzendan burid. 

.Kuyumcu bir fc<fe mat ve elbbcyi g&nince orini kapild,, memlc- 
ketinden, ca)u£un.dan, gocugundan ayrildi-- 

191 

'j iff ^W -l-aj .^E J^-ti 

Ender dmed §&dm<m der rah merd s 
Bihaber ka'n$dh kusd-L can$ -kerd. 

,§ahi.i MftUtt k^detiiginden haberi olmayau sdwaeft^ seH-le 
yola sikdt.» 






192 

Esb-i tazv ber nijest u fid taht, 
Hun behdy-i hi§ra hiVat §vnaht. 






.Arab ahna bindi ve sevmcrek .Urdu. Kam b*deli plan hediyeyi el- 
bise iannetdL* 

Hikayenin b., sl nd a ki ^hsiyetlerden, gfe^Sfeiil = .™hu; cariyemn = 
!]e f ai ; ewelki hekimlerin a mukallid ^yhl.ri; taWM BU*W» = ^^ 
kamiH tem.il evlemekde o]duklan. sdyknilmbdi. Sonr^n zahur *3« 
cl^inin - akil ve fehm; kuyumcunun = heva vu heves m^messih Oldtt* 
[arim, ^anh-i Mesr.evi §eyh Ismail Ankaravi beySn ediyer. 

•Siddikiyet jncrtcbesiiie va miliar dan bite en son sail ulati ^ey f bUyUU- 
lWk hk&su ve ba#a s^-nek hevonldir.- dynilmisjdir. 



Evet. Biiburlenmek hissi ve tehakkiim hevesi, insamn iabiatine oyle 
kok salnr.ifdir ki onlarin kopanhb gtkanlmas:, kudret-i llahiyyenin vfiat- 
tasi bulunan mur^d-i kamilin ir§adiyle miimkin olabiJir. Yokim en a§agi 
bir mevkide bulunan Insanlarda bile kendi dunundakilere bohiirlenmek 
meraki vardir. Iste bunun icin, Seri'at-i .Muhaimmcdiyye, o &ciz insular- 
daki bobiirlenme fikrini balta3ami§, bir seyyid-i Kureygi' ile bir abd-i Ha- 
be^inin hukukga miisavi oldukJanru bildirmi§, tebakkiim hevesdisi cebbar 
ve zalimlerin burunlanni yerlere Eurtmu^. Gassaniyyc htikUmdan (Cebele 
bin-Eyhem) i bir bedevinin burn una yumruk vurdugu icin, ayrj yumru- 
gun kcndi burnuna inmesine mahkum etmi§di. 

Suriye'deki {Gassan) mevkiinde Islamm zuhurundan 400 sene ewcl 
bir Arab hiikumeti te^ekkiil etmi? ve (Gassaniyye Devleti) nammi a1ny§dl, 
Sonra bu hukumet. Bi2an$ hukumdarlarmin tabi'iyyetine ve dinine girme- 
ye mecbur oldu, 27 hukiimdanndan sommcu olan (Cebele bin-Eyhem), 
Hazret-j Omer zamamnda Medine'ye geldi ve Musluman o!du. Son™ Hac 
icin Mekke'ye gitdi. Ka'beyi tavaf ederken bedevinin biri, bunun ipekli 
ihramma basdi. Cebele, buna hiddellendi, bedevinin burnuna bir yumruk 
indirdi. Bedevi, ha life Hz. Omer'e miiracaat ve diva etdi, Hazret-i" Faruk, 
Cebele'ye : °Ya has mini razi et, yahud o da senin burnuna vurub hakki- 
r.i alacakdir* dedi. Cebele : .Ben bukumddnm, o adj bir bedevidir. de- 
diyae de, Hazret-i Omer : <Muslumanlik hukiikunda bunun ehemmiveti 
yoktun buyurdu, Cebele ! *6yle ise musa'ade et de bu gece dfi|iineyim> 
dedi, Hazret-i Omer miisa'ade etdi. Cebele, birksc para vermekle bedeviyi 
rhz\ etmeyi kendisi icm bir ziil saydigi icin, a gece maiyyetiyle bcraber 
ka^di. Eizansa iltica ve orada irtidad etdi, (Dinden cikdi) 

Hal boyle iken, bazi g A filler, bir kiilah kapmak, bit mevfcie gecjb bir 
kag kigiye kafa tutmak icin can atarlar, Cogu defa da o ugurda bir musi- 
bete ugvarlar. Hazret-i Mevlana bu hskikati beyan ifin diyor ki: 



103 






Jtffc J*-. JJ> 



Ey §udi ender sejer 6d sad riza, t 
Hod bepay-i M§ ta suiilkaza. 

"By yiiz fiiriij rj»a iJe, yani, caudan, goniilden rail olarak sefcre Al- 
kali ve su'iiikazaya dogru si den, » 

Su'iilkatq: Bir musibete ugramak demekdir. Ma'Ium ya. Bir ecel-i 

musemma, bir de eeel-i kaza vardir, Halk arnsmda ecel-i musemma: Bir 






insanin y:it;u:inda olmesi, ecel-i kazA l» bir kazi nclkesinde vefiit ©tmesj 

diyc anki-silnii^dir. 

Halbyki, ecel-i musemma: Bir kimsenin ya^ayacagi mtiddet demekdir. 
Ecel-i kaza ise hiikm-i IlSW mucibince hay at mudde'.inin bitmesi manasi- 
nadir. Hiikm-i IJahiden haric, bir jey oimadigmdan, her canhnin hayat 
miiddeti ve onun bitmesiyle o canlinm blmesi, ecel-i kazadir. 

«0lum sebcbleri cc^idlidir; ^Kimi yatagiada oliir; kimini trtn, 
yi'thud oiomobiE ^ignur, kimi dtnizde bogulur, kimi bifida, kimi kui^unla 
vurubir. Bu !>ebebLer mulit *.« 1 i £ oldugu balde — oJiimun kendisi birdir.» 



194 

Derkayale§ \*zz % mat u mihtert, 

Gujt Azr&ll rev dri berl, 

"Kuyumcunun ha ya] in den, izzet, mai vt biiyiikliik sahib i olmak ge?i- 
yordu. Azrail he ona: Git bakalim, gctirirsin, ir«turiirsiin diye tariz e di- 
yor d\i,» 

- 

Yani, riitbe ve nievki hevesiyle yapilmig bazi yolculuklar o]ur ki, o 
yoiculuk, yolcu icin cehennem olmu^dur. Hirsla, biiyukluk ve zenginlik 
arzusiyle yola cikdir. Fakat ^ikanin eceli gelmig oldugundan cna asrail 
sorar ; *git bakalim, muradina erebilir misin?» der. 



195 

Qiin resid ez r<ih an merd-i garlb i 
Ender dverdej tepif-i ' §ek tabib. 

<0 gariu kuyutncu, vol clan gelince hckim-i hckhj onu pndi«abiu liuiu* 
runa gtiturdii," 



170 



171 









jij- 



j-* J, J J> 



j r 



Suy-i §ahin$ah bUrdend^ h€t\Az, 
Td bisuzed ber ser-i }«m'-i Ttrdz. 
-O Titaz mumttm™. yam cariyemii, b«i uctmda yuttin diye kuyum- 
i-uyu, feset u ikram iLe padisahin yamns gbtUrduler.* 

Tiriis; Tiiikistan'da bir memleket inns kh giizeUeriylc meshur imi 5 . 
LrfaWd* da Tiraz isminde bir mahalle varm 1? . Tiri*in guzellerl mejhur 
Hildugu i^in, eariye oraya nisbet edilmisdir. 

197 

jjf r y ^ ^j^ *jj .Li 

5^4 did 6rd fa€si ta'zini kerd, 
Mahzen4 zer ra bedu teslim herd. 

■Sail unit goriince tazimde bulundu. Altm ha*inesini ona tesltm ctdi.» 

Pes bafei-me$ g#t ey sultdn-i min, 
An k^ateefc r$ be din ndce bidift. 
„Or>dan sonra hekim-i tlahh Fadisaha d*di ki: Ey biiyiik suitan; o 
ciiriycyt bu efendiye ver.» 

1D9 

Td fcenizefc der r>mtes no? $ewd, 
172 



*Tn hi Jiuiuiii visaliylt carlye lyilcjsin, jih-i visfili ilium hasret att^ini 
sutid.U.Tsiin.* 

200 



^^ ji •* jn j^T 



£eh ■:;■( >da tiQ^fid an mehruy Td, 
Cuft kerd' an her dii sohbet cuyra. 

* Pad if ah o ay yiizlii cariyeyi ona ba£i$l&di ve iki hasretjedeyi bbles- 
tirdi," 

201 

Miiddet-i §e§ man fnlrandewd k&rn, 
Td besikhat amedan diihter temam. 

«Alti ay muddct bennurnil oftliilar, cariye de temamiylc iyilesdi." 

Cariyenin kuyumcuya nikah edilmesi, nefsin bir muddet i?in heva ve 
he ve sine birakilmasi demekdi. ^iinki birdenbire konari yasak, nefsin hir- 
smi artirir. Onun i?in yeni salikler, bir Tniiddet hevS ve hevesine terke- 
dilir de onlar, a heveslerin miinasebetsiz. oldugunu anlarlar ve onlardan 
bikib vaz gegerler, Nitekim feth-i Mekke esnasinda AasululJah (Sallallahii 
aleyhi ve sellem) Eiendimiz, ahaliye miisaade vermi^di. Fakat MekkelileT- 
den bazilan bu miisaadeye itimad etmedikleri iijin ka^iriijlardi. Ebu Ceh.il 
oglu (ikrime) Yemen r e dogru, (Umeyy B. Hakf)'in oglu (Safvan) da Cid- 
de'ye firSr etml^di. 

Ikrime'yJ, Sil&si EtJmmu Hakim) gidib getirdi. O da huzur-u Peygam- 
beridc musluman oldu, Safvan'i da h kabilesind.cn (Umeyr B. Vehb) gidib 
getiTdi. 

Safvan huzur-u Nebeviye girince : «Bana miisaade vermiism. dogru 
mu?» diye aordu. Ras&lullah ; «Dogrudur* buyurdu. Safvan: *Oyle ise 
musluman olmak ifin bana iki ay miihlet ver> dedi. Hazret-i Peygamber: 
*Dort ay mubEyyerain* miisaadesinde bulundu. 

I^te Safvan'a verilen bu dort ay miihlet, nefsin bir muddet heva ve 
hevesine terki demekdi. Safvan, kijfr ve firkin kotuliigiiniJ anladi. Daba 
mijhkti bitmeden evvel Islama geldL 

173 



202 

L_! £tj£ j3 jf ji ijljl i^pi 

Ba'd ezan ez 6ekr-i o §erbet bisdkt, 
Ta bihord u pi§-i diikter migiidtiht, 

«Ondan so lira hekh", kuyumeu i?m Mr serbet yapdi. O da icinei; kum 
gbztt oniindo crimiye, yam, hastalaiub zayiflamiya basladi.- 

203 

Cdn-i du/Uc J r der vebtl-i a nemand. 

-Kuyumcunuu hastalik tesiriyle giizeliigi kalmaymca, oua kar^t cari- 
ycnin de ilgisi kalmadi,» 

Kuyumcunun guaelligi, gortinusde yak151k.l1 olmasmdan ibaretdi.. Huy 
ye tutum itibariyle kendisinde hi? bir sey yokdu. drive ise disa bakib 
. icden gafil bulunanlardandi. Kuyumcunun di$ guzelliginc tutulmu§, yii- 
zimtin bicimine, gozuniin r engine meftun olmu^du. Bakat tctigi serbet iize- 
rine tutuldugu hastahgm tesiriyle o sathi guzellik soluverince, cariye na- 
zannda onun, pejmurde bir cic,ek gibi, kiymeti kalmamis,di b 

Hazret-iJVTeviana, miinlsebet dolayisiyle zShiri guEellige kar$i olan 
a§klann devam edemiyecegini anlatmak icin diyor ki : 

204 

J> JS OJL: JjJ J-lt 

I$kh&yi kez pey-i rengt biived, 
l§k nebved akibet nengi biived. 

-Reak cazibesiyJe husule gefcn a 5 k!ar, hakiki ask degildlr, hevcsden 
ibarctdir. Oyle heveslerin sonu riisvaliga raijncer olur,« 






Kvtit K,<ri,ir,. yaliud bugdsysi fair yu/.m; mivl, yahud slyah vc mah- 
mur bir cifl jjcteUJi, suret ibtilaBindaa kurtulamamig olaotara muhim feiri 
vardir, Siyah vo yumusak bir zulffin ihtizazi, a$iirru§ bir gone ay a benziyen 
iki dudagin latif ve fltnekar avazi, olduk<,-a temkinli kalbleri bile titretir. 
La kin onlardaki bu cazibe, kendilerindeki ^os aldatici rengin muvakkat 
devlaa muddetincedir. Bir ariza dolayisiyle o renk zail oldu mu, evvelce 
teshir etmi$ olduklanni, nefret ettirmiye ba^Iarlar. EvveLcc onlan gormek 
i^in can feda etmeyi goze alacak derecede fedakarlik gbstermek istiyen- 
iere 'Bana goriinme de kime istersen goriin> dedirtirler, 

Bbyk muvakkat bir guzellige 3s, ik olanlar, sonra o vakitki haUerinin 
cilginlik oldugunu itiiaf ederier; hatta nadim ve mahcub olurIar H Detnek 
ki renk ile ba^byan sevgiler, mahciibiyyetle hitam bttluyormug. 

205 

Kdj kdn hem neny budi yekserl, 

Ta nerefti bervey'an bed daveri. 

"Ktske a kuyumcu da firkin tik limsali pJaydi da a kp'tii hiikme ujj- 
ramasaydi.» 

■ Yani; mahud kuyumcunun helakine tesebbiis edilmesi, onun yuzltne 
baglanan ciriyenin ilgisini gidormek IcindL O alaka ise di? giizelliginden 
hasil oImu§du, Ke|ke oyle gtizel olacagiua ba5tana§agi cirkin bulunsaydi 
da hakkinda oyle bir bukibm verilmig ve Syle bir tesebbiis icra edilmemig 
olsaydj, 



206 



^ ,c 



Hun derid ez qe§m-i hsmgiin cuy-i 6, 
Dtif men-i can-l vey dmed ruy-i 6. 

«Onun gozJetinden dere gibi kanti yajlar akiyordu. £iinki yiizuniin 
giizblligi, cammti dii^maiu olmu^du,** 

Yani; guaelbgi dolayisiyle hayatina kaadedilmi^dl. 



174 



175 



■Her jiimd sfcMbl k&ftede u^rar* .Hudisi muklezasincJi; aarvct jglbi; 

saadet gibi, gent;lik ve guzellik gibi nimetler dolayisiyle insan hasedden 
kurtulama2. Bizan bu nimetkr, sahibi hakkinda korkun^ bir ceza olur. 
Mesela Yustif Aleyhi£ie]am'in senelerce Misir zindamnda kaJma&ina, Zij- 
leyha'mn sabrmi tiJKeten guzelligind™ fcis^ka i^beb yokdu. Hairel-i Mev- 
lana bu nuktcyi bey an icin de diyor ki '. *"*" 

207 

Dusmen-i t&vvs amed pcrr-i b 
Ey besd §ekrti bikii^te jerr-i 6 

••Titvus kusunun kuyrugu ve kanadi, kendisinin db^m&ni olmus; bir 
50k hiikiimdari, kuwet ve jevketi bldurmu$dur.» 



208 

j*» lJL* j_j»* jLh# J- 1 ili^j 

Gii ft men an dTing/em kez ndf-i men, 



"Knyumcu diyordu ki : Ben bir ahuyum ki, gcibegimdeki miski almak 
icin bu avci, benim saf ve temiz kantnu dbkdii.* 



200 

CjS ji \j# .\fj jT^ tf\ 

T ■ *" ^ * 

Ey menan nibdh-i saftrfi der kemin, 

Ser biiridende^ berdy-i postfn, 

iBen o kir tilkisiyim ki, postumu nbp kttrk yapmak i^in pusuya sak- 
landi!ar, beni yakalayib ba§imi kestilcr.» 



17fl 






210 

Ey inenan piU ki zahmA pilbdn, 
Riht hitnem ez beray-i ustuhan. ' 

• Bt'n o filim ki, rUsleriim almak icin, iilcikT, >'ani, avcilprm viicu- 
dtimdc - ! t l 1 ij. = yaralar kanimi dbkmii^dur.n 

Kuyumcu, su tasalanmasjnda kendisini ahuya, tilkiye, file benzetiyor, 
Misk gtibcgi ahantak 15m ahunun; postekiti yiiziilmek irin tilkinin; dia- 
ler! kesilmek iijjn de filin avlanip clriurulnieaini kendi haline benzeti- 
yardu. Ondan Eonra da diycjidy hi \ 

211 

1 1 



o" ^J" 



£ ji|j*' ty 






An ki kfijfesle^n pey-i madun-i men- 
Mi nedaned kl nehusbed hun-i men. 

"^Bctii madumim it in uldi'trcti, kainmm in umayacagmi, yanl intikam- 
si? kBtitiiyacagnti bilmiyor rmi?« 

Buradaki (JOfdiuft) dan maksad: Kuyumcimun akljna ve rubuna nis- 
betle bayagi kalan giJzelligidir denilmijdir. 

Bana byle geliyor ki : Kuyumcunun madunum deraekden muradi: ge- 
gici giizelligine a§ik olacak kadar idraksiz bulunan cariyedir. Daha dog- 
rusu kendisini heva ve hevese kapliraeak derecede himmeti ajagi olan 
n^fs-i emmaredir. 

Hazrct-i Mevlana : 

'■Mldaried ki nehusbed hun-i itigM* 
rnisraiyle de : 

^Bu^irilkaatil bil katil* 
YanJ : «Kaatili, katl ite mijjdele- Hsdislne i^aret etmi.^dir, 
F: 12 177 



§ahsi menfiial, yahud nefsaui gaiaz ile bir a dam hlduren, diger ta- 
birlp Allah'g.n biTtasmi yiknuiya ctir'et gbsteren bir bedbaruin layik oldu- 
gu ceza; Ya hukumetirt idam sebpasi, yahud baska birinin intikam aleiidir. 



Bermenest i7nni2 /erda berveyest, 
HHii'i giin men ke$ qiimn z&yi key est. 

« Bug tin bana i$e yarm onadir. Benim gibi bir adamm karu nasil he- 
der o)ur?» 

Ylni, kuyumcu diyordu kl ; *Bugim beni gunahsi* cdarak dlduriiyor- 
lar. Fakat yarm, yabtid bbiirgun ordarm ba^ma da gelecekdir, Benim gibi 

sucsuz bir adamm mes'ulleri, cczasiz ve intikarnsiz kalamaz, elbetde bu 
hak alinacakdir.it 



Gerfi dtodr efkened saye dir&z, 
B5.z gerded suy~i 6 an &&ye bd£. 

*Divann golgesi bit miiddettik uzasa bile, yinc o go'lge divarin rfibine 
doner.* 

Yard; insamn kat'i amelirdri eeaasi, AMh'in iradesiyle bir miiddet ge- 
cfkja bile, zamaru geUnce o ceza gebr; yapanin ay-aklanna dolasir ve ya- 
kasma yap^ir. Nitekim Kur'an-i Kerim'de : 









^Ijte kim, xure kadar bir Hayir i^Umijjf ise, onun mukafatsm gi»re- 
cck; kim de zerre kadar jer yppmi; ise oiuw cezasmi ge>recek 71 = buyu- 

rulmustur, 



(71) SftrifJ Zilaal : 7-8. 









SJayt'i! u miikafat ve cezij D&nyAdu vn tlmoasse, Aruretdc mutlakaa 
ve mutlakaa goriilecekdir, 

214 

i-n cihtin fctthest it fi'l-i :rtd nida t 

vltt ni da hard bimd ared sada. 

"Bu diinva: dagu. islerimiz de seslejimeye benzer. Aki-- o st'slcri bizc 
j&dc eder.* 

insan da^lik bir yerde scslenince aks-i sada husule gelir; ses. 6syJene» 
kirnsenin kula^inn akseder, SeaJen^n iyi $6y lemi^se i^iiec^i akis de iyi- 
dir; kfitii sdylemi^se duyacagi $ada da kotiidQi\ Dunya ise iitsan oglunun 
yapti£i ijkrin aksinden ibaretdir. O i^terrn miskafat ve cesalanm i^lerfn 
nev'ine gore ak^eidirir. 



Kur 1 artda 



'mv&^mi&M 



Yani : «Kiiu iyi ainel (vc tiareket) dc bulunursa (bu) , kendi lebine, 
klnt de kutiifuk ederse, hn da kendi alcyhinedir 71 ,* buyur'jlmusdur. Duil- 
yada boyle oldugu gibi Abirette de boyledir, Cenab-i Hak; me alert : 

«Buguti, yam t Kiyamet giiniindc her ^abis. EKinyada kazamni^ ouin- 
guna vc yapmi:$ oldugu isb'rt' gore mii U:\iVit ve reza garecekdir, Bugtin 
z ul iii 11 yoktur, insatilar kd kadar zulmc ugramayacaktarjdii> buvuruyor 

215 

in btgiift ii r$ft derdem ;rfr-i h&k, 
An kemzek jud zi \§k u renc pah. 

"KuyiLmcti Imniari ^byledi ve hi'mni iilUp taprak ultina )jitdi. CSriye 

dc Li^kdam vc bastaiikdai) knrtuUlu,» 



ITS 



(72) EOru.i FuMik-l : 4Q 



IVM 



2l1t 



21G 

Zanki i§fe-t wiirdcadn pdj/ercde rctsf, 
Zanfci miird^ 4&§/-i m<5 %ende nist. 

«t;iinki oliilerin ve olecekleriii — yam, fani olanlarm — aski baki de- 
gildtr. 2iri iilii, bizim Iflrafimiwi gelemex.* 

Ve bizim ararruzda ma'suk ve mtiteber olamaz. 

217 

I$k zirtde der revan u der besar. 
Her demi ba$ed zi gonca taze ter. 

*llis\y ii Jay era l otau ina'§Uk"u hakikinin, yam, Allah'm a$ki, ruhdi 
oisuu, gtizde olsun tier an gcmcadan daha ter ii iuxe olarak durur.» 

Yani, kuyumcLinun yuaiindekJ penbeligin solmasale, ona karji, cariyede 
olan sjkin zeval bulmasina benzemez. AUSh'i sevenlenn muhabbeti, hie, 
bir vakit peimiirde olmaz. Daima agik bir gonca gibi guzelligini muha- 
fasta eder. 

Hazret-i Mevlan6 bu beyanitdan sonra hem all bir nasihat, hem def 
evvelce gee, en (Agk) kelimelerine kafi ve kat'I bir lefsir olmak iizere bu*- 
yuruyor ki : 

218 

Jjfc-i an biigzin ki cilmle enbiya, 
Xiijtend ez t§k-i 6 kdr u key &■ 

«0 zat-i ecell u ulauih askmi ihtiy&r eyle ki, biitiin enbiya ve evtiy* 
ha za rati O'nun a^k-t feyziyle saadet ve jerefc nail olrnu;lardir.» 

Hem de bu hususda iimidsizlige du§me, 



>L *j. J. 



*■*■ - 



Tti megti iTidrd bfidan ££fr bdr nist, 
Bd ker^mcn kdrhd dii§vdr mst. 

-Bizim isin o hakikat sultanmin — yani, Allah celle: ^nilhii'nuii — 
huzuruna qikmaya izin yokdur, deme, Kerim oianlarla i$ gormek zor de- 
gildir.» Allah ise ekrem-ul-ekremindir. 

Fevkal'ade iismid ve miijde verici olan bu bcyt-i gerifin, Mesnevi ders- 
lerine ba§Iarken okimmasi; ve dersin : 

In giinin jermud Meuldndy-i ma, 
Kd§lj-i e$r&,rh&y-i Kibriya. 

In ne necmest it ne remlest u ne hdb, 
Vahy-i Hak t vallahii a'lerri bissavftb. 

bevitleriyJe bitirilmesi mesne vihanlarca adetdir, 



-KUXUMCUKUN ZEHlBLENEREK CLDtRtJLMESlNtN, 
iLAHl J§ARETLS OLDUGUNTJN BEYANI. 

22« 

Kiif(en-i an mird ber -dest-b hakim, 
TH pey*i iimmld bud ii ni zibhn.. 

«0 kuyumcunun hckim-i ilahi eiinde olmesi, ne bir iimmid ile, ne de 
bir korku dolavisiylc idi," 

221 

6 nektistej ez beray-i tab'-i jdh, 

1S1 



180 



-AJ*jh*ia ™ f U iihmm jp-lmcdcn, vani, eadisahm j„ :„: 

diirmedi.* panifcaiiiii Jinlm i^m im ol- 



222 

<£* -%& *** «j^ Udfc jT 

An pvserrd ke§ hizr biibrid halk, 
Sirr-i an ra der neydbed dm halk, 

ondak! bikmeti herein anhyamayacagxm sfiyliiyor. Burada : 
*J3 









Wrtf Ur duvar gSMO. *Ufl , Mp duvari d^d.di H a S ™, \« BW 



Gemi, bji faknv, fski klro-u'lfim i n L5i«y de bedava otarsk ge- 

miye almi^Iardi. Qniarn bn tyiltk oHuti diyt.- gentiyi sakatfedtttt. Cunki He- 
ride zalim bir htikiimdar v;irdi. Mr- kadar saglam gemi ve kayik gbrurse 
zabtcdiycrdu. 

Oldi'irdugiim ^ociik buyuyurice karir olacak, salihlerden olan baba- 
siyle annestni de kiifre sevk edecebdi. On a mani olmak i^in kendisini kat- 
Letdim. Uivann altmda bit define vardi ve iki yetimin mah fdl. Biiyu- 
dukleri vakit defineyi bulsunlar diye dwan dii^eltdim. Bunlann fttfi biri- 
ni de kendiligimden yapmadim; AH ah 'in emriyle icrk etdim* dedi 

223 . 

Hergi fermdyed biived ayn-i savdb. 

-Allah 'da n ilham ve cevab a3an kjms« : her ne buyurursa, dogrulu^un 
La kcndisi olur- 

Binaejialeyh Hizrm o cocu^u oldiirmesi gibi, tabib-i tl^hinin kuyurn- 
cuyu zehirfemesi de. ilahi ilbamla oldugu i^Sn dogrulugun vs isabetli h»- 
reketin ta kendisi idi. 

224 



(73) Sur^-i Kshf: 74. 



182 



Anki canbak§ed eger buk$ed revast t 
Ndibest u dest-i 6 dest-i Huddst. 

«0 zat-i ^erif ki, manevi hayat vcrmek kudretini haizdir, biiisniUah 
unu btdiurmus nlsa da 14yikdir. ^unki AILah'iu halifesi ve uaibi — yanl, 
vebilidir— . Otmii eli, Hakkia yed-i kudretinde demekdir.* 

Ha/ret-i Mevlana, Mesnevrnisi diger bir yerinde : 

* Allah, a?ikca gbriiamedigi i^in Peypamber oioun naibidir.* der. Naib 
ise: Vekil demekdir. Silsile-i nubiivvet devam etdigi raiiddetce niyabet 
vazifesi peygamberlerin uhdesinde J Hi. Fey^mber Efendimizle, peygam- 
berler silsilesine nibayet verildi. NiyabPt vtxlfesi ifee vari^-i kamil-i Mvi- 



183 



hammedi ulan evliyay-j kiram hazaratmn tevcih crd t T q J i . Bmacnukyh Al- 
lah 'in nebileri, Hakkin iradesinin zuhuruna nasi! vij^itEj ise, evliyaullah 
da oyledir, Onlar da Allah 'in kudretini, yine kudretullah ile gb'sterebilir- 
Isr. Hareketleri tenkid ve uirazdan uzakdir. 









225 






(JUVI «!*> 



,He7Ji£U JsmdiZ pl$e$ ser binih, 

£dd ii handdn pi$-i riges can ($eti?», 

■ 

*Sen de ey salik!. llazrct-i Ismail pilot o visit am n ve onu vasita kilan 
AlEah'in hiikmii huzurunda ba§ eg 1 :.. Kahr ve cclali hihci antindc seviftfl 
scvine can ver> 

HazreM MevlSna bu beyt ile (Saffat) suresindcki su ayetleie i£aret 
ediyor : 






Yani : *Eiz dp nna 90k iiysal bir ogul mujdcsini verdik. Artik o (ogul 
Ibrahim 'in} yanmda ko^mak $agina erince (babasi) : ogulcagizim, dedi, 
ben seni rii'yamda bogazhyoruin gbriiyorum, Bak artik ne dusunuriun. 
(Oglu) dedi : Babacigim. sang cdilcti emir ne ise yap, ln§aal[ah beni sab- 
redenlerden bulacaksin. Vakfa ki bu surclle ikisi de (Allah'm emrine) 
lam otduhu, (Ibrahim) onu aim iizetc yiktr Biz oiia : Ya Ibrahim, rii 1 - 
yana sadakat gojterdin. §iiphcsk ki biz, iyi harekct edenleri btfyle miika- 
iatlandinnz, diye niria cttik".* 



f74l Sure-i SaffSl: 101-105. 



m 



Bu vjik'h; I lull i emre kar^i be£erlyyetin £t>sU»rdigi £edakurane ita- 

atin en ualun drreceasdir, insanlar arasinda, maimi, miJlkiinu, hatta ha- 
vaUm feda edebilecek olaniar ^ok tie£ilse de, yok da dcgiidir. Fakat ha- 
yatinin mahsuLii oian evladmi yatsnb kendi eliyle onun bcgazma bicak 
t;ekmek. oyle zannederim ki, ancak Ibrahim Aleyhisselarmm fair de Pey- 
iramberimizin dedesi plan Abd-ul-Mutta.Ub Hazietlerinin ellerinden gele- 
bilirdi. Keza, bahasinm arzu&una itaat ve onun niasim alroak i^in olum 
imagine boynunu uzatmak harikasmu ancak ; Ismail Aleyhissclam, bir 
de Hazret-i Peygamber (S.A.V.) in mubterem babasi Hazret-i Abdullah 
gostercbilirlerdi. 

Hazret-i Ismail torunlanndan olmasi ve Hazret-i Abdullah'm oglu bu~ 
itiiuaJM dolayisiyle, Aleybissalat Etendimize (jbnuzzebiha>T) yani, «B^ 
gdzlanmasina tc^ebbiis edilmis iki zatin oglu- denilmisdir, 

ismHil Aleyhisselumm kurban edilme vak'asi me§hurdiir. Fakat Haz- 
iet-i Abdullah 'in Kurban edilme hadisesi pek malum oimadi|mdan bir 
P arca olsun ondan bahsedecegim : Mekke'deki ZemEem suyu, Hazret-i 
Ismkil'in yatdiii yerde kaynanuya ba^lamif, soma kaynak bir kuyu 
hsline fietirilmisdi". Yemen 'den hicrct eden (Curbiim kabflesi) Mekke'ye 
gelib yerlesdi. Zemzemden istifade etdiler. Zamanlar g,egtikce ablfeksizhga 
du^tliler, (Huzaa kabilesi) nin hucumuna ugradilar ve yurdlanndan ^eki- 
lib gitmpye mecbur oldular. Giderken son bir kb'tiilulu de yaptilar. Zem- 
Eem kuyusunu doldvrdular, yerini belim2 etditer, 

Huzailer Mekke'ye gifdiler. Lakin Zemzem kuyusunun yerini bilme- 
dikleri i?in uzak mesafelerden deve sirtlanndan su getirmeye bas>dilar. 
Neden sonra Abdulmuttalib Hazretlerine rii "yanmda Zemzem kuyusunu 
kaz detiildi ve yeii tarif edildi. Abdulmuttalib'in a vakit (Harsi) nammda 
bir oglu vardi. QnuTila birlikde kazmaya ba§laddar. Fakat Mekkeliler buna 
raz! olmadilar. O esnada Abdulmuttalib: Eger on dane erkek evladsm 
olursa birinj Allah Tisisi igin kurban edeyim diye a dak adadi. Sonra, mani 
olmak isteyenlerle uyu^du. Zemzem kuyusunu temizledi ve suyu meydana 
oikardi. 

On'dan fazla oglu oldugu bir sirada ru'yasmda adaginm ifasi emre- 
dildL O da ogullantia rQ^yayi anlatdi, K^r'a ^ekiiler. HazreM Abdullah 
namma isibet etdi, Abdulmuttalib, uysal evladmi Harem-i ^erifde Kur- 
ban etmeye goturdii, Yalinb bogazma bic;agi c;ekecegi sirada gaym bira- 
deri geldi f ehriden bijaii aldi. Bir bilene gidib daniEimasini tavsiye etdi. 
GittileT. O a dam ; «Sizde"bir adamm diyeti ne kadardir?* diye sordu. On 
devedir, dediler, -On deve ile Abdullah namma kur'a eekiniz. Develere 
yikarsa tinlari kurban ediniz. Abdullah's isabet ederst? on deve ilave «df- 
r.iz. Bbylece develere isabet edinceye kadar onar onar artinniz- dedi, Df- 



^m 



v tiled n suytsi yiizii bulunua ku:'a unlum qtkdl Ve tintftf kurban edilib 

ILi/ri'M Abdullah K urban olmakdan kurliiNUi 

Huxrtt-1 Mcvlana buyuruyor ki : Hazret-i Ismail, luikni-ii llahty* na- 
si) baynjmti iwatriysa sen de oylece teslimiyet poster. 



226 

J* •■>/'■ >/ & sfeyr j^ > 

Td geman burdi ki kerd diude gi f 
Der safa gi$ key hiled palv.de gi, 

■Sen, nadisah gihiahkarhk etdi samyorsun, Siizmc ameliyyesi, saf 
miiLi rm In birakir mi?» 

V.i hi pidgin i^in, kuyumcunun olduriilmesi; §ehvet muktezasi degil- 
iln liuim yaptirrnakla giinaha girmemi§dir. £iJtnki onun temsil e^digi rub 
rnir|lcl-j k.iniil mLmessili bulunan tabib-i liahinin terbiyesi surged nden 
.'•,11 l-.c - -l f t ■ 1 i yJ\:\ ohnuj. tfcrtemiz bir ha) airms.d:r. Ken rib;:!-™ torlsi 
rtirNflVicM ude olah nefsani ve sehvani bir heves kelrnami§di. Zaten ortada 
i in, ve olm-Li§ kinase de yokdu. Kuyumcu. nefsin heva ve hevesini 
u-riinil ndiynrdu. Ortadan kaldinlan o hevesdi. Ondan kurtulan ve ruha 
tityik bir ha! bill an da nefs id). 






227 



jr. 



Behr-i duest in rij/d^at urn cefd, 
Td her dred kure ez nufcre ceja. 

■ l>n r- i i j i y h i ( ve bit tela, oc&kda £uniii$Lin eriyib ciirxliuitun aynbuasi 
i^tiidir.* 



IHI1 



22H 



jj 



JL lj ^r- 






tsehr-i dnest imteJian-i hlk u i>sd r 
Td bicu§ed her serdyed zer zehed. 

"lyinrn, kotiiniin imlihan edilmcsi; nil mm kaynay'ib kijpiigiinii atrnasi, 
halis ajar kaliiiasi iciindir.^ 

AHm ve giinau§ £ibi madenler bir tak-m kangimlardan, tasfiye edit me k 
v,in nastl potaya ve ocaga konukir, eritiiir ve temizlenirse, rQhu insani de 

halis ayar olabiirnek igin bir takim miicahede ve riyazete tabi tutulur, 
.Viitikim Cenab-i Hak : 




mm* 1 



Yani : «0, 6yle bit Allahdit ki, sizi imtihan ctmtsk icin olUmii vc ha* 
vat i yatatmi^tit 75 .** buyurmii^dur, Mucahede ve riyasat neticesinde riihun 
^ehvani ve uefsani, olanca hevesi aail clur. tertemiz bir cevher halini 
aim late bahsedikn padf5ah. yani, insarii ruh da tiyle olmu^du. 



22!) 



y^vj^>r j 1 ->y 



*,i 



i. 



is' j. liL.' JJU- j 5" dL,' 

Pah bud ez §ekvei u furs u hevd, 

Nik herd 6 lik nik-i bed niimd 1 

"Padi^ah: ^rhvetdcH, liirsdan, heva ve h^vesden pak idi. Kuyumcu- 
nun — yani, heva ve hevesin — giderilmesi buBusunda iyi har«k^t etdi. 
Fakat lui iyilik; kill ii Ink gibi goriincn bir iyilikdi," 



Kotuluk gibi gorunen bu iyih^e, Hatret-i Mevlana bir mbal goste- 



riyor 



(75) Sure.i Mil!k: 2, 



18T 



230 



/ 



Ger hizir der b&hr ke§U ra ^ikest, 
Sad diiriisti der §ike$t4 hxzr hest, 

*Ei*er Hizir, d*nizde gemiyi sakatiadiyse o sakatlikda ylizlerce diiriist- 
liik v* mcnfaat vardi.» 

Biraz evvel de soyletiildigi iizere, o sakathk dolayisiyle gemi, bir za- 
lirriin eline gecmekden kurtulmug, gemimn sahibJeri bulunan fakirkr de 
yegane gegimlerini saglayan o tekneyi si lime kaptirmamislardi. 



Vshm-% Musd ba heme nur u hiiner- 
§iid ezan makcub tu bi per ineper. 

-O kadar marifei inuriyle beraber Musa aleyhissel&m'm vehmi, Hiznn 
iKircketlerindeki hikmeli aniayamadi. O baUte sen kanatsiz u^maya kal* 

i;ttia,i 

Musa aleyhisselam iiiiil aim bir peygamberken, focuklugunda Fir'- 
nvn'in sarayma a limp orada terbiye ve tabsil gormiisken, Eonra, o tabsile 
Alliih'in vnhiy v e ilhami da eklenrrj^ken; Hiznn yaptigi i?krin hikmetini 
liiilnyjininmijj, onceleri itir&za kalkismi^, sebeblerini anlayinca susmaga 
mecbur dmu§du. 

Hazr<;t-i Musa, sahib-i seri'at bir peygamberdi. §ert'atde hukum, za- 
hire gore t»Jur. Onun icm Kelimullah Hazretleri, Hiznn i$lerinde zlbire 
muhalif ucrdugii §eylere kemal-i salahiyyetie itiraz etmi^di, 

Ey gafil ftirazci; senin ttirazin ise — o aalahiyeti haiz olmadigm igin — - 
kanatsiz uijmak s>evdasina d[j§m.ek gibidir. 

Soylenikn sozlerden HizjrW. Kazret-i Musa'dan buyuk oldugu veh- 
medilmesin, Musa aieyhissdamm iiiui'azm peygamberlerden oldugu nda 
Siiphe yokdur. (Kelimullah) unvamni haiz bir rasQl-ii zi^andir. 

Hizir 1 a gelince: Musa ile mertebe bakimmdan yiiksek, batta miisavi 
olmasi 565? !e dursun; nebi, yabud veil oldugu ihtJlafh bir mes'eledir, Fakat 

IBS 






J 



her $eyde, husuHi.vlc ilini ile marife1.de bir Ihlittas mes'elesi vardir. Mesda 
Siileymaniye Carniinir. mermerlerini yonlub cilaiayan ta^cinin, bu san'atj, 
t ami 'in mi *m arm dan da ha iyi bihnesl, kendisinin filimar Sinarj'dari biiyiik 

olmasim icab etmez. Bunun gibi Hizir'in da ledunni ve Ilahi bir ilme maz- 
har olmasi, ilim dolayjsiyle Hazret-i Mvisa'ca sebebJeri meghul bir takim 
hareketlerde bulunmasi, kendisinin derete JtibaTiyJe Musa'dan listiin ol- 
masmi garektirmez. 



232 



J 1 ^ j>s- * 



r r 



S* 






An giil-% siirhast til hun*§ mehan, 
Mest~i aklest 6 tu mecnnns§ mehan, 

-Ku>umcunuii kam, hnkSkatde kintiizi giil gibidir- Ona kan deme, 
Ruhu temsil eden padisah ise mest-i akildir t ona da ween&n deme.» 

Malum dur ki akil, insam iyilige sevkeyiemek ve tehlikelerden men 
etmek ister. ^u hal, hikmetin ta kendisidir. Fakat bu hikmeti herkes gore- 
mei, Hususiyle sonradan huaule geiecek menieatleri takdir edemez. Onun 
igin bir i^In ba^indan, sonunu goriip de ona gore davranan kimseleri bail 
budaialar t gilgmlikla ittibam ederler. Lakin asil gilgin; ittiham ediienler 
degil h edenierdir. I?te burada da tabSb-i gaybinin ihtan ve te^ebbiisiyle 
padi§ah kuymneuyu Kebirl.tmig, yahud akbn tavsiyelerine tarn olarak 
uyan r^uh, nefsini onun elinden kurtarmij, terakki ve tekamul yolunu 
a^mi|dir. 



233 

ji fit jLU. $#• <S* X 

Ger hudl hun-i miiietrruin kdm-i 6, 
Kdfirem ger biirderai men n&m-i b. 

«Eger padi^ahin muradi, bir miisHimamn kanmi dbkmck oUaydi, onun 
adim andigimdan dolayi benim kfiJtr olmam laiim eclirdi." 



gunki : 



IKS 



231 

jVJt fntersed ars ez medk~i wki s 

Bed geman gerded si medha§ miaz&ki. 

"Bit sakinin mcdhi dolayisiyle Ar$-i Ilahi titrer, mtitteki plantar da 
fasiki medhetint-k vuzihideu su-i 7 a una dii.^er." 

Hazrct-i Mevlana, kuyumcunun katlinden maksadin: Nefsin heva ve 
hevesden kurtulmasi oldugumi ve bii heva ve hevesin de ortadan kaldi- 
nlmasi gerektigini soylemisdi. Mes'elenir. ehemmiyetini anlEtmak icin bu- 
yuruyor ki: Evet; Kuyumcunun zehirienmesi, heva ve hevesin gideril- 
mesi demekdir. Yoksa c-rtada bir ijldiirrne hadisesi yokdur. Boyle olmayib 
da padi$ih 'bir muslumanm kanini dokmekle rah at lay an bir zahm c-lsay- 
di, tabii ben de onu medh u senaya kalkismazdim. Qiinki bir fasikin med- 
bi. Ars~i alayi titretir; mutteki bir za ti de. medheden kimse hakkinda 
su-i zanna du§uriir. 

(Cami us sagiyr) de Enes bin Malik ( Raziyallahii anh) den rivayet 
edilen bir hadis-i serif vardir ', -Bir fasik medbediltncc Allah ga?aba ge- 
lir, bun dun doJayi da Ar^i ilahi iai"silir.» rnealindadir. 

AcabS ni^'in hoyledir? Yam fasik, facir bir herifin medhedilrnesi Al- 
ia hi neden gazaba getirir? gSnki medh edilecck kimse de esasen iyi ahiak 
bulunmali ki, yapilan medih dogru olabilsin, Yoksa ablaksiz bir sahsin 
ah lakh olu^undan bahsedi?, ^iibhesiz ki yalandir. YaJan ise her vakit ve 
herkes icin hararr;. oldugu gibi, yalanci da daima Ally, bin gazabina ygrar. 
Bir de harama ve kdtiiluge sapanlarm hareketlerini medhetmek, Allah') n 
ya&ak etdigi seyleri begenmek ve begendirmek demekdir ki; bu Ml de, 
^ubhesiz ilahi emrin aksini yapmak ve delay istyle Allah 'jn gazabini iste- 
mek Dlnr. Bundun ba§ka, yalan yere medh, medheden hakkinda takva 
erbabmin sll-1 zanmna sebebiyet verir. giinki medhedeni, menfa'at mu- 
kaabilinde bir ?akiyi medhedecek kadar vicdansiz. ahlaksiz gorlir. Hadis- 
de ise : 

wTpbmet Unad edileeck yerlerde bulunmakdan sakmimz^ buyurul- 
mu^dur. 

jy .IT 1 ^ .Li j ij» »Ls 

Sdh bud u jdfi-i bes agdh bud, 

Has btid H hdsa4 Allah bud. 
tlQ 



-O Pftdt|nh gayet Biilayiijli bir liUlUimdar idi. Bttylc iilniHkla brrabci 
Umiiiciiii muiiitnz insaiilai'jndaii ve Alluh'm bas kuilariii(iMijdi.>. 

Hikaycdeki padi^ab, ruhu temsil edivordu. Ruh ise : 



> « 



Yani : *Ademe ruhumdan nefheyjedim".* Kazm-i Celilince Alkih'a 

;/afe elunmu^dur. §u halde, havass-i ilahiyye ciimlesindendir. 



^tS 0£ ji.^ \ J[S S jT 

"*— (jfl«- tJJT J^ 1 L?>- 

An kesira ki giinin §ahi kil§ed, 
S'iy-i baht u bihterin c&hi ke§ed. 

«Bir kimseyi ki, b&ylc bir padisah bldiiriir; ami saadete ve en yiiksek 
mertebeye eekip yiikseltir.n 

237 

Ger •nedidl sud~i 6 der kuhr-i 6, 
Key siidi an lutf4 mutlak kakr c&, 

«Eger padi s ah, kuyumcunun kabrmda, onun fityda&ini gormeseydi; 
keiidisi inttixn ta kendisi iken nasil kahra kalkar ve onu zehirietirdi.* 

Tekrar tekrar sbylejuldi ki kuyumcu, he\ r a ve bevesi temsil ediyordu 
ve nefsin temsildsi bulunan cariyeye a yak bagi oluyordu. Onun kahri. 
eariyeyi kurtaracak, nefs icin yiiksehj yolunu acacakdi. Demek ki: Heva 
ve hevesin giderilmesinde bir fayda busulu muhakkakdi, Padi$ah : yani 
ruh hakkinda (hitfu mutlak) deniljyor. Oyle bir sat, bbyle bir kan dokul- 
mesini msX emrediyor? diye varid olacak bir siiale cevab olmak uzere 
Hairet-i Mevlana divor ki : 



(76) S'lru-i Mitr: £9. 



in] 



i!:;s 



J* 



Mdder-t m-ti$/iJc tf£r art gam jadfcdm- 

«C&cuk, hacamat m^teri kar§i$mda titrcr. §efkatli annesi ise eviadi* 
mil o gamb zamamndu memnun bulumir.- 

Bir annenin gocugtina kar§] olan sefkati, soa gotiirmedigi halde, cnun 
vucudiinden kan alinraasma nza gostermesi, hatta yavrusu aglar ve bagi-i 
rirkcn memnun buhinmasi ^uphesiz evladmin faydasi i^indir. Sihhatinln 
avdeti i^in yavrusunun bedemnden birka$ damla kan cikmssirta, goziijv- ; 
den de birkaf damla ya$ akmasina nmvafakat etmljtir. Hulasa: Anne §et* 
kati tne&hurdur. Fakat Allah'in merhameti, ondan cok buyiiktur. Rasuliil- 
lab SaJlallahu Aleyhi ve sellera, bir gun bim ashab ile otururken, kuea- 
£mda ?ocuk bulunan bir kadin ge^mis.; Aleyhissalat Efendimi^: «Bu kn. 
dm, bu cocugu ale$e atahilir mi?* diye sormus. .Atamaz ya RaSulallah; 
jefkati mani olur* derni?ler. Zat-i Akdes-i Risalet de; -Allah ondan daha 
merbatm t"idir,» buyurmuf 

Bu Hadfa-j ^erif'in bizim gibi giinahkarlar iqn ne buyiik bir reiujd* 
Oldugunu dii|unelim de, O Erhamurrahimirje hamd-ii senada bulunabm. 1 
tjlc o merhametli padi^ah da nefsj ve dolaytsiyle ruhu kurtarmak icin ' 
heva vc hevesin giderilmesine nza gostermistir. 



239 

j*j jU- J-* j jj'li^j jL- ** 

Mm can bist&ned u sad can dehed, 
Anki der vehmet neyayed an dehed. 



-Insane ruhu m»ihetml 5 obn Allah; yanm cam alir, kar 5 ili&inda yU* 
can vtiHr; hatta yehm-ii hay ale getmiyecek ^eyler msan buyurur,* 

Evet. Cenab-j Hak, bir Kerimdir ki, insamn cistnani hayatim — kl 
tam bir hayat deglldir, cunki fanidir — ahr; karsihk olarak ebedi nimetlor 

ve sermodi liituflar ihsan eder. Kur'an-i Ksrim : 

102 




Yani : "Allnb, Ccnnct inukaabilinde niii'mirjlctiu canlanm vc mnlln* 
rim sattn ahr Tr » diyor. 



Bit ?ic/es almakla vermekden ibaretdir hayat, 
Dikkat et, bir dem degil mi muddet-i omr-ii he$er?!' 



beytinde hiilasa edilen fant bayati, Allah satin alip, ona mukaabil Cennut 
ihsan ediyor. Hem byle bir Cennet ki, ag goziiilerin tehayytil etdiklert "Ibl 
dosemesi ekmek kadayifinden, sivalan tavuk goksiinden olan, nice k. : . 
leri havi bir bahfje de^il; gSslafin fjdrniedigi, kulaklann isitmedigi, |iim* 
aenin tasavvur edemedigi tlahi nimetlerle dop dolu bir yerL. 



Til kiy&s zz ki§ migiri velik, 
Bur dur uftadei binger tii nifc. 

fSuit ketidine goiv kiyas ediyorsun, llalbuki hakikatden 50k 1 ■ v . ■ I - 

titt^iiniiytjrsun, iyice bak.s 

Hazret-i Mevlana diyor ki ; Ey g3fil insan, sen gerek Allah'in, gerck 
elalullahin islerini kendi i^lerine kiyasen anlamaya ve ona gore hukuin 
vermeye kalkj^iyorsun. Fakat biiyle yapmakla f hakikatden fersah femh 
nzaklasiyorsun. Goziinii ag ve dikkat]e bak ki, mes'ele, senin bildigin gSbi 

degildir. 



(77) Sdre-i Tevbe: 111. 

F: 13 



193 



■« 



-BAKKAL iLE TtlTisMN VE ItlTlNiN BAKKAL dIKKAKINDA 
YAG nOKMESJNJN HIKAYEMi- 

241 

"J* J* W ->V J'j' </> 

Biki bo J; kali t-ii 6rd tutiij 
H<?$ nevayi sebz it guyd tutiv 

*Bir nakkal ve unun bir tuti ku?u vardj, Gibcel sesli, ye$il renkli ve 
siiz sdjdcr bir h,ajvaudi>» 

Tuti, papagau gibi hszi ku^larm ufak tefek so£ soiled] kleri malumdur. 
Fakat on! arm o sozleri soytemderi, anladiklariRdan degil; igittikleri sesi 
taklid etmek kaabilivetinde cdduklanndandir. Bu kuglara adz ogretmek 
Scin kafeslerJne bir aytia koyup aynaiun arkasindan soz soylerlermig, 
Tuti, aynada aksini goriince onu bagka bir tuti samr, ijittigi sozu o 5b"y- 
hiyor zanniyle taklid edermig. Bu munasebetle Hafaz- Sir&2i > 

»Bf ni tuti gibi H.vna k&rsisma koydubr. Ustad-i Eztdi her ricyi sdyle- 
tiyotsa onu si»yluyorum.» demi^dir, 

Fatihlii ku£tik ve talihsiz og!u Sultan Cem'Jn bir ttitisl varmig. Ken- 
disine ogretilen (Allahii yensur CEM.) duasim tekrarlar, dururmu£ r Cem'- 
in vefatmda bu hayvam Bayezid aldirtnuf Onun karjjismda — yine og- 
retllmi§ olan — (Allahii yerham CEM) duasmi etmi§. 

§arkda tutileiin konu§masi hakkmda rnubBlagalar yapilmij, liatta. 
(Tutiname) isJmli kitablar yazilip, nutar a bikSyeler soyletUmi^dir, Haz- 
ret-i Mevlana T nm bahaetdigi tutSye dalr vasiften da, rotibalagalara go- 
redir. 

242 

£ljr lj>- *J>\ jif c& 

Ber diikdn bud! mgeJiMn-4 diikdn., 
Niikte giifti bd heme sevda geran. 

■Dukkauda bekcililc edcr t ijaj-sld&ki esnai ve tticcara Tiiiktclfrr siiy* 
Ierdi.» 

191 



243 

tfJki jJWt i/il wiLUJ- J J 

Der httab-i ademi n6.Uk bildi, 
Der nevdy-x t&tiyan haz'ik bu-di. 

-insanlarla koiiu§urdu. tulilete mahsus utiisO ustadcs idl» 

244 

Hdee tu3? s&y-i hane re/te btid, 
Ber diikdn tuti nigehbani niivmd. 

»Efendisi bir gun eve gitmtsli. Tuli dukkftiia pczaret edtyordu.- 

245 

Gurbe-i bercist n&geh e^ dukan, 
Behr-i mu§i tutzyek ez blm-i can. 

«Bir kedi, fare yakalamak ijin birdenbiee dtikkatia atildi. Tikit dr 
can korkusundan.- 

246 

C^y Ijjj J^jj ^UHjui 

Ce5f es s^-i ditfcdn sw^i gtiriht, 
^ijehdy-i re^gan-i giilrd bin Jit. 

»Sicradi d diikkaiun bir ko^esine kftch, Likin tfUL yugfi s^Blerlnl duvlrdl, 

yagiarim dbktii.* 

s 

m 



w 






247 



i* 



*. jfi j: 



#2 auy-i fed-n^ biy&med Mceeg, 
Ber diikan binge st fdrig hdceveg. 

•Efendisl evden geldi. Dlikkana gesip patron tavriylc oturdu. 

248 

T 

Did pur revgan diik&n u came $erb, 
Ber&ere$ zed ge$t tuti ket z\ darb. 






wBakti Id dukkan yag i(iDde, Elbis^si dc yaga bulaiumg. Tutinin yap 
tigim anladi. Bagina vurup tiiylerini doktu, kafasim kel ha line getirdL- 

249 

fitfzegS fevidin $uhan kutdh kerd, 
Aferd-i bakkal ez neddmet ah kerd. 

*Tikti birkae giin konu$mayi kesti, Bakkal da pijman olup ah demeye 
taasladi.* 



250 

J£t$ ber mikeiwi it mfl gii/t 03/ dirig, 
Kdjtab-i ni'metem siid zir-i m\q. 






•Bakkal sakaltm yoluyor, eyvah, nlmet gtine?im, fauliit altma girdi 
diyordu,* 

m 



" 



251 

Dest'i men bi?Jceste budl an zemdn, 
Quit zedem rnen ber ser4 an hog zebdn- 

-EJim kirihaydi, o tatli dilli tutinin ba^ma nasi I vurdum? diye teesstff 
ediyoidu,» 

252 

tj~Ji.j»- ^* jU JkL L" 

Hedt/eftd mtddd her deruijrd, 
Td biyabed nutk miirgi higrd, 

*Ku§ntiun soylemesmt bulmak —yam, tutiyi tekrar kwtiu^tuj-mak — 
igin fnkirlere kediyelet vc sadakalar veriyordu,* 

253 









j jjj 



-b ijbj j! 



Ea'd se tuz fi se %eb hayr&n u zdr, 
Ber diikan binge ste bud hayran ii zdr- 

*t& gtin, ii? g*ce Bonra bakkal, diikkaada hayran ve aglamakli bir 
h iilde nturuyoTdu.* 

254 

J3d hez&r&n gussa vu gam ge$t tiift, 
Ki aceb in vturg key dyed biguft. 

«Bu kuj ne vakit soyliyecek? diye binkrcc pm ve kedcr ile vftkit 
ge^iriyordu.- 

Ifl7 



■■> 



CJS~^ ofv* {jfi-if? jTj^; ,y 

Mi Ti u mud an murgrd her gun $igiift t 
Taki bd§ed ender dyed 5 biguft. 

-Tuti sqzu taajlasin diye ona tiirlli turlii, acaib ve garib §*yler giiste- 
riyordu.- 

256 

Cm iefci-i ser benfrne der guze$t, 
B£ $er-i bt mu $ii pii$t-i kds ii to$£. 
-Ba 5 i S iplak bir dervi ? ge S ti ki, kafasi, tas ve leg™ gibt cascavlakdi.* 

1 
257 

£nder dm^d guft tiiti an zeman, 
Bang ber dervi§ zed ki ey juldn. 

* O sirada tati de dile geldi ve: ey falan! diye dervi.^e seslendl* 

258 

ii^J a*jj ^i. }1 ^ / 

Es 91 ey kel bakeldn amihti, 
Tu meger zz §i$e revgan rihti. 

«Ey ksl; no den keilere kan^m? Yaks* sen de ? isedert yag mi diiktUti? 
dedi.t 

198 












259 



U.& W 



*2* 



»b*&£) 



r 



S 



£z kiyase§ hande timed halkra, 
Ku £ti hod pinddgt sdfob delkrd. 

-Tutinin, aba sahibi dervi$J, kendi gibi sanmasindaii ve nefsine kiv&s 
etmesinden halk giilmeye ba$ladi.» 

Cavlak : Turkffc bir kfilimedir. Qiplak manasma gelir. Eazan (cascav- 
tek) diye tekid olunur. Bu umumi manasmdan ba§k;) bir de hususiyyeii 
vardir ki, ba 5 i sa^siz demekdir. (Cevlek-i serbiirehne) terkibindeki (cev- 
leki), i§te bu cavlak, ySni sagsiz manasuiadir. Gegen dervigfo caviakltgmin 
tab!! olmak ihtimUi oldugu gibi. melamet meslekine sulukii dolayisiyk 
(car-darb) yapm;? olmasindan ileri gelttiis olmak imkan? da vardjr. 

gar darb : Sagin, kasin, biyi^m. sakalm tiTa^ edilmesidir ki 5 obretdcn 
ve ha Skin tevecciibunden uzak kalmak. yahud nefs-i emmarej'i ve ^ururu 
kirmak icin melainete sii3uk edenler yaparlaTtnig. 

Mesnevi garihl erinden San Abdullah Efendi (cavlak) kelimesi i^in 
diyor ki: -*Cavlak»; bekta§i kalenderi ve hayderilcrderi sakal, biyik, kas, 
ve kirpikicrinl tira 5 edenlere derler. Turk^e dazlak derleT. Kirpi^mi ve 
kajini tatty ettneyip de ancak sakahm tira^ edetilere de torlak derkr. 

Ha^ret-i Mevlana buyuruyor ki ; 

«Ha1k arasmda me^bit olmak ve onlarm linrmetini kazanmak, scyr ii 
siilukde paU siaglara bir benddir ki r salikin itianen ilerlemesiae mftnl olur. 
SiJluk yulutida o ba^, demir bir pirangatlan fark*izdir.» 

Fakat b«i lienlikden kurtulmak bahanestyle bu mesrebi isiismar eden- 
ler de soktur. Melamiler ieinde, bu adi takmip da her tiirlu kotulukde bu^ 
lunanlar gurdfmu^ur ki, bunlarin iki diistviru vardir: Allahm emirleri 
icin 4slek sart-, yasaklan igin de -ktek hak* tabirlerini kullanirlar. Mfr 

sela : 

— Erenter; ezan okunuyor, camiye gidelim mi? der-Jldi ml I 

— Istek ^arttiv, bizde o istek hak vere: derler; 

— Dein gekniLk haram degil mi? Nedea iglyortruu? denilince de : 

— tstek liaktsr, hakkm isteglnt ycrine geiirmeli! hezeyamnda bulu 
jiurlor- 

1» 






GtfltUra bahse : Hazret-s Mevlana'rttn gayesl, derujlerja hiyAfoti vb 
rtiegrebi hakkinda malumat vermek degil; herkes hakkitidn nefsine kiyi- 
sen huktim variaeriiio dogru olmadigini anlatmakdir. Kiytls-j nefi, qok 

kerre insam aldatir, Bazan da gulling bir hale getirir, Tutinin saesjz der- 
vi§i goriince, kendisi gibi giilyagi gigeierini devirmig ve dayak yeyip de 
kafasi kcl olmug sanrnasi gibi. Hazret-i Fir, hikayenin naklinden sonra 
naslhate dbnerek diyor ki : 



260 






Kar-i pakanra kiyds ez hod -megvr, 
Gergi mined der nuvi§ten §ir ii $ir. 

•ArsJan ve s(it maiialanaa geleu (§irj lafzi, van da birbirine benzersi: 
de man a ybuiitiden ayndtr. Bunuti gibi sen de, iimmeliu seckinlerinin 
haU m kendine kiyas etme.» 

(Sir) kelimesl, Fariside hem arslam hem de siit manasma getir. Sir~i 
a km: sancak arslam, Sir>i mader: ana siitii terkibkrinde oldugu gibi, 

§ir-i a km; SancakJardaki arslan gekli ma nasi ni ifade etmekle beraber, 
bizim «Gemi arslam* mealinde. de kullaniiir. Hulasa: Sir kelimesinin dela- 
let stdigi jeyler, bamba^ka ve ayri ayndir, Kendikrine delakt eyleyen. 

Iafzm bir olmasi, o geylerm de bir o]ma9iru gerektirmei. Blnaenaleyh bir 
kimsenin gordiikkrine bakib da T onlar da benim gibi [flsari, o halde otilar 
da bcnim gibidir diye, nefsine kiyasen hukum vermesi dogru degildir. 



261 

Cumle diem sin sebeb gilmrdh ^tid, 
Kem kesi zabdal-i hak ag&h $$, 



AS, 



«Biiiun a km, bu kjyas-i nefs scbebiyle sapitti. Ebdal-i ilahiden — yfi- 
nl; ,'\llah'in seek in kultanndan — pek ar kimse haberdar oLabildi.* 

200 



2li2 

j&L\jl* j_ji- j>^ IjUj( 

Hsmseri bd enbiyd berda^iend ) 
Evliyard hemgu hod pi7ida§tend. 

«Pi-.yt;fimherierle e^tttik davasjna kalki^tilar, velilert de kendilerl gibi 
&aiid]]ar,> 



243 
^ jLiji ^L tii^l iif 

am J f.. V M . $&$ J L 
Giifte inek md be§er i^on- Bfeget", 

^ijte hii de insami, onlar da. Bii de yemeye ve uyumaya mucluini/, 
unlar da dediler.> 



264 

Hesr /orfc! der miyctn M mtintehd, 

^Kbrliiklerindea sunn bilmediler ki, arada ucu bucagi buluumaz bir 
faik vard]T.» 

Gafki sahibkrinin, peygamberkri, velileri, kendikri gibi satidikla- 
rim Kur'an-i Kerim hnber veriyor 1 ; 

2111 



Yani< «8u uasil peygamber? (Bizim gibi) yemck yiyor, sarsida, pa- 
zarda gcz-iyor 78 * dedikleHni; keza : 

Yan! : «5iz de ancak bizim gibi insansiinz. Aliah kitab diyc bir 5 ey 
rnzai etmemi? ve sizin vasitamda gender memoir. Si? yalancidan baska 
bir §ey defilsiuiz 7 ^ diye yalan isriad etdiklcrini Kur'Aiumiz bildiriyor. 

Aradaki bu buyiik farki gcrmememn manevj korliikden ileri geldigmt 
ve sapikhgin bu cuhetden zuhur etdigini de Saaret-i Mevlana anlatiyor. 
Evet; elmasla kaldinm tasi da, ta§ olmak itibariyle birdir am ma; bid yu- 
ziik yapibp parmakda tagimr, obiirii yollara dosenip ayaklar altinda dg~ 
nenir. 

Ebdal-i Ilahiyye; Evliya'ullahdan bir taife imis, ki, yedi kid oludar- 
miij. tiller, yediler, kirklar diye sayilardardan yediler herhalde bunlar 

olacaktir, ticler ise {kutup) yahud fgavs) lie (imaman) dan i bare t imi§ ki, 
kutup yahud gavs, o a sir da k' - velilerin seckini, i ma man da onun tnuavin- 
leri demekmis.. 

Ebdale (Ebdal) denilme^inin sebebi; giinahlarinin sevaba, suretleri- 
nin ma nay a degi^mis oimasi imi§. 

Suretleri bir oian insanlarm manaca farkh bulunacagini layikiyle an- 
latmak 19111 HazreM Mevlana birkas misal getirip buyuruyor ki ; 



265 



j* a 



4t^>> 



lM* j*y jjj Jzt $ j 






Her dil gun zenbur hordend ez mekai, 
Lik §iid zan nig it zin diger asel 

*Her iki an, bir ycrdtrt ycdigi haldc bidnde 
yabiii igne bulunur, digediiden bal basil otur,» 



yani, e^ek ansinda — 



(13) 5 lire- j Purkan: 7. 
(Tajl Sure-i Yasiri: 1$, 



2U2 




Her dit giin dfiu gij/d FiDrdeiid *i db ; 
Zin i/efci sergin §iid u zan mi§k-i nab. 

"Her iki nevi ahii da ot yer ve su i^er, Lakin birinden yahnz giihrc, 
iibiiTvindcn balis misk bnsule geltr." 



267 

Her dii ney hordend ez yek abhor, 
in ycki hali vii an piir ez §ekcr. 

-Iki nevi k Fin 1 1 i;, bir dereden su i^tijji hflldc biri bo§tuT, digcri sck<-rh- 
doludur,* 



268 

Sad heparan i^g-unin c$6ah bin, 
Fdrk jan he f tad sale rah bin. 

«Boyle yik hbdercc misal mevciiddiir ki, ar alarm da yet mis yilhk fnrk 
vardii-.n 

Su ug misalde insan; anya, ahuya ve kami$a ben^etilmi§dh\ Anlar 
arasinda bal yapam oldugu gibi sade inssni sokani da vardir. Ahular urn- 
-sinda misk gobtgine sahib olam o3dugu gibi, ondan m ah rum olam da m«v- 
cuddur. Kamjdar ara&inda §fckerlisi ve ifi b«f tdani vardar, Biitijn IjtJiil.'i 
rin cinsleri bir, fakat nevilpri ayridir. Insanlar da |*kil, sCiret v^tabii ihti- 
yafJarma gore birbtrledne benzerien Fwkat imina vi; hakikatlerine nazn- 
ran aralannda bal ansi ile e§ek ansi, nrnik it\\\Suu i\v miski olrmyan ahu. 







geker kamifji ilc gekersta kftmif arasindjikl fufk k&dtti ayrihk vnrrlir. Onuii 
i(jin, di§ goriinu^iirie bakarak kafir i)c rflu'niini, bulla avAm iLu segkini hir- 

birine benzetip mukaayese etttieyjp kalkigtnamabdtr. 



2f>9 



, 



■ 



I 



Up jj tf-**^, **Jl J J^" O 1 ' 

in hwerf gerded peiidi 00 ctida. 

Van kored gerded heme niir-i Hu-dd, 

«Bu — yani r avamdan bin — yer. yedigi posa olarak kendisinden ay- 
nJir. Oburii — yani, havasdan olan — yer, yediklcri butuu il&ni nur olur.* 



270 

/n Ziored gerded heme buhl u hased, 
Van hored zayed heme ffe&ftf ehad. 

"Avararfan 4] an yer, yedi&i hasislik ve baaed olur, Havasdan olan yer, 
yedij£indeti Allah niiru husule gelir.» f . 

Yam, avamm yedigi, cismini kuvvetlendirdigi gibi k&tii huylarim da 
takviye eder. Fakat havassin yedigi, ilahi nGriann husulurie sebeb olur, 
£iinki vticudu takviye edecek olan yiyecegin azaltilmasi, oruca ve riyii- 
zata devarci olunmasi neticesinde ruh, manevi gida almaya ve ilahi olarak 
doymaya baglar, 

Biraz izahat verelim ; 

Orucun gegitleri arasinda bir (visal orueu) vapdir ki, iftar etmeksizin 

birkac gun ulama orut; tulmakdir. Aleyhissalatii vesselam efendimiz, as* 
hab-i kirami — zayif du§memeleri i<jin — bundan men'eder ve bir gun ye- 
yip bir gun oruc tutmak demek olan (Davud orucu) na tegvik ederlerdt. 

204 




Sahih-i Muslim'de Arar ibni As'dan naklch deniHyor ki : Benim iftar 
etmeksizin oru^ tuttuguro, biitiin gece uyumaksistiti narnaz kildigim Rasfi- 
KUlah (S.A.V.) e haber verilmig. Kendilerine rast geldfgtm vakit: •Yaptna, 
scnin gbziiniin de hakki vardir, nefsmin do hakki vardir. Oruc tut ve iftar 
ci. Namaz kil ve uyu. On gitnde bir saim ol, dokui giiuun de sevabim bul,- 
buyurdu. -Ya Hasulallab: ben kendimde daha fazlasi igin kuvvti buluyo- 
rum » dedim. -O haldc ( B avm-i Davild) tuU emrini verdi. ^DavQd nasil 
sahn olurdu?- diye sordum. *Bir gtiii oruc tutar, bir gtin iftar ederdi. Diiij- 
manla karsilasinca da kacmazdi,* diye ixahat verdi. Sonra da: *Her giin 
oruv *"t»Ji fl ru S tutmami^tiT- buyurdu ve bunu. iJu; defa tekrarladj. 

Yine Sahih4 Muslim'de deniliyor ki i Sallallabu Al&yhi Veselleni Haz- 
retlerinin savm-i visilden menine karji, ashabdan biri: «Ya Ea&ulaUab, 
aen araliksiz orug tutuyorsun ya> dedi, AleyhissalEit Efendimiz : 

-Hanginii benim gibisinii? Ben Kabbimin indinde gecelerim. Beni 
manevi nimttlerindEn yedirir ve i^irir.- buyurdu. 

Verese-i Muj.^mmediye olan evbyaullahdan bazilan da bu manevi gi- 

daya niii olduk3an icin, savm-i visale devaro ederler, fakat o husustaki 
Peygamberimi^in yasaklanna da uymak J£in h akgamlan bir M yudum su 
fie oruglanm bozarlax. 

-tlahi: seni yad etmek, a^iklarma en hajirk bir ^arabdir. O ^arabdaii 
gayrisi, muliabbel ve aytibk ate^ini sftndih-mek hususutida serab gibidir.- 

Keza Hazret-i Pii buyuruyor ki : 



271 



->-* i 



?* J 



j jJL -ii^i $ \ 



in ^£?mm-i pak ii an purest ii bed, 
}n feri§ti yak ii an divest u ded. 

-Bu ? — yani, mil' mi 11 — temiz ve siiraatp kaabiliyctli bir arazidir. ftbu- 
Til —yani, kafir— ise^ cnrak ve kotii bir ycrdir. Yine mti'min, melek gib* 
maismnditr, kMir ise geytan ve canavar mUilidir,* 

HaKrot-i Mcv]&n6 gu miafil ile Kur'*n'iri bit t«|blhfn* tolmlh edlyor : 



m 



Yani ; «0, ruzgarlan rahmetinin mujdecisi ularak gijnderir. ruz- 
garlar, agir luiluLlan yeritiden oynatmca da onlari olmiis, Irahmete muh- 
tic bir hale gelmi?) ulan memlekeie sevk cderiz, O buJutlar vi'isiiasiyltr 
suyu inzal ve yine o vasita ile her tiirlu meyvcleri yeti^tiririz, Boyle 
yaptigimiz gibi, oliileri de kabh-lerinden hciyfe cikaracagiz hi/., Umulur 
ki hunlari iyi diisiimip ibret alirsitu2 S0 .» 

Yani : «(TopragJ verimli) giizei memleketiti neb at i, Rabbin iu izuiyle 
fbol) tikar. Fena olaudau ise faidcsi pek az bir^eyden baskasi $ikmaz. 1$- 
|e ^iikredecek bir kavm h;in ayelleri biiyle ce^itH olarak a^iklanz 81 .* bu- 

yuruluyor. 

(Mevakib) tefsirinin ash clan (Mevahib-i aliyye) de miifesair Huseyin 
Va'iz diyor ki : 

iCenab-i Hak h su misalde md'niinin kalbini temiz bir yere, kafirin 
kalbini de kirli bir yere benzetmi§dir. Allah Kelaminiti bulutlanndan ya- 
gan va'i ii nasihat yagmuru, mii'minin kalbine isabet eyleyince orada hu- 
sule gelen taat ve ibMet nurlaiti, diger uzuvlarma da yayilir. Kifirin kal- 
bine isabetinde ise, urasi nurlanmaya kaabiliyeth olmadigindan, ieinde ol- 
sun, di^inda idsuii ise yarayacak bir salah zuhura gelmez.i 

Yine Hazret-i Mevlana diyor kj ; 



(HO) Silro.l A'rtf; 51- 
(H<> S£5re-i A'raf: 53. 



3M 



272 



Her dii suret ger bihem maned rev&st, 
Ab~i telk -u &b-i §lrinrd safdst. 

-tki taraf sttretiniii hirbiriiie betizemc&i caizdir. Ao siiymi da, taih 
sujun da dinuliiirii vardir.n 

Yari, yiiz ve goz itibariyle, kafir mu'irijne. mii'min de kafire benzeye- 
bilir, Nitekim aci su da berrak olur, tatli su da. Fakat iki suyuti berrak 
olmasj, Utlarmjn bir olmasiTu gereklirmez, Bunun gibi, suret HtbaiTiylc 
benzey.&n mti'min ve kafirin hakikatde bir olmasi gerekrnez, 



jU 



i. 



273 






§ina§ed &b-i hos ez §ure db. 

*Bilnii§ ol ki, tatli suyu ati sadan ayirt edecck oian zcvk sakibidir.- 

Bir suyun tatli, aci yahud tuzlu butundu^unu, anc-ak tatma duygusu 
?aglam olan kimse avirt edebildigi gibi; kafir ile mu'minin, hatla ava'm i\v 
i^vassin dir benzerligine kapilmayip, onlann hakikatlerini ayirt edecck 
de mSttevi zevki ycrinde olan arifkrdir. Yoksa zevk-i manevi sahibi olma- 

yanlar : 

274 

(J*LJ ij^ ^X» J! lj JJ _,* 

Siftrrd bd mu'ci^e kerde kiyas, 
Her du r& ber mekr pindared esds- 

•Sihrij mucbteye benzctitler, Her ikisinin dt- hik iizerine, yiiiii, hok- 
kahazh|a dayandigim saiiirLar.» 

Niiekim : 



207 



275 

Sdhirart-i Mtisd ez istfze rd, 
Ber girifti <;iin asdy4 6 asa. 

iMusa ili' iitilihan olmaya liidkssan Ml ait sihirbazlarij inad ve rauca* 
dele fikriyle onun asasi gibi hirer degntfk yakalamj^lsrdi.n 

QLinki baslangi^ta o peygamberi de kendileri gibi sihirbaz ve hokka- 
baz sanmislardk Halbuki : 

276 
jjjkj z. — **j? L*e j I IT L»* i> j 

Zin asd t& an asd jarkht jerf- 
Zin ainel td an ainel rdh-'i §ikerf, 

■<Bu ii si He onlarm asasi arasindn derin hir f'ark, Musa'mn mucizesl 
lie uiilarm iihri arasmdd uiiiii bir yol vardi.a 



277 

La'neftiUafc in am el rd tier fca/d, 
RaJimetulIah an amei rd der ue/d. 









tiSihi] 1 i ;; inin sonuuda Allah'm J;Vncti, mu'cize iiinin sonunda ise Al- 
lah' m rahmeti vardi.* 

Yani Hazret-i Musa'mn asasiyle baai harikalar ijhar ettigini goren 
Misir sihirbazlarj, ba^langi^ta Musa'nm mu'cizelerini de kendi sihirleri gibi 
sandiklan icin, Q'nun asasi gibi birer degnek yakalayip meydana ^ikrruj- 
Jardi, Lakin o asa ile, daha dogrusu onu kullanan el ile sihirbaz degnek- 
le-ri arasinda, Hazret-i Mtisa'mn i$i iie sihJrbazIarin hareketleri arasinda 
derin farklar ve uzak mesa/eler vardi. Hazret-i Musa'mn islerine Iiahi yar- 

2m 



dim VitkV " uluyor vo oau U:"y,d ■■■-,; o\ I SlhhWUrm barekwtJerini i 
Hahl lam' karijihyordu Gert;i Mu i m fliu'ni dfl df^uek, KihlrbaxIartH 
asalan da degnekdl amnia, bin, Musa'nin cltnde, oburleri birtakim bok- 
kabazlann elinde bulunuyordu. 

Bahis dolayisiyle hatira gelen bir niikteyi bildirmeden ge^emiye- 

cegim J 

Eski kitablarda, Hazre^-i Muaa i^in bir terceme-i hal yaziimi?tir, §a~ 
hia lard an iiyade, e$yaya ehemmiyet verecek kadar gaflet gostermi? bazi 
^udiliflenn beyimne gore: Haaret-i Adem cennetden ^lkarken, bir deg- 
nege da' narsk cikmig ve o degnegi omru oldugu miiddetee kullanmi^ 
VeJEalitiL-.L §it Peygambere, ortdan da tdris Peygambere intikal eden bti 
iisa. done d^ia^a Suayb peygiimbere kadar gelini?, O da bir miiddet kul- 
landiktan soura, goban olarak aldigi Haaret-i M&sa'ya vermi?, t 

Bunkn h masal diye ;5(Jyledi|imi ihtara liizum gormuyorutii. HazxeM 
Musa, §uayb aleyiiisselanun koyunlanni giidecekdi, Bir ^obana bir deg- 
nek lazimdir, O degnegi ner*!den ve hangi aga^dan. ister&t? keser ve kul- 
lamr, Diinya koyunlarini 5evk u idare icin, cennetden asa geiirmeye Iti- 
zum yoktur, §iipbesiz ki Hazret-i Musa da bSyle yapmistir. K&rajnel, asa- 
da degil, Musa'da idi. Hazret-i Musa bugitn mevcud olsa da, bir mu'cizu 
izhan lodft birimizin ^emsiyesini, yahut bastonunu yere atsayda, yine ya- 
pacagvm yapardi. Birakis, Musa'nin asasi bulunsa da, bugiin bialm eli- 
nii2e ge^seydi, hepimiz de onu birer defa yere atsaydik, nih&yet kirdirdi, 
fakat asadan bajka bir $ey olmazdi. 

Miielimerimiz ol&un h va'izlanmiz olsun, ta^i, agaci yukseltelim dar- 
ken, koskoca bir peygamberi kue,iiltuyodar, maalesef yaptiklannin far- 
kina da varnuyorlar. 

Bahse gelelim : 



,1 J'\ 



278 

K&jiran ender mura pu^itie tab', 

Afeti amed derun-i sine tab', 

*Kaliiler, miicadele ve inad hususiwda maymun tabSatJidirlar. GH- 
giis i^erisindeki tabiat, hir afetdir,» 

«Sohbet tesir eder, tablat de gorddgtinu ve ijitdigini kapar» derler. 
Yani insanin tabiatinde bir meyil vardiT ki, yasuk ^eylere de aktigi is"fn t 

bir afet gibidir. 






F: 14 



2un 



s 












*&&$fti 



Yani : .Guiana kalblcrinde Ijir maraz vardir. Allah da maradanni 
artirmijtu'. YaJan sbylemekte olduklan i$ia de onlara acikli bii azab var- 
dir 8 *,* buyrulmujtur. 

Tabiat baglanna simsiki bagb olan kafirlex, meyil dolayisiyle, gor- 
diiklermi maymun gibi taklide kallagirlar. iste mods, isle onun mukal- 
lidlerii... 

Misir sihirbazlan da Hazret-i Musa'mn harekeUerini taklide yelten- 
misler, iterisine civa doldurduklan bo? degnekkri giinese ka r §i birakmis- 
lar, hararetin tesiriyle civatun kizmasini ve degneklerin kirnddamasim 
halka yilan diye gbstermislerdi. Sonra Hazret-i Musa, asssini yere birak- 
ti. Asa kocaman bir boga yiktu oldu, Meydanda kimildayan degnekleri 
ve ipleii yutdu; ortada bir ;ey birakmadi, Bumm iizerine sihirbazlar* Mu- 
sanm yaptigimn sihir degil, mu'cize oldugfunu anladilar. giinki sihir olsay- 
di, kendi hiyleleri meydana cikacak, fakat degneklerle ipler ortada kalacak- 
dL Bundan dolayi secdeye kapandilar ve alemlerin Rabbi'ne iman etti* 
ler, 

279 

f<yy t -l^L. f ;/ ^^ 

f-utj ^j, j^ jf j^S jT 

Hergi merdiim mlkiined puzlne hem, 
An kilned kez mird btned dembedem. 

•Lnsanin yaptiJhni maymun da yapar, insandan tie gbrurse <mu tak* 
lid eder.> 

280 

geram Mrde Jei men kerdem $ii &\ 
Fdrfcrd key ddned an istize ru. 

« Maymun, ben de insan gibi yap tun sanir. O madei hay van, amdaki 
faxki nasi! tatur?- 



(flz) Sdj^i Bekara: 10 



210 



281 



/"■ 



irc Mmed ez emr u an behr-i sifts, 
Ber $er4 istize tuyan Mk riz. 

«Bu; — yani mii'mini kamil — mahza emit itfiat ijin yapar,- tUftrl 
— yani kSfir vt fasik — ise, miicadele ve giisterij obun diye yapar. { } K i 
bS in a dci vc taklidei adanilann ba^ina toprak sa ?l . 

Malumdur ki insanlann birbirlerine kar;i vaaifcteri eldugu gibl, Rub 
larma kar 5l da vazifeleri vardir ki, o da kuliuk, ve onun nj§anesi i)] [lt i 
ibadeidir. Imanlann avam guriibu, b-j vadfeyi Cennct ar^siyle V« C«" 
hennem korkusiyte yapar. Fakat ummetin seckinlerinin jae taat vt- ibl 
deli, ancak emre ita&t etmi^ olmak i^indir. l?te ibadetin yiiksek ve kullu 
ga layik elam da buduT. Ma'mafih, ibadetin hangi 5 ekli olursa olsun, hi 
li?ane ve muhlisane olursa, yine aahibi bakkinda faydalidir. Fakat gbriin 
rnek ve gosterij yapmak i ? in yapUan miinafikca hareketlerin, faydaar 61. 
mak 5 byle dursun, biiyiik asaraifeti vardir. 

Kur'an-i Kerim : 



-*t- 1 1 ' + « i>^r 






buyuruyor ki : *Artik kim Rabbine kavii^mayi iimit (ve arzu) ediy&rBO 
salih amellerde hulunsnn ve ctdi£i ibadctde (kimseyi) Rabbine ortak ct- 
mcsin 83 ,» demekdir. 

Munasebet dolayisiyle HaJret-i Mevlana, munaftklann bjlinden bab- 
sediyor : 



{S3) sttTP-i Kthf: n a, 



n\ 



282 
> jj Jflj* 1 jit. jl 

An mun&fik b& muvafik der nomas, 
Ez pey-i istize dyed to niydz. 

»0 mlinaltk, gerfek mii'minle beraber namaza geEirse de, i ha del i-gin 
degil, glister is i;in gelir.» 

283 

Der namdz ii ruze vii hacc u zek&t, 
Bd wviin&fik mii'minan der biird u mat- 

*Natnazda r oruijda, hacda, zekitda mii'minkr; munafiklarla ugra* 
;irlar.» 

284 

Mu'miTwmra burd bd§ed dkibet, 
Ber miinafik mat ender ahiret. 

-Sonunda mii'mlnier, munafiklara gale be ederler. Miinafiklar ahiret- 
de mat olurlar, yinl kavbederJer> 

235 

Gerfi Aer d& ber ser-S gek baai/end, 
Her dii bd hem merveziy {l rdziyend- 

212 









-Her ikisi — yimi mii'min lie mllnltik Mr njriin ti'^inda btilunu- 
yorlarsa da, birbirleriiie iiisbcUr (Mrrvp) It ve (Hry) li gibidirlor.* 

2B0 

■>jj ^^ f^* tij- *5'. ^ 



r 



L 



3' J / 



£^ 



Her yeki suy-i mdk&mA hod reved, 
Her yeki ber vefk-x ndm-i hod reved. 

-Hcrbiri ketidi makamma ve kendi namma Scab etdigi yere dogru 
gider.» 

§u be$ beyitde denilmek isteniyor kl: Gers;ek mii'min de namaz ki- 
lar, g6steri§gi miinitfik da. Fakat her ikisinm kili§i arasinda, nisbet kabul 
etmea fark vardix. Mii'min namazmi Allah nzasi i?in eda eder. Miinafik 
ise Hakk'in cmrini degil, halkm tevecciihiinii ve hiisnii zanmni dujiiniir 
§u dii$imce ve hareket, namaza da inhi&ar etmez. Orucda h hacda, **J*fit- 
da, Allab'in diger er/iirlerinde de boyledir. Onlann ifa&i i^in de miitiafik- 
lar, mc'mmlerle ber&ber ugrajirlar, didinirler, yorulurlar, Lakin netiee- 
de, yani ahiretde jnu'minler kazamrlar; munaiiklara aneak ugfajmalftrj- 
mn yorgunlu|u ve nifaklannm nedam^ti kahi, 

Mii'mfnle munai;Jiin bir araya gelmeai, mesela Tiamai kilarken bir 
&afda h belki de yanystna bulunmasi, birisi Merveli, digeri Reyli iki ada- 
mm, bir oyun esnasmda kaqu kar§iya otuTmasma benzer. Oyun masasi, 
Merve lie Rey §ehirlerini ve Merveli ile ReyUyi birbirine yakla§tiramadi- 
gi gibi, naraa^ safi da iman ile nJfaki ve mii'min ile miinafiki birle§tite- 
mez. Oyun bitince, oyuncularin ayrJip i^lerine, gii^lerine gittigi gibi, na^ 
maz bitince de mii'min ile munafik aynhr. Birisi imanin, digeri nifakin 
goUirecegi yola glder. 

287 

^l/^ jj&*- -^^ LT^i^ 
j^* ^fi j ^p jib-, ji 

Mii'mineg hdnind cane§ ho§ §eved, 

Ver tnuriAfj}k guyi pur ate$ §eved. 

*BiJ-ine mu'mji) destJl^r, rilhen miltelcizii *lul, Uo§una gider; f*lc*t 
miinafik diyecek wlsan h.id'detlisiilr, ate§ kesilir.* 






21 :> 









288 

■^■J ^''3 J 1 VJ^ 1 f\ rl 

iVdm-i a mafc&^E> £2 ^dt-i veyesi, 
N&tfr* in rnebg&z z'afdt-i veyest. 

289 

Mm tt ©di; ii*mim u nun te§rif nist, 
Laf^i mu'min tiiz pey-l ta'nf nist ' 

yo^m^uf" 1 ^^ {m ' ** m ' '■ n) harf, * rind ' i-*M 

* * 

290 

&>* -^ #J ^V ^ j Jr 

Ciln miindfik hamye§ in lajz*\ dUn, 
Hem-giL kejdilm mi haled der enderun, 
WW** miutffak deyiace, bu ktttt Ufa, ^b gibi om]a .^^ 



MS 



kaj 



291 

Ger TCe in nam %$fc£fc« dHzahast, 
Pes $ir4 dervey mnz'ak-t dilzzkast 

d$i« hu bim -.ySttJ mitoA** lifta— cebenuemden *elmiyor sa 
da ncden celiennemi bir tad vardir?. 



on* 






214 









Malum ya (iman), inanmak dcmuhdir. AUah'in varligim ve birligird 
ppygambcrinin sjdk-u niibijvvetini, tcbligalmin dogrulugund kalb tie tas- 
dik ve dille ikrar eden bir kimse, (mui'min) sifatim kazamr. Nifak ise, 
inanmi^ goriinmekdir. Eski munafiklar biiyle idi, Bir de yeni munafiklar 
var ki„ eski miinafiklann tarn tersi. Eskiler, inanftiazken itianir gorunur- 
lerdi. Yeniler, inamyorken tnanmaz gibi davraniyorlar. 



- 



Moda dinsizlerin bak hepsi, 
Eski erb&b-i nif&ktn tersi!. 



Kadi Beyzavl merhurn. ehl-i uifak hakkinda ! 

-Miinafiklar, kafirtcrin en habisi ve Allah'm en xiyade gailb cttisi- 
dir* diyor, 

Pcygamberimizin asnndaki niiislumanlari, iijtimaiyat bakimindan 
tedkik edecek olursakj tegkilat itibariyk dort frkadan ibaret gbriirdz. Bun- 
lardan biri (Muhacirin) diT ki, Mekkc'den vesair taraflardan gelip de 
Medine'de yerlegen kim&elerdir. 

fkinci ve u^un™lerii Medlne'nin yeTHI^ri buiunan (Eve) ve (HazrecJ 
kabilekridir ki, bunlara miislumanlLgin intijanna yardim etdikleri !§!», 
(Ensar) denilmijtir. 

Dordunciiler ise: Medineli {Abdul J ah bin. Ubeyy bin Seliul) iin i da- 
re sindeki munafiklardir, Ewelkiler ne kadar halis ve muhlis mii'min ise- 
ler, bu dordiineiikr, o nisbetde miirayf ve miinafik kaf brier AL Fakat Hak- 
km vabdaniyyeiird ve Peygamberin Ktdk-u niibiiwetird dilleriyle fkrar 
etmekde olduklarmdan., kendilerine bir gey yapilamiyordu. i^lerindekl 
hab&set bilindigi halde, dig hailerine goz yumuluyordtL Onlar ise, resm*n 
miisliiman gorundiikleri halde, hoglarma gitmeyen cihetlere Itiraz ediyor- 
lar, ellerinden geldigi kadar Islami yiltjr.aya ^aligiyoTlardj. Masela, Uhud 
Harbine giderken, munafiklarin reisi tbn-i Scliik keadisine tabi 300 mii* 
nafikla ordudan ka^rni? ve islamda ilk harb kafagj iinvamm kazamnig, 
la kin §u hareketiyle islam ordusunu maddeten 2ayiflatmigt!. 

Keza, Miireysi gaavesinden dontilurken (Cehcah-i GifarT) Tiamindn 
bir muhacirle, (Sinan bin Ferve) isminde bir ensari arasinda ijikan bir 
kavgayi vesile ederek, Aleyhissalat Efendindzin ve bileiimle muhacirinin 
Medine'den eikarilrnasini te^vike kalki^mig, Sure-i MLinaiikuride hikflyp 
buyuruldugu uzere : 



tmat^^M 



-Egcr Medine'y* doner.sek, andofeuu, up ;i>refii ve kuvvellr obtn (i- 
miz) otadisii en hakir (ve zajf) olam muhakkak £ikai-acaktitH* d.iyerek 

asiz olarak keridisini, zelil olarak tfa baja Hazrei-i Peygamberi ve mn- 
hacirteri kasdeylfcmijdi. 

Garibdir ki bunun oglu, ve pak-hSlis bir musliiraan olan (Abdullah) 
babasinm su hezeyaru Lizerine, onuvi devesini sokertmij, kendisinin rezil 
ve Rasijiullah'm aziz oldugunu itir&f ettirmi§tL 

Keza lu herif, bir giia Hazret-i Ebti .Bekir, Hazret-i Omer, Hazret-i 
Osman ve Hazret-i Alt 'ye yclda rast gelmi§ ve herbirinin elini tutarak, 
dalkavuklukda b1.1lunin.u5 ve kendilerina yalandan hiirmet gostermis, on- 
lann : 

— Allatvdan kork, mCinafikhk etme, demelerine cevaben, kendisinin 
hllis bir rnii'inm oldugunu soylemek yalancihgi irtikab ctmis, dolayisiy- 
le de Sure-i Bakara'daki $u ayetler nhtil olmujtu : 



^ij&V*U$%* 



t r"> 



,#,>£ 



m ? - * v k-< . / , >^rJ A f *> *> & f *>£> ,v 



(84) 5£re-l Miinfiiikuii: S. 



3!fi 



Yani : *tnsanlar arasmda bir takimlan var ki, Allah'a v« kiydmH 
giinune imaii etdik diyorlar; halbuki onlar mii'mhi d*£ilkrdh\ 

Akillarinea ALlah'i v« >man edcnleri aldatmak istiyorlar; lukin tir 
fislerinden bagkasmi fildataniiyorlar vc boyle oldugunu anlamiynrliir. 

Onlann kalbleTinde nifak hastahgi vardir. AH ah da mi farm hutlU< 
gim artimn^tir, Yalancilik etdiklerinden, onlar i^in aci ve dehfetli Wf 
az£ j vardir, 

Otilara ; Yeryiizdnde, mitfsttlik etmeyin denilince, biz hakiknlrn »« 
lih ve mufclih kimseleriz. dtrlEr. Malum olsun ki. onlar >ok mu? J^Ui im 
lar, hakikaten miifsitdirSer; lakin miifsid nlduklariiii da bilnieiU-r. 

Kendilerine, hcrkes gibi sii de imati edin denilfli£i vakit: liiHukiiu 
akilsuhirin imaii ettikleri ffibi. bi7 de mi manalim? clerlcr, Mnlum cilhiin 
ki a ill sdih ve akilsiz olanlar hakikaten kcndilcridi)-. Lakin bbyk' nlduk- 
lanni da bilmezler. 

Mii'miniltrf rastgcldikleri vakit, biz de imi'imniz derlcr. JjeyUmUiriy' 
la yalniz kalmca dai Biz, emin olim sizinle beraberii; muslumaiim di>i'- 
rek, mil >lilm siil aria hakikat*n egtcmyoruz, derltr. 

{Asil) Allah, onlarla Lstihza eder ve taskitiliklari;, azgmhkliW l(tn- 
de serseri dula^malarma miihlet verir. 

Onlar, o kimsclerdir ki, hidayeti bir a kip, dalaleli nlmi^lRr da, *li>- 
veriijleri kar vermtmijtir ve kendHeri dogru y»lu bulamami^lardir^ ■ 

Bunlarm surcta musluman goruiimelerinin, miisliiEianJigi kcucliU-iiiM 
siper yapmak emelijOe oldugu, 



*:>.>< 



Yam : «Jnianlarirn kcudilcrine kalkan yaptilar BC .» ayetiyle bildlrll 
mi?; 

■Onlar dii^inatidir, kcndilerinden sakin",* cmriyle de m^hiyellfdnln 
du^manca oldugu a^iklanmi^; 



{65} SiVe.i Bskw*; ^ia, 

(£9) Siire-J Munilfikun; S. 
(67) Kfirp-I Milnfifihun: 4 



217 






>~4 



*S 1^. 



£££'■ 



rf>t *- 1< V 



J- 






•Onlar hakkinda, All ah 'Jan magfiret taleb eylesen de, eytemesen do 
miisividir, Allah on I an hi $ bir vakit affetmiyeccktir 815 .* ayetiyle, bunla- 
nn magfur olmiyacagi; 

Yani ; Ǥiiphesiz milnSfiklar, Cehennemin en derin tahakasmdadir- 
lar B9 .» vadiyle de getin bir- a^aba carpilacaklan bey an buyurulmusdur. 

I§te bu vaaiflarla muttasif oten munafiklardari herbiri, o yasiflann 
hepsini cami bultman munafik Jafzina muhatab ohjnca kizar ve o bitabi 

firkin goriirler. Halbuki '. 





292 








£** 


■?' o/- 31 js 




Cf. 


ra« 


-*' 


- i' .1 


^"i 


■ " 





Zi§tii in nam-i bed ez hdrf nist, 
Telhii an db-i bahr ez zdrf nist. 



$ 









•Mlinaftk lafzimn iprkinlig!, lafzimn ve harflerinin teslrinden degil- 
dir; nilvkmi deniz sujunun acihgi da konulan. kabdan degildir.* 

293 

: Hdrf zarf timed der u mdnd fu ah, 

Bahr-i ma'nd i'ndehu iimmillkitdb. 

«Harf, zarf gibidir, !Vfana T o znrfin icertsindfikj suya betizet-, Maria do- 
nisi ise Allab'in yanmda sabit o!aa ummu-iibkitabdir,* 



f 



<8S) Eilr*-[ MiihSfikun: 6. 
(33) B&ta*i Ntsa: 143. 



: 



FT 



!<hl,, ;i . k\VJi eyve) Boylerdlralstl kl, bir idifnn m I'min dcnilince. hti- 
§una gidcr. riiimaTik deniljnce de cam Bikilu-, Hwlliuki itui'min latum] ic ? 

kil eden barfle-rde bir tyjlik elffiadj|jfi gibi, rrumitfii, kfluuesindeki harf- 
lerde dfi bir kotiiluJ: ynfctur, Jwfkr, raanali nti IniIiIu v W«hj ms.Eabe i 1 
de kabr. Bir kdimedeki iyibk ve koluiuk, harflerin defiil, mananin tcsi- 
riyJcdii. Mestla, toprak bir ganaga konulmtss §ekcr ^erbL-tinin tadiligi ikv 
kristal bardak igindeki demz suyunun acsbgi ve tuzlulugu, ^anagm vi' 
bardoiiri tesirinden degil, §erbetin ve deniz suyunun asi^ndaki tathlik ve 
acilikiaridir. Evet, hai-fler ve onlann te§kil ettigi kelimder, mana zarfi- 
dir. Hem de onil temimiyle dolduramiyan bir zarfdir. Messed su lafzi, k» 
*T;atiii bayat sebebi olan bir mayii batirJatir, Kev'ini ve leazetini gfial;8J 
n:ei,leklc beraber, c mayii £&7umuzun oniine ^etirir. Demt;k ki su liij/i 
su; r urj msnasma zarl ve bardsk gibi oluycr. O burdagin bize gost.^rii]i^. 
isledigi suyun menb&'i ve denial ise. Allah yanmda sabit dan umm-ul 
kitabdir. 

Umm-iil-kitab r.edir? Bu tabir (Sirre-i R&'d) dek: : 



* 1 f 









>C 4*«Se 



Yani : ■ Allah dilcdipini mahveder. istcdigini sabit kdar. (JmTn-lil-ki- 
tab ise onuii indindedir S(i .» Ayei-i kerimesinde vakidir. Ayetin vist taro- 
finda ise : 









Nazm-i CeHH vardir ki: -Higbii- peyg amber, Allab'm imi olmnksixm her* 
han'gi Mr a vet getiremea; (yahtid bir mu ciic iihar edeine/.) Her vnkliii 
yazilmi^ bir Eiiiliiuii vardif 91 .* mcalirtdedir, 

§eyh Ruzbihan-i Bakli (Kuddise sirruhu) demijtir ki: ■Evliyanm ke- 
rimeti de boyledir. Hi^bir veli, Allah'dan mc'zun, olmadik^a, bir kerfl* 
met gbsteremez.* 

Cmm-i;]-kitab Miifejsdrlerln kavline gore (I,evh-i maMuz) dur ki, 
ilahi takdir He olmug ve olacak iglerin tafsil levbasi, tabir caizse cedvir- 
li, yabud t^rifesi demekdir, 

Bu le\-ha iistunde mahv ii isbat suretiyle bazs degijikbgin vukCia grb 
digini, Cenab-i Hak gu ayetJe baber veriyor. La kin bu baber. 



OP1 Sdraj Ra'd: 3& 



: ;■> 



ft •-' il^l'^ 



Yani ; -Allahiii siiniictiiiJe asia degbjikjik bulamazsui 12 .^ ayetiyle 

miitenakiz gibi goriinuyor. 

Buna cevab veriUyor ki, ilahi takdir yS mutlak, yahud mukayyed ve 
muaiiak olur. Mutlak olursa, hiebir auretle degi$mez, Mukayyed ve mu- 
all&k bulunursa tebeddiil edebilir: *Sadaka be I ay i defeder* hadis-i gerl- 
finds oldugu gibi. Mesela, ezelde bir kimse i$in, filan vakit §u belay a ug~ 
rayacaktir diye takdir edilmis, fakat sadaka verecek otursa, o belay a ug- 
rarruyacaktir diye de kayid altina ahnmi§. Sonra, o ad am sadaka verdigi 
tgfa, o mtikadder belay a ugramakdan kurtuluycu 1 ; umm-ul-kititb'daki ona 
ait madde de muttek degil, mukayyed oldugu igin degi^iyor. 

Diger cihetten : 

■ Said olan, anasinm karninda iken, yani daba dogmadan saiddir. §o 
ki olan da an as nun karninda iken gakidir, tusaiiLarin sa&det ve gekaveil, 
ewe Id en mtikadderdir.» Hadis-i Serifi delate tince de, mutlak olan takdf- 
rat-i tlahiyye degismiyor. O balde, zarf olan harfterin ve keltmelerin ih- 
tivaya cab^tiklari manalann asli menbai, ALlah'm jndinde iimm-ul-kitab 
oluyor. Orada said, yahud §aki; yani mu'niin, yahud miinafik olarak ya* 
Salmis, ^ahislar, burada sureta bir arada bulunuyor. Lakin ezel£ takdir, 
ortlann hakikaten birle§mesine engel teskil ediyor. HazreM Mevland da 
Ijil bakikati bey an icin, soyle diyor : 

294 



>U^ 



Cj^. a 



u;l. 



Bahr-i telh u bahr-i j#fftf der cihan t 
Der miyan§an berzeh u layebgiyan. 

■'■liiin y.'nl.i aci ve tath denizlei vardir. AraJamida bir berzali haildlr 
ki. btrbii-liio kansiiiazlar.» 

Siire-E Rahmandaki : 



(92) Sdr«-i Fetih: 23, 



220 



Yani ►(SuyU acj ve tath) iki dciii/l hi i hi rim JuiviimisuU ii/rri' s:dt- 
vermi§1ir, (Boyle iken) aralaruula ycltdi^n in< IrfdVU/ rtnu-yn mimi bir 
perde vardir^.i ayetterine tebnib ediyor, 

Bu Syetterdeki babreyuden maksadin, hangi denixler uldugunda mu- 
fessirler ilitilaf etmi§; kimi ?at nehriyle Basra Koricviii] tejkil edcn Baln-i 
Faristir. Nebrin tatb sulaxi epeyce bir mesa f eye kadar, denizin tuzlu su- 
yu ile kan^maz, demi?. Kimisi r Bahreyn He $ap ve Far is. denizleri kasdc- 
dilmigdir manasim vermis^ kimisi de ifadeyi mecaie hamlederek: Bab- 
reyn, zevceynin nutfeleridir ki h onlardan iuci ve mercan gibi, kiz ve o^- 
Jan eocuklar do|ar marjalanm rikarmiglardir. 

Hazret-i Mevlina, c denizteri ehl-i nar ile ehl-i nur, yani cehenuem 
ve eennet balki diye te'vil ediyor. Sonra da soyle diyor : 

JSj ,jH ^j 3BH y* C'} £$* 
• sJ- - i< jj ^'j i/ jj j-*j ^ 

Dun fei in her du ziyek asli revcm, 
Bet giizer zin her du rev t& asl-i aw 



•Malumun olsun ki bu iki denix; bir asildan, btr menbidan 
eder. Sen ikisinden de gef. On)anii kaynagina kadar git.» 



/.iiliui- 



Cer:ab-i Hakk'xn (Hadt) xsmi de vardir. (Mudill) ismi de. Bunlanti 
herikisi i^in mazbar, yani hiikurriieritiin zuhur edecegi y*i? lazimdir. Hii- 
di ismi mu'minde tecelli eder, onu hidlyete goturiir. Mudill ismi, tftttfift* 
fik ve kafirde zuhur eder ve onlari dalalete sevkeyler. Ey salik; SOQ bu 
mazharlara degil, onlardaki zahire bak. 

296 

Zer-i kalb & z$r-\ niku der ayar t 
Bi mehek her giz neddnl zi'tib&r, 

«Kfdp altini da, halis siltitu da mehenk ta^ina vurmayinca, antiyu- 
mazsitL.* 



Wi Sare-t Rahman: 13-20. 



221 






IM« 



297 



d^ ^ L 



JB- ^J 



!/y 



• Binli-m* Ji.kitia arasmda, ufak bir i;Hjt pnr^nxi Hfcjjt y iriiH'c 
hi.ssi, diiii bilir ve bulur.» 



L'jilillltMl 



J * ^ 



A\i 



Herkird der can Hudd binhed mehek, 
Her yakm rd bdz d&ned 6 zi§ek 

-Allah, her kimin ruhuna mehenk ta 5 i koymussa, q kimse, yakini 
slibhedcii ayirtedei\» 

Mahimdur ki altiiun sahte. y&hud kangik olap olmadigmi, ayarmin 
ne kadar bulundugunu arJainak i^in, mehenk tasi laaimdir. O ta§'ve iis- 
idne dokiilen asit olmaymca, en miilehassis tahminciler bile aldamr. He- 
le bu igle rne^gul olmayati kimse, bazan parlak^a bir madeni bile altm 
sanir. Bunun gibi, mii'min olsun, miinafik olsun; muhakkik olsun, mukftl* 
lid olsun, adem evladi, suret itibariyle birbirine benzer, insanlarm me- 
henk tag) da ; ilm ve msrifetdir. Bir kimserdn imam ve niiaki, o mehenk 
Ut, yani (ahkam-i seri'ate) ve (adab-i tarikate) tatbik ile ufagfae. O &ii 
bik de ancak ilim ile olabiHr. Husibiyie Cenab-i Hak, bir kirmenin kal- 
btoe, insanlarm icyuzlerini ve hakiki hallerini ke§fedebilmek hassasmi 
ihsan eylerse; o zat, gdrdugu cehrelerin halls mi, yoksa kalp mi oldugu- 
au anlayiverir. NitekLm, Hadis-i §ertfde; mealen : -Mii'minin ii rise tin* 
den, kavrayismdan sakimn, Ciinki o; AUah'w nvaiyU nazat- edev» huyu- 
rulmu§dur, 

298 

Der dekan-i zmde hd§dki cehed, 
Angeh dr&med ki birune§ nihed. 

-Diri bir ftdamm, haiti hayvamn agzma bir ? 5p kacacak oUa, onu $i- 
karmayinca rahat edenier.* 

299 



Der liezdmn iShma yek hd§dk4 hurd, 
Qiin der timed hiss-i zindc pi?y biibiird. 



222 



Bir insan yemek yerken, bir hayvan da yeuitai krstinrkcn, ajczmn bir 

(ji'P par^HEi girecek olsa h mliteaddid lokmalar aroif.mda onu bulur ve ^iku- 
nr, Gdrmedi|i % r e agzins girdigini bilmedigi gopii, ancak hi&sinin yardi- 
miyle anhyabilir. Bujiun gibi, bir mii'mloi kimil de, bir^ok ferdler ara- 
sina kanjmij bir miinafiki. kalbindeki manevf hissin sevkiyle ke^feyk'i-. 

jiff <y\ j^jj- ^"j j*** 




Jiiss-i dini nerdubdii4 ds man. 

*Diin>a ile ilgili his, bu cihimm; din ile ilgili his isr. a&umemin (gfl- 
ixim) merdivenidur.a 

Vani, insandaki tabii hisler, sahibini diiaya ile ilgili isteklerc yiik- 
seitebilir, Mesela gosdeki gorme liissi. insana seiamet yolunu gosterir. 
Kulaktaki i§itmek bis si, tehlike seslerini duvoiruT. Agizdaki tatmak his- 
si; aciyi, tathyi f tuzluyu, ekgiyi ayirdettirir, Diinyevi hiskrk. bbyle ij- 
\er goruidugU gibi, dini ve manevi hisler vasitasiyle de maneviyatda te- 
rakki husuk gelir. 

301 

5ihhat-i in his bicuyH ez tabib, 
Sihhat-i an his bicuyid ez ha bib. 

«Bu hissitt sihhatioi hekimdeii, bteki hissin sihhatini dostdrm titb-t. 

Yani itisamn tabli blalerinden birine bir hastahk aziz olsa, mcsel^ 
pozlerine za'f gel&e, yahud kulagi agirlagsa tedavi i^in bir goa hekiminu, 
bir kulak mutehass-issna muracaat lazim gelir. Hasta olan uzvun Sfiyet 
bulmasi icin o hekimden flSg istenir, Tabii hisler boyle oJdugu gibi, ma* 
nevi hialerin de hastalandjgi vardir. Mesela bir t&kim kimtelcr goriiliirki, 
kih knk yaracak, igne goziinden Hindistani scyrvdtvi'k kadnr BaKlurindp 






gorme hi^i yardir. Bummla be ruber \tu\ il, itki v.- ni^nrvi >iik cfiL^Llirr War- 

gisinda ana dan dogma korler gibi kalidar, Vn 



K, 



: i^£n^C&&± 



Yam ; • Onlarjn gbzleri vardir, lakin onunb gormezler' 1 .* Nazm-i Ce- 
HHndeki hakikati tecessum ettirirler. 

•Allah onlarin kalhlerine de f kulaklarina da, miihiir basmijtir. G&x- 
lerinm iizerinde fair de perde vardir. Eh bbyuk azab onlardir* 5 .* 

Haz-ret-i Meviana Mesne vinin diger bir yerinde bu perde n in ne oldu- 

gimu bildiriyor ; 

Qiin garaz amed hiiner p-Q^zde §ud f 
Sad hicdb ez dil bezuy-i dide sdrl. 

"Garai gelmce hiiner ve marifet ottulii kalir. Ciinfci auhur cden ylte* 
I^tcc pcrde gbz iiniihe gerilir» diyor. 

Nefsani ve $ehvani bir takim garaz perdesi goz oniine gerildi mi, gor- 

uii! siihasi daralir; hak ska tier o perdenin arkasmda. kahr. Fddir fildir ba- 

kan goiler o hakikatleri gormez olur. !ste asil kaldinlmasi lazim gelen 

bu iifvdeletdit. Ha ere M Pir r dunyevi ve dini hissiyatin sihhat ve selame- 

mm ne ile husiile gelecegini de beyan icin diyor ki : 



302 

- * i 



Sihkat-i in his z\ ma'murfa ten, 
SthhatA an his z\ to, hr'i b 4 beden. 



C&4JJI Sfirej A'rif: IT a. 

(95) Sure-i Bekara: 7. 






• Tuhii lii'isin silihati, budcnin afivfliiitlYiltr. Dint vi> nijnevl hissin sih- 
bati isc cisiuiii tahribindedir,* 

Insan afiyetde olur, viicudu hastahkdari sah'm bulunursa, o kimsenin 
tabii hisleri de sihhat ve selametini muhafaza edei\ Fakat manevi hisler 
d^nilen hallerin zuhQru. ve sihhati; i bidet, riyazat ve mucahede ile miim- 
kundur. Mesela, oruc tutmakj ag durmak ve raideyi bo^ birakmak demek- 
dir. Bakihrsa; a^hk, insani zayif diijurur ve cismini harab eder gibi gtirii- 
nur. Halbuki hi^ de boyle de^ildir. Keza hepimix, tok: def a tec rube etmi- 
s;zdir ki h oruclu bulundugumLiE Ramazan giinlerinde, ruhumuztirt kuv- 
vetlendigini, maneviyatimizin viikseldigir;i de fark ederiz. Hele if tar sof- 
rasma oturup da top atilmasim bekledigimb birkag dakika zarfinda, fev- 
ka3ade bir nes'e duyanz, Demek ki ornca devam etsek, giinduz yemedigi- 
mizi iftarda ve sahurda fazlasiyle gb'^urmek siiretiyle de^il h cismanl gida- 
mizi azaltmak sartiyle oruclu bulunsak, mane\- T i zevklerimiz artacak h hem 
de sihhatinnz duzelecektir. 

Hazret-i Mevlana, bah is muna&ebetiyle riyazat ve miicahedede bu- 
lunmarun faydalarmdan bahis a(jarak diyor ki : 

303 

■ 

Ey kuniik cdni ki der i§k-i me&l, 
Bez'l kerd o k&niim&n u milk u maL 

«Mea! vc rnana askiyle baniiRiamm, malitu, miilkijnit harcayjp ta- 
sadduk eden cana ne mutlu!» 

Cenab-i Hak, mealen: -Bizlm i^in miicahede edenleti, yallanmiza el- 
bet de bidayet ederii,- va'di kerrminde bultinuyor. Demek ki mucahede 
ettneniri, Allah yoliinda fedakarlik gostermeniii neticesi hidayete viisul 
oluyor, 

MycShede nedir? Ugra^mak manasi nadir ki nasil olacagi, §ahsa go- 
re degijir. 

Dujmanla ugrasacak bir askerin vazifesi, kumandam tarafmdan; 
derdle ugra^axrak bir hastamn hareketi, hekimi tarafmdan tayin edildigi 
gibi; Hak yolunda ilerleyeceic bir sllikln mucahedesi de, miir^id-i kamit 
tarafmdan taril olunur. Kendi kendine ve kitabdan okumak suretlyle 
mueahedeye kalkisan bir kimse, akhna estigi gibi hareket eden bir aske- 
re, kendi ken dini tedaviye saltan bir hautaya bener ki, tehlikeli bir !je 



F: 15 



22T, 









giri 5 mek h belki de tehlikemn tain orlasirm dujmi-k uUlp, Hir salikiu inU- 
cahede&lnin xniirsid emriyle olmasi liizumum] anlalmak i^in, Hazret-1 
Pir: *Ne mutlu o cana* diyor. 

Can: Mevlevilik istiiahlan cumlesindendir ki, (Ncvmyaz), yini yt - 
nl dervl| clmuj kimse d^nekdir. Sebebi de $udur: Malum ya, ilm-i bfv 
yanda bir (Kevniyyet aJakasi) vardir. Bir geyi, ya evvelki," ya sonraki 
hahyle 2l kretmeye (Kevn-i aabik) ve {Kevn-i lahik) alakasi tabir Ver- 
ier. MeselS bir anne; sagli, sakalli oglunar Bizim cocuk! der. Onu evvelki 
JaSlivle zikreder. Keza, Hicaza gidecek bir muslfiffifcis (Haci) derler. Onu 
da, sonra alacagi vasf f]e zikrederler. 

Bir dervism intisabi neticesinde, kesafet-i dsmanivyeden kurtul- 
ma Sl ve letafel-i mhaniyye kajanmasj, belki de ba$tana 5 ag, rfih kesilme- 
si lazimdir. I^te sulukun ba 5 lan£icinda dervi^e (can) tabir edilmes; me- 
cazi ve teberriiki bir adJarubrmadir. 

Gelelim (A ? k-i meal) e: Hazret-i MevlanS, Mesnevfnin diger bir ve- 
rinde : 

«Rabb-U] aleminin mattela* denizi ve dinfn geyhi (El ma'na Huval- 
lah) demi ? dir*. Bumi aoyleyen (Seyh Attar kuddise sirruhu) dur ki (Es- 
ramamej unvanh kitabmda ve mealcn bir beyttnde, soyle demijllr: .JlS- 
hi; Sen manasm, Sendcn ba 5 ka lier ijey isimdir ki, Sana delalci eder. Sen 
Lir hazinesiii, butiki SI em de iilsimmdir.- 

Malum ya, harflerden te^kktil eden. kelimeler, bker manaya dclaJet 
ederler. Mesela (Cami) kelimesi, bir^ok islam mabedlerini batira getirir 
Keza aan'at eserierinin herbiri, kendi Miiessir ve Sani'ine ddaletde bu- 
lunur §u varkkJar ve 5 u mahlukkr da §uphesiz ki SSni-i azama delalet 
eder. f 5 te lafizlar, kelimeler gibj olan $u yaratikkrm herbiri, varl,£m« 
ve birligine delalet ettigi ifin, Hak siibbJmehu ve Te&la'ran birer jsnl, 
Cenab-i Hak da onlarm meali olmu§ olur. 

Bir sUlikin: 






Yani ; -Sevdiklerini/dcn infak vc tasailduk etmedik S e (iyilige) hirr ii 
hayra kafij-yen nail g] a m»wii,«» . Nazm-! KerJmi muktesasinca; mail- 
ni, mulkunu, hatta ciamini ve hayfit™ feda etmekd«n geri durmamaa; 
ne mutlu bir 5 eydir! Miicahede esnasmda, viicudun zayif diismasinin 
ruhun kuvvetlenmesine vesile dacagmij fedakarkk mukSbilinde, hem d* 
buyuk mukafat bulacagim izah i S m, Ha^ret-i MevJana, birkac misaJ irSd 
ediyor : 






(to) Sarc-I Al-i ImrSur 02 






228 



301 






Ker-d r:ran h-dne befir-i genc-i zer, 
Vez heman gence$ knnsd ina'muT ter. 

«Mese'" bin; define i?in ; evinl barab eder; lakin buldugu limine lie 
o hariibi 1 ilit indeu daha mimur yapar,* 



305 

*j^*P ^ s*is 'jj^ ^ #a 

Abra bubrid ii cura pak herd, 
Ba'de zan cuta tevan kerd &b hard, 

«Biri de suyu kesip, dcreniD yBtagini temizler, urtdaa sonra, temir 
ve icilwek suyu saliverir,- 

306 

- 

P&strd bi^kd/t pej/fcdnra fce^irf, 
Post-i td^e bo'd eJ'dnej ber dcmiti. 

«Biri de dcriyi yarar, saplanmrg oku cekip tdtanr, Ondan sonra tyl 
le^ir, yetii dcri peyda olur,» 

307 

KciE'a 1/iT-an Hrd ez Hfir sited, 
Ba'd eieafl ber sahte§ sad burc u sed 

221 



-Bin de, mcseli bir iiiikimulur, kiilcyi UiUrih mlotek kafirdeii alir, 
swiira qnu tamir edcrek yiizlercc bur$ ve sed iLivc tder,* 

HazreM Mevlana 1 , mikahedenin liizumundan bahseyledikden, neti- 
cesi hakkinda birkag misaJ irSd ettikden sonra, Ilahi nzaya eri^menin 
mtitlaka miicahedeye "bagli olmadigmi bey an i^in de diyor ki : 

303 

Kar-i bi$unrd ki keyjiyyet nihed, 
In ki guftem. in zaruret vnidihed. 

■Kendisine nasil ve nicia? denilemiyen Allah'in i;he kim keyfiy- 
yet vai'edebilir?. §u suylediklertm zarfrret icabidir.- 

Salik-i mecaub ic,in miicahede sarttir. Meczub-u salik igin sart de- 
gildir. 

Salik-i meczub ve meczub-u salik hakkmda, ewe Ice izahat veribnij- 
ti. Burada da hulasa olarak soyliyeyim ki, salik-i meczub: onceden sijluk 
pden ve sonradan cezbeye tutulan satdir. Meczub-u salik ise, cezbesi dtl- 
ui? olaa, belki o cezbe vasitasiyle sijluke ba§hyandir, Iste bu h otekinden 
ytiksektir. 

Ucmek ki, Cenab-i Hak; bir kuUinu, miicahede ve riyazat netlce- 
Blnde nzasina nail kiliyor; bir kulunu da omm miicahedesiyle degil, ken- 
dl f[tzl u atasiyle rizisina va&il ediyor. 

309 

Geh qunaii biinm&yed $ gdhi $iinin, 
CiLz hi hayrani neb&$ed kdr-i din. 

•Bar an tiyle, bazan da boyle sforiintlr, Onun igin din 151, bay ret den 
ha jka bir gey degildir.* 

Cenab-i Hakk'in esmasi ve sifati karsdiklidir. Mesela (Muhyi) ismi 
hay at verir, (Miim.lt) ismi blduxiir. Eumi-i llahiyyenin zuhuru da tezat- 
li ve kar^liklidir, Meseia : 

22S 



Bar&n ilcdir JGyti l>u hiifi-i kuhenln; 
Qcrh aglamadikga 'giilcmes ru^*i zemin!. 

Evet. Yeryiizunijn gLJlmesi, yam ye^erip ot bilmesi, gokyuzunun ag- 
kmasma, yam yagmut yagmasma baghdir. Bu Ikl iid fi'Ln tek muessi- 
ri ise (fa'iliin limayiirid) Hazretleridir. §u hakikati bilen kimse, kud- 
ret-i Rabbaniyye karsjsinda hayran olup kalir. 

Hay ret ve hayrar.dan raaksad : 

310 

>!— j) J <! — • i &>* £*&£" $f*k 

Ni giinan 'hayran ki pu§te§ suy-i 6st, 
Bel tfinin hayran ki gark it. mest-i dost, 

*Bi* ktmscnirt, hakiki kibleye sirtnn ^evirmek surctiyle hayran ol- 
masi de£il; belki dosiun mest ve muslagraki olmak suTCtivle hayrctidir,» 

MSlum ya, (hayran) in a^ak^a manasi, §a^rm)j demektir. Bu da, ya 
bir jeye akil erdirememekden husule gelir h ylbud gormek ve §iiphesi 
kalmamak netfeesinde olur- Din iskrinde makbul olan hayret, bu ikinci 
kisimdiT. Danin; emir : yasak ve hukiimlerinin faydalarim ogrendik^e, 
hatta yakini artarak (aynel yakin) ve (hakkal yakin) derecesine yiik- 
seldikije, hayran olmaktir. Yoksa meseia, bag vakit namazin far^iyye- 
^tindeki hikmeti anliyamamak neticcsinde hayrete du§mek h c-nun netice- 
sinde de namaza Dmtiz verip dalalet guhuruna yuvarlanmak degil!... 

Hazret-i Mevlana, bir ayinm daha yapiyor : 

311 

An yeki rd ruy~i 6 §iid suy-i dost, 
Van yeki rd ruy-i hod ruy-i 6$t, 

.Birinin yiiiii dost tarafina miiteveccihdir. Diierinin yiizu is*, ha« 
kikatde onun yiixiitidcn ibaretdir,» 

Euradaki (my i iist) terkibinin zamiri hakkmda garihlerin ihtilafi 

vardir, Ankara vi Hazretleri *Pu§ti Hakka ve rilyi halka olan. hayramn 
yiizii, hod imn yiizudtir. Yani kalbi hod vech-i mahlukiyyeti ve beserJy- 

229 






\'1ir. San Ah 
ettnekle bei:'inCT, 



&%m^J:«L a t rm ki S» m ■***""■ b -™ w wJ- 

luyor ^ ^ 5UlQkdekl =■«*«« bulundu^unu srty 

Ste^ss^ dost *** ***** *^ ^ *** 



312 



/W 



& 



j*^ 



<•*" «* ^* ^jj 



Ruy-i her yek mlniger mi d&r pas, 
BAki gzrdl Kizi hidmet tu§inas. 

v^S^^S ba V* °" Iarm e ™ hm hlfaeL ihti ^ ki *™<« 
mane Vl Jiuviyetlcriai anlarsin^* "'mseieriD, 

• loyledikfenmdon hang< 3 in e uy & Un oidu g unu ^^ 



iniimkundur. 






313 



iS}j fd ^,1 ^ ^ 




-j j'j j. 



■A ^-j 



r- 1 



Pes beW destf rce^dyed ddd desi 

-rawem ki bwm y a z m birCflk ?( ., tail vatdir h flW h 

nwk; yanl intisab ve bj a t etmek ^ de^Idit.. 
mnvle amel ediie.ek bi r m^idin el,™ bultmdugun, £^^3 

230 



ki«ve*ta i >.ii. rtuvfiflmda buHuifiu her gnh&ih eiine el verilrnenin, 

yani ii.,i( . liln liogru olmadijini bildiriynr. 

Cenib i Milk, Ilabib-i Ekremini {Vejsvas-i Hannas) olan ^eytarun §er- 
rindon Allah's si^jnmaya memur etmi^, « v&sv&sin hem ^eytan, hem in- 
s and an olduguiiu da : 

«? (Mi ? . J " - 1 ■^■* ^lv" 



Yan: : «Gerek cinden, g^erek insandau (nlsL:n) (0 gey tan) insaulann 
gogiislerine daima i^esvtse vefeiidir* 1 ^ aytt-i kerimesinde bey an buyur- 

mu§tuT. 

Hairet-i Mevlana. boyle s&t kimseleri avlamaya gah§an §eyh taslak- 
lanm kusbazlara ben^eierek, diyor ki : 

314 

■ . 

j*-+ iiSJ\> jjjl jU* 6^1j 

Zanki sayyad &vered bang-i sajir, 
Td jiribzd murgra an murggir. 

«Ciiiikii kusu aldalip lutm^k i^in, avci ishk calar ve ku; gibi otme- 
ye ^ali^ir." 

315 

S^Tic^ed an rnurg bang-i cin$4 hi§ J 
Ez hevd &yed biy abed dam u wi§ . 

«0 k«^, heme in si ui ii sesini i^itince, bavadan iner ve tuiagfl tutulur.» 

Malumdur ki ku§ mevsiminde. birtakim kimseler dikselerltii^ okse- 
lerini yerlegtirirler; kapaneaJaniu kurarlar; bir kenara gekilirler, ku^ia- 
rm getjmeshii b&k3erler. Kujlur ge^rkt'ti ilo siiku kuju gibi, iskete ku§u 
gibi, florya ku§u gibi Stmeye UJCTfLflaJ < :-.«mi> nldamp da kiimeden men 



(»7) Sfiw-I N6is; 3,fl. 



2;ti 



^^^■1 



ku.jiar, 8k*eyi yapigjrlar, k4j>an«ay« hthjluriar, t|t* h»klk*ten ^tyh ol< 
madtklan hatdc, o kisveye gii-ip de ir^'i-l Hiivumrui k.ilki^nshf, birtakim 
safdilleri yakalamaya sjkmis Insan avciiandir. Diksetcr, iikseler, kapan- 
calar. lsliklar nasii kusbazlarm av aletleri ise; taclar, hirkatar, kemerlgf, 
tesbihler, sisler, topuzlar, hatta ezberleme, yahud tekeileme bazi siller 
de §eyh taslaklarimn av a letter id ir. Yuniis Emre der ki : 

Dervi§lik olsaydi t&c He hirka, 
Ben dahx ahrdim otuza, kirkal. 

Kusbazin iskgim ku§ zarmeden zavalh bir ku^, onu dinlemek igin 
nasil okseye yakalamrsa, evHyaulIah. kelammi isitmek 191 n, bunlarm ya- 
nina gelen sai kimselex- de tuuaklanna du$up kahrlar. 



316 

H##4 den>!$cm bidiizded merd-i dun, 
Td b£M?ied ber seKmt zan fusun. 

«AJgak bir herii, birtakim $af kimscleri kandirmak i^in, dervi$lcri» 
lii:limelerini (alar.* 

On J an kendi mak imi$ gibi satar. Yani haJim'n ve makamimn ifa- 
desi'olmiyan ban beyanlan benimser, kendi sSiil imis gibi satmaya, on- 
lar vasitasiyle evliyalik taslarnaya, ve kalbi sai kimseleri aldatmaya 
bajlar, 

317 

Kdr-t trier dan ru^e 71? uu ger mfyest, 
Kdr-i dilndn hile vu M §ermiyest. 

"ErkeklerJn — ydni taiikat ricalmin — sozli de, hi de parJak ve si- 
f Jikhr. Al^aklsinn isi ise, hiyic ve hay&sizhktir,- 

232 



■ < 



xS 



HIS 






Sff-i p€£tt#t ez berdy-i fced kunend, 
Bu museyiem rd lekdb Ahmed kunend. 

-Dilcnmck l$ti yum) en arslan yaparlar, (Miiseylemct-iil Kczzab) a 
Ahmed laknbim takarlar.» 

319 

J3h miiseyle-ni rd Eekab kzzzob mand, 
Mer Mukammed rd iilul elbdb mand, 

«Halbuki MUseylemenin lakabu Keziab; Mukammed AleyhisseJaiti 
ves*e la nun lakabi da Server-i t-liil elbab kahni^tir,- 

Mute^eyyiblerin, yani §eyh taslaklannin tarikat ehli kisvesine bti- 
riinmesi; yunden, ke^eden yapilmig bir arslan tirnsaliTiin gorunmesitio 
benzer. Bu sahte arslanlar, aneak halki aldatip yolmak i?in, kjyafete 
girerler, Boyle .^ahislara ^eyh ve mur§id nami verilmesi, Miiseylemet-iil 
Kezzabm, h'aja, {Ahmed) ve (Rahmarj-ul-yemame) diye adlandinlmftsi 

gibidir. 

Ehlinin malumudur ki, Peygamberirmzin vefatim muteakib Mediiu, 
Mekke, Tai£ ve Yemen'deki Ciivasa beldeleTiyle, Abd-til Kays kabilesinin 
bir kismindan ba§ka, butim Cesiret-iil-Arab halki irtidad etmi^tk O Cv- 
ziret-iil-Arab ki, daha Asr-i saadetde, halkuuti ^ogu iman etmij, Akubi- 
kbrfezinin simalinden Basra ktjrfezinin ^imaline kadar ?ekilen mevhvim 
bir hattin cenub ciheU temamen islam memleketi olmustu, Peygambitr 
Efendimizin Ahireti tejriflerinden hemen sonTa. buralarda umumi bir Ir- 
tidad basgosierdi. Murtedler, ba^laca u^ kisma aynldi: Bir kismi, bdtlin 
butiin dinden, imandan gikti. Bit kismi, yalanci peygarnberlere tiydu. Bir 
kismi da h musliiman kalmakla berabcr, dinin bazi hukiimlerini kiibul, 
bazuim da reddetmeye, mesela namaz kilariz, omq tutanz amma, xi-kiii 
vermeyiz demeye basladi, 

Binnci ve ikinci kisma ibrei tiliuait fh-rr. ■- ik- ^iddetli bii* ceza vbr- 
mek Icjin tereddiide mahal yoktU, F»k*t UgOneU kismin le'dibi, Hu7.r«t-I 

K:i3 






Omar jjibl 



tehibja ulularm, bilr d.. v m..|.,. ... hl s, , h |. t Ekbe , din£n 

• S^fd! cna ^ Urflf tBtBi firk * lar ■"***■ frttw tfa* 

LtiS } r h " r ,n yapniak "■****■ «*** 53TJ5S 

ht-i e r ba - ka bir §ey ***»* Dinjf] k ahkL inJ ssns 

S 22? l Zr t en bcyatl buyUrmu ^ V * hi ' tQn « h4 *« WbM SdU 

olmaz. m ' ^^ " tedikleri dG ^ *» °! ur "»«* d "- «** 

Avrupa medemyyetinin kabuiii babsinde; va hepsini almab v -huri 
h^risini m^ diyorla, Aoaba mQ^anhk, end" t^teM, 
bir kismi ahtup, bir kismi birakilsin? a^imiair si, 

Murtedler gaiJesinin vukua gdecegi, Kur'an-i KerEm'da ve Mtt 
Surc.mde. su ayet-i ce lil e il a habar verilmisti ; 

Yani : «Ey Iman adenkr, td,,i 2 d ei , ki„, dininden dimerse, Allah - 
mUmU,! : rC ka ^ J ■** «**M. kafirlere karsi vekath ve „ lu, keadi, 

1( ntr er t 5 T 13 rST - iRr v * hisWf kmayantn ' *■«—£ * 
*t ■ t f m hl,f ^ i] ^ yetidir «■ oiiu ki " ie di] «^ «>■ ™V 

Allah, ifisaiu bol olan, en ^ k hilcndir^,. 

..S 1 j?* ™Vb" bin HuveyJid-il-Esadi, Lakit bin Millfc.ll Ezdi 

H^ Wm* m ens U p tu . Madiae'ye bar taraftan mU r a hhas h^eil^ 



fUSt Sure- 1 MAirfe: 34. 



834 




giSflttori hj;i sirada fa.; da .knvmmm mui i • nl.'iruk (iclcti fur em i il 
;i:\i:-ii.<\ ,. ijii/ur-i Nebcviye (,N::m,.^ vr :,i l.,nl,, .:,, j . i, Lteraber, 20(J ij;rhrjn 

g&nuj ihsan altni|ta a Herif, atitet-i peyBttmhcjisit-n > ,i/ bukrtk vcl'J J 

iik tenufcimisiudfe bulnndu. Fakat taraf-j Hi&altjldm: *§u vlimdfki l.nniui 
dahm bile istcscn vtrmcra- cevafcflTH aldl, Fakal memitkttine d'.uniiMr 
*Pe>gamberlikdc h Muhammed'in onagi pJdumU dive, peygomberUk di 
vasina kalkitn^ti. Eagms epeyce kalabahk lopladi. Sonra «A™i( ydrim 
biiimdir, Fakat Kyrey? adil bir kavrn de£iklir> nealinde olrnak tw-rc, 
taraf-i Hisalete mektup gonderdi. Bu raektub «Min MQseyleawl-J R*mC 
lillih, ila Muhammedi Hasulillah. diyc basbyordu. Rasul-i Ekrorn Snl 
lallahii Aleybi ve sellem Hazretleri. mektubu geurenlere: -Sii du Mll- 
i-sylemeniii dediklerini diynr musuiiuz? yani o iikirde misinb?- div< 
sordu. E^et, cevabirxt almca da: -El^ilerin katU tail olsajdi, bojrnmumu 
vurdiirurdum™ buyurdu. Sonra 511 cevabi yazdmp, gelenkrlfi >^r .]ir |< .,]i 

t-Bismniahirrahmanirrahim. Min Muhamrnedi Sas&lillSh, ila Muw , 

lemetil k&zzab..> 

Yani : *§u meklub, Allah m pEygambeii Muhainmtfd taiafnnJ y»|. 

laiiti Mfiseylemeye gbiidenliiiistij'. Hidayete ^uk-ider sclamttd*- ukimltii 
An, Allah 111 mutkiidiit. Oi H i kulbnndan dilcdiginc vcrir. Akihit i urnm 

tsc iiiiiiivli.ijfi-iiir.iir- 

Iste, RiEalelpenah Efendimijjn §a adlandirmasi dolayisiyle. yuhtu 
ci herifin adi Miisaylemct-ul-Keizab olarak kaldi. Bunur, iki* lakahi' .li.b., 
vardir ki. Arab m Li slums nlan tarafindan takiimis olan (Niibey) liftwUf, 
"Pey^ambereik. manasma olup, labkir makaimna kuilamlir. 

MiiEeyleme, gden cevabnameyi sakladi. Peygamberlikte ortak nlduk- 
lanna dair taraf-i Muhammadi : den gelmi^ gibi, bir mektub yazdirdi. Orm 
halka g6atcrip f -peygamberlik etmeye bagladi. Tabikrinin sarab J^mMlnc 
isin verdi, 

Sanra fSecab) nammda bir kadin da, nubuvvet davasma kalki^nu^. 
topladigi kalabahkla, Museylejne'inin ustijne gdmi§1;i. Miiseykme, kirn 1 
zi sahtiyandan bir fadir kurdurup, peygamber haiiinn (\) oraya davel h 
ti. Yekdi^erinr tasdik rylemefc U2er^, izdivac taklifindebulundu. K«1 I 
ca peygamberler, uc gun ij^ gece orada kaidilar. Sonra ummetlcrinin bu- 
5ma gitmek i^ki ayrildilar. 

Secaii'in. ii mine tin den sabah ve yatsi namajlai'ini afvi, peygBIlibi-i 
lerinin mcbri obnuj, Yemame husilitinm yansim alon Sccah, >urduuu 
donmu^tu, Bu kadiiun. stfti.rudftn mdllttmllA oldu^u rivayet edjiir. Y»- 
mame'da bir kezzab (yalancO ^ubm tdffftgj v« kfltledJl«*gi, pvvelce ts- 

raf-i Risaleldati haber verilmi|, kiimn 1, , .ifirultu. ulduruLccek? nr. 

ran Halid bin Velid'e: -B*>nln \r urkadlfJarm tMCwrmdnii" dfi-nlun .11 



sas 



*tmmm*m 



tfhttd gawsmjb bulur.up da, Peyifa„,h.>, m llHJl|llda erfcekcwta* har- 
beden (brnmu Urn- re) B^ydHhU MibAVim (Habib Li, Zeyd) ismindc- 
ki 0*^, Museyleme tarafindan yakalan^, hetifln peygamberilgtoe i nan - 

madigi icin elleii, ayaklan kesiLdjfcden sonra, cesedi yakiWfc 

Ml,^™ ??£%? Slddik - 1 Ekb9r H*"***, Mdseyleme^in tea- 
kihne, Hahd fcn Velid-i tayin etdi. Hatid ilc firkasi, MiiSftyleMa fe um- 

Z -^J ft ? ^ ^risinde •**«*. Herifler. cansiperane harb etfiler 
V* 20.000 kadat Ufl verdiler. Habib bin Zeyd'in M CnnUi (j raar e de 
bu Mm ara^nda gehni 5p yalmkih t olarak baheeye girrni,, arkadan vu- 
rii an bir kihcla sol eli bileginden fce s ilmi$ti. Yarasmdan kanlar fcgkirdiii 
halde, ehemimyet vermiycr, oghmun inUkamim almak icin Museyleme- 
* anyordu. Diger oglu f Abdullah bin Zcyd) in, maktul bir ceset j.nm- 
da durdugunu ve kiliamn kanmi sikhgini gordii. O ceset, Museykmet-ul 

Herif. Hazret-i Hamza'y* Uhud'de sehit eden (Vahsi-i Habesi) ni„ 
J^yle dev r Umi ?r Abdullah bin Zeyd'in kiheiyle de kafas, keJlLti. 
| Hazret-i Alevtana, erbab-! tarik arasmdaki mukalHdleri Museyte- 
meye; muhakkikferi de veraset yoliyle Sallallahii AJcyhi ve Sellem Hz 
lerme te 5 bih eyledikden sonra, diger bir misal veriyor ve diyor ki- 



320 



jV CiA* ^L 



> -^ -5 



An §erdb-i Hak hit&mes tnj&JB nab, 
Bade r& hatme$ biived kend u azab. 

-Sarab-i tlahlmn miihrii, halis miskdlr. Malum olan sarah 
azahdir.* *^ 



id sonu ise 



(Sure-i Mutaffifin) de buyuruluyor ki : 









236 



Yani : <^ijbhcs.i7 o iyiltr (Cennet) ril'mrl rl ij ii.mitir, Mi»lii tnhltar 
ii?eriiidL' (keiidilerine vcrilen ui'mtalcij) k*ntiiy/i fitcti'kd'rdir. *>>Ic ki, 
sen o iti'metin (herdem tazc) giiiclligini jrUzlvrindf (goriiuce) t&nirtUii 
Onlara miiliiirlu, halis bir smibdaji i^irUectk, ki hiiliil (i^iimnin) aimit 
bir miskdir. O Imlde, nefaset isteycnlcr burnt arzu ctmelidir (ler). <D ^n- 
rabin) katgisi Tesnim'dendtr. (O), bir pinardir ki mukarrcbkr (y;dnj/) 
on dan i^erler* 9 .* 

<Tefsir-i Mevahib) de deniliyor ki: Mukarrebler Mlis olarak, ebii'n 
da kan^tk olarak., o me?rubdan i^ereklerdir. ^iinki mukarrebine nisbel 
le ebrarin Allah's olan muhabbetinde, bir bulanik eseri kalrmij, mukar- 
reblerinki kadar safvet kesbetmemistir. 

Yani i^ecegin hilisini i^enler baskadtr, tortusunu i^enler yine bn(f 
kadir, 

Mevahib sahibi Htiseyn Vi'iz Eahimehullah (Bahr-ul-hakayik) isim 
li tefslrden naklen diyor ki: Ayet^i Celiled&ki (rahik) : Dunya ve Ahin-l 
mahmurlugundan kurtaracak olan halis i^ecege; muburKi aarflar: Enbi- 
ya\ ve evdiySmn kalblerine; miskden mQhurJpr: Mahabbetullikha iijarpt- 
dir. Tesnirn ise: Muhabbetin a la si olan muhabbet-i zaliyyeye imindji 
Mukarrebin; Fen a iihah ve btka bill ah a nail olan TicaJ-i kiramdiv. 

Bu hale ermeyen ve bu aevki tatmayan kimseler; su sozlerin, ma- 
n^sj bir tarafa, elfazim bile anlayama^lar. 

«lki tihaJiin zevk sermayesi ilahi a§k sarhaslugudur. O um-m iihn 
iHtmami^ olanlar, bu zfvki ne biUrleT?^ 



Miinafik ve miirayi olanlarm, neticede helak olacaklanni, bir de bii- 
tili raiidafaa ugrunda taassuba kalki^anlarm, o ugurda gidecekleritii an- 
latmak i?in b Hazret-i Mevlana, bir kissa naklint bagliyor ve diyor ki : 

-KENDl MtLLET VE MEZHEBlNE TAASSUBU DOLAYlStYLE 
HIRiSTiYANLAJRl tiLDXJREN YAHUDl PADI§AHJNIN HtK.Avi.si- 



321 

Bud jdh! dcr tiihM&tt z$lm *dr 
Diipnen-z Isd nit naartinl giidd 



<Mi Sui-l-I Mutftfft«n; M-3*. 



m 



322 

A/id-i Isti bid g fletftet j$gg 6, 
Carr-i jpft i ^ii Mtii-d cdn-t 6- 

Hazret-i itevMni, miinafiklatm hr-n sao,t b. j. , , , 
P.t.c. oto^m, , emsil s . oliv!e SS^ktat,^? i ". Sk * ,a "°' * 



J! 



"" mjl " »*****&*** bikini di^i^, ayird etme^.J 
fe-H Cdili m udbin,e Wlkj gaynl|k olmadi . mi bildjr . yor v§kia 

«0 peygamberler (ynk mn'i R. T *,„r , ■ 3 



flW) Stire.L Retain: 283. 



aria 




dsreetlerle yukseltmiftfc. Merycmln ofttu Wj-a, i> beyyifectcfl i'.h.i'.. 
ayetleri, b:irhanlari r mu'dzeieri) biz vwlik w imu Etuli-iil Km!-. (Cub 
rltfl) ile destekledik 101 ,* 

Ayct-i Kerimeamde sureta muhalefet vat gibi goruniiyor. (Jiinkl, In 
rinde peygamberler, birbirinden ayird edilmiyor. digerinde, araUnndfl 
mertebe itibariyle fark bulundugu haber veriliyor. Fakat dikkat fldtllf 
se h tevehhiim edilen muhalefet ve tenakuz yoktur,. Zira, Hnzrj..>t-i Ar,i*m 
den, son peygamber dirt bizim peygamberimiz Hazret-i Muhammad Mttl 
tafa (S.A.V.) e kadar, butiin peygamberlerin, din-i tevhidi. tebliti tint* 
meleri dolayisiyle, aralarmda fark bulunmamaktadir. Bunun i<jm, rnenn- 
la Ad em ile Nuh ve Musa ile ba, birbirinden tefrik edllemez, H.i/.H I 
Pir'inr «Ha.n-i Musa, a vii Musa hafi-i 6* demesi, bu d better, dir. Voktt, 
peygamberterm (Miirselin), (tJUirazni) gibi dsreceleri vardir, 

333 

§ah~i ahvel kird der rah-i Huda, 
An dii demsaz~i Hudayi rd cuM. 

^O ? a 5 i hiikOradat, Allah yolunda iki demsaz ve hemdem oUm Mft- 
sa ile Tsa'yi birbirinden ayri gtirdii.j. 

Yard : « Allah hiditide din, tilim'dau ibatetdii" 2 ., Naim-l CelUi ink 
cibince, Miisa da esas itibSriyle tevhJdi ve tslarra teblig ediyordu T«* 
dal„, 

Hususiyle Ilazret-i tsfi, Miisa'nm dinini de|i^tirmeye gelmedi£ini *&y* 
leyip duruyordu, 

Vfiktiyle Klyork T&ni banyan. Efendi israinde bir katolik pap aw il« 
gorujmu?, ona 9 ders Fusuli Divan i muzakere etraijdim. giinki o, dlvd- 
m ermeniceye 9eviTiyordu, Sir giin k&ndisine : 

— Hazret-i hk, ben Mtisa'run dinim dcgigtirmek icin geltnedim d*t- 
mig, dogru mu? diye sordum. 

— Do|rLidur t incil'de vardir dudl. 



(1UU Sand Bcken: £0, 
(101) Sfl«-I Al^i iipriftr it, 



33B 



I^HMi 






»,, - .'. ^"^ JEfiftya ya town ediiirdi cevabim w*^ 

324 

(?S/i tfstdd edb&J rd te'nderd, 
3&W burrinar ez vis'dk an § l$ e rd. 

*m, m , , iraiina: W ^ rartaii ^ d]jan ^ ^ 1 






325 









Guft ahvel zan dii $i §e men kiiddm 
Pt§* ty drem hikun §e rh4 Umam, 



*£ i«fa o iki ^ hangisij]i getfreyin]? ^ ded . j 



jj 



326 



jf4- ^ ^jjil jii^T J^i 

Gfl# ustdd an du ^ e n ^ t reVi 
Ahvell bugzdr ejzun bin mfym. 



240 



«1W« O »W fe ^Mh g^ ^ ^ ^ 




327 

Gitft Gj/ ^stci roerd ta'ne Tnesen, 
Gii/t ustd^an dii yeh rd ber jilcen, 

-ga^i ¥ i*ak: Ustfl, beni tekdir etme deduce, ustasi: O iki §i$eden bi 
t-itii Itir, emrini verdi.» 

328 

Qitn $$£jS bi$ke$t her du gitd 21 fe$m ; 
M&rai afcttet gerded <?s meyl&n u ka§m. 

«^iT3k, $]$clerden birini kmnca ikiti de gciaiujiiin oniindcn knyliol> 
dii. itisan, mcyl -ve gaiEib dolayisiyla §a?i olur, biri iki gtirUr,* 

> 

329 

^i^e i/ek bnd u 5? fejmej dii nitmiid-, 
f {in jifcest an §i§e rd diger neb id. 

«§i§e birdi. Lakin giragin gozilne iki gdriiniiyordu. Birini kiTincn, 
iibiirii de yok oldu.> 

Hazret-i Mevlana, bu fikrada, Yahudi hiikumdan §a^i giraga, <;ir*giri 
gigfiyi iki gbrmesini de Musa ile S&a'y 1 ayird etmesine benzetiyor, Oriutln 
ve hakikatde bir ^i^e vardi ki, o,da asrin iktizasina gore, vuciidii IJltim 
geien bir peygamber, yani Hazret-i Isa idi. Qirak, ji§enin birini, dafca dui- 
rusu jijeyi kirmca, ikisi birden kinhverdi^i gibi, Yahudi hukiimd&r U»t 
tsa'yi kirmasiyle Musa'yi da kirim* oluyoidu. ?u cur'eti, biri iki gitrmff- 
sinden ileri geliyordu, GaTazkarlJiJi, Yftlu'idilik khine ve hiristlyanhk 
aleyhine pek fazla bir taassup gtistnrmtilr>d*n riofeuyorda 



F; 16 



:•(! 



{^^■■1 



330 

•uf Jj^l lj*v* ^ Jr L j r ji-- 

£ jefcuet mircird afwei kilned, 
Zi&tik&met Tuhra miibdel kilned. 



±±ijM^i rs- 



ni diSxt.r 9ehvet filbi ™ !eri ™ am * a?i yapar ve fiihun "«*-*] 

331 

Pun gara* dvied hiineT putfde $ud, 
Sad hic&bez dil bes&y-i dide $iid. 

■c™ ■*»»» u*4 in jan garastia bakincBj hein „ blen G5QUJdM 
foilkan yll^lercc pente, gfeonilne gerilir.- ma * a 

Mr go* de, J a „ca kbtiiJiiMen meydana gife^ 

Evet. Bir jabis, yahut herhangi bir |ey ftta illsarida bir 
! ■ - mu, o garaz, kalm perdefer sekhnd* 4a m n gozu iekSo a 

" l ° 5^ ****** gerilir. Gerek a ? m ^vgi ve «rek asm ™W * ' 

W l>-kk.nd. hukiim vtrifcck mi, once *na kar ?1 clan hi^e^n Sum 

332 

Ciin dSftad fc&ff bedil rii§vet karat, 
Key $ina$ed zaXim ez mazluTr^i zdr> 



Mt 



giinki, fllacagi risvet gozdniJne dikilir. Mazluimm uyramif oldugu ve 
aleyhinde hiikum verilrnesiyle ugrayacagi magduriyeti nasil gSrik? O 
halin feeaatini ve Allah katinda vehametini nasil diisiiniir? 



333 



jb- 



*wjvr 



JU>- 



.li 



u 



^J! J 



UV£ J^* c~^" 



^dfi kz hikd-% cilhudane qiLndn, 
Ge$t ahvel ke'i eman yd Rob eman. 

«Yahudi htlkiimdar, jifitlik kini He v kadar §a 5 i oldu ki; aman Ya 
llabb't, sana sigindik!,.* 

334 

Sad hezar&n mu'min n rnazlum ku$t s 
Kx penahem di-n-t MtisA ra vii pii|t- 

•Ben; Musa dininin bami ve yardimcisiymi diye, yiizbinlercc tnaii!- 
h'jin mu'jjiini bldtit-dii.v 

Yahudi hiikumdar, kendisini yabudiligin hamifli addediyor ve o vehm 
ile Ldrcpk im^n ebli hiristiyani eidurUyordu, ^EhU iman, hiristiyan* tfl- 
biri belki garib goriilut. Fakat gorulmesin. Qunki din-i Ish da, din-i Mu 
sa ve din-i Muhammed gibi, tevhid iizerme miiessesti. ilk hiristiysnlur. 
guphesi^ muvahhid idiler. Vaktaki hiristiyanbk h Roma ve Yunanistan gi- 
bi putperest memleketlere girdi. Oralarda yiizlerce puta tapankr, bir Al- 
lah's ibadet etmeyi akillanna sigdiramadilar. Binlenaleyh (Ekanim-i »p- 
lase) ykid «Baba n o^ul ve Ruhul-kudus) den, daha acigi, Allah ve o&lu 
fsS ile Cebrail'den ibaret olmak iiaere, iicuzlii bir tevhid meydana gtklttl 
di. -Bir ii^tuT, iis birdir- inanci etrafa yayildj, Tabi, Ha^ret-i Mevlanfi'mn: 

(<Sad hezar&n mii'min-i mazlum ke$U 
demesi, soniaki hiristiyani ar a ait deftildir. 



MS 












-HIBiSTiYAKLAIlIK KALDIKILMA.SI IcJn, VKZtttiN I'-lUlSAIIA 

HtYLE &&BETME5i. 

335 

»j ,ji* jj^j Oilj (i v jj jl 

T;ezir2 do^t re teen i§ve dih t 
K& berab ez mekr berbestl giriK 

«Yah«di htikiimdarin sapik ve hiyleci bir veiiri vardi ki r hiyle ile 
suyun iist une du£um vurmdu,* 

336 

G£ft terstiyan pen&h-i can kunend, 
Din*i hodrd ez melik pinhan kunend. 

■Bu verir dedi ki, biristiyanlar canlamu kurtarmak t^in, dinlerini 
niikumdardan gi*Iorier,» 

337 

C~$«*» StS £\j o^.\ jf-.JT 




Kem fctif i$an rd ki kitten sud nist t 
Din ned&red buy mi§k H ud nlst, 






-Onkn Gldurme ki, oiduimeaiii faydasi yoklur. Din, misk vo ad a£a. 
« degildir kl kokusu olsun da on dan an las lit, in .. 

333 

§dJi gii/tej pes &igit tedbir fist, 
G&re-t in mekr tt in tezvir flat, 
244 



•HUkiitiidar, vezlre sordu ki, » Ml.lr nr tedWr *teLim?. Bu hilenin, 
bu palatini — yari Isevilifcin — yjiyilniHtmu mAnl ulmnmu S*H»i nedir?* 

Tii wmaned der cihan nnsranii, 
JVi hiiveyda din u ne pinhanii. 
*Ta ki Diinyada nasiamiigmi ilan eden, yihud girii din kullanan bit 
hiristiyan kalmasin.- 

340 

Guft e^ ^h guj u destem r& bibtir, 
Bin4 (?m bi§kaf u teb der Mkm-i ™ir. 
-Veib dedi kit §ahmi; kulaginu ve elimi kestir ve aci bir hiikiim ile 
hurnumu ve dndagnm ynrdii.* 

341 

Ba'd eza^ der zir-i dir aver merd, 
Td biMhed yek §ejaatger' mera. 

* On dan sonra bciai f diiragaeinin altma gfitir. O sirada btr ^efaatgi 51k- 
sin ve sendcn af vimi diles. i n . ■■• 

342 

2 js ' a} if ■*? ^^ ^ 

j,_ jW Ail £ jjp'V) j~ j 
Ber miiw idi g&h kun in fcdr tii, 



Ber ser-i i K dht fci ba§cd gar su. 



Z4R 



,. P ;,' ; r iJ '" il ™"" ■**"* «^«.Hr. 



yupil 



aydtmda 



343 

Td der ffiftld&sw der ? ? an £err # §ur. ' 
-Ondaii 5 oura heni yam.idan uzqfclastir ve uzak bfr «W « i ■ l. 

rmymha .^ 5 „ vo fltne s ,wSf, SUr ' I 



344 

Pes %%em me^ be $ ir ft^d^em, 

% Hud&y-i rdzdan mi ddniyem 



345 



o- <J Ul a 



?d^ r<5fo/ g^t ez *m4u-i men, 
tt;z teassub kird kaxd-i can-*' men, 

mma fefefetli, "* ^a* 1 * l™wubn da! ayi ,iyle «. 

341 






346 

Hdstew td din zi $efr ptnfton feiiweru, 
<<i»t$i din4 ost z&hir an kurignv 

'Dmimi gizlcmek, §ahui dinini izhar etniek istiyordum.- 

347 



(>* ^ J l ^ -^ 



rr 



...Jl 1 



§ah btiyi burd ez esrar-% men, 
Miittehim ftid pi$4 6 gujtdr-i men. 

Ǥhh, esiarimdan koku aldi. Sozleiim onuu nezrihidt; iuhmelli tuliililu > 

343 

^-~->jj~* j* $ jt»- y 1 ^i5 OiT 

Gitft gfS/frl tw git nan der suzenest, 
Ez dil-i tu tfi e£il-, meu Tevzertest. 

Ǥah battft dcdi ki: Scnin sifeiin, Igiflde igtie buluaao ekmck glbldlr. 
Senin knlbindcn beninx kalbimc pencere vnrdir.» 

349 

Men e^iin r«t)««n bididam hdl-i tii, 

"Ben .. knlh penc«r»ind«0. m rftltflj ftifdUm. Hllln] giirUp anlu 

tlifeim i^in, iledikiiduiiH kntak »«iiiMt» .- 

— ^ MMM „^^ M ^ 



35 j 
r*? Cry (S *j~ y 



\ i 



ciifrtiddrci* fofcerdi pdreem. 

«Eg« Is* dini yardimcim olmasaydi, ? aii beni gifitcasina sarcalata- 
cakdi.* 

351 

_ 

Behr-i ha can sipdrem scr dihem, 
Sad kezdran minnete$ ber hod nikem. 

-Tsa i s in cammi Eeda eder, ha 5I mi veririm. Hatta bundau dolav. ken- 
dimi yuxbm kerre minnettar sayartm.- 

352 

Can dirig&m, nut ez ha velxk, 
Vdktfem ber UmA dine§ nik nik. 

Vfea'dan cammi esirgetnem; [akin onim dinine dair iyiden iyiye mi. 
mmatim vardir.* 

353 

i 

1m O-j J^ 1^* j^T ty ^L*- 

Hdj// m! dyed mera kdn. din< pdk, 
Der miyan* cdhildn gerded hcl&k, 

-O plfc dipm birtakim cahillcr arnstud. kahp, dysna ugrayacaimi 
Huyiflamyorum,* 

2<M 



_. 






354 

L & '■; lkS ^f- j Ij *>1 ^ 

£iifcr izid rd i)ii fad rd ki ma, 
Ge§teim in din-i hak rd rehniimx. 

*Allah'a ve Isa'ya sttkur ki biz, bu hak ditun rehberi olmu$ux,* 

355 



f}*-) #**# 3 l J -s^+^ 



-., 



Ez ciihud ii ez ciiMdi restetm, 
To besunrcdri Tniyanrd bestctm. 

«Yine §iikiolsun ki, a ^ifitian da, ^ifithkdan da kurtulmu*, Hirlrfl- 
yanhk ■/Uv.nanm belimize ba£1aRU§iz.> 

356 

^ ll ^ Ar* 1 ****! 

D^-ur deur4 /si est ey tnerdii-rywiTi, 
Bijwerid esrdr-i fci^-^ 6 bican. 

<Ey insanlar; laman, Isa devridir, O'nun dinine ait esrati cllndiiii, 
giinutdejrt dijili'-yitii?..' : 

357 

^lin -ye^ir in m£kr rd ber je?t %'d'fiiiird, 
Ez dile§ endi$e-% ^WK bibtird. 

«Veifr, bu hileyi sayip dSkUntc, hUkwrndBrui kalbindeki endSjeyi l#- 
in G tn i vie izillc ctti.i 






sag 

»l^Xi ,j,L ijj Jg jXl jU 

Kerd t>a vey $ah an kdri ki gtift, 
Halk ender kar-i- vey mande §ukuft- 

-Hiikiimdar, vczh-in dedigi 5 iy| se ti, oirnn hakkmda yaptudi. Ahali 
ise vezirm ciirmu ve ceiasi karsismda hayran kaUJj.. 

359 

jLi^ v ,l. yi ^ij 

Rand dm edmb-t nasramyan, 
KSrU, der da' vet yfirti' 6 ba'de sm, 

-tlllfciimdar, vejiri, hiristiy^larm bulundiigu memlekete stirdij, O 
ihi, Ritlitfi >«rlcrde onlan divete ba^ladi,- 



-VOTkLN HALI GiZLi VE KENDiLERlNlN tDEAKi ZAYIF OLDU- 

ftUNDAN, iniilSTlYANLARlN ONU KABtX ETMELERI VE 

REHBER BiLMELERl. 

360 
>1 ^ W ^ SVj* -A- 

Sad hez&ran merd tersd pl$-i 6, 
Endek endek cent' §iid der kl§-i d. 

«Y,vp* yavasf mcxhebiiu) girmck surctEylo yifcbmlcrce hiristlyan vc 

.'ii ni !>;i».in,i taplnudi ,. 



".II 



361 

6 bey an- mikerd i§anr& Mraz, 
Sirr-i engityun ii zunnar u namaz. 

•Vezir, o cemaatc jncirin, Ziiitnarm, namazin tstantij gizlice aiilati- 
yo*du.» 

Engilyiin : incil demekdir. Kur'amn beyan ve bilumum ehl-i isla- 
mm da, iman ettigi vechile, Hazret-i Isa'ya kitab-i Incil nazi) olmusdur. 

Malum ya, semavi kitaplar hakkmda niiz-ul tablrt, vahy ve ilbam minS- 
sinadjr. Yani o kitabin miinderecati, peygambere vahy ve ilham yoliyle 
bildirilmis demekdir, Yok&a kalemle veya kudret elile yazilmi$, yahud da 
gdkdekf bir matbaada ba&lmis da asagiya sa'-kitilmig demek degildir. 
Nitekim Kur'an-i Kerim de, luzum gonildukce ayet ayet. yahut sure su- 
re olarak, Rasul-1 Ekrem (S.A.VJ e irtiial edilir ve taraf-i Risaletden oku- 
nup ya^dtrilirdi. 

Kur'an'in zabtina edilen him met, Incil hakkrnda gosterilmedigi igin, 
incil'in ayetleri, Hazret-i tsa Kamaiunda toplanamadi. Hazret-i Is^'mn 
Hak katina refolunmasindan soni'a, O'nu gormii^, yahud gorenlerle go- 
rii§mu§ olanlar, igittikleri ve beliedikleri bazi kelimeieri havi olmak iize- 
re, incil adiyle birtakim kitablar ya zdilar. Bunlar, din? birer kitab ol- 
makdan jiiyade, pek iptidai bir tarih^e ?eklinde goruniiyordu. Bu kitap- 
lar o kadar pyfialdii meallerinin. ibtilaflarindan, Ise viler o kadar sa?irdt 
ki, Havarilerden (Pavbs) miidahaieye kalki^ti. 

«Yeni yapilan tncilleri tie ^abuk kabiil ettiniz?* diye, hiri^tiyarilara 
?ik]?ti, Binaenaleyh (Metta), (Markf)s) : (Luka) ve (Yubanna) adb dort 
ki^inxn yazmi? otdugu dort risaleyi, sahib incil olmak iizere kabiil eyle- 
diler, Bunlar a (A'mal-i Bustil), (Resail-i Havariyyun) ve (Epokalips) iin- 
vanb eserlerl de ilSve eyhyerek, hepsine birden {Ahd-i Cedid) dedilcr. 
Bir de (Ahd-i Atik) vanhr ki, Tevrat ile ilavelerini havidir. Bu iki abdi, 
bir aTada topbyan kitaba (Kitab-i Mukaddes) tabir ederler ve her lisa- 
na terciime cttirip bedava verircesine satarlar. 

En sahib saydiklari dort incil de, malumat itibatiyle btrblrinden 50k 
farkbdir. Bunlann en eskssi (Metta) Incilidir, Zannedildigine gore, Has- 
ret-i Tsa : nin refolunmasmdan &, yahut 12 sene sonra, StiryanS, yShut Ib- 
rani, yahut Keldani, yahut Arami lisaniyle yazilmig. Sonra Yunancaya, 
daha sonra diger lisanlara terciime edilmig, Hangi dilde yazildigi belli 
olmayau bu incilin a'sh da kaybolmu^tur. 

2S1 



!■■ II 






Dikkat buymuldu mul Efl aahlh litcij ili^ ayi-jlmi? «!on dart kilyb- 
dan, Hasret-i Isa'ya 8 yahut 12 sene kadar yakin oton Mfeltt tndt'inin, 
hangi dilde yazilmig oldugu dahi bilinemiyor. giinM ash kaybobmtf. Yu- 
nanca bir terciimesi var. Bunun da, aslina ne kadar uyguti oldugiinu Al- 
lah hllir. Diger dillere, bu Yunancadan tereume oterak naktedilmis. 

Guya sahib tncillerin Ikincisi (Markos} undur, Metta, son zamanlar- 
da Hazret-i Isa'ya ittiba etmigtir. G, Havari oldugu halde, Markos degil- 
dir, tabidir. Yam Hazret-i Isa-'yi gormedigi halde. Havariyyun reisi But- 
rus F yani (Sen Fiyer) le Roma'ya gitmis, oadan isitdiklerini yunanca yaz- 
roistir. Yans tarihi; fea'nin ref* oJunmasindan 10 sene sonra diyorlar. 

ttciincu sahih Jneil (Luka) nmdir. Bunun yazan da, Havari degildir. 
Sen Fiyer'in tabilerindendir. 

DSrdiinciisii (Yuhanna) tncilidir, Bu adam, Havari ve HazreM Isa". 
nifl teyzesinin oglu imis. Lukanin da, Yuhanna' run da Ineilleri, yunanca 
yazilmi?. Yuhanna'mn tncili, Hazret-i Isa'mn refolunmasindan kirk bi 
kadar sene sonra kaleme alinmisj 

fiwaf edelim. !§itilen bir soziin, anmda bile, baska birisine nakleder- 
ken aynen sSylenetniyecegi, asagi yukan tenzN ve ilave yapilacagi, pek 
tabit bir hal iken; bir adamm, isittigi sifeleri, kirk bu kadar sene sonra 
oturup yazmasi, ne kadar dogru olabilir? 

ls.te hiriatiyanlarin en dogru din kitabi oirnak uzere kabul etdikleri 
dart InciTin mahiyetlerif 

Tekrar tekrar hamdedertz ki, Kur'an bdyle degildir. Kur'ammizin 
ayetleti nazil oldukca, taraf-! Risaletden okunur, vahy katibkri tarafm- 
dan yasilir, ashab-i kirlm tarafmdan ezberlenir ve okunurdu. Peyganv 
berin irtihalini miiteakib, Kur'an sayfaian cem'edildi. Hafiz-i Kur'ari 
ofenlardan (Zeyd bin Sabit) in kalemiyle her sure, ayn ayn olarak yu- 
nidi. Ana metnin sayfalariyle karsiIasUnldt ve Sahabenin husurunda 
okunup tasdik edildi. Sonra, Hazret-i Osman zamanmda bar encumen U- 
rafindan sureler, simdiki tertib iizerine siralanarak yazildi. Binaenaleyh, 
Rasuliillah Sallallahii Aleyhi ve Sellem Efendimiiin okudugu Keldmul 
lah, bugun mushaflanmizda mevcfid ve mahfuzdur. giinki Allah : 



•Sfr@$ffi$$fc 



Yani : «Kur'ati-i hakikaten hk inial etdik ve on u mutlakS muhafau 
edecek olan da bidz^., buyurrau 5 ve Kur'am Kerfm'in mubafazaaim 
garanti etmigtir. 



(1031 £Are-i HJcr: 9, 



^1 



Hlklyedeki Yahudi vezir ds n ba^na topladij: hirisliyanlara, incil- 
den bahscdiyordu amraa, dort Incil 'in hangisfel izah edsyordu, artik Toil- 
miyorum. 



jji ffe~^ Jie-lj (/*llaJ j\ 

i 

hizahir v&&& ahk&m bud, 
L\k der balm sajit u ddm bud, 

-Vftiir, zahh-de din hukumletinin vaizi idL La kin batinda ve bakl- 
katdc ItiisbazSann isligfi ile tuzagi gibiydt.- 

363 

Behr-i in ba'z-i saMM ez ra&ul, 
Multemis bv,d$nd mehr-i nefs-i gul. 

-Bundan dolayi, ashabdan bazilan, Rasiil-j Ekrem (S.A.V.) den, iu- 
sani azdiran ncfsin hilesine d^ir malQmat isterlerdi.* 

Ku gi ^mrsed zi agraz4 nihan, 

Der ibadetha vii der ihlds-i can. 

*Nefis; ibidetSere ve ruht ihlaslara ne gibi fasid ve gizii garnnitir k*- 
ristinr, diye «orBrlardi,> 

365 

i 

JFcEl-t taai r5 neciistendi ez&, 

Ayb-i z&hir r& bictisiendi ki pd- 

213 



lara dajr malum at ver, dor]erdi.» 

366 

Mti bemu rti ^erre zerre mekr-i nefs, 
Mi §indsidend pin gill ez kerefs. 

-Kil aymr zerre iefrik eyler ve giil a, ker^vizi ay,rd *der s ibi p nef. 
sin hilelermi failirterdi.- 



367 

M£gikdfdfi-S sah&be hem deran, 
Va'z-i i§an hire g extendi becan. 

-Ashabm arastmci olanlan, »e£ Sul UUeai hosflsundaki peygamb 
beynnlan kar$isinda T hayran kalirlardi.» 



en ii 




"HIRiSTtYANLAiUN VEZtRE TABi OLMALARI. 
368 

fe 4-1* ^,_ji uj,l o- iA, 

DM b*do dddend ter$%arc temdm, 
Hod gi feared kuvvet-i taklid~i am. 

nn iakhd kuvveti nedir ki?» «»«««* 

tti 



Takliil, hayvanJar icjncle en fazlfl naayiruintaida vardir. Yapilau ha- 

reketin iyi mi, kdtii mti oldugunn dti§iinmek&izin, moda diyc- onu taklide 
kalki^anlar da may in tin tabiath samslardir. 

369 

Der derun-i sine mihres fcd^iend, 
iVdib-t h'\§ mi *pinda§tend> 

■VezJrin muhabbetini kalblerme ektder. Kendisini Tsa'nm vekili far- 
zetdiler.* 

376 

Cj^U ifj i\j Iji- $1 

Ey Huda jeryad re$4 ni'mel rnuVn-' 

-O vezir, hakikatde tek gozlii ve mel'iin bir decca! idl Ey niWl 
Tiiui'n olan Allah; imdada yeti^?,^ 

Hazret-i Me v Ian a, vezir i, yalanciligi ve bllekarhgi dolayisiyle dec- 
cala benzetiyor. 

Deccal : DeceJ miiddesinden miigtakdir kL sivamak, ortmek, yaldiz- 
lamak mEinalanna gelir. Devenin nyuzuna katran sijriip, yarasim kapat- 
mak manasmi da ifade eder. Mecazen yalan ve yaldizh sozlerle haklkati 
ortmek mSnSsinda kullamhr. O halde deccal: Yalanci, miiTai ve tezvfr* 
d demek olur. 

Ebu HureyTe'nin riv^yet etdigi bir hadisde, mealen : 
■Ahir zamaiida, biitaklm yajanci deccal lar (ikacakJaf, L>cdiidnii/nt 
da, sizin dc i^ilmediginiz sozleri, gelip size sbyliyecekierdir. Onlardan aa- 
kimniz. Sizi dalalete dii^iiimesmler ve fittieye ugTatmaain!ar» buyurul- 

Bir de, kjyamete yakin ^ikacak olan yalanci blr meFiinun vaaLdir. 

Igte o vezir de, hakSkatde yol vurucu oldugu holde, yol gosterici ols- 

rak goriinmeye kalki^mi^ bir deccal Id I. T»k «rt/lu otoili, di& gozii safi- 



lamkGn, kalb goziiniin kor bulunmasi kli. H«zr*t.J McvJiiim, bu vesile ile 
bir munacata bagbyor. Vezir gjbi sapiklardan ve sapik yoJlara sagmci- 

lardan insanlan korumasi igin, Allah'a diia ediyor ve §oyle diyor : 

371 

Sad hez&ran dam u ddnest ej/ Hilda, 
Ma gii miirgan-i harts & bi ixeva. 

*ila1ii; Duny&da yiizbinlerce tuzak ve dane vardir. Biz isc a^ ve ha- 
ris kt)$lar gibiyiz,* 

372 

Dembedem pd beste-2 ddm-i Tiemm., 
Her yefc? f?er b&z u smiirgt jeinm. 

-Biz, do£an Itu^u da ulsak, ziimriid-u anka ku§u da olsak, her vakii 
yeni bir tuzaga tutuluyoruz.* 

Stmurg : Tiirkgede zumriid-ii ankS denilen, nievhum ku^un adidir. 
Guys ku^larin pldijahi olup, yuvasi Kafdaginda imij. Buna (sirenk) de 
derler, Tuylerinde otuz tiirlii renk bulunm&si bu isrni aim a sin a sebeh 
olmuj. Galiba Abdulvasi £elebi h nin olacak, meaten §oyle bir beyit vardir; 

-Iiisanlik yok oldu. Vcfa ortadan kalkti. Simurf ile kiniva gibi iki- 
siniii de ancak adi kaldi.» 

Bu beyitde de soylenildijjji uzere, simurg diye bir ku§ mevcud degil- 
dir, mevhumduT. 

373 

Mirehani her demi mara vil baz, 
Suy-i d&mi ml revim ey ser firaz. 

216 



-Bizi ber an bir tuzakdan kurtariynrnm. 1,Mtln cy Mi olan AHuli; 
biz difcer bir luzaga gidtyoru/ ,■ 



374 



tfj* 



r 5 ' *f 



£ 



f *0 



Md derin enbar gendiim ml k#ram, 
Gendum-i cem' amedi giim mi kimim. 

-Biz bu diitiya anbariDdo bugday topluyoruz, Flakat topladi^miiir: 
bugdaylari kaybediyoruz." 

Yani senelerden beri az^ok bir takim taat ve ibadetde bulunuyoruz; 
topluca kalsalardi epeyce bir jey olmalan li«m gelirdi. Lakfn bir taraf- 
dan toplamaya saliltilimi 1 ° ivi araeJler, bir taraftan kayba ugruyt)!'. 
Sevabi da, iyi teairi de kaybolup gidjiyor. 

375 

Mt ™?j/endi$!m md a?iir beMj, 

Xin halel der gendil mest es mekr-i mu$. 

•Bir gun akkmizi ba^imiza alip da, bugdayin biiyk kayba uftrama- 
sinin, farenin Wlesinden ileri gddiginl idrak etmiyomi.- 

376 

O-h-Jj .yi- U J^ t iff 

Ez /eii^s enbar-i md utran j'iidest. 

■Fare anbanmizi delmig, onuti hiteslnden Btihanmn harafa olmu-ftur* 
Evet. Yillarca gali^maminn Bemereii oim»k IAzittl geler fioniil »ovkl 

T: 11 2«7 



Mfetf p* berba* ctaigdir. § ' ' g ' dehkd ™ ^bari da, i sinde . 

-nrltinTatJbS S^^fe^S "*? ^^ - dan 
Seyler heder «l«r, Bunun gibi ka]b ™h a ^ , **** J »™, dolduruian 

H^rst-i Mevlana fe,££^i U "^ JCabeder ' Bu ™ ^yan j^ 

377 

CS u> i& ^j jU ^1 jji 

Evvel sy can defr $err-i mu$ kiin 
Vangeh ender cem'-i gendiiin ^^ 

i-S&r*- **■ d ^ ***** ** -*. S on ra ^ top . 

378 
Lu saldt * temme ilia bilhitzur, ' 

"» ""ma* olmu. buyunZ, .?,,/ t S™ 1 "" 55 ■ Ka,b hu *«ru °l™. 
258 



edilmi^dir. Bazilan bunu fi'i-i natjEi fekltrsde (tanunej olarak ekumufl 1 
sa da f faili clan (salat), muennes-i semtii oldufiundan, kelimt 1 fi'l-i mft- 
zi olsaydi (temmet) olmasi lazim gelirdi. 

379 

Ger -ree mugi duzd der anb&r-i Trt&st, 
Gendii7ivi a'mal-i gil sale kiicast. 

"T.gcr bizim anbarda birsiz bir fare bulunma&aydi, kirk yillitc niiirl 
bugdayi nereye gidcrdi?* 

JifSC rise sidk-i her ruz& qvra, 
Cern' mi nayed derm enbdr-i md, 

*Hcr giinkii &idku istikamet, veSev ki aiar azar olsun, aiibarmtix- 
(Iei ni; in topJanmiyor?" 

«DamIa damta iistiinc! gelince nchir, uehirle nehir birlc^incc denh 
oliir» derler. -Damlaya damlaya gol olur» sozu de mejhur bir rnusel*' 
mizdir. Bunun gib^ her giinkii iyi araelleriiniziii do|ru!uk ve sevibi M 
kadar az olur&a olsun, toplana to plana epeyee bir yekun tegkil etmek ]ft- 
zimdi. Fakat toplanamadi ve toplannayor, (^iinki anbar delik. Or.1d.u1 
hiratz bir fire girrnig. Buldugunu alip gotiiriiyor, gelenin toplanmasum 
meydan vermiyor. §u girip ^lkmadan, anbar m deiik de^ik oJdugu glbi; m 
iyi arnelin ifasma ^ah^makdan da bedenimiz yomluyor ve yipramyor, 
Kazanci, kusur ve eksikleriyle ancak farzi eda etmek den ibaret kaliynr, 
Manevi zevk ve bakikat ne^'esi adina btr $ey elde edilemiyor. 

Maksadim yanbj anla^ilmajin. Madem ki ibadetlerden aevk abnu- 
miyor, beybQde yorulmakdansa, onu terketraek ve rahat rahat oturmitk 
evJadir, neticesini ^lkarmak istemiyorum, Bir i?i yapamiyaca^im rilvf 
yan gelip oturmaktanaa, onu eJden geldi^i kudar yapmaya ^abalamuk Id- 
zimdir. Meaela, bir katibe verilen bir defUrrln iki Riitide bitirilmcsi em- 
rolunur. Katib; bu emir, tatbik edllir o*?y dflfiil, koca defter lkl gtindu 



Sit 



^■■i 



yazjLp bitirilir ml? dtye olurur, keyfinc buktiinu, tokdire uftrar, ceza go- 
rur; beJki de memuriyetindeii ^ikanJir. Fukat dlger Wr katib o defteri, 
cabjir ve tjgtajjr ua imiayyen muddet sarfmda kismen yazabiJirse, ha- 
reketi pelf takdir oluiutiamakla beraber, gallop c&baladiii i ? m, beriki- 
mil ugKJrgi cezaya ugramaz. Allah'in emirlerini kusuriu da olsa, yerine 
getirm3« S 5 m gayret eyleyenler de, defteri muayyen miiddet icinde kis~ 
meh bitirebilen katib gibidirier. 

Hiilasass: Eir iji obtiuyor diye birakmamah, elden gddigi kadar ol- 
durmanin caresine baknrtali. "Nitekim MevlanS da goyle soyliiyor ; 

«Evvel ey can, d£f $err-i mu§ kHnf.» 

misrasyle r <lbadeti zedeleyen vesveseyi ve emu veren §eytam defetme- 
nin 9aTesIne bak» diyor. 

mi 

Bes sitdre dte$ ez dfren cehld, 
Van diM su^de pezriift u kejid. 

*Demii\ yani cakimakdatt blr?ok kivdcim siftadi. Uyamk gpniil 
a kivilcxmi jekti ve kabill etdi.» 

382 

Life der zulmet yeki duzd\ nihan, 
M\ nihed engH§t ber ist&re gan. 

-Lflkin karankkda giili bir him var ki, kjYilcimlan Mindunnek if in 
tbtlerine parmak basiyor.- 

383 
tlL. & 1j jlT jl;J .uf ,y 

Mi fciijed istdregfin tg lyefc fcej/efc, 
T&ki nefrdzed qer&Qi ber felek. 



2fi« 



-Felekde, — yani dihiyada — bir kimdil xhioihiii diyc, o karanhk- 
daki hirsiij kivilctmlan &SndUriiyor." 

Malfcm ya, eskiden kibrit yokdu. Ate§ yakm&k i E m 5 akmak (jakar- 
iar, kov ve slireyi tutu^tururlar, o vasita lie mum ve kandil yakariarHi: 



%$8$&&$ 



Yam ; -O, yemyc^if aga^ dan sizin i?in bir ate 5 sikarandir 104 .. Nazm-i 
Celilinde ijaret edildigi dzere iki aga? dfthm bir birine kuwetle Eurmek 
suretiyle onlan tutu^durduklan da nlurdu. 

SaZW^i Pir bir kalbin aydinlanmasini, bir kandilin uyandinlmasma; 
taat ve ibadeti de ^akmagin ^akilip aydinbgi husute gstirecek kivilcunm 
gikmasma ve fitilin tut^masina ben^etiyor. Halbuki kav daha murnun, 
y&hud kandilin fitiline dokundurulmadan evvel karanbkda gorunmeyen 
bir hirsiz, yani ^eytan, parmaklariyle onu sdndiiruyor ki : sdnduren par- 
maklar, jeytamn verdigi vesveselerdJir. 

Hazret^i Mevlana ?u mSlumati vendikten sonra duaya ba^byarak dt 

yor ki : 

384 

Gcr hezdraTi dam M§ed her kadem, 
Qiin tii ba mayi nabbed ftlf gam, 

-Ilaht; Sen bizimle bcrabei olup fcj« mwhafeaa ediate, ayak allindp 
yiizbinlercc tuzak *lsa da ebemraiyeti yokdur.* 

385 

$ J> oW ,£ V. $ 

^iin irt&y&tet biivi :d ba. ma miiktm, 
Key biived bimi vzan diizd-i Mm. 

<Va Rabbi; SeniD inayetltriii bi:ii mlo beraber olunca, o al^ak hiran- 
dan, - yan? ^eytaudan ■ ne korkumui olurT* 



(Ki4) ftflruJ YWn: 



;'iii 



Her S ebi ez dam-i ten ervdh rd, 

Mirekdni viikiinl elvdh rd. 

Jajan levhalari, bag] an kopanrsin.. £ 

387 

Mir eh end srvdh her $eb ez kafes, 
Fdrigan ni hakim £ mahkiim-i ke$ 

-^^^^sxr wuii ' r - *-"■*■ mh - - 

Siyarlar ki insanda bir CrOh^u insini) bir de <ruh-u hayvani) var&r 
b^ni uyku galece edince bede. h apsinde * klirt ulu, H ur ve kay^* 

J tlnb ' r n«^ Gidec <* olursa hay.t making isIem 2 

mT^L ?r hayV ^ l)nm ** bUt ™ bedenin istifade .dip dinfend!- 

gini hey an i^m Hazjret-i Mevlana diyor ki : 



388 









?eb ai 3indaTi bi haber zindaniyan. 
§eb z\ devlet bi haber sultdniyan ' 

Hycfden haberdar degildirJer,* umymken va^fe ve mem*. 

2£i 



3itt 

j>* jTj 0*» t>J JL» J 

Ni gam Q endi§ei sud u ziyan, 

Ni k&y&l-i in jiildn ii an filldn. 

-Uykuda lie kaajaumak, ue de kaybetmek endijesi vardtr. Nc dr I.n 
filandir, 511 falandir dli§iiricesi mevtuddnr* 

Cenab-i Hak (Nebe) suresinde Ilahi lutuflanni sayarken : 



«it3p &^rf&^{&S 




Yan! : «(Ey insanlar) tiykunuzu istirahatbuze sebeb, geceyi de (s!k(ii 
i^in) elbise ki!dtk [Jl .» diyor, 

Evet. Uyku haklkaten istirahati tnucibdir. Yorgun bulunan di? u^nv - 
Ian dinkndirdifi gibi diiygu ve fikirlere de istirahat verir. 

390 

HdZ-i dri/ m biiued b? hdb hem, 

Guft Yezdan hum rukMiin zin merem. 

-Arif olaia zatm hall, uyaiukken de boykdir. Cenab-i Hak (Eshiib-i 
Kchf) hakkitida <Hiim Rukiid) labirini kuilanmi^dir, Bundaa iirkme.* 

Hazret-i MevlanS, EsMb-i Kehf kissasma, § u ayet-i kerimeye telmih 
ediyor ; 

Yanl: .(Habibim^ onlan gore yd in uydmli uiiiirdjii. Halbuki oitlui- 



(1U5) Sflro-l N*bo l : fl^lO. 



253 



nykuda id tier. Biz cm I an (gkh) &h£ yuunt, (^Ah) vol .vrnmin $*vitiyorduk. 
KbpekJeri de (magaranin) giri§ yeriiult' iki Unburn uxBt fib vat) ma kin 
idi'«> 

Eshab-i Kehf hakkmda yahiidiJerin suali azerine Kur'ani Kedmde 
muhtasar malumat verilmi^ kac ki§i olduklan AUah'm jlmine ha vale edib 
migtir. En me§hur rivayete gore bunlar yedi ki^i imi$ier, Kitmir naminda 
bir de kopekleri varrms. Dinlerint muhafaza lcin zalim ve putperest bir 
hukiimdardan kacmiglar, bir magaraya kapanmijlax. Or a da 309 setie uyu- 
dukdan sonra uyanmi$lar, sonra da vef£t etmi$ler. 

Bunlarin zulmiinden ka^tiklan Dakyanos adindaki kirahn kirn oldu- 
gunu, magaralan civarmdakj Efsos §ehrinln nere&i bulundugunu tahkikr 
satirlsnmiiui miis&adesi yoklur. Uyamk gibi gbriindiikleri halde, taaar- 
rufian kendiliklerinden degildir Onlan hareket ettirip bir halden di|er 
bir hale degijtiren Allah'dir. Kitmirden murad 1& llefisdir ki, onlarju 
kapm ontinde boynu biikiik yatniaktadir. Hazrel-I Mevlana da bunlara 
tegbih etdigi arif in halini, tarife devam ederek buyuxuyor ki : 



391 






Hu/fe ez aftiJdU diin^ii tuz ii §eb, 
Cun kalem der pence-i taklib-i rah. 

■Arif, diinyaya aid i$lerde r gece giintduz uykudadlr; - y&ni uyuyan bir 
adamda nasi! iradc ve tasarruf kalmazsa arif de byte cilniugduj -.0, kalriH 
gibi AllSli'iii yed-i kudictindedir.* 

* " * 

Fi'f p:-u!ui'ed heciinhu$ ez kalem. 

•Yazi yaran eli, gBrnn-ycii kim&e, kalemin hareketim mkj&hedn *illn« 
re yaniTia i^ini otidao samr.» 



(SOS) Bfli'o-1 K<ihf IB. 






:mh 




Yani yaziyi kalem yaziyor zannt'drr. Hnlbuki ciiu yazan kaliMn dugil. 
kalem i kuHamp idare eden kalem sahlljidh Cih'i iradesini Allah 'in kiilli 
iradesine terkeylemig olan Urafay-i ummeti idare eyleyen de Allah 'in 
yed4 kudretidir. Eshab-i kehf in uyuduklan sirada habederi olmaksizin 
sag dan sola, soldan saga ^evrilmeleri gibi. 

393 

*)*■ ^i ^ij* <J*- <J"J 4 *- 1 

Hdk rd ?iem hdb-i Ji.issi der reb&d. 

'Halkin uykuya dalmasiyic, yani uyuyunca istirahate nail oImiisi,sh' 
Allah, arifin ahvalinden bir mikdar ntimum? Efostcrmi^tiii'." 

Yani bir adam uyudugu vakit dti^iinmeZj didinmez, istirahat igtsd* 
bulunur. Arif-i Rabbani olanlar uyarukken de boledir, Onlan n uyanikkcn 
clan hareketleri kendilerine adeta ruya gibi gelir. 

394 

Refte der sahray-i bitpin canifan, 
Ruhi§an asude vu ebda ni$an, 

«Halkin canlari, nedeni ve nitini obnayan bir sab ray a, - yant &lcm-i 
ervaha - gider. Orada r uhlan: yaldiklari yerde etc beden1«ri, isliralmt 
eder.* 

395 

Vez safiri b&z dam. ender Ji^ji, 
Ciimle ra der d&d-ii der ddver ke§t. 

lilahi; bir i^arede biittln ruhlan U'krar lu/.siklarma, • yant t*sftdlerl- 
ne - flftlrij-, hepiitni adHlft ve htikllmk . ; ml . •. .>r kllaVlin.* 



mm 



kudu huh,™ bfr .dam da hoyl^. V ;i t T „, „,„„., „ L|;| kh J2ifrn 
uyku muddle mutlak kaur; f akftt UyflriniFt ^ ^ £™™J 
beden tuzagma dU^i, mukellefiyet alt ina gir me si JL* <£,££ 



396 

£iinki nur4 subhudem $er ber zened, 
Ger kes4 gerdun zerrin per zened, 

<Vaktaki seherii, no™ goriiniir, felek akbabasi altin tanatlsniu ™ 
par, - y flm sabah olur, - Giine 5 dogar.» 



397 

jLj o'j jjT oj>- jj lj 4** 

FalikuV is bdfc isr&fil v&r, 

Cumle to. der suret ared zan diyar. 



^r 



398 



flttJifcdjH tttttt&asft rd ten friined, 
Her fen? rd baz abisten kilned. 

-H^ta* v. ™uc.rred ola* ruhlwn ftft eyler, - yanl ce^d!, |J 
l«r. - BedeJiten d* tckrar HihJata yUklU kilar.. 

see 



L_ 




309 

Esb-i canhd rd fctined dr$ zi z\n, 
Sirr-i ennevmu ehul mevtest in. 

■Can atlarcnm egcrmi ahr. §u hal (Ennevtuii ehu.1 mcvt) hadisiniii 
sirtidir> 

Sallallahii Aleyhi ve Sellem Efendimiz, bu hadis-i gerifde uykuyu, 

.'jlumiio karde§i olarak tarif etmig, yatii uykuyu bliime benzetmi^dir. Kit- 
£uk 61 iim demek olan uykuda insani kuvvetlerin bir kisrai tatiJe ugrar 
£iinki ruh-u insSmnin beden iizerinde tasarrufu kalmaa. Buyiik uyku &*• 
mek olan oliim de boy3edir. Yalniz o uykuda insani kuvvetlerin hepsi I ft- 
tile, ugrar, Yatma miiddeti ise birkag saate munhasir degildir. tnsan tiy- 
kudan uyandigi vakit nasjl tuIiu yine beden de tasarrnfa ba^kyorsa, o uzuii 
uykudan uyamnca da oyle olacak, Igte (Ennevmu ehul me vt) hadisiniit 
biiti budur. 

ji 4^.1 jj_j ^i j jf tlU 

Lik behr-i ciTifci ruz di/end bdi, 
Mi ni/ied ber pdj^ijan b^nd-i diraz, 

«Lakin sabahleyin tektar gelmtleri ve cesedle slikadar olmaliin if in 
rulilaiiu ayagina uzun bir ip baglar.* 

401 

Tdfci ni^ej ber feezed zan uiiirpzar., 
Ve^ ferdfiidJi drcdeg der zir-i bar. 

■ O ^ayirdan ve mm-'adan, - yam iilrm-i nmniukm - siihahk-; in tckrar 
$ti\ilp gctirinek I^in,* 



■Mm 



Biraz ewcl uyumak, ruh alimn fealiVdrllmuIdir doriilmi^ti, Burada 
o sahvermeriin mutlak olmadjgini, yani Iiltiuk biiyiik iiykuya yatmayan 
bedehlere aid ruh Ian n o bedenlerden aynlmasinin ktilli degil, euz'i bulun- 
dugunu; ruh ile beden arasmda bir nevi rabita kaldigim bey an i<;in deni- 
llyor ki: Allah ruh atlannm egerini gikartmakla beraber, ayaklanna uzuii 
ve manevi bir kdatek takar; sabahleyin onunla $ekip r uhlan tekrar yiik 
altma, yanS beden kaydma ve teklif altina sokar, TabiidLr ki, kbstegin 
uzunlugu, uykunun devam muddetidir. 

Hazret-i. Mevlanl bu ifa deleriyle : 



• ><?f< <# 






Yani ; * Allah (olemn) oliimu zamamnda. oEmeyenln de uykusunda, 
ruhlanm alir. Bu suretle hakkinda bliimii hUkmeitigi (ruhu) tutar, dige- 
riiii muayyen bir vakta (eceli gelinceye) kadar sabverir*".* Ayet-i KerE- 
mesine telmlh etmiftfr. 

Hazret-i Pir bundan sonra bir temennide bulunuyor : 






402 

Kd§ giin oskdb-i Kekf in rukrd, 
Hifz kerdi yd gii ke§ti Ntihrd. 

-Ke^ki Cenab-i Hak, bu ruhu da eshab-i kehf gibi, yfihut Nuh'un 
gemisi gibi muhafaia edeydi de,> 



(107) S&re-i Zttmer: 42. 



Zfifl 



403 

Ta earin tfl/ai>i blddri vii h&$, 
Vd rehidi in samtr it £e$m u gu§> 

-Bu uyamklik ve idrak tufaurodan ;u kalbi, gu gozii ve $u kulapi 
kurtarmis ulaydi » 

404 

Ey besa oskdb-i Jceh/ ender cihan,, 
Pehliivi tu pif-i til hest in zaman. 

«Cih8Dda ve h&I&, ne fcadar Esbab-t Kehi vardir ki, belki senin yji- 
uinda ve k»r;indadir.» 

405 

G&t Mo y&r id 6 der siirud, 

Muhr her q e§mest u ber gu$et $i s&d. 

*Magara da, y&r da onutila nagmelet tereniiiim etmektedir. He fay- 
dasi var ki, senifi gbziin ve kulagin gafletle muhiirlu oldufeu i^in, onu 
gb ; riip i§itemiyorsun," 

Yani, Eshab-i Kehf'in varb|i, ge^ml? zamina munhasir degildir. El' 
la da Eshab-i Kehf'den sayilacak kimseler vardir ki, hem magarasi, htm 
yarl, onunla heraberdir, Lakin onlan goreeek gbz lazundir. 

Evet; gozden g&ze fark vardir, B&tiai »Qreti, yani e^yay; mus&hede 
eder de, manaya kaTji kapali kahr, Sonr* muhabbet ve nefret glbl hi»- 
3er de hakiki gbriije mant olur. 

101 



"Tii/i goiii va muh abbe tie byknj, bcr UirliJ aybi gSnuekden acizdir. 
Nitekim gazab gozii du biitim kotiiliikleri goriir ye meydatia kor.- 

Hazret-1 Pir, bu niikteyi anlatmak j$in buyuruyor ki : 



*HALlFENLV LEYLA'YI GtiRMESl HtKAYESi- 

m 

G£/t Ley lira halife kan tiiyt, 
Ez tii Mecnun $iid peri§an u gavi, 

•Halife, Leyta'ya d«sdi ki: Meciiiin'un pcrisaa olmasina v« sapitma- 
sma seb«b oIhji Ley la, sen miauj?. 

407 

Ez diger fc£ba?i tti efzun nisti, 
Giift hamiL; g#n tw Mecnun nistt 

«Sen, dige* gtizcilerden fajla bii- sty degilsJn? Leyla da cevab ver- 
di ki; Sen, Mectiun olmadigin icin, sus!* 



der. 

bir 
ret 



zer 
hib 



§eyh Sa'di : 

•Leyla'tnn giizeUigtne, Metnun'un gtfzu penceresinden bakmakdir» 

Evei, Leyla'yi gijrebilmek, onun ger^ek yuzimii mii^ahede eylemek 
, Mecnun gibi sadik ve asik olmahdir. Yoksa, o a^ka mazhar olmayan 
$ahsm nazarmda, Leyla denilen kadin, kara-kuru bir cisimden iba- 

gorunilr. 

Bunun gibi, Esbab-x Kehf gibi olan gizli veliler de, gozbniinde #i~ 
durur. Lajdn hiiviyyet ve mahiyetlerini gorecek bir gbs ve irfUna sa- 
obnayan nazarlara kar$i t o mubfirek zevat da basit insanlar gibi go- 






runtir. Hazret-i Fir, birkat; beyit yukjii ida ve K.h.ih-! Kchfdcu bahdrtll- 
gi sirada. .Kes,ke Cenab-i Hak, bu ruhu tUi Kr,li:'ib-i Kehf gibi, ydhut WijIl'- 
urs gemisi gibi muhafaza edeydi* temennislnde bulunmusdu. Yine o btih 
se denuyor, *Eshab-i Kehi'in hife-i llahide uyumasi gibi, evliytuHrii <in, 
Ilahi bir istigrak i?inde bulunur. Bu istigraka nail olarruyan, cbedj j^tifliit 
uykusundadir* merlin i anlatmak igin diyor ki : 



-« l^'> 3 1 ^.;^, <^»* 

Herfci a bidar ter der ?id6 ter, 
He^t &tdd:r?5 ez hdoej Ibeter. 

•Uyamk olan, daha ziyade uynmu; deuiekdir. Oylesiain uyamkli^i, 
uyumu^Iu|utidaa beterdb.- 

Yani. bazi kimseler vardir ki, jeytanhk husilsunda fevkalads? uya- 
mkhk gosterirter. Bu gibiler, fena ve istigrak zevkinden raabrum olduk^ 
)an icin, ebedi bir gaflete du^mu^Ierdir, Z&ten o yoldaki gafillerin uy.i- 
mkhgi, uykulanndan beter,- uykulan uyarakliklarindan zaramzdir. Hi^ 
Dlmassa u'yurken, kimseye zararlan dokuiunaa. §eyh Sa'di, Gulistan'mda 
der ki; -Zalimiu biri, bir aiiie: tbadetlerin hanglsj daha ziyade sevip ka- 
zandini?- diye sordu, Arif de : *Senin 15 in dgle uykusu, ^Unki, uyudu- 
gun bir iki saat i^indif, kimseye zulmettnezsiua cevabini verdi, 

409 
L* jU jj^" jl^- J^ ^j*. 

P^in bi hak bid&r nebved cdn-% md, 
Hest bid&Ti gii der bend an-i ma. 

•Riihumuz, Allah lie uyamk olma^nca, zahiri uyamkbk, bixim 
l$iQ bend ve uiatiiadir.» 

Hakiki uyanikbk, riihun hak ve baklkatden Igah ohnasidir. Hah! 
Sgahlik Qimayinca, insanin uyamk durmnsiylc gtodnun bakmasi, uykuda 
itiyk gbrirsesine bender. Ruya, hayaH bir mujibrdedir, Fakat mii^aho- 
de, ruye eSrenin gdzlerini kapatir. ZihJrcIakl oiyjlyi norin^lne matii olur. 



270 



271 



Bunuu gibi, llahl olmayan. uyamklik dji, tf^rilmlrdckl esyayi gdsterse bi- 
le, hak ve hakikatin mu^aKedesine engel le&kSl tder, 

410 

Can heme tuz ez leked kubA hayal, 
Vez ziydn d siid u ez hav{4 zevAl. 

•Hiitun gUn hayalin tekraelwitesituJen; tar, asarar ve eldeki mahn 
zcvaH. korkusundan.» 

411 

JW $af& mt manede? ni hitf u /er, 
JVi besi£i/-i dsTrwju rah-t sefer. 

-Biihun ne safasi, ne letafet ve nflraniyyeii, ne de yUksefc tieme gi- 
decek yolu kakr.» 

insan, gundLizlen uyamk bulunur, Hayali, bir takim fikirlerle rifi- 
men ve zihnen yoruJdugu gibi, ruhen de yipramr. Kazan dim, kaybetdlm, 
yahut elimdeki nimet kaybolacak kurimtulari i^lnde girpinir durur, §u 
yorucu hayaller, ruhu o kadar ezer ve sSfiyyetitii o kadar bopr ki, safasi- 
ni da, letafetini de, batta ulviyyet ve ruhaniyyetini de ziyana ugratir. Igta 
buyle uyanik gorunenler, hakikatde uyumus olanlardan farkli degildir. 

412 

JU- ^ $ j\ £ jji jt 

Hufte an bdjed ki 6 ez her hay 61, 
Dfoed iimmid u kilned bd 6 mek&L 

*Uyumu$ o gafiJdir ki, her hayale kargi Umide dttjeif v» onUnU U« 
nuftnaya kalkar,> 

Z72 



413 

Divra gun hui" bined 6 beftdb, 
Pes si $ehvet rized o ber diu &b. 

$mm* m*& h * ri & ibL £ttriir w ona 5ehvct suyunu akltir " 

414 

Qiinki tohm-i ^esl ra der fire nht, 

behod amed hayal zz vey gilriht. 

-Nesil tohu™u f nutfesim S arak y«e dakiince uyam*, kcndine eelir, 
a vakit de hayal, gbziiniln buiiTiden ka^ar,* ■ 

415 

j^j^L' _j J-_JL. ^ il> l j^ 'I 

Za'f-i $er bined ezan u ten pelid, 
Ah ezan t®fc$4 be did it ndbedid. 

,Uyan, pe a, ihtilam dl« § undau buiuria yor^luk, vUcQdfittdc mU- 
Jevveslik gorur. Ah a EiJriiHen ve gbriinmeycn uak^dan ab.» 

Diinyida uv.mk g^inenler, riiyada gbrdukleri ht&Om V^ v*rlb 
de o n uJ, m^ah.be, batta ***** rtrtft b^erle, ^ 
kimse uyamnca hayalin k^tigm^ o yakinbk neticesi bagmdaki ago ill 
SSmS ve elbisesmdcki m™**P ¥fr* ^ W kalmad^m a.lad, 

SufikSle uyanciiklan vakit, o Ufb rt^ y^i hayat^o .Um bir 
bas agnsi verecegini anlayacaklardir. 

Hakikaten dii^ya, ruya gibidir. Onda baka hayaldir; Unn onda bu- 

iti 



__■ 



lunulan rniiddiUn hesabi verllece£l va o hotfb **nAsuidn birtakim m'u- 
levvesligin/meydana pkacagi hakikatdii'. 

Hazret-i Mevlani, bagka bir miaal geUriyor : 



416 

Murg ber baUd re van. u saye es, 
Mideved her h&k perran murg ve§. 

■Wir kli$, yuksekden iu;ni-. GoJgesi de toprak iUtimde kns gibi kos,ar.i 



417 



u# 



JEfelefti sayyad-i an sayi §eved, 
Mi deved cendtmhi btmaye §eved. 

«Budalanin biri t golgeyi avlamak ister, arkasindan o kadar kosa* 
ki, takatt kesiiir.» 



418 

Tit endazed besHy-i saye i\ 
TiTke§e$ halt §eved ez ctist u cu. 

-O budata, a golge ye ok a tar da, arayip taramakdan ok tor ha si boj 
kuhr.» 

Tirke? : l<;ersine ok doJduruJan ve mesinden yapilan bir torba idi ki, 
kemerin sol yamina takilir ve fcabmda oradan ahnip yayla ok aEibrdi, 

m 



4i:> 

Cj» *>L, ;l>Li JJ jJ-JJ Jl 

Tirte^-t omre$ $tht |«d 6rnr reft, 
Ez deviden der §ikar-l $&ye teft. 

« Golge a v lama k i^in sur'at ve Harare tie ko^makdan ve s ura>a bu- 
caya ok atmakdan omtir tirkesi bosalmi? ve Uayati heder olmu§ olur.» 

§arihler diyorlar ki: Bu misalde bey an edilen kusdan maksad: ^ Al- 
lah'in esmasi ve sifatidir, Golge ise onlann mezahiri bulunan es,yadir. 
Kuijii birakip golgeyi tutroaya sahsanlar: sahire degil, mazhara ehemmi 
yet verenlerdir, Golge avcisimn ko§masi netkesi, nasil tisminde yorgun- 
luk ve tirke^ide boslukdan iblret kalirsa, mazhara tapanlann, y^ni diin- 
yaya goniil baglayanJanti encami da oyle bir mahmmiyete miinccr olur. 

Zahir ve mazhar nedir? CenatKi Hakk'm bitmez tukenmez, sayilnrH 
gelmez isimlerl ve sifStlan vardir. Bunlardan 99 danesi (Esma-i Husnil 
diya mazbut ve me^hardur. 

Esma~i ilahiyyeden herbirinin, tesir gcstermesi zaruri olan yerltn 1 
vardir, Bir ismm'tesir gosterdigi yerlere ve ?eylere {Mazhar) derlar. 
Mazharda tesiri gdrulen Esma-i Hahiyyeye de (Zahir) tabir ederler. Me 
aejfe Cenab-i Hakk'in <Halik) ve {Rank) isimleri vardjr. Onlarla mah- 
lukati yaratir ve nziklandjrsr, §u halde, mahlukat uzednde tesiri gtfrti 
lea o isimler (Zahir] dir, mahluk ve merzuk olanlar da onlann mazhu 
ndir. 



420 

" 1 

S&ye-i Yezdan fu ba$ed daye. e$, 
Va rehaned ez hay&l jl saye e§. 

t&ll&hhn tnanevi gBlgiesi, golge avcisimn miifebbjsi olursa, 01111 
bayal ve golge pe^inde ko^inakdaia kuitarur.- 

O halde, saye-i Yezdan kimdir? 

273 



421 

i 

Sdye-i Yezdan hiived bende' Huda, 

Murde-i in diem u zinde' Huda. 

«Sayc-t Yeidan, — yam zill-i tlahi h — AHah'in o makbul kuluduT ki, 
bu aleme ni&belle oliidiir ve Allah'a nisbetle diridir** 

Saye-S Yezdan ve 2iU-i llahi: Allah'xn gb'lgesi demekdir ki, mecazen 
vekil manasinadir. Yoksa Allah, cisim degildir ki gb'lgesi olsun. 

Bir hadis-i gcrifde, meakn ; 

•Sultan, yeryUitinde AJlah'm vekiU adaletidir. Her lultfm gbreu, 
una iltica eder- buyumlmustur. Burada mevzu'bahs olan, bilinen hb- 
kiimdar degildirj manevi sultan clan insan-i kamil ve Tnukemitiildir kl, 
yerytizimde Hakk'm halifesidir, Glanca irade ve arzfisu nu, ilahi ma'ya 
karji yok eylemig, ve Allah 'm bahsetdigi llahi dirilige nail otmujdur, 
tfte bu zat-i §erif, bir Mmaenin mUrebbisi ve mursidi olursa, o kimse, 
giijge pe§inde ko§up yorulmadan kurtulux. 

(Miirde-i in alem) yani «Bu aleme nisbetle oludui'- terkibyie gelin- 
ce, su hadis-i serif meali onu tarif eder : 

*Yeryiizunde gtzer b'Ui gb'rmek isteyen Ebubekr'c bak&ut.* 

Siddik-i A'zam (Radjyaliahu anh) Hazretleri, olanca iradesini ka- 
de-i Ilahiyyede link eylemis, oldugu i$in, (Meyyit-i seyyar) ha line gelmi? 
ve Kasulullahin o jltifatina mazhar olmu?tix 

422 

jL} _i-] C*vl jt j^j L" 

Ddmen-i & gir zti, ter bi gemaft, 
Td rehi ez afet-i dhir ze.man< 

uO itisan-j kamil in ctefini geciktir nicks bin yakala ki, Shir iamwi 
fitnelerinden kurtu1asjn>> 



•rid 



1 ^ Jjil ' I ■ *_*J 



■^J 1 cr* 



+-)> >> 



Keyfe meddezziliii nak$-i evliyast, 
Kb detiH nur-i hur§id-l Hudast, 

«Keyfe meddeziil tiazm-i kerimi, evliyunm ttak^i ve mu^'iririir. On 
lar, Albih guue^inin nurutia deiitdir.^ 

Sure-i Furkan'daki : 



-A'^ 






Yani : «(Habtbim;) Kabbifnin sun'una ve kudreti)ae bakmtnlui mil 
G«lf;«yi nasi I uzatmi^tir, Isttseydi onu s;ikin kiln rib. .Sonra GU)Hi>i r « 
giilgeye delil ittihai e«ik. Daha sonra da onu, {uzanan o golgeyi) aiar. 
azar kcndiraiic 5ektik l,8 .» ayetine isaretdir, 

Bu ayet-1 kerimede, G tines in hareketiyle golgenin uzayip kisalmftai 
ve Gune^in golgeye delll olmasi gibi, Tabii Kanunlardan baliFindillytn 
HazreM MevMna ise, buradakl (Zill) i, evbya ziimjesi diye te'vll cdiytn 
Hakk'm halifesi olaniar, hakikat gLkn e^inin golgesiair, diyor. 

Te'viUi KnT'an: K&la mullah' daki lafizlarin me^biir manalanndan Ut 
la olarak on!ardan birtakim latif ve rakik niikteler ^ikarmakdir. To'vlli, 
sofiyye de yapar; bitini mitlhidleri de. §u fark ile ki sfifiyye, mejh&rvf 
zahiri manayi da kabiii eyledigi halde; batmiler o dhete yanasiua/lur 1 
Manay-i batjnl diye hezeyan eder dururlar. Hazret-i Pir r ogibilere karj'- 



424 
'jj£ Jty JiiJ* »Jj5 

Kerde4 te'vil harfi bikrra, 

Hi$rd te'vil fciin tic zlkrrd. 



C10R> Sint.L FUrkln: -l5-«. 



271 



-Ku Tamn hikr nE:in harlini ve iti.li.nn IrYll ccH vnrhiin. fttir'aiw d«- 
jjil, keudini te'vil elmerim ^arc&ine l}JiU» tljyiir 

Ifte, ey salik; (keyfe meddc zzill) ayelinin tit- 3 £1 1 1- 1 etcllgi. Allah g<Sl- 
gesinin hirnayesine iltka et. 

425 

JJi -^ I J jv^ Jj 1 j Jr>^ 

Enderin vadi merev bi in deltl, 
La ukibbul &filin gv. giin HaXil. 

«Bu vadide tiylc delilsiz gfkme. Haljl Ibrahim Ale j- hiss el am gibi (La 
iihibbiil afiiin) de.» 

Bu bey it ile de } Hazret-i tbrSmm'in Kur'an'da hikaye buyurulan bir 

sozijne telmih edilmisdir, 

Malumdur ki. Halilullali Aleyhisselam, Irak 'da do|fup buyumiigtur. 
Zamanmda era da, Kcldaniler vardi ki. yildizlara taparlardi. Hazret-i lb* 
ruhim. hem§ehrilerini ilzam edip susturmak i^in yildiza, Ay'a ve Gu- 
ne.j'e bakmi$. onlann dogmalariridan sonra battiklarim gb'riince: (La ii- 
hibbiil afiiin), yani *Ben h atari] an sevmetns; 



V 



**? 



^ 



&BVj 



Y&m i Ǥiibhesk ki ben yuyumu, gokicri ve yeri ya rat mis olan Al- 
lah's yonelttini. Ben, miipiklerden degiIim 1M .» demistir. 

42G 



w& lij'J" 



«i 



J* 1 



Rev z\ saye dftdbi to. biydb t 
Darnen-i §eh Sems-i Tebr%z% bitab. 

■Git, Kolgpnin dclaletiyle giine^i bul ve ^ah $ems-i TebrWnin etft- 
£Jnc s:iijI ■ 



HM) stir if -J Eu'Am: m 



i'B 



Ail.Ji'a delalct Gtmek hususunda velller, B Uho$in varligma delH elan 
gSlgeye benzetilmisti. Burada da buyuruhiyor ki, yiilgcve iltka et de, 
o vlata ile hakikat gunesir.e vasil al. O golgelerln en parlagi bulunan 
Sem3-i Tebrizi Hazretlerinin ir^ad etegine sank 

Hazret-i Sems hakkinda ($ah 5ems-i Tebrh') buyurulrnasi, dbuh ve 
envaii kibar-i evliyaullahm manevi saltanatina ve ind-i Ilahideki yuk~ 
sek mertebelcrine isaretdir. Zaten geyhler hakkinda (sah) tabirinxn kul- 
lamlmasi, Iran ve Hind adetlerindendir. (§ah §iica'-i Kirmani), (§an 
Veltyyullah-i Dehlevi) ve emsali zevat gibi. 

Bu iisul bLze de (Sultan) ve (Hiinkar) tabirlerini kullanmak iizere 
g ^mi 5 tir (Ya Hazret-i Sultan Abdulkadir-i GeyianiJ, (Ya Hairet^i Hun^ 
kiir Haci Bekta 5 -i Vdi) gibi levhalar, hala goriiliip durmaktadir. Haz- 
ret-i Mevlana'ya i 5 aret olan (Molla Hunklr) tabiri de : Hazret-i Firm 
hem ulemadan, hem urafadan olmasi dolayisiykdir ve (Hankar) tabiri, 
(Hiid^vendjgar) kelimesinden gdmedk. 

Seyh Galib (Hiisn-u A§k) mda der ki : 
■ 

De-vretti gii enbiy&yi Allah, 
Geldi bize evliydy-i dgdk. 
§ehdir a giiruha Molla Hunk&r, 
Besdir bu cih&na bir hiikiimdar. 



427 

Reh neddnl canib in sur & arus, 

Ez ziyaiil liak Husdmiiddin biyiirs. 

-Eger bu smr-i siiriirii, - yam S*ms-i Tebrizi Ha^retlerine R idert 
yolu- bikmcli ve bulama^an, Allah'm hidayot 151S1 olan HU^mbddln 
(Telebi'den sar.» 

Yukanda da bildirildigi iizere, Husamiiddin Qelebi Hazretlerf, Hw- 
ret-i Pir'in halitfesidir, Mesne\ T i'nin tanzimine sebeb olan bu zat-1 ^ili, 
Hazret-i Mevl^na'mn havatmda bik, rnuridkrin siiluku ile me^gul olur- 
do. Her cihetle muktedir bir zat-i 5 erif cldugn iqin, Hazret-i Fir, midd- 
led kendisine ^evdi sderdi. Biitada da, Sems-i Tebrizi'ye gottirecek yo- 
lu bilemez ve %ulamazsan, hakkin ziyasi olan Husamiiddin gelebi'ye sor 
ki h senl §oms^in musahibi olan Mevlana> sevk eyksin, diyor. 






:vi 






12S 

A.L JJ.L 1-, „Jui. o_ 



JJ 



Ver hosed gired tiird der reh gclu, 
Der hased iblts ra ba§ed gulti. 

"Effer, H Lisa miid din £o1cbi'ye intitgb icin gidcrken; hased, yatii Jsis- 
knnrJik, bo^azina sanhrsa-ki seytanin hased dr fazla tecavuzh o]m.» 

429 

i 

Ko si ddem nenfjf ddred es hased y 
B&, saddet ceng dared ez hased, 

■ §eytaii, Adcm'e olan hascdmdcn, ona secdc etmeyc utaiidi. Yine a 
jeytaii, hasedinden saadetle cenk etmeyc kalkisdi.* 

430 

- ,■ \ - - ■ * - 

*■ — * ''j jj j ^-^ </j v* 

Ukbe-r sin s<rb ter der rah nist, 
Ey hunuk an ke§ hased hemrdh nisi 

-Siiluk j'olunda hasedden daha zoi ve daha tehlikeli bir ge^il yok« 
lur, Hastid olmayan kimseye ne muttu.» 



431 

$JL o^l 4— »■ fe.U. 



w^P ojf I 



j^U 



In cesed hdni hased amed bidan, 
Ez hased aiuds gerded hanedan. 

»Bu cesp.A hased ha nc dir. Mulumun ohnn ki hasedden, biitiin blr hi- 
r ft 






Bir bane dan cfradindan birinin, bused I e >apm<5 oldugu k 5 lunik, o 
hanedam bulastiracati gibi, hose din tablati dolayisiyle, butun beden ba~ 
nedani da mule we s ohir. 



432 



.* 
j* 



Ger cesed hdne biased dmed t?eHJc, 
An cesed ra pdk kerd Allah, nilc. 






•Irisamti d&mi, ha 5 *dhane olmakla beraber, Cenab-i Hak t dshiv 
let den bazilaritu iyke temizlcm^dir.s 



Jt 



433 



Tchhird be^tl nisdn-? pafcij/est s 
G«nc-T niirest ea tdi$me§ hakiyest. 

-Tabbira beytt, Ayet^i KerTmesi, temialik ti]§ainjdir. Ash toprak ol- 
makla beriiber, insan cescdi niir baimcsidir.i' 



Bu beyitle, Kur'an-i Kerim r deki 



^ j> 6 i i ■ L ** 






Yant : -Beytimj titizJikle temUteyin diye, Ibrahim ve Ismail'i; dr 
kuwetli emir vermigtik 116 " ayet-i kerimesine telmih ediliyor. 

Bu ayet; Ka'be-i Muaizama'yi bina etmi§ olan Hazret-i Ibrahim He 
oglu Hai;reM ism ail 'in , o muhterem mabedi; tavaf edecekler, itiknfti «( 
recekler, riiku ve sticud sCiretiyle ibade1.de bulunacaklar igin, temith'- 
meleri hakkmda ise dc, sofiyye ha^arati, bun dan, baska manaiar da v 
karm^lar; Ka'be'nin temizlenmeapdtta maksad: Kalbin nefsan! «mell*r- 
den : seytani vesveselerden term^l^nmeM demekdir, demi^lerdir. Hnzn-1 l 



(J10> Siirt-i BeHara: 3K5. 



381 



PIr tte, bu mimay] Ultiyar ediyar, Insan c< ii. ha»edhin« olmakla bri- 
ber, bazilarminki, Allah'in tevfikiylr, lerttttii* ve nur haz&iesi balltti 
alir, diyor. 



434 



4- j v^i._ ijij 



^/ 



*u 



Ger kite! ber bi hazed mekr u hosed t 

Zan hosed dilrd siyahiha resed. 

*Eger, liitsuil ohnayan bir zate bile ve hased ctmeye kalkarsan, o ba- 
sed dolayisiyle kalbine zulmetlc* &m olur.- 

Karanlikda kalan bir kalbe ise, marifet ndru giremez. 



435 



: J'J 



Hah $ev merdan-i Hakrd zir-i pa, 
Hak bet ser kiln hosed ra hemgu m 

■Allah adaml annul altmda laprak gibi ol. -^ Yarii, gnlara kar^i ba- 
sed etmek dcg;i], fevkal'ade tevazii gostcr— . Hasedbi de t bizim yapUJh* 
miz gibij barilla toprak sag ve ayaklarinin altma nhp onu zeHl et.» 



-YAHt>Dl VEZtRlN HASEDINl BEYAtf. 
436 

An vezirek ez hosed bude§ nejad, 
7& bebotil go§ ii binl bad dad. 

<0 al£ak vczMn ask ve mayaai, hased idi, Onmi icin kula§ini ve bur- 
minu batil yerc ve bedava olarak verdi.- 



437 
■*-*■ jjpJi ji ^ 1 ju-\ _/ 

Ber iimld-i ftftfel ez rci$~$ Tiased, 
Zehr-i 6 der tdn-t misfemim resed. 

-O iimmid He ki, hasedinin ignesinden birtakim BavaHilarm cntilii- 
rin a zehir siksiu.i. 

Bazi kimsder, hatta bazi mahluklar vardir ki, hased on tarda hilki 
ve cibiJH bir tabiat halindedir. Bir nimete nail olmu? zevatm mmelmi, 
gekemezler de onun zevalini isterler, RecaS-zade Ekrem bey merhurri, 
demisti ki : 

Hasedperverlerin hdli yamandir, 
Ki yoktur bir held bedter hasedden. 
Sartl7m$ nefse muz'ig bir yzlandir, 
Ki gikmaz gikmayinca can cesedden, 

Evet. Hasudun ntfene sanlmi? olan based yilani, sahibinin iilurmi- 
ne kadar taw. ■birakmai. Birakmadigi i^ir. de hasedci, $&&$ juuddeK 
qe iztirap iginde kaliT; herkesi ksskaiur, herkesin nimet ve devletinden 

e2alamr. 



438 



-CJ ijai a^ 



J 1 / ^^» 



4if 



f 






iSi b^ ^ *^J? <J L-^-L,?*" 



Herkest fco e^ Wed Mni fcened, 
Jfijten 6i gfyfil M bini kilned. 

-Her kirn hased yiiz<inden bunin koparniBya kalkt?irsa — vezir j(i- 
bi— kendini burunsuz ve kulaksiz birakir.* 

-Din kardesini di^iirmck i ? in kuyu kazan bain, inutlaka kazdigi ku- 
yuya kendi dtt^er- denilmi^dir. 

Halka eziyet eden h er-ge? bir zaiara ugrar. Burun koparmak sevdasi- 

ns. du^enin de, vezirde oldu|u gibi, kendi burnu ve kendi kulagi kopan- 
br, fste Yabudi ve^ir, boyk muzir bir mahluk idi. BinaGnaleyb, bajkala- 
rma zaiar verraek isitirken, kendisi zarnr yofdil. 



ij j j» y ^ ^ jT ^ 

Btni an bd$ed ki 6 btiyt bered, 
Buy or a cdnib-i kuyl bered. 

«Buriin, koku alan bir nztivdur ki, aldjgi koku, onu bir mahalle gi>- 
tiirlir.» 

Onun 15 in, abdest esnasmda buruna su veritirken : 

«Ya Rabbi, bana ccnnetiu kokusunu doyur* "diye diiS, edilir. 

440 

Herki feii-yej nist 5i bin? biiueci, 
Biii/ an Mt/6sS kdw dlni biived. 

■ Koku almayan kimscnill bur mi yok demekdir, Koku da Dunyi .yu 
degil, dine ve Ahirete mtiteallik Tayiliadir.» 

t ki bey it ewel, «Her kirn hased yiiziinden burun koparmaya kalki- 
§irsa — tfezlr gibi — kendisini burunsuz ve kulaksiz birakir* denilmigtl, 
Tabii, buradaki burun koparmak, halki zarara ugratmak demekdir. O 7*< 
rar ise ya maddi, ya manevi olur. Manevi burun kopavmak, bir kimsentn 
irfan rayihasindan mahrum kalma&ina :>ebeb olmakdir. Bunun i^indir kit 
manevi koku alamayan kimse, burunsuz demekdir, Igte, halkin maddl 
ve manevi koku almasina based edenler, onlari irfan kokusundan mtih» 
rum etmek isteyenler, evvela kendi koku alma zevklerini kaybededer. Bvi 
hUsl kaybetmenin asil jebebi. hased oldugu gibi, manevi koku duymak 
nimetine §ukretmemek de onun zevaline vesi'e olur, 

441 

j^SJ J,l JsJ. j j,, #£ fry* 

*$& u^? J" 1 * 1 c — ' _r^ 

Qiinki buyi biird ii gittr-i an nekerd, 
Kv.fr u ni'met amed d bliuj fiord. 



284 



■ Bir kimse, manevi kokll duyup «]n u ni {in $iikriiiui Ua etmtUlt, 

kiiiran-i nimet gclir, omin buriuuiu yer ve (Hi^lrnr.- 

Yani, her nimete mukabil $ukretmek lAjntn oldugu gibi, koku alm« 
nimeti icin de sukiir vacibdir. Bu saadctt maabar olan kimse ^ukrctme- 
yetek olursa, kiifran-i nimet, miidhi§ bir Silet gibl onun burnunu yer, yft- 
ni koku alma zevkinden onu mahrum eder. Kiifran-] nimet hakkmda : 

»Kiifrfin-i nimct ohna. Zira dikkatH fcakarsmi (kufran) in iki ktlfUr 
oiduguwu, yaiii Arabca tcsmye aigasi bulundugutiu anlarsin- derler. 

Evet; bazi gbzlere kar$i gizli kalan manevi nlmetled inkar etmpk, 

kdfiirdur; fakat her gozun gGrebildigi nimetlere §ukretmemek kufrlndii', 

yahi katmerJi kiifurdur. 

442 

§ukr kiin mer sdkiran r& bertde ba§ t 

Pi|-i i$an miirde $ev puyende ba§. 

-§iikret ve §Ukredenleriii kuiu, kolesi ol. Onlari 11 buzurunda iilU u>' 
bi tesli mi yet gbsttr ve net ices hide bekaa bul,» 

(Nimeilcr, jukiir bereketiyle dovam eder- buyurulrnu$Un\ Manov! 
bir iey^e nail olan arifler, O'na ^iikrederler. $iikiirleri yiizunden o ninwl 
dev4m eder. Nimetin devami, arifin giikiirden aei; kalmasnu saglar, Ac- 
zini anlaniak da en biiyiik bir irfundir. Oj'le irfan sahibi olan jukredicl^ 

lerin bendesi olmak ise, insam ebedi saadete kavu^turur. 

Hazret-i Mevlana, kiasaya donerek diyor ki : 

443 

QiM vezir ez rehzeni maye mesaz, 
Hulk r&tu ber meyaver es nem&z. 

«Vczlr gibi, balkj sapitmayi kcndinc biTmaye yopma ve herkesi ua. 
ittasdwj, niya^dun vc ibadetdun alikuymn.* 



i 



444 

N&sik-t din ge§te an kafir vezir, 
Kerde 6 ez mekr der iuzine sir. 

•O kafir vezir, din na&ihat^isi kihgina girmi§, hile He badem helva- 
sma sanm^ak kanstirmj^ti.* 

Yani, hak sozler arasmda, batil fikirleri de birtakim gafil kimselere 
yutturuyordu. 

Batihn, batil clarak zuhuru ehemmiyetsizdir. Onu herkes anliyabi- 
lecegl 15m, kadar kotii tesiri oIma2 r Asil miigkil ve muzir olani, hak ve 
hakikat imi? gibi meydana atilamdir. Mesela, bazi hayirhah ve merasim- 
perver gorunmek isteyen huiuskarlann, -Biiyiik bir zatin huzuruna girdi- 
fimiz vakit, gapkamizi cikanyoruz; Allah'in huzuruna cikdigimiz, yani 
namaz kildigimiz 2a man, nic,in basimm acm^'abm','* demeleri, ve Hiris- 
tiyanlann kilise dahilinde ba§ acik bulundugunu misal gb'stermeleri, ba- 
tihn hak auretinde zuhurudur. 

Madem ki din ve Diinya i^leri aynlimjtir, diinyevi neeaketi, dini ibfi- 
dete kiyas etmeye kaJki^mak dogru degildir. 

Musliimanlar, dini hususiarda, Avrupalilann ve gayri miislimlerin 
edeb ve terbiyekrini taklldle degU, Nebiyy-i Ekrem Efendimiz'in hareket 
ve siinnetini tatbik etmekle mukdleftir. Hazret-i Peygamber: (Sallu ke- 
ma raeytumunl usalli) yani : *Beni nasi! kihyor gbrdii iseniz, aamazi iiy- 
le kilmiz- buyurmujtur. AJeyhissalat Efendimiz, ihramda buiundugu za- 
mandan bagka vakit de, basasik namaz kilmamistir. Vaki'a namaz esn&* 
smda farz olan (setr-i avret), yani ortulmesi lazim gelen yerler, erkek- 
lerde gbbekten diz kapaklanna kadar olan mahallerdir. Bu kadarcik inei* 
turiyetle fars ifa edilmi§, fakat sunnete ittibi edilmemi§ olur. Hususiy- 
le nassa, ySni kitab ve siinnete mukabil olan ictihada mesag yoktur. BJp 
i§ hakkinda Ayet ve Hadis varken, onlar birakilip da, indi dii§ijncelerlr 
ictihada kalki£ilamaz. Madem ki (Sallu kema raeytumuni iisallij hadW 
vardir; madem ki Rasul-i efham, ibramda bnlundu^undan ba^ka va!ilt- 
lerde ba§iac,ik namaz kilmamigtir. Bizim de Rasuiulllh'in emrine, aunni 
tine uyarak, namaz kilarken ba^imiza bir ?ey giymemiz gerekir. 

(Huz'G zinetekiim Inde kiilli mescidin) yani : «Het namaz kildi|ini| 
da temiz ve zmetli elbisenizi gfiyinii- Ayet-i KeHmesi de bu busiiada h»' 
trra geiir. Allah, namas kilarken soyunmayi degil, giyinmeyl emrediy!»(! 
Bundan altmi?, yetmis setie kadar c!vv*:l (Kviiyil Hoca) ismlnde, 



yet aiim, fakat nisbette slf bir zkt varm 15 . Yenikapa Mevlevibanesinin 
meshur ve fazil ^eyhi Salahuddin Dede Etoldiye dors okutmus ve icS- 
^t vemi § olan bu zati, devlet adamlanna varmcaya kadar herkes tamr 
ve hurmetde buSunurmu^. 

Bu igt bir gun, ^eybuli^lamm huzuruna glrmift lakin binig denilen 
bol kollu cubbesi artmda de|il, ehnde bulunuyormu^ §eyhuli s lam - 

— H «ca efendi; o blnisi ni ? in ta SI yorsun? diye sormu? ve Seyhiilis- 
iamin huzuruna ilmiyyeden olanlann bini^le girmeleri Jazim eeldi^ini 
hatirlatmak istemig. EvliyS Hoca : 

" ~ B t™ n hmk Hr yere ^ diImek icabediyor db,pnun icin, demis 

§eyhulislam : - ' 

f — Mesela ne gibi biiyuk yere? diye siial edfnce, hoca : 
lemi^ ° iraie m6lgim Vakit ' diyerek § e ^ htilis ^nn siiknta mecbur ey- 

Bazi tatbsu firengi! gdriinmek isteyenlerin, cenaze gecerken, sapka 

tikarmalan da liizumsuzdur. Dinimizde, oluye edilecek hiirmel ona kar- 
V , 5 apka ^ikarmakla degil, tefyi'inde bulunmak, tabuiunu amuzlamak ve 
ruhuna fatma okumakladir. 



-HIRtSTtYANLAR ARASINDA, AKLI BA§INDA OLANLARIN 

\T:zlai.v hIlesIni anlamalari. 



r,i 



445 

Herki s&hil> zevk bud ez giifU, 6, 
Lezzeti mi did u telhl ciifM 6. 

"Kuvve.i ia ik BS i obntar ^yani a^imn mantvi tadt yerinde bulu- 
nanlar- vezirm sbzleHtideki ] M 2et arasmda bir de acilik duyoyorlardi.- 

446 

NiikteM -nfi guft a amihti, 
Der ciildb4 kand zehrl rihti, 

-V«1r ( niiktvli siirJer sayliiyordu. Lakin c 6 Bri«, i t u, e Ic hi t kans- 
tinlmij S eker S erbcti e ibi idi.b * 

287 



■», 



417 

Z&hireg mi g&ft der reh $ust §ev t 
Vez eser mi gujt canrd $£st §ev. 

•Vezirin zahiH kelattu: Hak yoiunda gayretli ol, diyordu, Zimnen ve 
fricn be, ruha atilet ve miskJnlik tavsiye ediyordu,* 

Evet. Vezirin ifadesinin zahiren yaldizh btdunmasi; gaflet erbabim 
aldatiyor ve oyahyordu, Hazret-i Mevlana, bimu birkag misal ile feah 
itjln diyor ki : 



448 

Zdhir-l -mitre ger i3/fdfie*t & 7m, 
Dest u cdme mi si^eh. gerded ezu. 

-Gimitisiiti sathi; bcyaz ve yeni glmakla hersber, eli ve elbJscyi klr- 
Jetir.» 



449 

i 

Ate§ er gi &urh riiyest ez §erer t 

TiL zi ji'l-i o siyshkdri niger. 

• Ate^, ^lulesi itibartyle kirmizi gtfriiniir. Oyle (ken sen, onun kivil. 
rai ile yaktigi yeri si nisi yah etmesine bnk.» 

288 



450 



Berk eger nuri num&yed der nazar, 
Ltk hest ez hasty et diizd'i besar. 



*§un$ck, nazara nflr tffiruniirso de, on da 
vardir.K 



6« kama^tinnak h*M6tt 



Gumugiiii beysz v e parJak goruniip d e e ] ve elbiseyj kirtetmesi- at,, 
qm rengi hiw olduju halde. kivUcimiitm babet etdf* y J vakrn ' 

Yahudi ttafcte S03 Ien de sureta Hak, fokat manen bfeil Sdi. 



451 






Her fa ciiz ag&h ii sahib zeuk bud 7 
Guft-i o der gerden-i 6 tavk bud' 

*y*W dinleyenlerdec her ki m an^y^h ve zevk ^ hibi dc - ilsc 
iirin sSileri, on an boynntiB halka gibi gefiyordu^ 

Tavk: Vaktiyk esirlerin boynuna takilan bir halka imi| h 



452 

.U jlj# jj JL ja ^m 
.L tj Ljr ^ ^Lri ^ jj, 

Miid!det-i jeg sdl der fikrdn-i jfih, 
>'i*d vezir etba'-i tsa m -penah. 

*Hiikiimd B rdan ayr, olarak, vwir bUi sene mUddcilc lievtlurin pe- 
iiabt ve muktedasi o\du.» v 



V: 19 



2X9 



HBMMam 



453 

Din it dil rd Jtiil bgdit biispurd h-alfc, 
Pi$-i emr ii fixi fcn>i 6 mi murd halk. 

■Hali, — yani hiristiyatdar — dim de, kalhi de otia testfm etdiler, 
onun emrine ve hiikmiine kar$i can feda edetek dercceye geldileiMt 






«Ht5K€MDARLN VEZlRE GlZLtCE HABER GONDERMESt- 



m 

Der migdn-i jdM o peyg&mhd, 
§dhra, pinhan bedu ar&mha, 

*Vearfr ile hiikiinidar arasmda gizli muhabere oluyordu. Veulrin v«'. 
lerinden, hukumdarm kalbi r&ihatla$iyordu.» 

455 

f» s " £> ^ ^ T ^* J 

P^j-i 6 bmmjt ?efr k&'y mukbilem, 
V&kt amed zud f&rig kun dilem, 

Hukumdar ana: Ey bcuhn makbultim; zamam geldi, KaCbittidi ki ■( 
dl^eyi ^abucak gider, chye hii mektup yaadi,* 



Vezlr iae 



290 



m 



.^-, 



»0 yj& t>J ,JJ j ^X»|>' 

G£/£ inefc enderan fcdrem je/ia, 
Ke/penem der din-i Isa fitneha. 

<§8kWt §"ndi isi dinine fitne dlijurmek i§iyl e jmjsgiilum, diye ce . 
vab gikide*di,» 



-HIRtSTlYANLARDAN OKJKl FIRKANIN BEYAnI* 

457 

Kavm-i h& rd hud ender d&r u git, 

Hakimtm§an deh emir u du emir. 

*SsS kavminin rabtii zabt hususunda, oniki bakimi vardi.* 



45S 

^+i* $1 0- 3 .?*- j^* <^j iX. 

Her feriki met emiri rd teba,', 
Bende ge§te mir-i hodrd ez iama". 

-Her firka, ayn Mr beyih tabii Idi ve tamahlcarbk sevldyle onun 
kylu ve kltltsi olmu§du.» 



4,1 J 

In dek u an dv, emir u kavmi$an f 
Ge§te bende an vezir-i bed ni$an. 

-Bu oniki bey il e „ni fl rm kavmi, a nl|4m kotti vezjrin itsatine *&, 
mi$ ve bendesi ohnusdu.i 

Yukarida da soyleniI m i S ti ki r bu kissadan maksad, bazi yuksek his- 
seler bey-ln atmekdir; tarihi rivayetde bulunmak degildir. Onun feln su 
beyardara bakrp da tarihe uymiiyor diye }tir ^ kftlkl5mak do?m ^ 
Ehlimn mahimudur ki ramanahk san'atinda, bir tarihi rwium yazmak 
f" ™ ±r f U y0lda >^ llan r °™ ve bikayekrin baz t kisrmlU ta- 
rihe nygun, ? ok yerierj j S e romanemm muhaj-viUsine gore yM ,l, r Bu 
hika ye de . kflb j lden s ayiIabilir . Mesem buradakj Ya}ad . ^^^ Bh _ 

vali ve agagida anlatilacak miijeweg akvali, Jurist Jyan arfilermden (Pav- 
los) ' u rnidmyor. gufki, e da Yahudi ve devlet mermlrJarindan idi Son- 
ra himtiyan oldu. Na 5 ramy e ti ne ? rc k a lki S ii. Ge*ip dylastifi yerlerde 
memleketlerde beyarmameler dagitti, ve mektiiblar vazdi Hfcpitade av> 
n ayn lisan kulland!. Hatta kendi ltfyi gormedigi, havari tabii oldugu 
hafde, havrferfe munazaaya kalki^ti. Nihayet -hmstiyanlann nakl4 
g 0re ^ BjMd, (S en Piyer) le ber - her id . m ed . JdL Aks , n . 

de var. Binaenaleyh, bahsi dinierken, bir kissayi dinlemekden ziyade 
hiss* aimava bakmaLdtr. Ha^ret-i Meviana, bit,l bir itikadi V e f aS id bir 
fikri muha azaya cahsan mdtea^p bir adamm, ne gib i kctUlukler y*. 
pabiletegjm anlatmak istiyor. ' 



460 

J 1 J^ / 4** i£l 

Himad-i cumle bet guftdr-i 6, 
Iktiddy-i viimle ber reft&r-z 5. 

[ ar TS**^ he !l™ yh * Ahn « inb) he P- ( * *™™ S «terin e karuBU,, 
Lpr, abva! ve harekfidna hnglilik g<Iiiti>rmi|lcrdL- 

10 



'* J' ^ 



461 

Ptf-i 6 her vakt u saat her emir, 
Can bicfddi ger bedu giifti himir. 

*V«rfl bleccksin demis rtafttffe, „ b e y]erd* fl herbiri T her an v* saat 
buKurmidh can vcrirdj,* T at ' 



-VEZittiN HIRlSTiYANLAKA KARSI, iNXlLlK HOKL^LERiNl 

KAU1STIRMASI* 

462 

Si j* f^-; cEj^jJ» ^>L 

Saht tom-art benam-\ her yehl, 
Nakf-i her tdrndr diger meslekt 

-Vefcir, U beylerdw Wu*Wtt n *mm B bi r tomar tanziin etdi ki to- 
marlarm hepsi de jncdek ve ™ z heb Uibariylc bamba^ka idi.- 

4G3 

Hukmhay-i hkr yekl nev'-'i diger. 
In hilafa an zi pay an to. beser. 

^uZ SSH^ltZ hElbi r nin WHH«* ba#a ttolfi ve hin, ba^dan 
sonuna kadar djgerine aykjrj idi,. . 

,„h l n f ,d T d ° ha d0 ^ USU ?tl A1 ^ hi ^^^m beyanatEnda nisih, men - 
suh bul«nd Ueu , y.hut mevknn tkMlm ve ^n i.tfdadma gWe va- 



<:t 



aaa^HatMi 



rid oldugu, veyuuiit h«u Writer tamfmdAn Jn" m i gapicdllcmedlgi i^Iiij 
birbirinc zit ve aykin gorurten hukiUnhr vardi. Yahudi vezir, bu mttte- 
nSku hukumleri topladi, himtiyan faeylerlnden herbirlnin rsamma yaz- 
digi tomarlara - — ki onlar hirer vasiyetname ve talimatname demekdi ■ — 
o muhalif hiikumlerin, birer ikiger danesini dcrcetdi Netteesinde, hiris- 
tiyanlar firka firka oldular, Dini, diinyevi miina^aaya, hatta muharebe* 
ye ka&igtitar. Tarihde (Sen Bartelmi) vak'asi denilen bir badise vardlt 
ki, mezheb taassubu yuzunden, katoliklerin protestanlaa katliam etme- 
leridir. 

Burada 1z$hi lazim gelen bfr bah is vardir. 

Seraavi dinlerin hemen ehpsinde, birbirine muhalif gorunen hukum- 
ler mevcutdur. Bu da ya nesihden, yahut iktiza ve istidaddan veyahut 
dogru anLasilamamakdan ileri gelmistir, denilm:sti. Ac aba bu haller, 
muslumanlikta da var midir? 

Evet efendim, Nasihiyyet ve mensuhiyyet itibariyle kismen vardir. 
Mesela, Aleyhissalatu v esse lam efendimiz, Hieret'den ewel, Kudus'deW 
(Beytulmakdis) e mutevecrihen namaz kilmaya me'mur idi. £unki (jrasi 
ehl-i kitabin, yani hem Yabudilerin, hem. de Hiristiyanlann kiblegalu 
idi. Medina dvarmdaki Vahudiler: «Muhammed, dinimizin mensuh o). 
dugunu sbyledigi halde, kiblemize kargi namaz kiliyor* dediler. Beri ta- 
rafdan Kurey§ mus,rikleri de: »Siz, ibrahim'm kiblesini birakiyorsunu* 
da, Yahudilerin kibiegabina tevecciih ediyorsunuz» diye aoyiendiler, 

Hicretln ikinci senesi Reeeb'inde idi ki (Bera bin Ma'rur) un zcvco- 
si ve {Bi$r bin Bera) in validesi (Ummii Bt§r) Radiyallahii annum, bt* 
raz yemek pi^raiis,, Aleyhhaalat Efendimizi da vet etmij, Peygamb*?r 
Efendimiz de ashabdan bazilariyle icabet buyuvmus, Medlne haricindw- 
ki (Beni Selertie) yurdunu §ereflendirmi§di. 

Yemek ve Istirahatden sonra ogle vakti oldu. Mevcud eemaatle riii- 
maza duruldu, tkinci rek'atden sonra, Rasul-i Ehrem'e, namaz icf' i* 
oian vahy uzerine Bevtijlnuikdisden Ka'be-i Mukerreme'ya doniildu, na- 
maz o suretle ikmal edildi ve Beyt-i muazzam, miislumanlann kiblegfihl 
oiarak kaldi. Bunun iizerine Yahiidiler: «Muhammed ne yaptigini bilmi 
yor. Bugiin boyle, yann ^oyle diyor!* demek kustahbgirida bulundulflr. 
Ddayisiyle : 

Yani : aBk; bir hiikmu nesh eder, yahut lunituii-nrsnk, ya cindtift dfl 
ha hayiHmm. yahut onun beiizcrini gctinr!2 lll ,n Ayct * Celik^i n^ii\. ol> 



CJltJ SOre-i Eekara: 10fl. 



m 







du, YahMlftr, buna da iWraz ottikr: -Samivl bit din'-, n^x ve tebdil 

olur mu?, demcye de cUr'et gosterdilw. IfntbnNi (dlerindeki Tevrat iyi- 
ce bfr tcdkik edilseydi, birgok nesh ve bir^k tebdil tie dolu bulundufiu 
goruliii-du, * 

(tbni Hazm) in (Kitabu fisal) ine miirseaat ediiirse, TevrSt'in ve 
Inn Tin bu yoldakl ahkarm ania^ilir. 

I?te r & u kible degi§ikli|i hadisesi, iktizaya gore idi. Bir de istidada 
gore surety r^uhalefet vardr. (Tenakehu tenaselu) ve (Hayrukiim ba'- 
del mieteyn, Hafifiilba^') hadisleri arasindaki suri muhalefet gibi Ra- 
sul-i Ekrem Sallallahu Aleyhi ve Sellem Efendimiz, birinci badisde: -Ev^ 
■emu, S oIuk S oeuk sahibi olun» emrini verdigi halde : ikinci hadhdc 
•Bundao ikiyti? s«ie sonra, en hayutimz hafifulhaz olaniiuzdir; ImfifU]- 
ha? nedir? sufiline de: ^otu^u cocu^u olniayandir* cevabim vermi^tir 

Satin bir nazarta bakiJirsa, bu iki hukum, miitenakudir. Lakin ha- 
kSta« goren bir goie kar^, hig de dyle degildir. Umumiyet itibarivli- 
muslumanlann evlenmesi, ^oluk, ?ocu k tahibi olup, ehl^i tslSmin eoftal- 
masi matlubdur; hatta peygamberimizce iftihan mucibdir. Fakat ahlakm 
bozc.dugu, gecinmenin pek zor oklugu bir zamanda; husii$iyle kadinla^ 
nn her 33tedi|ini tedarik ^demiyecek kimselerin beksr kalrnasi hay ( rh- 
dir, Ahp da gecinemiycrek bojamakdan, bc^ayamamaktansa almamak 
mucerred kalmak, elbet de evladir. Demek ki 5 u iki hadb arasinda lena- 
kuz yokmu^j, Onlan Z1 t glbi gdrmek, anlayamamakddn ileri geliyormu?. 
Lehulhamd, musiiimanlikda yanli 5 zaptediimekden ileri gelen yau- 
Ii5lik3ar yoktm. Kuran-i Kerim, asr -i saadetde gayet dogru oiarak mu- 
teftfmk suretde zaptedildigi ve ba 2l sahabe tarafmdan esberlendigi gi- 
bl, Siddik^i Ekber devrinde, ashabm fttifakiyle cern' olunmu^tur Bina- 
enaleyh, fikih mezheblerindeki bazi dk" ve fer'j aynbklarin esbab^i mu- 
cbesi, rivayetin 5 ekli degil, dirayetjn, yani ayet ve hadi^n manasmi an- 
layabilmenin neticesidir. 

T 5 te bu hiikumler gibi. tahrif edilmemi^ himtivanlikda da ikibaya 

ve ist.dada gdre vevilmi^ hukumler vardir. Yahudi vezir, onlardaki hu- 

^usiyyeti nazar-i dikksre almadi, Muhalif huktimlerin bir hsmm bir 

omarda. diger bsmin, cbur tomadarda topladv ve bunlari umiimi' hu^ 

kumlef ^klinde goaterdi. Mesela : 



9" *>■ j J» 



464 



i h c«^Vj *b St j* 



'j" i wj 



■/> 



Der yeki rtihA Hydzat rd vU tit', 
Rukn-i teubi kerde pit, §ar t-i riidi;. 



a»5 



-Toman n birinde, riyiiziit vr i^lik yuliimi. t.'\l>niiti vr gtiriahlnrdan 
dcmti^iin riiknu kilmis .» 

Yani, bir gunahkor, riyazat ^ekmeyinrt' ve at durmaymca. tevbcsi 
kabil ohnaz, demi=di. 

465 



—A J *>- ,»~ 



— A »J 



t** 



Der ^eki gtijte riyazat sud nUi, _ 
Eitderin reh maMcsi cilz cud ni$T. 

-Tomarni birinde de dem^ti ki: Riyazatin faydasi yoktur. Bu vol- 
da comer tlik den ba§kn kurtulacak cihet bulunmaz, n 



466 



£ *>t j fhfc & 



Kjf C 



« J>^ I* ^ J 



I 






girfc bajed ez tu bd ma'biidri tw. 

-Toniann birinde de demis.ti ki; Senin achgm da, comcrtii&m 6*, 
iTia'buduna kariji §irk ko^man ohir.» 

467 

I& ^J £jr J^" js* 

D#2 tevek.fc.ii I ciizki teslim-i temam, 
Der gam u rahat heme mekr est 5 dam. 

•Gamda ohun, rshatda olsvm, tevekkul ve tealimden bajkn, i 
lerin fcepsi hijle ve iuzakdan ibarctdir-* 

§uraya kadar sayilan amellere dikkat edilroi&tiT ki, heps I de M 
yokmda elzem ve ehem ohm $eylerdir, Mesela tevbe lazimdir. ili'm tl« 
ynptiklanndaxi nedamet duyup riku" etmck, bir daha yapmumayn i«ifl a 
rezm gostermek istcx. Sgnra sehuvct, !u-r dinin, her torikiiiin kiln I 



^M 



Hasislik ise fa§W huylann bajinda fl*Ur. Scnra tevbe, riyawt, sehavet, 
tevckkiil ve teslim gibi har!?keth<rrii* buhmabilmenJn ancak tevfik-i ila- 
hi ile mtiyesser oldugunu hilmek ^erekdJr. Onbn ben yapiyorum diye 

nefsine kudret Isnad eylemek, giili gitkde bulunmak demekdir. Her hu- 
susda azm ile beraber tevokkii!, sa'y He birlikde tesJimiyet laaimdir, 

§oyle temsil edilebilir ki bunlar adeta tibbi i laniard J r. Bir insan has^ 
talamnca onu muayene eden doktor, hastah|in iktizasina gore re^ete ya- 
zar, o relets eezah^neye got tir til tip yaptinlir; kullanan hasta da iyile^ir, 

Kemal sahibi olmayan insanlar da manen hastadiriar, hern de hasta- 
hklan muhteliftir. Kcndilerini bir manevi doktor, bir mur^id-i kamil mu- 
bytne ederse, hastamn derdine gore ila^ verlr. Mesela bir gahis gayet 
dmri; dini, dinarindan ibaret s pintilik illellne miibrela. Ijtc omm ilac: 
cbjnertlikdsr, Bir digeri mesela ob^rdur. Yemekden, i^mekden ve yatib 
uyumakdan ba?ka dii^undugu yok, Buinun ilaci riyasatdir, oruc tutmak- 
djr. Ba^ka birinde mesela benlik var, kibir var, Ben yapiyorum, ben e- 
diyorum diye adeta: kul, fi'linin hahkidir, demeye kadar ^lkiyor. Bunun 
ilaci da onu gjzli girkden pcrhiz- ettirmekdir, 

Birisi de bir i§ yapmak istiyor, tejebbiise davramyor, Fakat muvaf- 
iak olabilir miyim, olamaz rmyim, kazarur miyim, kaybeder miyirn? di- 
ye mutereddid. Bir adim ileri, iki adim geri atiyor, Bunun ilaci da tevek- 
ktil ve tesllmiyetdir. 

Anlajihyor ya. Bunlar §ahsa ve niizaca gore kuUamlacak abliki ilac- 
Jardir. Bu ila^lardan birirai segip digerJerini ink am kalk?smak, rnesela 
eczahanclerdeki karbonatlar dursun da diger ila^lann hepsi satilsin de- 
mek gibi olur. 

468 



Der yeki giifte ki vacib hidmetest, 
Ver ne endive ievekkiil tohinetest. 

*Tomann birinde demijti ki: Vaeib olan bizmetdir. Yoksa tevek kill 
dti^iiuccsi ba'is-i tbhmetdir.> 

469 



-L 



^ 



f<jf < 



Der yekx giijt^ ki em ru v.ehy hast, 
Eehr4 kerden ittst $erh-i ac&d mast. 



2flT 



■ Tomarm bkinde dcmi^tl ki: Dilute v.nh| nkm iniiikr v<: nehtyfot 
VEirdir. Fakat onlar yapiJmiik i v iii deyihlir, lii/iin ncxlmfai, onlan yapa- 
miyactag^mizi bize an (a tin a Vl i^-iudit.* 

470 
^T ^-4,1 J.^ j^ j,^ S L" 



,\L,j jT ^"U. Ijjl ^j4J 

Td fci ocs-i hod bibtnim eraie-ran, 
Kudret-i 6rd bidanwi an zeman. 



\: 



«Ta ki o emir ve nehiykrde kendi aezimizi ve hakkin kernel- i kud- 
retini goriip afiliyalim,» 

Bu fikir de bazi s6fiyye Ue bazi kelamcilara gore dogrudur. Onlar: 
■Allah; emirlerinin tutulmasma vt yasaklartudaii ka^milmasma insauda 
kudret halk ctmedik^e bu* kimsentn, bunlan yapmasina hnkan ygkUuv 

derler. §u :nu(ala§ h mirtezile mezhebindej olanlarm fikrine aykindir. On- 
lar: «K.ul, fi'lmiii hahkidir* iddiasinda bulunurlar. Halbuki bu iddia, §ir- 
ke goUjriicii oldugu kadai da sagmadir. Ciinki Cen&b-i Hak: 



« Sj^^ 






AyetlifJu gftrek instmlan, gerek onhrin rViJ vc hartik.-tferinj vurdMi&ini 
habcr veriyor. Maamafih ins an m Benin! biJmfeai; her fjl Halikma birukju 
da sirt iistii yatmasj demek degildir. 

Neblyy-i Ekrem Efendimiz: (Subhaneke ma abidnake hakkn Ibude- 
tiko Ya Ma'bud...), yani : <Ey Allahim; Scni tenzih ve takdis .-.h-rim- 
Senin §£n-i tJluhiyyetitte layik ibadcide buJuuamadik) hitab-i edibane- 
siyle, beser aczinin nasil itiraf edilecegini bize ogretiyoi-. Yard hern mu- 
barek ayaklan ^i^nceye kadar ayakda durmak suretiyle namaz kihyor 
ve ibadetde bulunuyor; hem de layikiyle ibadet edemedigini Hahk-i Zb, 
§anina arzeyliyor. igte Allah'a kar$i beyan-i acz budur. Acz-1 beseri boy- 
le bilinir. Kudret-i Ilahiyye boyle anla§ihr. Yoksa yahudi vezirin tezvl- 
rati gtbi degil!.. 

471 

Der yeki giifte ki acz-t hod mebln, 
Kiifr-i ni'met kerdenest an des hin. 

"Tomann birinde dEmifjti ki; Kendi aczini gtitrmc, akljtu bajma al. 
Keadinde acz ^Snuek, Allah'm nimetine kiihan gostermskdir.* 



Yfi»t: <Sizi de, (elinizle) japaKcldiKiDsi §eyleri de Allab yaratmi§- 
tir llI .» buyuruyor. Mu'tezilenirt iddiasi KelamullSha mubalifdir. 

tran ^airlerinden Enveri' 

-DiinyadakiUTi halden Jiale degfi^tiren Allahin kazasi dpgilsc h ahval 
ni^in nza bilafma tereyaa ediyor?- der. Eger kul, fi'linin haliki olsaydi, 
y^ni her istedigini yapmaya muktedir buhuisaydi, is ten ii me yen hadise- 
lerin vukua gehnemesi lazim gelirdi. Mesela ticaTet i^lexinde zarar, ilmi 
sahalarda hata olmaniak Jcab ederdi. ^iinki hif bir tacir zarar etmesini, 
hi^ bir SUm hata y a diismesini istemez. Her ikiai de baabdigi ticarete ve 
ilme, zarar ve hata eimemek iiiere ba§1airii5dn\ Demek ki kudret-i lla- 
hiyye karsisinda mahliikatin aczi tahakkuk ediyor. Cenab-i Hak da: 



*%te\?MU 



(m) St!fe-L S4«&t: se. 

(113) Sure.i Saffit; W; 



A 



472 



Kudret4 hodbin ki in kudret ezost, 
Kudret-i tv, ni'metA 6 dan ki hust 

■Kendi kudrctini gijr ki bu kudret ondandir. Kendindeki kiidrc-ti Al- 
lah'm bir nl'Litti bil,» 

Evet; insanlarda atiyye-i tlahiyye oimak iizere bir kuvvet ve kud- 
ret vardir ki, medami teklif olan da budur. insanlar, AUah vergi&i olft* 
rak muktedir bulunmasaJardi r mukellef de olmazlardi. Maamdfih bu 
kudretin bulunma 5 i, insarn Allah'a k^r?i aczden kurtaramaz. Vezirin yan^ 
h^ anlatmak istedigi burasi idi ki; kendini muktedir bll r kendini ut* 
met-i ilahiyye karsisinda aciz farketme demek istiyordu. 






M. 



473 



c*i 



*V » 



> J* 



A>v 



j: 



*>^ijv 



Der yekl giijte ez in du her giizer, 
But hiived her gi bigunced der nazar. 

-Tomann birindc demi^i ki: Bu ikisiaden, - yani kcndinde acz ve 
kudret giirmckden - g*^, Nazara sigatt, gorulebikn her lie varaa tevbid 
vol tin da mancvi put sayilir.* 

Wefsini adz gbrmek de, muktedir vehmeylemek de heniiz ?ek ve $ub- 
hcden kurtulamamak demekdir. Einaenaleyb bunlan gijren, hatta ken- 
rtini var farzeden kimse tevhid nes>sinin hakikatine varamamigdir. O- 
nun gordugu her ne o]ursa oIeuh puttur, Didar-i Ilahi online gerilmis bir 

perdedir, 

Fena fillah mcrtebesine varan zevat hakkmda do£ru clan bu soziin 
yanli|hgi. vezirin onu avam tabaka&mda bulunanlara soylemesi ve ehl-i 
olmayaiilan bu 6$#e igfal etmesi idL 



ij .»*■— (j' ' 



474 

£** tfj ^^ ^ i$S J J 

Der yekl giifte mebj in ?em J ra, 
KiM ntxsar £urt gem' amed cem' ra. 

«Tamarm birindc demist ki: Bu mumu stfndurme. £tinki naaar \o 
istidlal, bir meclism mumu gibidir,-* 

Vezir bundan evvelki tavsiyesinde hskdan gayrisini gormenin put 
cldugunu, binaenaleyh naear ve istidlal yolundan vazgecmenin elzem 
bujuadttgunu scylemigti. Burada ise bU'akis rii'yete, tedkike ve istidla- 
le te$vik ediyor. Natan, bir ma el i si aydmlatan mum a benzettvor. Son- 
ra da: 



'M\ 



I,., 



JL3- jl _) ^Jj-O-I ^jl 






£z na^ar ciirc- bug sen t;ii ez haydi, 
Kit^te &d?i mm $eb jem, : -t mal. 

«Njzar ve istidEaldeii ge^ersen, vuslal gecesiniu yansmda mumu 
sftudui-inus. karanhkda k/thiiis oJursun." diyor. 

insanlar, ba§langicta nazar ve istidlal ile me'murdur. Kur'an-i Ke- 
rimde ; 



^ *^r L *> 






Yani : "/Ulah'iii rabmeti eserlcrine bak ki arzi, olumunden sonra na- 
sil diriltiyor 114 ," buyurulniug; arzm oliimden sonra ihy^pi, dirilerin old:"' 1 ' 
ten sonra te^rax dirilece|ine delil goaterilmi^tit. Kiir'an-i Kerimde na/ai 
ve istidlali tavsiye eien ba§ka AyetJer de vardir. Fakat bu tavsiys, sek 

ve jiibheden kurtuiamiyanlara, inanmak i^in detil ve hiiccet arayanlarri 

gbre-dir. 

Alimlerden biri: lAHah'm varligim ve birligim" yijz kadar delil ile ls- 

bit ederim> demi^, Ariflerden biri de: «Demek ki Hakkin vUcudiiyle vab- 

dSniyyeyi hakkinda o kadar §ubhcniz var!» cevabini vermis, 

Evet. O gibileri; itmi'nan kcsbetmeden, imkanlan yakin derecesini 
bulmadan nazar ve iattdUUi terkedetek fllursa, gece yansi mumu son- 
mug, kertdisi karanlikda kalmig olanlara danerler. 

Yeifr bu tavsiyede de durniamig: 

479 

Der yeki 0fti bukii§ b& ki med&r, 
Td ivaz bini nazar ra sad hezar. 

•Tom arm birinde demi^ti ki: Korkma, nazar ve istidlal mumiiiiu 



(Hi) Sire-i RClmr SO, 



:mi 



suiidiir. -Yi'ml mlit"ttlrl hulmuk i\'l» merr tinhmnkdui) vug Hvy. ki, qjio 
imikabil yiUtarcc nfir (iiirinii;, olttutt.* 

477 

* — 

JCi 2fi kii^ten gem J -l can e/zt/Ti jened, 
Leyli et ez sabr-i fti Mecniin §eved. 

•Minn Siondiiriiliincp can sem'imn nuru artnr. Sctihi Lcylaii, scnln 
sabrindau mecnun e-lur.« 



478 



u- 1 -^ 



a* 



J J 1 J 



f &J> V 



cT* > Si* J 1 



j^ 



* ' J 4 * 



Terk-i dunya herki herd ez ziihd-i ht^ t 
Pt§ dyed p£|-t o diinya vu bi§. 

■■■iluv lei in ziihd ii kanaat gbfiterip de Diinjayi terkedecek olursii, I J Hit. 
yu ona dtigru ziyadesiyle yakla§ir.» 

Diinyayi golgeye benzetirler. Yi\t cevirilince arkadan kogtugiuii!, at* 
kasttta diisuliince yeti§ilemedigini de vech-i ^ebeh, yani scbeb-i tftfbih old* 
rak trad ederlcr. Fakat Dunya nedir? Mukerreren sbylendldlgi uioro, \tu\ 
sanm serveti, yahut onu kazanmak igin. sa'y ii gayreti degildir. Italic 1 
bin CenSb-i Hak'dan gafletidir. Nitekim Hazre1>i Mevla.ia do burivl ft 
le ifade etmigdir : 

■Diicyi nedir? Allah'dau gafil olmakdir. Yciksa kutnn^, jjLhuUf, uftul 
vc tyal sahibi olmak dcgildir. Egcr mall, Allah rizusi if in, fuKttruy* hni 
mnk, koprii, ^e$mc, hastahanc ve mescid iu$R&i fiibi, llakk'm r*x( uUfd 
i;i r-.'ylt'n yiipmnk if in biriktirdin ise, pvlc mat hftkkuida, Hindi I ISfe* 
rem: (Helal bit- malm, salih bit- kitn.se icin hayirh oldu^uiiii) *4iyl*ml|* 
dir.» 

Her $eyden el, etek gekmekle, Diinyayi terkedebiltmk, bli n>A< •'■ I 
olsa da, her gcyin i^inda iken hi^bir §eyc baglarunamak, serviH vr fcflniM 
ile, debdebe ve serve tin varbgjyle yoklugunu miiaavl giirmtk, flbii »lw 
bcrikinden 50k yiikeek bir fazileldir. 

8H 



■■-■ 



Dunya, insanlann mesaisiyle mAniCir ulur. Bejer, bu vazlfe ile mii- 
kelleWir, Bunu y fl pmay a nl a r, virftednJ ifa etmeyenler demakdfr C^ 
nab-! Hak, Salih Aleyhisselam'm kavrr.i olan Semiidilere peyfiamberleri 

lisarundan ; 



'$£& 



pi^^^Mpa^ 



/303.^- 



^ 



Yani 



* (Salih) dedi ki; Ey kavmim; Allah'a ibiidct editjia Siiin iein 
oadan ba 5 ka hakikl bir rnabiid yokdur, O f sizi toprakdan meydana ge- 
tirdi, fitrl orada omiir gecirmeye mc'mfir etti. O halde, O s ndan raaglirct 
isttiyin, sonra <Tna tevbe edin h <hep O'na donim)n*.> denildigi hikave 
buyurulniu^tur. 

Semiid kavmirJn, arii imira vesile olmak uaere varatildiklan soy- 
lendikden sonra, kendllerine tevbe ve istigflr lavsjyesi, AJlahii a'lem 
onlarm Diinyanm iman vazif^ini ifada kusur eylemi 5( hatta terk-i vazi- 
fe dolayisiyle gutiaha girmi? olduklarjria i^aret D J E a gerekdir, Keza Hak 
$ubiiSnehii ve teala ; 

YSn] : ^Aj.dolsuti, Tevrat'dan sonra Zetur'da da yazmi^izdit ki, aria 
(ancak) salih kuIJanm mlrasci oleir 116 .. buyuruyor^. Buradaki salih kul- 
ar n ^iiphesiz ki Arzi imara s^Iahivetli olanlardir. Nitekim musluman- 

iar, ilk asirlarda, Osmanhlar da Kanuni devrinde, dunyamn pek e ok ye- 
nm xstila ve oralan imSr etmislerdi Demek ki salahiyetleri varies 
Sonra tenbellige vurmuslar, kendilermde imar salahiyeti kalmamis. AI- 
dikJan yerled vermeye baslamislar!.,. 

Peygamber-i Ekber Efendimiz, Medine'yi tegrlf buyurdukdan soura 
Mescid-i ?erif ile birka e oda yaptirdi. Ger E i mescid olsun, odalar olsun^ 
kulfet^z ve muhtasar tutulrnustu, Mescidin dosemesi olmadigi gibi oda- 



(11S) SCtre-I ildd: 91, 
(13C) Sure-i EnbiyS: 103, 



S03 



bbyle oldkic, hem d™,r,i nrnhimm. Ukdini etmi* hm de ^ 
van. vahut «dw da arfcrsmayat, ftkirl^ med&r-: tasalh *** :&A 
EL Serif Asisi saadetde ewela toprak, sonra ufak gakjl to? * 

zamaninda muk-nmel suretde tamir, tew ve tezyift edild ^nnetle 
m ^Xnd 1 kler i rd bildigtai* ve herbWnl hurmede yadetdLgmw (Ai- 
re:! Erfi) den baalanmft, sonradan yapdmig konaklan a^ 
kat o mafile o konaklar ve saraylar, «*n» kalbine girmemLS, UWUt 
o zsvat-i kirarn, onlann icine girmi$, fltormUfttt. 

Ulemay-i din diyor ki, (*■*■#*) yani -Zekat verin- emrfnde B a- 
imp WLya daWik var*, Qunki, zekat verrnek i 9 m s.rvet sahi- 
LfoS X* sahibl oimak i,in de c*b^ hdahndan kazanmak la- 
Ldrkkat vuz kurusa alinmi* bix mah, bin kurusa Sat* WW- 
SS^'SSS vahut har-am yollardan elde edile* b,r servet, helal 
oiur mu, olmaz mi? Orasim, Syle yapanlar dugunsun... 

Hiil i„. Allah/dan g^il olmamak ?artiyle, ^aligip helahndan kazan- 

»StL V .v«a, birk a? p«* koj-.Mi™k, b^katona .1 WUttn 50 k 
hayirhdir, 

Aleyhisselatii Vesselim Efcndimiz: (El fWHUdrt ****** ml* Ye- 
dissiilla) yani" "Ostdeki d, altdaki elden fezla hayirlidir.- buyurmug- 
dur Id; itdeki a veren, altdaki el de alan el demekdir. 



479 

Der yeki gujti Jd ancet dad Rak, 
Bar t-u girin kerd der food Hak. 

, To mar,n birinde demisti ki: Allah, S ana ne verm^e, o»u icad eder- 
ketk sana §irbi kilmi$dir." 

m m ^ to *^ Wl lt,fld,,t tlrlh " UnvinU Mtrimde Uf,,l4t 

vardir. 



304 



4S0 



^J J J N 



jj lj ,>ijj3 



Ber tit dsdn kird ho$ an rd b-igir, 
Hi§ten ra der meyejken der zehir, 

«Cenab-i Hakk'in satia mijyesser kjldigim ho§lukla kubiil et, Kendj- 
iii i ah met ve me^akkate ditsunnii.-* 

Yahudl vezir, evvelki tomarda Diinyayi terke, 2iihd ve kanaate, do- 
lay isiyle §iddet ve azimete te^vik etmi^di. Sonraki tomarda tge, azimet 
yoluna de^il, ruhsat tarikine gidilmesim tavsiye ediyor, *Allah ^ana her 
ne vermi^se o h senin nasibindir, Ondan nefsini mahrum etmek icin &• 
kinhya katlanma* diyor. 

Ger^i §eriatin miisaadesinden istifade etmek vardir. HazreM Omer 
Hadiyallahii anh: <Dinde pek incc eleyip sik dokumakdan 5 a kin in iz. l\* 
ra Allah, dinde kolaylik gostermi^dir. Din in cmirlcrini tiikatiniz mikthi- 
ri if a ediniz.it Hadisini rivayet eylemi^dir. Mesela, namazda huzQr-u kalb 
lazimdir. Yani nainaz kilanin, ba§ka yederi. batirmdan (jikanp, yalmz 
Allah ile me^gOl olmasi ioab eder. Fakat hasbelbe^eriyye o saadet, go- 
gumuza nasib i-.'.-w.w/. . Binaenaleyh, mum kiln oldugu kadar huziir ile na- 
maz kihvermek, elbetde kihnamakdan hayirlidir. f§te, mumkiin oldugu 
kadar hu2tk ile namazi kjJmak, dinin ruhsatindan istifade tjtmekdir. Yok- 
sa istifade f bazi miilhidlerin dedikleri gibi, emirlerde (istek §art), ya- 
saklarda (istek hak) diisturuna uymak demek ds^iTHit,. 

Evet. Dervi^ligi kendi heva ve heveslerine uydurmak isteyen blr 

takim din&ialer, emirlerde n birine, mesela : 

— Ezan okunuyor, namaia gidelim, tekhflerine maruz kahtica : 

— Yoo-„. Erenler; istek ^artdir. Fakirde ise Hak vere?., E|er be- 
nim namaza gitmem Hakk'in matliibu ulsaydi, bana da istek verirdi! he- 
;:eyamru ederler. Keia : 

— t^ki kullanmak haram degil mi? su aline muhatab oltmca: 

— tmanim; istek hakdir. Dem kullani^imi Allah isteitreseydi, bana 
da istek gelmezdi! safjmasmi yuvarlarlar. 

Evet? (Istek hakdir) sozu dogrudur amma, benim ve senin gibiltsiiu 
degil. Cenab-i Hokj Peygamberi igin : 



F: 20 



305 



Yam : «Fey S amber 5 i*e ne verdiyse omi alint".. buyuruyor. Keza : 




Yani : *(Habibim; crdara) de ki : E|er AlUh'i seviyorsamz, bana ta- 
bi *lu» ki Allah da sui sevsin"*.. emrini veriyor. 

Rasul-i Ekrem Sallallahu AJeyhi ye Sellem de : 

-Ban* W*t eden, Attah'a itaat etmis, bans isy** edea, Allah'a isyau 
etmi| S» teiywiyor. Demek ki Feygamberin her emri, Allah m emr. 
ve her istegi, Allah'in istegidir, O halde {istek hak) sozu, ^ Eulu ^b 
Hazretlerine aid bir sozdiir. O Feygambcr-1 Ekber, oyle bir rtU mukad- 
des ve mualladir ki: 

Rizay-i yakine hizmet y rudulldha hizmetdir; 
Ubudiyyet ona aynile Mteh'a ibddetdir. 

Bilveraae ve biUeh^yye de kummelin-i evliyay-i kiram hazaratma 
mahsusdur. HazreM MevHna : 

-Allahm vahy ii hitlbma mazhar oln« zatin her buyurdu&u, ayn. 
savabd.r, buyuruyor. Yoksa seriatde kay^z, tarikatde irfana* birt* 
kim adamlann, bu vadideki sozleri hezeyandir, hatta Smana aykmdir. 

Hulisa* -Pinde gli^liik yoktur- mukte*asuica muslumamik, zurluk 
dinl degildir *AJIah aziimtlerme riayet edllmesiiii *evdi£i gibi, rubsal- 
larma ittibi alunmasmi da sever- hadisi, yerine gore hem ruhsatm, hem 
azimeti* makbul-u llahi oldugurm haber veriyor. Ramazanda yola ^ikfln 
bir mUslumamn tftar lie, som-a kaza etmesi, ruh £ atd ir . Hera yoku, horn 
orudu ohnasi ire, azimetdir. Bir mttsluman, bu husustaki ruhart-i 111- 
hiyyeden, sonra kaza etmek, yani gime gUn tutmak 5 artiy U utifodn «d» 
bilk. Fakat Allah, bana yiyecek, icecek vermis diye, mukSm ve wjliim 
bit muslumamn oruc, yeraesi taiz degildir. 



(U7) Sflre-1 Hasri 7. 

(118) Sire-! AU Imran: 31. 



3tW 



Hi 



Asr-i saudetde. bir Ramadan ic,indc barbe gidiliyoidu. Miicahidlerden 
oru? tutanlar oldtigu gibi, jjonra kaza ctmek Lizere if tar eyleyenler de 

vardi, Meazilfi ^elincc oruglular serilip yattilar, Orugsuziar su ta^imak, 
gad>r kurmak vesiire gibi hizmetlerde bulundubr, Bunun iizerme, Pa- 
sQl-i Ekrem EfendimU: «iftar etniig olaulat sevaba naiJ oldular* buyur- 
du. Oru^lu olanlar azimeti r oru^ualar ruhsati iltizam eyiemi^ierdi. 

481 

Der i/eJci gti/te fci bxig^er dn-i hod, 
K&'n kabul-i tab'i tii reddest it bed. 

«Tomartn birindc dejni^ti ki: Kendi istcgini birak. ^iinki scnin ta- 
biatijice makbul olan, kiitii ve raerdiid bir harcketdir.* 



482 

Her jefci rd millett $iin can §iidest. 

o.Muhtf:lif ve miiteaddit yollar, labiate kolay gelnu§. oulardan her- 
birine bir millet ve bir din, can gibi olmujj: — yani oua sardnus kalim^- 
tir. — » 









4S3 

Ger miijfesser fcerdtiTiJ fJak reh- biidi, 
Her ciihud it gebr ezd dgeh biidi, 

«E|er Hakk'iii miiy*sser etmesi, eikar bir yol olsaydi, her Yehudi, 
hatta her mecAsi, arif-i bill ah olurdu." 

f 

Vezir, bir tomarda boyle demij, azimetl ruhsata tereih eyliyerek, e^er 

307 



lah'a visil olurdu neticesinl eikam^t,. 

484 

Ki fraydta dit gtdflir* can buwed- 
u- a A.mioti id- AHSh'm mtiJ'esser faldi&i 3*^ er ' ""J* 






tyf ijr *& £** *S Sr /■ 
^ ^j -j^ jr' *#£ >i 

Her C i zeulU tab' bajed cuti gii*e§t, 

, «„» Wr sev eecinci!. artik o tabiatde feyiz hunfil* 
-Tabiate xevk veren oir sey g«v"«~ . 



486 

,) ^ ^ ^ <#3 j*- 
Ciiz pe§imant neba§ed rey'-i 6, 

.0,.. hir ad.n.0, M,*: *-•**-. — «- ta """""" '" , ' 

ka bir sey daguraaai.* 

308 



487 



ma^essier nebued ender akibet, 

N&Triri 6 b&$ed mtiasser akibet. 

•Boyle bir hareket — yard ib&det ve taat, — yahut on! an yapan, mii- 
yesset degildir. Belki qnuii adi muas$er olmak lazim Kclir.- 

YahGdi vezir, bir tomarmda diyordu ki: *Taat ve ibadetin muyes- 

seri ve muasseri vardir. Muyesser, yard insana kola-.* gden ha I ve hare- 
ketier, tabiate §evk ve getaret yerir. Kalbe hayat, ruha gida olur. Bun- 
dan dolayi, o gibi jeyler zevk ile h nesve He yapilir. 2 or La ve isteksi^Hkle 
taat ve ibadetde bulunmak, fjorak ve tashk bir yere tohuni sa^mak gi'« 

bidir. ^orak bir yerde ot bitmeyecegi gibi, isteksia ibadetden hayir g&t- 
niez. Boyle bir ibadetin yorgurslukdan bajka faj r dasi o]maz r E-Jinaenaleyb 
bdyle zorla ve istemiyerek yapilan ibadetler ve onlan icra edenler, mii- 
yesser degildir, muasserdir.i O halde : 









i 






4«8 



Til mvias5er ez muj/csser bd^ddn, 
^fctfjei bingeT cemal-i in & an. 

«Scn muasserle miiyesseri ayjrd et ve buminla onun, son blline 



hak. 



Bir Hadis-i §erifde- ^gaii^n, salib amellerde buhmun. (leikes ne gi- 
bi bir amel i^in balk edilmijse, o amei keiidijine kg lay gelir» buyurul- 
mujtur; kelam-i Nebevi l 






«*>•? •<■-*&* 









Ayet-i Kerimesiyle izah olunmu^dur. 
Bu nazm~i Celilin iiSlt tarafinda ; 

-'..1 >Ti -" 



I 



hvm^ Hvuf Biufiyatda bulufiurlar da, Alhh yolunda on para vermeye ju- 
yamazlar, 

Bu, boyle olmakla beraber, All ah 'in istedigi ve Peygambehn tarif 
etdigi yola gitrnek, bana gijq geliyorj diye yayibp oturcnak, colde giden 
bir kaffleden aynhp yolda kalmak demekdir, Artik 6yle bir adamm ha- 
Iinin ne ol^agim siz tasavvur edln. Halbuki insanin atatet ve betalete, 
^ali 5 ma ile galebe galmasr, nefsinin istek ve heveslerinl ayak altina al- 
masi ISzimdir, Bir Hadia-i §erifde : 

-Ceimeij tab'a agic gefcii §eylerle ihata edilmi$dir, cehennem de nef- 
*e hos geten seylerle ihata edilmi^dir,. buyurulmu^dur. O hfilde, tabiat- 
deki agirliga ve ne^'esizlige bakmamali, eldert geldigi kadar iyi ameller- 
de bulunmaya (jaligmalidjr. 



Yini : < (Ey insanlar;) siiin mes&miz (re amellerinii) hakikaten CD- 

|it ^e5iltir 1M ^ denildikten sonra, buyuridmu§tur ki : 



Yx *u-i-^ 



#*■*!?** 










«&tf 



^ >»*«*.**-i 



<^^m 



Yani : «Bundan sonra kim verir ve sskimrsa, o en fiiizeli de tasdik 
ederse, biz de omi en kolaya hazirlpm. Amma, kim cinmtik edcr, kendi- 
s im miistagm gbrik, ve o en giizcli jalaii sayarsa, bit de otia en giic oht- 
ni kotaylajtitrnz 12 ''.* 

Evet. InsEnlar olsim. taat ve ibadetkr ol&un, muyesser ve mua&sef 
namiyle iki kisimdir. Hulus u imam ve zevk-i Ikani olanlara ibadet, gfi* 
yet kolay gdir. Imam ve itikadi ?iiruk olanlara da mesela iki rekat TlR- 
raaz kilmakdan, fakirlere cm para sadaka vermekden daba agir bir sey 
oiamaz. Garibdir ki, d gibi adamiar, iki rekat namaz kilmaya ujemrler 
de saatlerce dans etmekden yorulmazlar. Yine a giblleri, nefs ngrund* 



r 



(119J £0re-i Leyl: 5-10- 

(120) Sure-1 Ley): *■ 

(121) S&re-i Lcyl: 5-10. 






489 

Der yefrf giifte U iistddi taleb, 
Ah bet bint ney&bt der kaseb. 



^Tomann bmndu demi|ti ki: Kendine bij- ustad bul, Has*b ve ne.- 
seb dolayisiyle 3kib«t i nmiira vakii olamazsin.» 



49U 






r^V 






:i0 



Afctbet didend ?ieT gun milleti, 
La ceram ge§t£nd es£r-i zillett. 

-Her millet; fikrinee, #e!e<reBfi goien kimseleri alarak gecinmek is- 
tediier. Kendi diijUnceleriyle hareket ctdikleji i s i n , zillete ve felaket* 
ufraddar.- 



3n 



491 

.LiU' /jjlj oilt 






5" 



AJtibet dlden neba$ed test b&j, 
Vet ne key bMi zi dinha ihtildf. 

-Akibeti eSrebiWk, el iJrgiisii v C oyuncak kabilinden bir 5 *y d.Sil- 

dana gclirdi"?* 

YaMdi vezit, bu toward, da, bir pttd ve bir rnur 5 ide «*Wg 
nm itm oldug.nu scyluyo, Hft*#> «fe g torunu ^; 
w&i tffemeiS mu^kim ctoi?«a#fc ^unku bunun oyuncak kabibn- 

« har.ket etrnek St** e^ WW*** J*** ?SlrSSS 

Soyliiyor. tkind bir tomarda nakaetmemis obtydi, bu Uv»y* pek dogru 

bir §eydi, 

Cenab-i Hak; ins ii cinni, 
leri i$ln yaratmij oldugunu : 



ancak »t-» ecell u akdesine ibadet etme- 



•a,%£« 



,.",<> 



■ ^ 




*£ 




Yarn i «Ben cmleri de, lu»l*ri da (ba*ka bir bikmetle degil> t an 
cak bana kulhik etsinler diyc yaiatdim 1 " * 

kv*m femm* ^<" vermi 5 tir. 1ft* ne igin yaratilmi* oldugu- 
nu btlmek v 7*55 hfrtt ol«n ibadeti hakkiyle Itfty. *li|m*. f^h 
k£«aS»S Kulluk vazifeBinin hakkiyle Ul. lpn, bir »flp 
Si" mle vC ? )J* 4*^ m^iim^kltab^ yaz«n on- 
an okuyup anlayabilen, pekala talbik edebilir. Aynca bir muijda m 
mX vard'r?, diyo bir sua! varid olabib, Buna kar 51 ge r*k nakh, ft* 
rek akli cevab da vetiiir. Hak siibhanehu ve leala : 



(J 22) SGrc-i Z&riyat! 



fie- 












• 5? 1 




i>«»j 



Yani : *Ey iman edcnler, AHali'dan korkun, O'na (yakla^maya) yc- 
sjlc arayin ve O'nun yoJunda esvagm. Ta fci irturadmiza eresiitiu 123 .* bu- 
yuruyor. Erbab-i hakikat, bu ayetdeki (vesile) den maksadm: Miir§id-i 
kamil oldugunu sbyluyor. 

(Hiiseyin Va'is) tefsirinde, (Bahrulhakayik) dan naklen diyor ki ; 

Bu ayet-i kerimede, insanlann felah bulmasi i?in : dort ;art gbsterilmi^ 
dir : 

Birincisi: (Ya eyyiihellejs'ine araenu) hitab&siyle ilk §art olarak iman 

go&terilmi^tir- olmayinca, insaum ^irkin-karanlik perdeleri:iden kur- 
tulmasi miimkun degildir. 

lfcincisi; (ttteku) denilerek, takvamn luzumuna igaret oiunmu^tur. 
§eriat bukumlerinin, giizel huylann men^e'i takvadir, Onsuz giinahdafi 
kurtulunma^, 

fyiinciisii: (Vebtegu ileyhil ve^Uete) denilmi^dir. Vesile: Cismin 

ruhda fan! o3masidir. Arif bu vasita lie varlik perdelerinden kurtulur. 

Dbrdiincusii: (Vecaiiidu) denilmigtir, Muc&hede: Benligin izmihlali 
ve hiiviyetiti isbatidir. Miicahid bununla viicud zulmetiEden kurtulur, 
envar~i §uhuda vaSil olur. 

Kefca Kur'an-i Ketim'de : 

Yani : -Egcr bilmiyonsaniZj zikir ehliuden sorun 12i .i buyuniluyor, 
Vakia niiiul sebebine gore, buradaki (ehl-i zikr) den maksad: Ehld ki- 
tabdir. Fakat ayetin hususiyyeti ondan umumi bir meal ^ikarmaya rnani 
degildir. Orfiirrjuide ise ehl-i zikr; §eyh]ar ve dervi§ler demekdir. 

Bir de bagka cihetden mutalaa edelim: Bugun beden ilminin eliru- 
leri olan doktorlar, ihtisasa fevkalide ehcmmiyet veriyorlar. §ubeleri 



(123) SQre-i Maide: 3fi. 

(124) Sure-i Kalil: 43- 



"■ 



313 



dahilinde ?ab$ip ba^k* cihetlerie me§g&l olmuyorlar. Boyle yaplddstJ 
icin de muvaffak oluyorfar. Mesela bir miitehassis, tibbi ilaclann s^We- 
rini faydalarmi, hangi hastaliklarda ne kadar kullamlabi lectin! biliyor 
vs sdyliiyor ttst taraf.na kan^ttuyor, Diger mutchassislar ise, o ila^an 
hastanin nnzaema ve hastahgm 5 iddet ve deraesine gore tertib ve taifatk 
ediyor Sonra her doktomn te^btsi bir olamiyor. Bazilan, bir hastali|in 
nev'ini tayin ederken yamliyor. Yanli? tedaviye kalkigtigt i ? in, hastahgm 
artmasma sebeb oluyor. Boyle bir hal vukGunda, tib iistadlanna mura- 
caat mecburiyeti hasil oluyor. Bazi defa onlar da laboratuar muayenele- 
riyle rontgen filmi almma&ina hiaflm gbsteriyor da byte tedaviye ba§h- 

yor. 

l 5 te muslumanhkdaki itikad ve amelden bahaeden kitablar, temarmy- 
le tibbi eserter gibidir. Gnlarc okuyan ve bilenlcde tababet hasjl etmis 
olanlar bilmek Itibariyle miisavidir. Fakat fair doktor idn, sade hbbi 
tavsiyderL bilmek kafl degildir. Uzun uzun tatbikat ve tecrube lie tes- 
hisde mekke peyda etmek sartdir. 

Bir din alimi idti de yalmz dtht kitablan okumak, onlann munde- 
recaiim herkese saghk vermek kafi defildir. Kalkm mizacmi da bilmek, 
ahlaki hastaligim ona gare tedlVi etmek gerekdir. ]§ie bu s&retle ahlak 
tedavtsi yapacak kimse; hoca olsun, §eyh olsun; miir 5 id~i kamil ve tabib-i 

manevidir. 

Gozunde za'f olup da gozluk kit 11a urns yanlar, veslleye, vasitaya, 
miirside mubtac bulundugumi anlamayanlardir ki, o gibilerin gorusii her 

balde dumanlidir. 



J y J* jtJ £ 



492 

Zartki listed rd $inasa hem tiiyt 
.Tamann birinde demi^ti kt: t)stadi tatinlig;n id» ( ustad sejisin. 

493 

Merd bd? u siihra4 met dun me^ev, 
Rev sstA had glr u sergerdan me$W. 



-Adam nl da, birtakim kims^lerin tabii «!ms. Git, ba^inin (iresine 
foak, strscriyude dolasma,. 

Vezir, bir ewelki tomarda, miir^ide muraeaat Isizumundan bahsetti- 
gi halde, burada onun lazim olmadigim soyliiyor ve mugalata yapiyor. 
Yakia tarikatde bir (iiveysi) lik vardir. Nitekim (Uskudari §eyh Osman 

§ems) qnerhunij bir ilahi^inde : 



Goniilde buldum esrar-t tjvey si, 
llveysiyim, iiveysiyim, iiveysi. 
Ki oldwm*a§ktmn Leyld vil Kaysi, 
Vveysiyim, uv&ys\yim, iiveysi. 



der. ("Oveys-ul-Karem) Eadjyallahu anh'm, RasQl-ii Ekrem Sallallahu 
Aleyhi ve Sellem'den vasitasiz feyt almasma binaen, z&t-J Risaletden, 
yahut evliyaullahdan birinin ruhaniyetindeji istifade etmi? olanlara (tJ- 
veysi) denilir. (?eyh Attar) , Hallac-i Mansiir'un; (Ebiilhasen-i Harkanf) 
Bayezid-i Bestami'nin; (Mubyiddin^i Arabi), Abdul kadir-i Geylani'nin 
maneviyetinden istifade etmi§lerdir r Maamafih, iiveysiler de ya ewelce, 
yabud sonra bir ya^ayan miirside intisab ederler. Nitekim Hazret-i tlveya, 
Siffin muharebesinde, Hazret-i Ali (R.AJ in maiyyetinde bulujimus ve 
sehid dii^mii^dur. 2aten (fena fi^eyh) mertebesinin ilerisi (fena firra- 
sul) diir ki, Uveysiiik .demekdir, Maamafih bu inayet-i llahiyye, oyle 
berkese nasib olmaz. tJveysi olacak zahn oldukca kemal kesbetmi^, ma- 
tievi yiiceliklere istidad peyda etmis olmasi lazimdiT. 

Vezirin bunu tavsiyedeki tezviri, Uveysiligi umurai bir sekilde gos- 
terrni? olmasi ndandir. 



494 
-fi *^ ti I & *z£ & J* 



314 



Der yeki giljii ki in cilmU yekist, 
Her ki 6 du bined ahvel merdekist. 

*Tomartn biriudc dcjini^li ki: Bunlann hepsi birdir, Iki gftrcn, §a§i 
bir zavallidir.a 

319 






495 



£ oif < 






Der yeki giifte ki sad yek gun biived, 
In ki endued meger xMecnurt biived. 

-Tomana blrbide dem^ti ki: Yd*, nasil Mr olur? Boyte du§ii»e» 
delidir.- 

$& J >? ii <&1 i>i Of? 

Her yeki kavlist zxdd-% yek diger, 
Qun yeki ba§ed yeki zehr u §eker, 

-Heibiri di&erine nd bir siradlir. Nasil olabilir ki, hiti *chir, abuxii 
gekerdir?* 

YahCtdi vezir, son iki tomarda, validet ve kesretile, vticud ve zuhur 
bahislerini kanstirmt|- birinde, arayacagm iistad da, sen de birsiniz, on- 
dan baska bit §ey degilsiniz, demi?; digerinde ise, bir ile doksan dokuz 
arasindaki farki ileri siirmiis; iSki zehnr bin seker olan iki jey, nasil 
bir olur?' stialini irad eylemisdir, 

Ytiziin, bir olmayacagi miisellem olmakla beraber; yiiziin, bir den 
husule geldigi de malumdur. Viieud, yani varltk; fakat ezeli ve ebedi 
olup da bir mud din icMina muhtac olmayan varlik, birdir ki, o da Hak- 
kin varhgidir. tste bizim gibilerin anlayabilecegi (VahdeU viieud) bu 
kadardir, Esyamn viicfidu, daha dogrusu zuhuru i$e, kendlli linden degil- 
dir. Mucid-i vahidin icad ve izhan esefidir. Bunu mumkun mertebe an- 
latabilmek icin, deniz He dalga ve kopiiklerini rnisal getirirler. Slkin bir 
bavada deniz, diiz bir satihdan ibaret gdrdniir. Fakat bir firtina esna- 
sinda, o diiz satih goriirnnez olur. Onuti yerine, kopiiklii kdpiiklii dalfja- 
lar miisahede edilir. Dalgalann carpi sip kopurmesi bir miiddet surer, 
Hava sakinlesince, dalgalar ve kopukler kaybolur. Ortada kalan deniz* 
den ibaret olur. iste, temamiyle benzememek sartiyle deniz: Vdcud-ii 
Mutlak; dalgalar ve kdpiikler de; esyanin zuhuru!... 

Benim ifade edip anlatabilece|im bu kadarcnr. Bahsi mer^k eden* 



316 






497 

Zm n^maj ^i n nev' deh ttmdr il du t 
Ber niivi§t an dxn-i l$a r& adu. 

* t o^^ d t^ man, ° Ian ° YaM ^ bu ***** v, nevtte, « 



-BU iHTiLAFLARlN GdRt) N iJ ? trNU N SCRETDE OLUP 
HAKiKATDE OLMADlGlNlN BEyANr. 

198 

A 

O ^i yefcren ff u Isa bu ned^t, 

F^ mi^dc-i humm-i Isd hu neddtf. 



317 



fea kupii^ -Wand" *» h »* echnmem^d,- 

49S 

V* &T J# <*% 4.^ 
Ca?7ie^ sod r^k ezan fmmm-i sa#, 
Sdde uft yek ^ng ge$tf gun ztya. 

renk elurdu,» 

H«re t .i m •» i* *>« * •« '*■-*" " HaZreM lrt '" m 

gildir. Ke.disJni Allah'm #U**f ^T*^ hayattn,, nerelerde 
tiyankr bile, O'nun Arz «^»M^ SjS Bun, ragmen, Hayat-: 

Muhsm^diyy.- dogumu |m*d*n ^^^ * relere ve ne SU retle 
tur. Peygamberimiz* «** J-J^^^SSSfeto, biz *u* 
gitdigini, Wmterle ***** f J* 3 ? WMEkrern (&A,V.) Efendimi- 

» (Abdullah, fi«W!g gSSS^tSSS bdmedikleri Hazret-i 

Hazret-i Isi, Kudus ^ ^j mu dze- tabiatin iistunde olan, 

G er,i tabiaten tab-** «M g^SSS demekdir. tMU 

baba*z oldugunu garib ^f^f 1 ^^^ olmazsa anasi v«di. 
m yaradibswii gostenyor. Ujie > * ,_■ teTin m aymundan azma 

oldugunu, insanla^n bab**WS f*j^f^^ eye inan mi 5 insanla. 
l^fMuvakkat.n kabul fgUg? « ^Z^lSn aS> ve ***** 

da atlt wriM. BU bir ?0 k ^1^,^^^^ U, Darvm ik «0« 
Urtanndw, ikna «did bn: ^^^Xlii bi.e telk!n # 

falarma si^ramad^an ^n, 2^erai>a 













^ 5 lad, Kendisinin Abdullah v Su^'L^^ ' k0n ^^"^ 

(Kalynbiyye) mud.riyyeti dahm^eL (M S 2? ° tlirdUlar - ***** 

h^yatina dair hi s bir m ^j umat yok JT? A mUddet Za ^^aki 

Kadi tef sid MUftieg SfiS^iSSS* 1 ka * and,r ^. 
-rda im, Na Sira 'da m.7 Belli de L S er ^ / ^ k Vemi ^ fak ^ M,- 
ya kupkroi d^ gSsternii5 ve £, 2g f ™^"n« gore batinlaoak bo- 

hUdrtlpH^ Fakat Hazret-i J J w fffij * Ust f sl ^P i& ^a y ,nc Hj 
jT«toas kuma $ l ari ^ lkami§ m ' blr b0 ^ a kupunde n is t en ilen r^ge bo- 
I?te Hairet-i Me via n! hr. ^,-t i 

Ukin Yahudi vozirde, aShJtS . bu] ^ du i^u a^atmak istiyor. 

oldugu™ idrak ede^edi, divor ^^^ itibad ^ j& «>I*™i bir 

Ha^reW Mevlana h» n ^ 
y^ e diy 0r: ^ fla * bUtldan 30n - mm ibmindoki t«k ^^ be . 

500 

^ # ^ 4^ $4; 

■J^} olj JL Jt%. j, 

Jbt y«fe ?ej^| jnffi j^ iflflu 

319 



daha dogrusu renksizlik; oyk usandiracak bir scy degildir 5u 6n tek 

renkdir, ylhud renksizdir; amma bahklar ondan usanmaiJar. giinki, ha- 
yatlan onunladir. Hava ile karadaki hayvanlar da boyledir. 

501 



Gerfi der hu$kl hezamn rengh&st, 
Mdhiyati raid ycbuset cengkdst 

.Karada b inter ce reek olmakla beraber, balikisrin kurutukla cenk- 
leii vardir.» 

Yatit, denizdeki renksislige mukabil, karada acigwdan koyusuna, 
parlagindan donuguna kadar sayjsiz. renkler vardir. Lakin o renkler. de- 
nizdeki mahluklara big de has. gelniez. £iinki onlar . karada yagayamaz* 
lar. Bunun gibi f vahdet deryasmm bahgi dan sevat-i kiram da, bu kes- 
ret aleminden kafimrlar. 

502 



j*. j ^ u*- j^l £$$ i" 

Kist mdfii fctst dery& der mes'el, 
Td bedan m&ned Hudd azzi ve cell. 

-Bahk kinidir, denla nedir ki t misal yoliyle HUday-i asze ve eel, on- 
lara benzesin% 

Hazret-i Mevlana, vahdet ale mi ile llahi vahidi, bizim gibikre an* 
latmak igin, vahdet alemini denize, o aleme mensjb olanlan da baliga 
benzetmek suretiyle bahsi izah etmek istemisdi- Bu beyt-i $erif ile misalin, 
benzetilene mutabik olmadigmi bildiriyor. 

Evet; bir §eyi kolayca gozonune getirmek, bah si mubataba miim- 
kiin mertebe anlatabilmek i^in tesbih ve terosil yapihr. Ekseriya mane- 
viyaun anlasilmasi i$in, bu usule miiracaat ohinur. Zaten, Mesnevi-i §c- 
'lifin herkesce makbul olmasi, fehrnine gcire anlagilmasmdan, bu anla- 
yigda te§bihlerin ^oklugundandir. Maamafih higbir vakit tes.bm, te-fbih 
ohinanin; misal de misal verilerun aym olffiffit. (Filan, ?«1^ gibidir) 
tesbihinden, bir adamin yigitligi anla§ilmakla beraber, o adarmn l«m|- 
miyle bir arslati oldugu, kimscnin hatirma gelrnez. Maddfyatda v& f6«* 
onunde olan jeylerde boyle ghmca, maneviyatm maddiyot ile tcmilll, a 

320 






kadar uzakdir. Hususiyle e§i ve bunzed olmayan Allnh'i te^bih He, hat- 
ta tenzih ile terns]] edebiJmck mumkiin degildir. O AJlab kl: 

Sad Jiesdran bahr w m&hi der vucud, 
Sacde dred p{§-i an dery&y-i- cud. 

*Bu vtkud A)emiiidc h yiistbicilerce deniz ve bahk, o ikiam ve Jbtuf 
sahitiiiiii. huzurunda secdcye kaparnr,» 

504 

*>JJ* j'jlt lite jljt Jlr- 

p^nd bardn-J ato. baran §iide, 

Td bedan an bdhr diir ef$an §iidi. 

-Ne kadar ketem yagmuru yagmisiii- Id, otiun feyziyle detiizler in» 
ci yetigtinQi^du-,* 

505 

£end hur$td4 kerem Gpuhte, 
Ta Uebru Mkr ciid dmukti. 

«Hakk'm kerem i, giine^i ne kadar i$ds sa^m^dir kl, bglutiar ve de- 
nizler undan cemertlik bgrcnraijdir." 

506 

* w 

PertevA z&teg zed' ber db u tin, 

TA hi gM dan' -peziren d* zemln. 

*0 kerem giinesmden bir ilim parilhsij sus-a ve ^amiira aksetmij de 
toprak, daneyi kabuT eylemt^ ve ycti^tinnijdir,* 



F: 21 



321 



J 



b»hn*m-k *», ^,^fj^ ^ .^bUnm faalifl* km** son- 
kac beyit evvel, vahdet alemi its an Cev&d-i Mut- 

■HurIim goniukn fefauuu yetietimies^r. 



Hdfc emin u fyfrgi der^ $$?& 
. B\ kiy&net cins-i an ber da§ti. 

^eyii. tlnsini ziyadesiyle aliisi»,» 

5G& 

in #rt&w3 *nn induct j^/test, 
K-'dfitdfj-i ddL &en*e$ toft&t. 
usmtm -mm ■*•* MM* ^ idbtt ^ »» **► 

B& o adatet g«a#nte emanetindui bulmi^tu*..- 

i, v^= nii-i u-iirua fiiz vsrdigi halde toprak mannas*, > *"■« 

SiinS 53M3* *** •* ■*-■ *»■ ten soy,e - 



> 















Kur'an-i Kerim buyuruyor ki : 



^:i 










re&& 



Yani : OfaHarmi Allah ydUurfu har ca y a «] mn . Mli, y e di Wak bi 
time diler M ona kat kat vcHr^., ' '' AUah 

ustundeki fl dl-i Ham gm^imn p a rla ma£1 ndan miitevelliddir Yoksa bir 
pm topra^n bdyle bir cdme.dlik go 5 t,rm CS i n e h.ddidirT 

. < 

h >5sa&si"*"" " , "" a ° iw ee "" mji " c ° "^ *»* 

^uhura cikma^i igin izin verily dttnefcdir. nebaOann 



fJ25) Ei3re-J Bekara: Ml 



32^ 






Yam- .(Ey insular;) rab™t-i tlahiy^eni™ grfUta (Wj- JJJ* 

£ £^5S ra^met ve inayett, zemine yemden bayat venr. Ad. 

ta« feZfe ba 5 gosterm^e, topragm fffe y^ertneye ba 3 lar. . 

Dane toprak icr* zaftmet cekdig5£tiTi nice dem, 
Ba$ ceker, harmartlawr, arai/if-i bostan olur. 
Ekinler davramr, tarlalar ye 5 il bir deniz gibi ^*|* & §g£ 

5i *in omi meydana fidumuiAMI A. J#* emmhgmden ve Kakkm 
mamua geregi gibi itaatindetidlr. 

510 

An ceuddi hi cemddi r& bidad, 
U haber ha $» einanet vin sedad. 
-O SB hiy-yi mutbk obrn Cenab-i Hak, toprak gibi bir m***, bu 

INmK* ve M ^ar ^ v. dogru *te*k ft**- ^^ 

onu cansidara mahste bir idrak lie yaratmi^tiif.* 

511 

Her ce™idl rd kiined fazle? Jwbir, 
Afctidn rd Jcerde kahr-i 6 datir. 
.Fazl u keremife «hph hab.r v» miidnk kilan Alltfi, kabr u ce- 
laliyle de ban akillan i&r cder.- 



(12C) Stire-l KOm: SO. 


















512 

Can a dilrd tdkat-t tm «j } ufat 
B«i 0%™ der ciftan jffifc ^/nfat. 
-Cauda, 6 «„(ild«, „ c0 , „ huriiia tikot rokeilr Kim , .... , . 

i 5 i.me y a i 5tidadll S td«S, n S' ™ T'T* 8ti? tatto,! - 
re«de „a dirdi , S tt i eM ^^^^f» t ** *%m* de- 

"""""" "' i!<! ' " e "' ,i bili ' k 'K»«- —■« d 8yip ge!mslidir 







Cii 



1.&&J J. 






321 



4j j^T tf ^» 

Her ^Scd ^ Md e5 vey gi§m gB§tt 
Her fc^cd sengt bud ez vey y^ m g e?t 



Sjj 



den fiuch'ir rdceek seslcri vc; liftxlaxi ifitebilmck idn, kdEikda Sihhat ve 
sel&met bukiamahdir, G6zu gdrraeyen bir adam, kulagi vasitasiyle hafiz 
dabilirse de, bar sagir, liususiyle an a din dogma sagir. konusmayi bile 
ogrenemez de dilsiz kalir. 

Bir fculagin TKsddi ve asvi ktusfcrtJ, sahibim. nasi! konusmakdan bile 
man mm ederse, rnaneviyatindski noksan da, vine sahibini, manaya aula- 
makdan vc hakikati idrak _etmekden geri birakir. Zaten o gibiler, her 
yorsden gekavete ugrarnas oladardir, Onlara karfi sbyienilecek scaler in 
faydasi yoktur. £unki kalbleri olsurt, kuJaklan daun, gekavet danigasiy- 
le muhiirlenmijtir. Binacnaleyh : 



i 






Naye dedim, yare kar§t ah ix efg&n eyleme. 
Bir kulagindan girerse bir kulagmdun $ikar. 






taav:rine uygund-jdar. Oylelerine bakikatden ve inarifetd^n bahseimek. 
ehliyetsiz olanlara hikmet talimine kalkigmakdir ki, ?.aman, hikmete 
zulmedilmi§ o3ur. Fakat i^itme zevki kusursuz dan bir kimse; kulagiyle, 
fam 4 mu!i sin den ve insan-i kamilden igitecegi sozleri iyice duyvip an lor. 
schbetin feyjd ve Allah') n tevfikiyle e§yamn hakikati nl, gcvrur g&z dere- 
cesine cikartr. 

Elilmin malumudur ki, tarikatde iki esas vardir: Biri hizmet. digeri 
sohbetdir. Hatta hizmet de, sohtaet fey zinc nail olabiJniek iclndir 

Haz-ret-i MevMita : 

■ Evliyuullnh ile bir an Mrlikde buhmmak, kendisine yliz sene .takva 
tiitro yasamakdnn hayirhdirw der. Sohbel-i Kebeviyye serefini iktis&b 
etnris ol&n bshtiy&rlara (Ashate) deniliyor. Miibarek isimleri, her vakil; 
hurmetle (Radiyallahu anhum) diiasiyle yadediliyor. Halbuks oniann 
j^indej o $erefden pek az istifade etmi$, hatta islama. .girip de bir vakit 
namaz kilmadan §chadete tX0§ dadar da vardar. 

Hszretd Mevlana, Hakk'm feyzlyle rndsteid bir kukgin, ig&rtir goz 
derecesine, bir ta$ parcasimn da eevheriyyet mertebesine yuKselebilece- 
gini sbyledikden aonrs, ilahi senaya donerek diyor ki ', 



514 






J jUh L»-J 



Kvnyd $a ztit $i buned kimya, 
MS cite bah-fest c'i buvsd $imy&. 






■Allah, kimya yapicidir, O'na kar^i kisnyniiin nb ehemmiyfill vardii'' 
Allah, Peygnmber! urine mCi'ti/e ihsan (idicidir, O'nji karfi timySnlri m- 
lUgeri fllabilir?i* 



\2C> 






tAUOm ya Mkiden, bukin xdtm *»,„,.„* ,,,,,'mmu kimy* denillrdJ Htr 

teJum er K< . Iwistinlip buiunac«k iksir ile »Uj,, va t i,l«blln v] ,„i.- |„, 

lunulur, bttRUn l S in birjok paralar aei-fdunurju. H^-uH-l J-'ir'in hun.d. 
q kimyadan bahsetraest, ona imtadigiodan de^ildir. §ohretine bii , 
misal olarak frad eyfcmigtir. 

Kimya s&tiztim bilenlw, madenlerin mahiyetlerini degi 5 UrL4d]irl-r 
m^; bu kudreti de kimya sayesmde bdurlarmi f o ktmvanm shbntt far 
zoi™ ve o ilj m> tekM Itjbar edilse bik, k^dret-i llahivv* kar-unnd* 
cbemmiyeii yoktur. SwdretUHthj iemsil igin misal qWbe. ' 

Keza, simya denilen birilim vaj^ Bunu bilenler, hokkabailjk k« 
bihnden birtakim hiinerler yaparlarmi?. H&lbuki simva ve sthir glbJ h«v 
let, Feygamberlerin muciz ei i ve evUyanm kcrame-ti kar ? i Sin da soncr «,- 
de^ Misir ahirbaslaimin, yil an geklindc gostcrdikleri j P ve deine.klrrl 
asay-! MWmn yutrnaei gibi. Insardann harikul'ade bdduklan almvivi 
da smn de tesirsiz birakan mu'eize ve kcramet, ^phesiz ki niabtf' kl« 
buJ eirniyecek derecede, onlarin fevkindedir. O fevkal'ade kudret ve I ■ ■ 
veti, fciHanndan bazilarma ib^n buyuran ise, Hak siibhanehu v<> "| ,- t . 
iadir. O halde, kimya ve simya gibi msvimmhrnn., o kakikaM i„„<i., 
niizuruiida ne degeri dabilir? 

515 

In s'end giiften zi men terk-t s'en&st, 
Kin deliUi kesti vH hesii katist. 
'Bcniffl hx, seiiflkarli^m, terk-i sens demckdir. Zrra variik delildJr, 

Hazret^i Pit Efenduniz, Hakk'm senasina ve ha.iidSne daSr H tain h* 
kSkatler soylemi^di, burada da diger bfr hakikatin bevam Ids bayuiU 
yor ki: Benim bu sozieri soyleyi^im, Eenayi terk d™ek" olur Nltrkim 
A leyhissaJatii Vesedam Efendimiz de, mealen: «Y a Rabbi? ben «»n» Ji- 
yikmedh u senayi yapamam. S*n zaiini „ B3 il sena etmifsw iivtesip. bu- 
yurmujtur. AIl£h f a kar 5 i hamdden acz, en buyuk hamd oldugu'^bl- tun* 
dan fi« de en buyiik Anadir, Bimdan ba ? ka -Biliyorum ki, sen abylwlti' 

S^lTr- lh .^ ^ le£im Vadindp ^"^^ ^ lrj ^ mek = nef ^« flOU *" 
mr^k, hatta vucud vermek vehmine du^mck dur. Halbuki: 

^ratb varhk vchmind* buhniu^un tfylc tar v Unuhilir ki. ntin U,kn 
hi 5 bir g UflB ]i k iy a« edllemn, KrttWuw, m. bilyiik |„afi, v iir lik v.-hr.w,,. 
KfipUmakdir. 

"< 



■■Mi 



--■ 





6 

i 



5IG 

Pi?-i fces-i 6 bibdyed nisi bud, 
Cist hesti pi$-i 6 kur u kebud 

517 

r 

Ger ne&udi kor tzb buyddhti, 
Ge.Tmii hur$id rd bi§?iahti 

sis 

- - i r 

^er rjL'E>u^ 6 kebud ez ta'ziyet, 
Key fiis-iirdi hemgu yeh in ndhiyet 

*> A'SSJ**** raa ' em "'" *— —* b U „ SWyede M . 

Seyyiduitaife Ciineyd-i Bajdidi (Kuddte jirrfihu) • 



323 



BJRlNCt K1TABIN SONU 




— 






«w /^^^::a^^x7^--